T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/312 Esas
KARAR NO : 2025/692
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/04/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 27/04/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; taraflar arası ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı yanın davalı yana 31/05/2022 tarihli --------- numaralı E-fatura düzenlendiğini, davalı yan tarafından ödeme yapılmaması üzerine, alacağın tahsili amacıyla icra takipleri başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 085/05/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davalı yanın merkez adresinin --------- olduğunu, yetkili mahkemenin ---------Asliye Ticaret Mahkemeleri olması gerektiğini, takibin dayanağının belli olmadığını, davalı yanın davacı yana borçlu bulunmadığını, bu durumun ticari defterler ile sabit olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Tarafların son tescil bilgileri Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp ve tetkik edilmiştir. ------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden eklenerek bir örneği dosya arasına alınmıştır. Vergi dairesinden davacının Mayıs-Haziran 2022 dönemine ait BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Vergi dairesinden davalının Mayıs-Haziran 2022 dönemine ait BA formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.Bilirkişi 16/04/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafından incelemeye sunulan 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davalı yanın incelemeye gelmediğini, ticari defterlerini ibraz etmediğini, davaya konu takip yönünden, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 20.02.2024 tarihi itibarıyla 145.609,76 TL alacaklı olduğunu, davacı yanın 145.609,76 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan 20.02.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceğini beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili için ------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile 145.609,76 asıl alacak, 51.226,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 196.836,47 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından takip dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle 145.609,76 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, ------- Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davalının ticari defterlerinin incelenmesi için belirlenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı ve defterlerini sunmadığından ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı gözüktüğü, tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen 2022 yılı BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde ise davacı tarafından düzenlenmiş olan e-arşiv faturaların davalının BA formunda yer aldığı, tarafların BA BS formlarında yer alan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterinde kayıt alına alınan faturaya dayalı olarak alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı takip öncesi faiz talebinde bulunmuş ise de davalının temerrüde düşürülmesiyle ilgili bir sözleşme, ihtarname vb. belge davacı tarafça dosyaya sunulmamıştır. TTK m.1530/4 maddesi uyarınca, sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlunun aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır.
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen sürenin, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresinin mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.
TTK 1530/4-a maddesinde ödeme günü veya süresi belirlenmeyen durumlarda, faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayıldığını ve alacaklının faize hak kazanacağı belirtilmiş ise de 6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisinin mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği nitekim --------- sayılı ilamının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmış olup hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 145.609,76 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine, dava konusu asıl alacak faturaya dayanmakta olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 29.121,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 145.609,76 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 29.121,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 9.946,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.502,48 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.444,12 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan ve 427,60 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi masrafı, 570,00 TL posta ve tebligat giderinden oluşan yargılama gideri ile peşin harç olarak alınan 1.502,48 TL olmak üzere toplam 6.500,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025