T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/629 Esas
KARAR NO : 2025/700
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2020
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 21/12/2020 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava konusu yapılan gerçekte vade tarihi 30/01/2019 olan 30/03/2019 tarihli --------- seri numaralı ve 31.945,00 TL miktarlı çek ile ilgili olarak müvekkili şirket hakkında --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını ancak ilgili çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığını, çekin keşide tarihi kısmına atılan paraf ile keşidecinin imzası birbirinden oldukça farklı olduğunu, --------- açıkça belirtildiği üzere çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığının tespit edilmesi halinde çek keşide tarihinin tahrifattan önceki tarih olarak kabul edilmesi gerekeceğini, 10 günlük yasal ibraz süresi içerisinde ibraz olunmaması halinde alacaklının takip haklarını kaybedeceği, böyle bir durumda takibin iptal edileceği kayıt altına alındığını, davalının işbu çekten dolayı takip hakkı da kalmadığından müvekkilinin takip dosyasından borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirterek davamızın kabulüyle müvekkilinin ------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasıyla ilgili olarak müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, İİK 72/3 gereğince müvekkilinin çek bedelini takipten önce ödediğinden yargılamanın sonuna kadar müvekkili şirket yönünden icra işlemlerinin durdurulması ve müvekkili şirket tarafından dosyaya yatırılacak paranın davalıya ödenmemesi hususunda teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, aksi takdirde sayın mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, İİK 72/5 gereğince alacaklı takip yapmada kötü niyetli olduğundan asıl alacağın %20’nden az olmamak üzere hesap ve takdir edilecek tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödemesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 25/02/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; çek keşide tarihinde tahrifat yapıldığı iddiaları tamamen mesnetsiz olduğunu, davacının ileri sürmüş olduğu ödemeye ilişkin itirazların davacı yan ile -------- şti. ve -------- - -------- arasındaki iç ilişkiden ileri gelen bir ticari ilişki olduğunu ve müvekkili bu ilişkinin içinde yer almadığından davacı tarafın itirazlarının muhatabı müvekkili olmadığını, çekin müvekkilinin eline nasıl geçtiği hususunda ileri sürülen iddiaların kambiyo senetlerinin ticari hayattaki üstlendiği rolü bir kenara atmakta olduğunu, takibe konu senedin emre yazılı bir senet olduğunu ve kambiyo hukuku kuralları çerçevesinde amaç kıymetli evrakların tedavülünün kolay ve hızlı kılınması olduğunu, davacının hukuki dayanaktan yoksun işbu iddialarının reddini talep ettiklerini, Mahkemece müvekkilinin yetkili hamil ve iyi niyetli olduğunu ve bu kapsamda davacının itiraz ve defilerinin müvekkil yönünden bağlayıcı olmadığının göz önüne alınmasını ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabul edilmesi halinde dahi iyi niyetli hamil olmaları gerekçesi ile taraflarına tazminat, yargılama giderleri vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini belirterek davanın reddi ile -------- İcra Müdürlüğü -------- E. Sayılı dosyası takibinin devamına, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:-------- İcra Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı dosya sureti,
- --------- İcra Hukuk Mahkemesi'nin 06/01/2021 tarihli yazı cevabı,
- -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 27/09/2021 tarihli yazı cevabı,
---------- Başkanlığı'nın 06/10/2021 tarihli yazı cevabı ve dosyaya celp edilen deliller dosyamız içerisine alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava;-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin İİK 72/3 maddesinde düzenlenen icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davalı alacaklı tarafça, davacının da yer aldığı borçlular hakkında, 18/01/2024 tarihinde-------- Şubesi'ne keşidecisi ---------- Şti. olan 30/03/2019 tanzim tarihli --------- Seri Numaralı 31.945,00 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla toplam 36.225,20 TL bedelli icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup Mahkememizin 08/01/2021 tarihli ara kararı ile "...--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasında icra veznesine girecek paranın yargılama sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına," kararı verildiği görülmüş olup tedbirin uygulanması hususu İcra Müdürlüğü'ne bildirilmesine karar verilmiştir.--------- sayılı içtihadında;''Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının imzasını inkar etmediği çekin keşidecisi olduğu, dava dışı ---------Şt’nin cirosunun sahte olması halinde sadece bu şirketin borçtan kurtulacağı, davalının çeki şeklen düzgün, ciro silsilesine güvenerek iktisap ettiği, dava dışı --------- cirosunun sahte olup olmadığını bilmediği, bilmesinin de beklenemeyeceği, davacının imzaların istiklali gereğince çekte keşideci olarak attığı imzadan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.'' şeklindeki tespitlere yer verilmiştir.Kıymetli evrak olmasının yanında kambiyo senedi olan çek; Kanun'da öngörülen sıkı şekil şartlarına bağlı olarak düzenlenen, para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir.Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. TTK'nın 792. maddesinde , " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemesi mevcuttur.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili dava konusu 30/03/2019 tarihli -------- seri numaralı ve 31.945,00 TL miktarlı çek ile ilgili olarak müvekkili şirket hakkında --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını ancak ilgili çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığını, çekin keşide tarihi kısmına atılan paraf ile keşidecinin imzası birbirinden oldukça farklı olduğunu, gerçekte vade tarihinin 30/01/2019 olduğunu çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığının tespit edilmesi halinde çek keşide tarihinin tahrifattan önceki tarih olarak kabul edilmesi gerekeceğini, davalının işbu çekten dolayı takip hakkı da kalmadığından takip dosyasından borçlu olmadığına karar verilmesi talep etmiş olup davalı vekili çek keşide tarihinde tahrifat yapıldığı iddiaları tamamen mesnetsiz olduğunu, davacının ileri sürmüş olduğu ödemeye ilişkin itirazların davacı yan ile -------- Şti. Ve -------- - -------- arasındaki iç ilişkiden ileri gelen bir ticari ilişki olduğunu ve müvekkili bu ilişkinin içinde yer almadığından davacı tarafın itirazlarının muhatabı müvekkili olmadığını bu kapsamda davacının itiraz ve defilerinin müvekkil yönünden bağlayıcı olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasının davalı alacaklı tarafça davacının da yer aldığı borçlular hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyası borçlularının keşideci -------- Şti. , lehtar --------ve cirantalar olduğu davalıya sıra ile ciro edildiği ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, davalı tarafından ibraz edilen çektek keşide tarihinde tahrifat yapıldığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde 04/02/2019 tarihinde 31.800,00 TL ödeyerek çeki geri aldığını ve çeki kendisine veren -------- - --------- 01/02/2019 tarihinde 23.650,00 TL , 04/02/2019 tarihinde 5.000,00 Tl , 05/02/2019 tarihinde 3.295,00 TL olmak üzere toplam 31.945,00 TL ödediğini bu nedenle çeki geri verdiğini daha sonra çekteki keşide tarihinde tahrifat yapılarak piyasa sürüldüğünü beyan etmiştir. Davacı tarafından yapılan 04/02/2019 tarihli 31.800,00 TL'lik ödeme dekontunda " 31 Ocak vadeli çek bedeli " açıklamasının bulunduğu, -------- - --------- tarafından davacıya gönderilen 01/02/2019 tarihli 23.700,00 TL'lik ödeme dekontunda " ------- 31.945 Tl tutarındaki çeke karşılık yapılan kısmi ödeme" açıklamasıyla , 04/02/2019 tarihli 5.000,00 Tl'lik ödeme dekontunda" --------- çeke istinaden gönderilen", 05/02/2019 tarihli 3.295,00 TL'lik ödeme dekontunda " --------- 31/01/2019 vadeli çeke mahsuben bakiye sonu " açıklamasıyla ödeme yapıldığı dava konusu çekin vadesinin 30/01/2019 olduğu iddia edilmesine karşı ödeme dekontlarındaki açıklamalarda çek keşide tarihi olarak 31/01/2019 tarihinin belirtildiği yine davacı tarafından dava dışı şirkete yapılan 04/02/2019 tarihli 31.800,00 TL'lik ödeme dekontunda " 31 Ocak vadeli çek bedeli " açıklamasının bulunduğu ve çek bedeli ile keşide tarihi olarak belirtilen tarih ile dava konusu çek keşide tarihi farklı olduğundan söz konusu ödemelerin dava konusu çek nedeniyle yapıldığı hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Menfi tespit konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri:2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı alacaklıya düşer ancak alacak bir kambiyo senedine dayanmakta ise sebepten mücerret olan kambiyo senedine dayalı olarak borçlu olmadığını davacı taraf ispatla mükellef olup çeki elinde bulunduran hamile ancak çeki kötü niyetle iktisap etmesi ya da iktisapta ağır kusuru bulunması hâllerinde geri verme mükellefiyeti getirilmiştir. Bu hâller dışında çeki elinde bulunduran hamil geri verme mükellefiyetinde olmadığı gibi çeki elinde bulundurmasından kaynaklanan yasal haklarını kullanma olanağına da sahiptir. Bu nedenle dava konusu çek nedeniyle davacının imza inkarının bulunmaması ve davalının çekleri kötü niyetle iktisap etmesi ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamaması yine dava konusu çek keşideci olan dava dışı --------- Şti.'nin yetkilisinin 28/02/2019 tarihinde itibaren ... olduğu ve çek keşidecisinin adının altındaki imza ile paraf imzanın atıldığı tarihlerde şirket yetkililerinin farklı olduğu , dava dışı --------- Şti.'nin yetkilisi adına çıkarılan isticvap davetiyesine rağmen şirket yetkilisinin davetiyesi gereği hazır bulunmadığı ve paraf imzanın kendisine ait olduğunu ikrar etmiş sayıldığı bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
-------- sayılı ilamında belirtildiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/4. maddesinde, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. İİK'nun 72/4 maddesinde yazılı bu tazminat davalı talep etmese bile mahkemece re'sen verilmesi gereken bir tazminat olduğundan, bu maddenin hatalı uygulanması halinde bu husus istinaf ve temyiz incelemesi sırasında re'sen dikkate alınır. şeklindeki yasal düzenleme uyarınca davacının talebi üzerine verilen ihtiyati tedbir kararının infaz edildiği anlaşılmakla İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 72/4 maddesi uyarınca davalının kötüniyet tazminatı talebininin kabulü ile 6.389,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
3-Mahkememizin 08/01/2021 ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının İİK 72/4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, bu hususun ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılarak bildirilmesine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 545,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 69,85 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025