T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/529 Esas
KARAR NO : 2025/698
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/11/2020
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 12/11/2020 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin-------- plakalı motorsikleti ile seyir halinde iken davalı sigorta şirketince -------- sayılı poliçesi ile sigortalanan--------- plakalı araç ile 09/03/2017 tarihinde yaralamalı bir trafik kazasına karıştığını, kaza neticesinde müvekkilinin hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığını ve omurilik kemiği kırılarak ayaklarda his kaybı meydana geldiğini, tüm tedaviler sonunda müvekkilinde daimi sakatlık halinin meydana geldiğini, bu durumun alınan sağlık raporları ile sabit olduğunu, müvekkilinin kaza neticesinde sürekli bir kısım sakatlıkları mevcut olduğundan çalışamadığını, müvekkilinin yaşamış olduğu kaza neticesinde meydana gelen daimi sakatlığı nedeniyle derin acılar ve üzüntüler yaşadığını, kaza sonrasında müvekkilinin almış olduğu raporlar neticesinde davalı sigorta şirketine ön başvuru yapıldığını ve davalı tarafından süreli verilen bu rapor uyarınca da bir kısım ödemeler yapıldığını ancak hastane heyetince verilen raporlar her ne kadar süreli olsa da artık müvekkilinde oluşan maluliyetler artış göstererek sürekli hale geldiğini, arabuluculuk aşamasında davalı şirket ile anlaşılamama üzerine iş bu davanın taraflarınca açıldığını belirterek davalı sigorta şirketine yönelik 10.000,00 TL maddi tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile hüküm olunmasına, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 21/12/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın maddi tazminat talepleri bakımından Karayolları Trafik Kanunu 111/2 madde gereğince 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu hukuki ihtilaf yönünden kesin hüküm bulunmadığını, davacı tarafın dava açmadan önce dava konusu talepleri ile aynı mahiyetteki talepleri nedeni ile -------- başvuru numaralı başvuruyu yaptığını ve başvurunun incelenmesi ile yapılan yargılama sonrasında 17.07.2018 tarih ve ------- K. numaralı sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem kararı ile davacının başvurusunun reddine karar verildiğini, kararın itiraz olmaksızın kesinleştiğini, ayrıca davacı tarafın -------- sor. sayılı dosyasında şüpheli -------(sigortalı araç sürücüsü) ile uzlaştığını ve savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, CMK 253/19 maddesi gereğince davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan 06.08.2018 tarihli başvuruda tazminat istemlerinin incelenebilmesi için başvuru tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat kapsamında belirlenen özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğe e göre düzenlenmiş bir rapor ile başvuru yapmadığını, davacı tarafça sunulan raporun süreli bir rapor olduğunu, bu nedenle dava şartının oluşmadığını, aktüerya raporu ile belirlenen davacının zararı 40.349,00 TL hesaplandığını ve 16.03.2018 tarihinde davacı asile ait banka hesabına ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve davacının zararı hasar dosyasından yapılan ödeme ile karşılandığından müvekkili şirket temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:- ------- sayılı soruşturma dosya sureti,
- -------- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 11/12/2020 tarihli yazı cevabı,
- -------- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 10/01/2022 tarihli yazı cevabı,
--------- Hastanesi'nin 20/12/2022 tarihli yazı cevabı,
- --------- Hastanesi'nin 10/12/2024 tarihli yazı cevabı,
-Tanık beyanları ,
-İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 27/04/2023 tarihli raporu,
- İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu'nun 23/05/2025 tarihli raporu ve dosyaya celp edilen deliller dosyamız içerisine alınmıştır.
- İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 27/04/2023 tarihli raporunda; ------- oğlu -------- doğumlu --------- 06.03.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ------- sayılı --------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, tüm vücut engellilik oranının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile karar verilmiştir.
- İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu'nun 23/05/2025 tarihli raporunda; ------ oğlu, -------- doğumlu --------- 06.03.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ------- sayılı --------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği kapsamında değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremite Tablo 3.5 %3+%13, Tablo 3.2: %8 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8(sekiz) olduğuna, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceğine, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; 09/03/2017 tarihli trafik kazasından nedeniyle artan maluliyet oranına istinaden sürekli iş gözemezlik zararının tazmin edilmesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan tescil kayıtlarında -------- plakalı otomobil cinsi aracın kaza tarihinde davalı --------- adına hususi kullanım amacı ile tescilli olduğu, ve davalı --------Ş nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış olduğu anlaşılmıştır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1 maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. madde,“işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" hükmünü içermektedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. madde hükmü incelendiğinde, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde hükmün yer aldığı görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde de maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. Atıfta bulunulan 6098 sayılı TBK'nın 49 ve devamı maddelerinde ise haksız fiillerden doğan borç ilişkileri başlığı altında düzenleme yapılmış olup, anılan kanunun 49.madesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile bir başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.Türk Borçlar Kanunu'nun 53. Maddesi ile Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:"1. Cenaze giderleri.,2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" TBK 54. maddesi ile düzenlenen Bedensel zararlar ise "1. Tedavi giderleri, 2. Kazanç kaybı., 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar , 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklinde düzenlenmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, getirtilen ve ibraz edilen bilgi ve belgeler, ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davacının 09/03/2017 tarihinde yaralamalı bir trafik kazasına karıştığını kaza kaza neticesinde sürekli bir kısım sakatlıkları mevcut olduğundan çalışamadığını, kaza sonrasında müvekkilinin almış olduğu raporlar neticesinde davalı sigorta şirketine ön başvuru yapıldığını ve davalı tarafından süreli verilen bu rapor uyarınca da bir kısım ödemeler yapıldığını ancak hastane heyetince verilen raporlar her ne kadar süreli olsa da artık müvekkilinde oluşan maluliyetler artış göstererek sürekli hale geldiğini beyan ederek artan maluliyet oranına istinaden sürekli iş gözemezlik zararının tazmin edilmesi talep etmiştir. Davacı tarafından aynı trafik kazasına dayalı olarak -------- başvuruda bulunulmuş olup 24.04.2018 tarihli ve --------- başvuru numaralı başvurunun incelenmesi ile yapılan yargılama sonrasında alınan rapora göre davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu ile belirlenen % 20 maluliyet oranı ve % 25 kusur tespit oranına göre 40.514,38 Tl maddi zarar hesaplanmış olup davalı tarafından yapılan ödemede gözetilerek bakiye zarar bulunmadığından başvurunun reddine dair 17.07.2018 tarihinde-------- ve -------- K. numaralı sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem kararı ile davacının başvurusunun reddine karar verilmiştir.Mahkememizce davacının maluliyet durumunun tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor talebinde bulunulmuş olup tanzim edilen 27/04/2023 tarihli raporda davacı -------- 06.03.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ------ sayılı -------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, tüm vücut engellilik oranının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiştir.Mahkememiz dosyasına 19/10/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereği davacı vekili tarafından sunulan -------- Hastanesi'nin 24/06/2022 tarihli raporu ve -------- Hastanesi'nin 18/10/2018 tarihli raporu ile Mahkememizce alınan ATK. 2. İhtisas Kurulu’nun 27/04/2023 tarihli raporları arasında çelişki bulunduğu ve davacının itirazları da gözetilerek dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderilerek davacının kaza tarihi olan 09/03/2017 tarihi itibariyle maluliyet durumu hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup; İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu'nun 23/05/2025 tarihli raporunda davacı --------- 06.03.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ------- sayılı --------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği kapsamında değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremite Tablo 3.5 %3+%13, Tablo 3.2: %8 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8(sekiz) olduğuna, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceğine, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiştir.
Davacı vekilinden adli tıp üst kurul raporu denetlenebilir bir rapor olmadığını dosya kapsamında yer alan raporlardaki çelişkinin giderilmesi yerine, üst kurul tarafından yeni bir maluliyet durumu tespiti yapıldığını dosyanın tekrardan üst kurula gönderilerek dosya arasındaki hangi rapora itibar edilmesinin tespit edilmesini, aksi halde dosyanın ------- Adli Tıp Üst Kurulu'na gönderilmesini talep etmiş olup Mahkememizce dosya kapsamında yer alan tüm belgeler ve raporlar arasındaki çelişkili durumun giderilmesi amacıyla dosyanın --------Adli Tıp Üst Kurulu'na gönderilmesine karar verildiği, Adli Tıp Üst Kurulu tarafından dosyadaki tüm rapor ve belgelerin değerlendirilerek kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre maluliyet durumunun tespit edilmiş olduğu anlaşıldığından ve davacı vekilinin süresi içerisinde ATK Üst Kurulu raporuna karşı herhangi bir itirazda bulunmamış olduğu hususu da gözetilerek yeniden maluliyet tespiti yönünden rapor alınması ve dosyanın --------- Adli Tıp Üst Kurulu'na gönderilmesi yönündeki taleplerinin reddine karar verilmiş olup davacı hakkında ------ numaralı sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem kararı ile davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu ile belirlenen % 20 maluliyet oranı ve % 25 kusur tespit oranına göre hesaplanan 40.514,38 Tl maddi zararın miktarı ve davalı tarafından yapılan ödemede gözetilerek bakiye zarar bulunmadığından başvurunun reddine dair verilen karar ve davacının yapılan ödemeye esas alınan maluliyet raporundaki tespite göre artan maluliyet oranı tespit edilmediğinden davanın reddine dair kanaate varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 70,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
6-Dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun bulunduğu ve sonuç alınamadığı nazara alınarak, arabuluculuk ücretinin haklılık oranlarına göre taraflardan alınıp hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekiyor ise de arabuluculuk dosyasında sarf kararı bulunmadığından arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından dava ya da takip yolu ile tahsil edilmesinde muhtariyetine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025