T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/382 Esas
KARAR NO : 2025/706
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2021
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, dava dışı ---------Ş.'nin pay sahibi statüsüne haiz olduklarını, 2013 yılında --------- Şirketi'nin tür değiştirmek suretiyle Limited Şirketten Anonim Şirkete dönüştüğünü, 30.09.2013 tarihinde tescil olunmuş tür değiştirme işlemini müteakip şirketin. toplam 11.000.000 pay adedi olduğunu, müvekkilinin 8.600.000 şirket payının maliki konumunda bulunduğunu, esas sermayenin yaklaşık %78,18'ini kontrol eder durumda olduğunu, davalının ise 2.398.500 şirket payının maliki konumunda bulunduğunu, esas sermayenin yaklaşık %21,80'ini kontrol eder durumda olduğunu, 30.09.2013 tarihli tür değiştirme işlemine esas sermayesinin 20.000.000 TL'ye yükseltildiğini, müvekkilinin 15.636.364 pay adedi ile %78,18 pay oranına, davalının ise 4.361.818 pay adedi ile (021,81 pay oranına sahip olduğunu, şirketin söz konusu dönemde 20.000.000 TL'ye yükseltilen esas sermayeyi oluşturan 20.000.000 adet payı temsil edecek 2. tertip nama yazılı pay senetleri basıldığını, alınan 2. tertip pay senedi basım kararı uyarınca ---------- Şirketinin 20.000.000 adet payının farklı adette payı temsil eden toplam 5 nama yazılı pay senedine bağlandığını, 1 nolu pay senedinin 11.997.682 pay adedi ile kkili adına, 2 nolu pay senedinin 3.638.682 pay adedi ile müvekkili adına 3 nolu pay senedinin 4.361.318 pay adedi ile davalı --------- adına, 4 nolu pay senedinin 1.818 pay adedi ile dava dışı ---------- adına, 5 nolu pay senedinin ise 500 pay adedi ile dava dışı ----------- adına kaydının yapıldığını, ilgili pay senetlerinin basım tarihinde şirketin yönetim kurulu başkanı konumunda yer alan davacı ile yönetim kurulu başkan vekili konumunda yer alan davalı tarafından tanzim olunduğunu, 2016 yılında müvekkili ile davalı arasında dava dışı şirketin pay sahipliği çevresinin yeniden şekillendirilmesi ve TBK'nin 233/1 maddesine tabi bir öneri niteliğine haiz old bu sırada ailenin diğer mensubu konumundaki dava dışı ---------- maliki bulunduğu 1.818 adet nama yazılı payı devrederek şirketten çıkmak istediğini, müvekkilinin 2. tertip 4 numaralı pay senedine bağlı 1.818 A adet payının zilyetliğini dava dışı --------- 22.06.2016 tarihinde devren iktisap ettiğini, 2. tertip 5 numaralı pay senedine bağlı 500 adet payın 31.03.2017 tarihinde --------- tarafından dava dışı ---------- devrolunduğunu, --------- aynı tarihte pay senedinin mülkiyet ve zilyetliğini dava dışı ---------- devrettiğini, 18.05.2018 tarihinde de ilgili pay senedinin --------- tarafından dava dışı ---------- devrolunduğunu, akabinde 31.12.2018 tarihinde ise 5 numaralı nama yazılı pay senedinin mülkiyet temelinde ve akdetmiş oldukları 20.09.2016 tarihli pay devir vaadi sözleşmesine vefanın bir göstergesi olarak aile şirketi hüviyetindeki -------- Şirketi'nin pay defteri bünyesinde müvekkilinin 3.638.682 adet pay üzerinde haiz olduğu mülkiyet hakkı kaydının terkin edildiğini ve nama yazılı pay senedine bağlı payların devir bedelini müyekkiline ödemediği ve de pay senedinin yazılı pay senedinin devir bedelini ödeme borcunu ifa etmesini beklediğini, şirketin 19.11.2018 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 10.000.000 TL artırılmasının görüşüldüğünü, ilgili gündemin 0100 toplantı nisabıyla ve oy birliği ile kabul gördüğünü, bu sermaye. artırımının tamamıyla ---------- Şirketi'nin iç” kaynaklarından karşılandığını, böylece davalının maliki ve zilyedi olmadığı 2 numaralı nama yazılı pay senedine bağlı paylardan kaynaklı rüçhan haklarını tüketmek suretiyle ilave 1.819.341 adet şirket payına daha iktisap ettiğini, ancak müvekkilinin, kardeşi olan davalının kanuna ve ahlaka aykırı eylemleri ile kusurlu borca aykırılığı neticesinde 20.09.2016 tarihli pay devir vaadi sözleşmesinden 03 09.2020 tarihli beyanı marifetiyle döndüğünü, dolayısıyla müvekkilinin pa 1.2018 tarihli sermaye artırımı esnasında sermayenin 618,19'unu oluşturan 3.638.682 adet paydan kaynaklı rüçhan haklarını tüketerek 1.819.341 adet payın mülkiyetini iktisap etmiş olan davalıdan mezkur 1.819.341 adet payın mülkiyetini, menfi zararlarının aynen tazminini usulünde talep etme hakkının mevcut olduğunu, müvekkilinin 26.11.2018 tescil tarihli sermaye artırımı neticesinde maliki olması gereken pay adedi 23.457.273 olması gerekirken kardeşi olan davalının 2 numaralı pay senedinin maliki gibi hareket etmesi nedeniyle 17.999.250 adet pay maliki konumunda kaldığını, 26.11.2018 tescil tarihli sermaye artırımı vesilesiyle ihraç olunmuş 10.000.000 TL itibarlı 10.000.000 payın bağlanacağı 3. tertip nama yazılı pay senetlerinin henüz basılamadığını, dolayısıyla 10.000.000 adet payın halihazırda senetsiz olduğunu, 20.09.2016 tarihli pay devir vaadi sözleşmesinin inikadını müteakip davalının müvekkili ile pay alım satımı müzakerelerini yürütmeyi sürdürdüğünü, ilgili görüşmelerin 2019 yılı Ekim ayına kadar sürdürüldüğünü, bu süreçte dav. , müvekkilinin malvarlığı dahilindeki tüm ---------- Şirketi paylarını iktisap etme yönünde irade beyanlarında bulunduğunu, 2019 yılı Ekim ayına gelindiğinde davalının şirket sermayesini oluşturan paylarının /640'ının maliki olduğunu iddia ederek yönelik müvekkilinden para talep ettiğini diğer yandan da değerinin çok üzerinde hisse devir bedeli talebinde bulunduğunu, müzakerelerin tıkanmasına müteakip davalının bilhassa 2020 yılından itibaren son derece ağır ithamlar eşliğinde şirkete ait tüm ticari defterler ile resmi belge ve evrakların kendisine veya şahsi avukat vekiline teslim edilmesini ihtarnameler marifetiyle talep ettiğini, müvekkilinin ise defalarca davalıyı üst üste yönetim kurulu toplantılarına çağırarak istenen defter ve belgeleri yönetim kurulu toplantıları dahilinde inceleyebilöceğini beyan etmesine rağmen davalının yapılan tüm genel kurul toplantılarına icabet etmeyerçk şirketin yönetim kurulunu kilitlediğini, akabinde bilgi alma ve haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile dava açtığını, açılan davanın ise reddolunduğunu, müvekkilinin ise genel kurul toplantılarına davalının katılmaması nedeniyle karar alınamadığından bahisle olağanüstü genel kurul istemli dava açtığını, davanın kabul edilmesi ile birlikte 20.07.2020 tarihinde müvekkilinin çağrısı üzerine şirketin olağanüstü usulde toplanabildiğini, 13.08.2020 tarihinde ihtarname keşide ederek 20.09.2016 tarihlinde akdolunmuş olan pay devir vaadi sözleşmesinden kaynaklı borçların karşılıklı ve de eş zamanlı olarak usulde ifa edilmesinin talep edildiğini, davalının keşide etmiş olduğu 28.08.2020 tarihli cevabi ihtarname ile pay devir taahhüt sözleşmesinin mevcudiyeti ve dolayısı ile sözleşme kajnaklı borçların tümüyle reddedildiğini, davalının sözleşmeyi ve sözleşmeden kaynaklanan borçlarını tümüyle ret ve inkar etmesi karşısında müvekkilinin 03.09.2020 tarihinde keşide etmiş olduğu'ihtarname ile 20.09.2016 tarihli pay devir vaadi sözleşmesinden kaynaklı 2.tertip 2 numaralı nama yazılı pay senedinin mülkiyet ve zilyetliğinin mülkiyeti ve de zilyetliğini davalıya devretme borçlarınin geri tespiti ile, davalının 26.11.2018 tescil tarihli sermaye artırımı kararı esnasında 2.tertip 2 numaralı nama yazılı pay senedine bağlı 3.638.682 adet paydan kaynaklanan rüçhan hakları dolayısıyla iktisap etmiş olduğu toplam 1.819.341 adet ---------- Şirketi payı üzerindeki mülkiyet haklarının bedelsiz usulde davalıdan müvekkiline geçirilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: zamanaşımı definde bulunarak, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davanın --------Ş.'ye ihbarı gerektiğini, dava dışı -------- Şirketinin hali hazırda iki ortağının bulunduğunu, müvekkilinin 040, davacının ise 9460 pay oranına sahip olduklarını, davacının son yıllarda şirket içinde usule aykırı çeşitli işlemler yaptığını, kepfisi ve ailesi yararına ve işlemler gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin şirket yönetimine katılımının engellendiğini, davacının usulsüz işlemleri nedeniyle davacı ve dava dışı şirket aleyhine ortaklıktan çıkma veya çıkarılma davası ikame edildiğini, ilgili davanın “sürüncemede bırakılması adına işbu davanın kötüniyetli olarak açıldığını, dava dilekçesinde iddia olunan hususların gerçeği yansıtmadığını, davacı taraf her ne kadar taraflar arasında 20.09.2016 tarihli Pay Devir Sözleşmesi yapıldığını iddia etmiş ise de müvekkili ile davacı arasında hiçbir şekilde bahsi geçen Pay Devir Sözleşmesi yapılmadığını, müvekkilinin hiçbir surette bu sözleşmeye imza atmadığını, dava dışı şirketin sermayesini oluşturan ve bugüne kadar bastırılan hiçbir hisse senedinin şirketteki pay sahiplerine teslim edilmediğini, bu hususta davacı tarafça hisse senetlerinin pay sahiplerine teslim edildiğini gösterir teslim tesellüm belgesi veya başkaca bir belgenin ibraz edilmediğini, davacı tarafça pay sahiplerine dağıtımı yapılmayan nama yazılı hisse senetleri üzerinde kendi hak ve çıkarları doğrultusunda oynama yapıldığını ve huzurdaki işbu davanın açılmasına sebebiyet verildiğini, dava dışı ----------- tarafından davacıya devrolunduğu iddia olunan hisse senedinin iddia olunduğu gibi devrolunmasının söz konusu olmadığını, yine ---------- pay senedini aldiğı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile davacının-------- Ticaret Sicili Müdürlüğünde kayıtlı ----------Ş. isminde ortak oldukları başka bir şirketleri bulunmaktayken söz konusu şirketin dava dışı----------Ş. İle birleştirilmesine yönelik karar alındığını, bu doğrultuda her iki şirketin -----------Ş. adı altında birleştiğini, devredilen----------Ş. isimli şirkette müvekkilinin hisse oranının daha yüksek olmasına rağmen birleşmeden sonra müvekkilinin şirket hisse oranının aynı kalmasının davacı tarafça şirket nezdinde hukuka aykırı işlemler gerçekleştirildiğinin açık göstergesi olduğunu, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde müvekkilinin hisse oranının 921,81 olduğunu tarafından hisse senedinin müvekkiline devredildiği iddiasını ileri sürdüğünü savunarak, davaya konu edilen hisse senedi üzerinde yer alan imza ile konuya ilişkin şirket ortaklar pay defterinde yer alan imzaların müvekkiline ait olmaması, taraflar arasında hisse devrine yönelik Pay Devir. Sözleşmesinin hiçbir suretle yapılmamış olması nedeniyle davacı tarafça kötüniyetli, haksız ve hukuka aykırı şeklide ikame edilen davanın reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davalının taraflar arasında akdedilen dava konusu sözleşmeleri ihlal ettiği iddiası ile davacı tarafından dava konusu sözleşmeden haklı nedenle dönüldüğünün tespiti ile bu sözleşmelerin tamamının geçmişe etkili olarak ortadan kalktığına ilişkin karar verilmesi talebine ilişkindir. Davacı, taraflar arasında 20 Eylül 2016 tarihinde davacıya ait 2. tertip 2 numaralı nama yazılı 3.638.682 adet hissenin davalıya devrine ilişkin bir pay devir vaadi sözleşmesi (veya pay satış sözleşmesi) imzalandığını iddia etmektedir. Davacı bu sözleşmeyi, hisse senedinin arka yüzüne düşülmüş, devreden ve devralan imzalarını içeren bir devir belgesi olarak sunmuştur.Davacı, davalının devir bedelini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle temerrüde düştüğünü ve bu kusurlu borca aykırılık sebebiyle 03.09.2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeden tek taraflı olarak döndüğünü (feshettiğini) ileri sürmektedir. Davalı, şirket nezdindeki payının %40 olduğunu, bunun ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ndeki kayıtlarda (hazirun cetvelleri) ve ---------- isimli bağımsız denetim şirketinin 31.12.2016 tarihli raporunda açıkça belirtildiğini savunmaktadır.
Taraflar arasında dava dışı ----------Ş’nin 2. Tertip 2 numaralı nama yazılı pay senedine bağlı olan 3.638.682 adet payının oluşturduğu 20.09.2016 tarihli pay devir vaadi sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacının işbu pay devir sözleşmesinden dönmesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır.Davanın hukuki temelini, taraflar arasında yapıldığı iddia edilen bir pay devir sözleşmesinden dönülmesi ve buna bağlı olarak hisse iadesi talepleri oluşturmaktadır.
Somut olayda davacının hisselerin geriye alınması sonucunu doğuracak şekilde sözleşmenin iptalini istemesinin mümkün bulunmadığı, koşulları var ise ancak ödenmeyen bedelin tahsilinin talep edebileceği dolayısıyla, devir işlemi (payın mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi) tamamlandıktan sonra, devreden, yalnızca satış bedelinin (karşılığın) ödenmediği gerekçesiyle payların mülkiyetinin kendisine iadesini talep edemez. Bu durumda devredenin hakkı, ödenmeyen bedelin tahsili için alacak davası açmak olup davacının geriye etkili fesih talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1 DAVANIN REDDİNE
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL'nin başlangıçta alınan 93.209,39 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 92.593,99 TL'nin davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 2.000,00 TL bilirkişi masrafı, 108.25 TL tebligat masrafı olmak üzere 2.108,25 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 548.901,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/10/2025