T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/196 Esas
KARAR NO : 2025/675
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/03/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekili Dava Dilekçesini özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirketin, ---------- olarak bilinen ve ülkemizde ---------Ş olarak faaliyet gösteren gıda üreticisi firmanın ürünlerinin, mezkur firmanın ---------- Distribütörü olan davalı ----------Ş.'den tedarik edilmesi, satış ve dağıtımı konusunda aralarında anlaştıklarını, bu anlaşmaya göre, müvekkili --------- Şti. ---------Ş.'nin kendisine teslim ettiği ticari malların dağıtımını belli bir kar marjı ve müvekkil lehine kararlaştırılan iskonto oranları ile yaptığını, davalı şirketle müvekkil şirketin anlaşmaları doğrultusunda alınan ticari mallara ve ticari münasebetin hacmine karşılık gelecek risklere yönelik olarak, müvekkil şirketten davalı şirkete --------- Bankası 15.05.2023 tarihli 2.000.000TL meblağlı ---------- mektup numaralı ve süreli (11.05.2024) tarihine kadar geçerli) kesin teminat mektubu ile---------Bankası 28.02.2023 tarihli 4.000.000TL meblağlı ---------- mektup numaralı 27.02.2024 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektupları teslim edildiğini, 01.01.2024 tarihinde müvekkil şirketle davalı şirket ticari ilişkilerini devam ettirmeme kararı alarak aralarında cari (açık) hesap mutabakat metni hazırladıklarını, buna göre Müvekkili şirketin muhasebe birimi üzerinden davalı taraf muhasebe birimine iletilen mutabakat beyanı üzerine, aynı şekilde davalı muhasebe birimlerinin e-posta adreslerinden 17.01.2024 tarihli beyan ile davalı şirketin kaşesi ve kaşe üzerinde ıslak imza bulunduğu haliyle, ''Kayıtlarımızda 01.01.2024 tarihi itibariyle 7.343.547,80 TL borcunuz bulunmaktadır. Mutabık olduğumuzu bildiririz.'' beyanı iletildiğini ve keyfiyet bu şekilde teyit ettiklerini, tarafların mutabakat metnine göre müvekkil şirketin davalı şirkete 7.343.547,80 TL (müvekkil şirketin tarafında kalan ticari emtia dahil olmak üzere) borçlu olduğu hususunda mutabakata vardıklarını, cari hesap mutabakatı doğrultusunda ve mutabakattan sonra müvekkil şirketin yedinde bulunan ve henüz dağıtımını yapmadığı, 5.395.184,81 TL bedelli ürünler imzalı irsaliyeler ve iade faturaları karşılığında davalı şirkete iade edildiğini, 1.948.362.99 TL de davalı şirketin hesabına müvekkil şirketçe 'cari hesap' karşılığı olarak nakden ödendiğini, davalı şirketin müvekkil şirketten mutabakat metninde belirlenen tüm alacaklarını almış olmasına ve tarafında bulunan teminat mektupları konusuz kalmış olmasına rağmen, teminat mektuplarını iade etmediğini, cari hesap mutabakatındaki edimlerin müvekkil şirketçe yerine getirildikten sonra, 2023 yılında hiç bir itirazda bulunmayarak kabul ettiği faturaları 15.02.2024 günü (5.085.772,49TL bedelli) müvekkiline iade ettiğini, anılan faturaların müvekkil şirketçe kabul edilmediğini ve Noter marifeti ile davalı yana iade edildiğini, davalı tarafın, cari hesap kapsamında müvekkil şirketin borcu kalmamasına rağmen, teminat mektuplarının tutarına yaklaşık bir fatura içeriğini müvekkil şirkete iade etmesinin, konusuz kalan teminat mektuplarını müvekkil zararına paraya çevirme amacı güttüğü açık olduğundan, anılan teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi yönünde Mahkemeden İhtiyati tedbir talep edildiğini ve davalı taraf uhdesinde bulunan teminat mektupları için -------- D.İŞ,---------- Karar numaralı dosyasından %25 (1.500.000,00TL) teminat karşılığında İhtiyati tedbir kararı alındığını, dava konusu uyuşmazlık için arabuluculuk yolu tüketildiğini ve tarafların anlaşamadığını, fazlaya dair bütün taleplerin ve dava haklarının saklı kalması ve davanın kabulü ile müvekkil şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, konusuz kalan ----------- Bankası 15.05.2023 tarihli 2.000.000TL meblağlı ----------- mektup numaralı ve süreli (11.05.2024) tarihine kadar geçerli) kesin teminat mektubu ile -------- Bankası 28.02.2023 tarihli 4.000.000TL meblağlı ----------- mektup numaralı 27.02.2024 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektuplarının, iadesi ya da iptalini, davanın --------Ş.,ye ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Cevap Dilekçesini Özetle; Mahkemeden tedbir kararı alan lehtarın, bu kararın uygulanmasından itibaren iki hafta içinde muhataba karşı esasa ilişkin bir dava açması gerektiğini. aksi halde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağını, ihtiyati tedbir kararı alınmasından sonra açılacak davanın, teminat mektubunun hükümsüzlüğü davası olabileceği gibi, tazmin talebinin hukuka aykırılığının tespiti davası da olabileceğini, açılacak davanın, teminat mektubunun iadesine ya da iptaline ilişkin olamayacağını, teminat mektuplarının ödenmesinin ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesi ve banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsünün, zira teminat mektuplarının, kıymetli evrak niteliğini haiz olmadığından, mektuptan doğan borcun sona ermesi için iadesi veya iptali gerekmediğini, somut olayda davacı taraf işbu davayı açarak teminatın iadesini talep ettiklerini, ancak yukarıda açıklanan sebeplerden ötürü bu durumun hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple açılan davanın öncelikle bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça alınan ihtiyati tedbir kararının taraflarınca itiraz edildiğini, ihtiyati tedbir kararına itirazlarının duruşmalı olarak görülmesine karar verilmiş olduğunu, 03.05.2024 tarihine duruşma günü verildiğini, davacı tarafın iddiasının aksine davacı tarafın müvekkili şirkete borcu bulunmadığını, davacı tarafın 01.01.2024 tarihinde müvekkili şirketle mutabakata varıldığını bu sebeple müvekkil şirkete borcu olmadığını iddia ettiğini, ancak mutabakat yapıldıktan sonra taraflar arasındaki ticari ilişki gereği faturalaşmalar olduğunu, bu faturalaşmalar neticesinde mevcut durum itibari ile davacı tarafın müvekkil şirkete borcu bulunmadığını, gelinen aşamada ---------- Şirketi'nin müvekkile borçlu olduğu taraflar arasındaki ticari defterlerin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, gelinen aşamada da tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde de davacı şirket'in müvekkil Şirket'e borçlu olduğunun açık olup haksız açılan davanın reddini talep etiklerini, ”şeklinde beyanda bulunduğunu talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili 20.05.2024 tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle: Söz konusu iskontoyu veren şirketin --------- olduğunu, -------- faturalar kesildikten sonra itirazlarını öne sürmesi sebebiyle itiraz edildiğini, müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı ----------- tarafından dönüş yapılmadan herhangi bir işlem yapamadığını, bu sebeple davacı tarafın iddialarının muhatabının müvekkili şirket olmadığını, personel --------- aslen ---------- çalışanı olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin bahsedilen mailleri görmediğini, davacı tarafın, --------- benzin istasyonları ve sair satıcılara yönelik uygulanacak iskonto ve ciro primlerini, sürecin yönetimini, iade hususları ve ticari münasebet ile ilgili olarak müvekkili şirkete ve benzin istasyonlarına talimatlar verdiğini, ciro primleri, iskonto oranları, fiyat farkları konusunda bildirim ve ikrarlarda bulunduklarını, ancak söz konusu personelin özlük hakları kendilerine ait olsa da ----------- ile aralarındaki distribütörlük sözleşmesi gereği personelin aslen ----------- çalışanı olduğu, işçilerin hak edişlerinin taraflarınca ödenip --------- fatura edildiği, bu sebeple söz konusu yapılan işlemlerden müvekkili şirketin haberi olmadığı, dilekçede bahsedilen ----------- tarafından atılan maillerde herhangi bir müvekkili şirket çalışanının ekli olmadığı, işçi ---------- çalıştığı süre boyunca ----------- uzantılı mail adresi kullandığını, personel ------------ hakkında davacı şirketle arasındaki münasebetten kaynaklanan nedenlerden ötürü müvekkili şirket tarafından güveni kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İhbar Olunan Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: İhbar kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 61. vd. maddelerinde düzenlediği, buna göre, davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceğini, ihbarın şartları HMK’da açıkça belirlenmiş olup, davanın somut ihtilaf ile hiçbir ilgisi olmayan üçüncü kişilere ihbar edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından, davanın, davacı tarafından müvekkili şirkete ihbar edilmesinde, davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacının da müvekkili şirket ile ticari ilişkisi olduğuna dair bir iddia da bulunmadığı gibi, dava konusu yapılan teminat mektuplarıyla müvekkili şirketin herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davacının, huzurdaki davayı kaybetmesi halinde müvekkili şirkete rücu edeceği herhangi bir hakka sahip olmadığından, öncelikle, usul ve kanuna aykırı ihbar talebinin reddine karar verilmesini, HMK’da düzenlenen ihbar kurumunun en temel şartı olan ihbarın davayı kazanmasında veyahut kaybetmesinde hukuki yararı bulunan, aralarında rücu ilişkisi kurulabilecek üçüncü kişilere yapılması şartını sağlamayan ihbarın yerinde olmadığına, müvekkili şirket ile davacı arasında rücu ilişkisini gerektirecek bir hukuki ilişki olmadığından hukuka aykırı, haksız ve mesnetsiz ihbarın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirket hakkında hüküm tesis edilmemesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesini özetle; Müvekkili ---------Şti'nin -------- --------Ş. Adı altında faaliyet gösteren ve uluslararası alanda ---------- olarak bilinen firma ürünlerini, ----------Ş.'den tedarik ile dağıttığını, anılan ticari münasebete dair taraflar arasında yazılı bir akit bulunmadığını, ---------Ş. ile yapılan mutabakat gereği müvekkil şirket 2023 yılı itibariyle kurumsal benzin istasyonları alt distribütörü olarak tayin edildiğini ve müvekkilinin bu kapsamda ---------- gibi benzin istasyonları ile ---------- ürünlerin satışı konusunda anlaşmalar imzalandığını, anılan anlaşmalar gereği müvekkil firmanın --------- tedarik ile benzin istasyonu ve sair satıcıya sağladığı ürünlerin, anılan satış noktalarında satışı belirli iskontolara, ciro primlerine, fiyat farkı uygulamalarına bağlanmış durumda olduğunu, anılan hususların davalı yanın bilgisi ve onayı dahilinde olduğunu, taraflar arasındaki ticari münasebet yaklaşık bir yıl sürmüş olup, bu kapsamda müvekkil firmanın yaptığı anlaşmalar gereği benzin istasyonlarından kendisine kesilen ciro primi, fiyat farkı, kasa önü bedeli, iskonto bedeli ve buna mümasil şekilde tanzim edilip iade edilen faturalar, ---------- ile müvekkil arasındaki mutabakat gereği aynı surette müvekkil tarafından ----------Ş.'ye fatura edildiğini, anılan uygulamanın müvekkil ile davalı şirket arasındaki ticari münasebetin başından beri istikrarlı olarak devam ettiğini ve nihai satıcıdan taraflarına iletilen faturaların iade ile davalı yana fatura edildiğini, her iki tarafça kabul edilmiş, ticari defterlere işlenmiş ve itiraza da uğramadığını, davalı yan ile müvekkili şirket arasındaki fiyat farkı, ciro primi ve benzeri faturanın müvekkilince davalı yana fatura edilmesi hususunun taraflar arasında yerleşik uygulama olarak tecelli edilmiş olduğunu, anılan hususun süregelen e mail yazışmaları ile sabit olduğunu, bu kapsamda davalı çalışanı ---------- benzin istasyonları ve sair satıcılara yönelik uygulanacak iskonto ve ciro primleri, sürecin yönetimi, iade hususları ve ticari münasebet ile ilgili olarak müvekkili şirkete ve benzin istasyonlarına talimatlar verdiğini, ciro primleri, iskonto oranları ,fiyat farkları konusunda bildirim ve ikrarlarda bulunduğunu, vakıanın bu konuyu ilgilendiren hususunun, e-mail olarak her iki taraf şirket maillerinde kayıtlı bulunduğunu, dava ve cevaba cevap dilekçeleri doğrultusunda Fazlaya dair bütün talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, konusuz kalan Türkiye İş Bankası 15.05.2023 tarihli 2.000.000TL meblağlı TMDZ23-170001 mektup numaralı ve süreli ( 11.05.2024) tarihine kadar geçerli) kesin teminat mektubu ile Yapı Kredi Bankası 28.02.2023 tarihli 4.000.000TL meblağlı 24910000424 mektup numaralı 27.02.2024 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektuplarının, iadesi yada iptalini, davanın Kent Gıda Gıda Maddeleri San. Ve Tic. A.Ş.,ye ihbar edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı -------vekilinin ikinci cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafın söz konusu faturalara taraflarınca itiraz edilmediğini, müvekkili şirketin alacağının olmadığını söylediğini bu durumun gerçeği yansıtmadığını, Personel ---------- ---------- çalışanı olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin bahsedilen mailleri görmediğini, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretini karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı --------- Şti., davalı ----------Ş.'ye borçlu olmadığının tespiti ve ticari ilişki kapsamında verilen iki kesin teminat mektubunun iadesini veya iptalini talep etmektedir. Davacı, 2024 yılı başında yapılan bir mutabakat sonrasında borcunu ödediğini iddia ederken, davalı --------- ise mutabakattan sonra kesilen ve davacının borçlu olduğu anlamına gelen iade faturaları nedeniyle mektupların iade talebinin reddini talep etmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın --------- Bankası 15.05.2023 tarihli 2.000.000TL meblağlı --------- mektup numaralı ve süreli ( 11.05.2024) tarihine kadar geçerli) kesin teminat mektubu ile ---------- Bankası 28.02.2023 tarihli 4.000.000TL meblağlı --------- mektup numaralı 27.02.2024 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektuplarının, iadesi veya iptali istemli dava olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu ihtilafta tarafların 01.01.2024 tarihi itibarıyla 7.343.547,80 TL borç bakiyesi olduğu yönünde mutabakata varmalarına rağmen, ---------- bu borcu mal iadesi (5.395.184,81 TL) ve nakit ödeme (1.948.362,99 TL) ile sıfırladığını iddia etmektedir. Davacının kayıtlarında dava tarihi (13.03.2024) itibarıyla borç bakiyesi sıfır görünmektedir. -----------, mutabakat sonrası 2023 yılındaki faturalara ait olduğu tespit edilen ve 5.085.772,49 TL tutarındaki 53 adet hizmet iade faturasını davacıya iade etmiştir (15.02.2024), böylece davacıyı tekrar borçlu konuma düşürdüğünü iddia etmiştir. Davalının kayıtlarında dava tarihi itibarıyla davacının 5.085.774,31 TL borç bakiyesi bulunmaktadır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer .Somut olayda uyuşmazlığın davalı--------- tarafından 15.02.2024 tarihinde düzenlenen 53 adet, toplam 5.085.772,49 TL tutarındaki hizmet iade faturasından kaynaklanmaktadır. Bu faturalar, davacının 2023 yılında düzenlediği faturaların iadesi niteliğindedir. Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 21/II hükmü gereği, faturayı alan kişi faturanın içeriğine sekiz gün içinde itiraz ederse, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat etme külfeti faturayı düzenleyen tarafa davalı tarafa geçer. Davacı ----------, davalı tarafından 15.02.2024 tarihinde tanzim edilen faturalara ilişkin süresinde itiraz ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalının davacının 2023 yılında düzenlediği hizmet ciro primine ilişkin faturalar hakkında bilgisi dahilinde olmadığını iddia etmesine rağmen, bu hususu tevsik eder nitelikte bir delil sunamamıştır. Bu durum, davalının hukuken üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediğini göstermekte olup davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı yatırmış olduğu teminatın iadesini talep etmiş ise de davanın kabulüne ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra, davacının talebi üzerine teminatın kendisine iade edilmesi uygun olacağından bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının Davasının KABULÜ ile ; davacının davalıya --------- Bankası 15.05.2023 tarihli 2.000.000TL meblağlı ---------- mektup numaralı ve süreli ( 11.05.2024) tarihine kadar geçerli) kesin teminat mektubu ile, ---------- Bankası 28.02.2023 tarihli 4.000.000TL meblağlı ----------- mektup numaralı 27.02.2024 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektuplarından dolayı borçlu olmadığının tespitine; davalı tarafından davaya konu teminat mektupların davacıya iadesine, davacı vekilinin bu celse talep ettiği teminat iadesine ilişkin talebin reddine
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 409.860,00 TL'nin başlangıçta alınan 102.465,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 307.395,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 102.465,00 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 30.000,00 TL bilirkişi masrafı, 197,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 133.089,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 576.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 01/10/2025