T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/212 Esas
KARAR NO: 2025/648
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/03/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 18/03/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından davalı yana --------verildiğini, bu hizmetin bedeli olarak taraflar akdedilen sözleşme gereği düzenlenen 10 adet toplam 33.530,40 TL tutarlı fatura bedelinin davalı yanca ödenmediğini, davalı yan tarafından fatura borcunun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 14/04/202024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: takibe konu edilen fatura bedellerinin davalı yanca elden ödendiğini, davacı yanca tahsilat makbuzu düzenlenmediğini, davacı yanın davalı yanı “parça parça tahsilat makbuzu düzenlemekle uğraşmayalım, daha sonra toplu hallederiz” demek suretiyle oyaladığını, akabinde bedeli elden nakit ödenen faturaların huzurdaki davaya konu takip ile davalı yandan tekrar talep edildiğini, davanın reddine, davacının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:--- tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir. ----Esas sayılı dosyası --- üzerinden eklenerek incelenmiştir. Vergi dairesinden davalının ---- dönemine ilişkin ----- formları celp ve tetkik edilmiştir. Vergi dairesinden davacının Ekim, Kasım, Aralık 2023 dönemi ve Ocak, Şubat 2024 dönemine ilişkin BS formlarının celp ve tetkik edilmiştir. Bilirkişi 24/02/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davalı yan ticari defterlerini ibraz etmediğini, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 01.02.2024 tarihi itibarıyla 33.530.20 TL alacaklı olduğunu, davacı yanın 33.530.20 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 01.02.2024 tarihinden itibaren değişen oranında avans faiz talep edebileceğini beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda---- toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, fatura, ---- kaydı, sevk irsaliyesi, takip dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için ------ Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı tarafından faturaya dayalı alacağının tahsili -----Esas sayılı icra dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup; mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu bilirkişi raporunda, davacı yan tarafından sunulan ticari defterlerin 2023 yılına ilişkin olanların TTK hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığının, 2024 yılına ilişkin olanların TTK hükümlerine uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığının, kapanış tasdiklerinin ise inceleme esnasında gelmediğinin, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunun, birbirlerini teyit ettiğinin, bu haliyle davacı lehine delil vasfının bulunduğunun, davalı yana düzenlenen faturaların davacı tarafın ticari defterlerinde kayıt altına alındığının, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 31.10.2023'te başladığının, toplam 33.530,40 TL tutarında davalı tarafa fatura düzenlendiğinin, davalı yan tarafından davacıya ödeme yapılmadığının, 20.01.2024 tarihinden sonra başkaca ticari ilişki olmadığının, takip tarihi olan 01.02.2024 tarihi itibariyle davalıdan 33.530,40 TL alacaklı olduğunun, dosya kapsamında davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir belgeye rastlanılmadığının, davalının inceleme gününde ticari defterlerini sunmadığının tespit edildiği görülmüştür.Davalı şirket, ticari defterlerini usulüne uygun yapılan ihtarat ve tebligatlara rağmen mahkememize sunmamıştır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir -----Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi
için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır -------6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı, buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir.
TBK’nın 117/2. maddesine göre, “borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle gerçekleşmişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur." Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse, bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmadan temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerinde uygulanması mümkün değildir.Temerrüt faizine hükmedilmesi için davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. VUK'un 230. maddesinde fatura içeriği belirtilmiş olup, faturada bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle, kararlaştırılan kesin vade olarak kabulü mümkün değildir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu raporda davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturalardan ve cari hesaptan kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan 33.530,40 TL alacaklı göründüğü, davalı yanın----- formlarında davacı yan tarafından düzenlenen 10 adet toplamda 33.530,40 TL'lik faturaların davalı yan tarafından alış olarak bildiriminin yapıldığı, davalı tarafça davacı taraftan hizmet alındığının cevap dilekçesi ile kabul edildiği, bu hizmetten kaynaklanan faturaların e-arşiv fatura olarak davalı yana elektronik ortamda gönderildiği, davalı yanın faturalara 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada bilgi ve belge olmadığı anlaşılmıştır.Davalı şirket, ticari defterlerini yapılan usulüne uygun ihtarat ve tebligatlara rağmen mahkememize sunmamıştır. Davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları ile buna dayanak faturalar ve cari hesabın davacı lehine delil vasfında olduğu, dava konusu faturalar nedeniyle davacının davalı taraftan takip tarihi itibariyle 33.530,40 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı taraf elden ödeme iddiasıyla bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de dosyadaki bilgi ve belgelere göre fatura bedelinin ödendiği hususunun kesin delille ispat edilebileceği ancak davalı tarafça böyle bir delil sunulmadığı görülmekle, yine Mahkememizce yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin hakkı hatırlatılmasına rağmen davalı tarafça bu yönde bir beyanda bulunulmamış olması ve yemin metninin Mahkememize sunulmamış olması gözetilerek davalı tarafın ödeme savunması dikkate alınmamıştır.Davacı takip talebinde işlemiş faiz isteminde bulunmuş ise de, ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere davacının faiz isteminde bulunabilmesi için davalıyı ihtar ile temerrüde düşürmesi gerekmekte olup dosya kapsamında bu hususta bir belgeye rastlanılmadığından işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı değerlendirilerek; davanın kısmen kabulü ile, davalının ------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 33.530,40 TL fatura alacağı üzerinden devamına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline (her ne kadar kısa kararda ".... alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline" yazılmışsa da hüküm kısmı gerekçeli karar ile değiştirilemeyeceğinden kararın "....alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca değişen oranlarda işletilecek avans faizi birlikte tahsiline" olması gerektiği hususuna burada değinilmek suretiyle yazım yanlışlığı burada giderilmeye çalışılmıştır), davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, dava konusu asıl alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 6.706,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davalının----------- sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 33.530,20 TL fatura alacağı üzerinden DEVAMINA, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 6.706,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.290,45 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.862,85 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 1.472,45 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan ve 427,60 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi masrafı, 109,00 TL posta ve tebligat giderinden oluşan yargılama gideri ile peşin harç olarak alınan 427,60 TL olmak üzere toplam 4.964,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 18/09/2025