T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/179 Esas
KARAR NO : 2025/670
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/03/2023
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili --------- yolcu olarak bulunduğu ve -------- sürücülüğünü yaptığı --------- plaka nolu araca 28.10.2016 tarihinde ve 23.40 sularında --------- bağlantı yolu üzerinde seyir halindeyken, ---------- sürücülüğünü yaptığı ---------- plaka nolu aracın, müvekkilinin bulunduğu araca arkadan çarptığını ve yaşanan bu kazadan müvekkilinin kolunda çıkma, yırtılma ve kırılma meydana geldiğini, yapılan ameliyat sonucunda omuzuna 3 adet platin takıldığını, kazaya neden olan -------- plaka nolu aracın kaza tarihinde ---------Ş.ye trafik sigortalı olduğunu, ilgili sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, --------- doğumlu davacı müvekkili -------- geçirdiği kaza nedeniyle ameliyat geçirdiğini ve koluna platin takıldığını, bu sebeple beden gücü kaybı yaşandığını, kazada davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, maddi tazminatın hüküm altına alınması gerektiğini, müvekkilinin kazadan dolayı omzunda platinle yaşantısına devam ettiğini ve vücudunda güç kaybı yaşandığını, bu durumun müvekkilinin hayatını olumsuz yönde etkilediğini, kazadan öncesi gibi bedenen çalışamadığını, sosyal hayatında sorunlar yaşadığını, bu nedenle mahkemece hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bütün bu nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile uğranılan zararın tespitinden sonra, eksik harç tamamlanmak üzere şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 28.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini, davacı müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle 15.00,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 28.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı --------- tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı --------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Manevi tazminat sorumluluklarının bulunmadığını, davaya dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğu ibaresi mevcut olduğunu, açılan davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, miktar artırımı olması halinde onaylarının olmadığını, ayrıca davaya konu alacak kalemlerinin ayrı ayrı belirlenmediğini, açık bir şekilde talep sonucu belirtilmesi gerektiğini, sigorta kuruluşuna başvuru esnasında tazminatın belirlenebilmesi ve ödenebilmesi için gerekli belgelerin sunulması gerektiğini, aksi halde sigortacının temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, kaza tutanağının ibraz edilmediği uyuşmazlık dosyasında başvuru evrakı incelendiğinde, kazayla ilgili olarak kolluk kuvvetleri tarafından kaza tespit tutanağı tutulmadığını, kazanın meydana geliş şekli ile ilgili herhangi bir görüntü kaydı ve görgü tanığı olmadığını, iddia ile ilgili olarak kazada yaralandığı iddia edilen 2 yaşındaki başvuranın ebeveynlerinin ifadesi dışında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kusur yönünden itirazları olduğunu, taraflarınca yapılan tespitler doğrultusunda davacı yan tarafından ihlal edilen KTK maddeleri ise, kaza sonrasında başvuranın içerisinde bulunduğu araç sürücülerinin firar etmiş olması kaynaklı olarak da objektif bir şekilde kusur değerlendirmesinde bulunulamadığını, meydana gelen söz konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını dolayısı ile müvekkili şirketin de sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca zarar gören açısından emniyet kemeri takmama durumu olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, bütün bu nedenlerle, öncelikle davacı tarafın davaya konu belgeleri iyi niyet kuralları çerçevesinde eksiksiz olarak sunmadığını, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının huzurdaki davayı açmadan önce sigortaçkuruluşuna başvurunun eksik olması, sigorta kuruluşuna kurallara uygun başvuru zorunluluğu dava şartının kanunla düzenlenmiş olması sebebiyle, diğer konularda yer alan dava şartına ilişkin hükümlerin saklı kaldığını, davanın öncelikle dava şartı eksikliğinden usulden reddine karar verilmesini, davacının yolcu olduğu ve taşımanın maddi veya manevi karşılık kapsamında yapılmış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde, davanın reddine karar verilmesini, yargılama ücreti ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı --------- vekilinin 23.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 28.10.2016 günü saat 23.40 sularında müvekkili ---------- 27.10.2016 tarihinde 1 günlük olarak --------- sevk ve yönetiminde bulunan ----------- plaka nolu otomobil ile --------- bağlantı yolu üzerinde seyrederken, kaza mahalline geldiği esnada, bahse konu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza tarihinde trafik sigortası ---------Ş. tarafından yapılmış olup, dava dilekçesinde ilgili sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunun ifade edildiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin söz konusu kazaya ilişkin 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle talep edildiğini, aracın işletilmesinden doğan zararlardan sigorta şirketi işletene düşen sorumluluğun, poliçede belirlenmiş limite kadar karşılamakla yükümlü olduğunu, aynı durum kasko sigortaları için de geçerli olduğunu, poliçe limitinin 750.000,00 TL olarak belirlendiğini, kazaya karışan aracın ----------Ş. tarafından kasko sigortası yapıldığını, müvekkilinin sevk ve yönetiminde bulunan aracın 27.10.2016 ile 28.10.2016 tarihleri arasında kısa süreli olarak ---------Ş. den kiralandığını, bütün bu nedenlerle, davanın gerek maddi gerekse de manevi talepleri yönünden genişletilmiş kasko filo sigorta poliçesi kapsamında ---------Ş. şirketine kanundan ve taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan açık sebepler kapsamında, --------Ş. şirketine ihbarını, davanın müvekkili adına hem maddi hem de manevi tazminat talepleri yönünden reddini, aksi kanaatte ise 750.000,00 TL’lik kapsamına giren manevi tazminattan sigorta şirketinin veya araç kiralama şirketinin sorumlu tutulmasını, maddi tazminat kapsamında sigorta poliçesinde belirtilen limit tutarında alınarak, sigorta şirketinin veya araç kiralama şirketinin sorumlu tutulmasını, dava şartı yokluğundan davanın reddini, zamanaşımı yönünden davanın reddini, yargılama ücreti ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:-İl Sağlık Müdürlüğü'nün müzekkere cevabı,
--------- Cumhuriyet Başsavcılığı Muhabere Bürosu müzekkere cevabı,
--------- Devlet Hastane'si müzekkere cevabı,
---------- Devlet Hastane'si müzekkere cevabı,
---------- Hastane'si müzekkere cevabı,
--------- müzekkere cevabı ,
--------- Noterler Kurumu'nun müzekkere cevabı,
--------- Sayılı Mütalaasını özetle; Kişiye ait olay tarihli (28.10.2016) tıbbi belgelerde boyunda palpasyonla hassasiyet dışında travmatik bulgu tanımlanmadığı, 18.12.2017 tarihli Ortopedi Kliniği’nin epikrizinde--------- Sendromu tanı kodu girildiği, kişinin kurulumuzda yapılan muayenesinde; olaydan 1 yıl sonra iş yerinde aynı kolun üzerine düştüğünü ifade ettiği, 28.10.2016 tarihli olay ile sağ omuzunda meydana gelen kısıtlılıklar arasında illiyet bağı kurulamadığı, kişiye ait olay tarihli grafilerin -------- formatında CD kopyalarının gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceği, Mevcut belgelere göre; ------- ve -------- kızı, ---------- doğumlu, --------- 28.10.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 30/03/2013 tarih ve --------- sayılı --------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde;1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. Aktüerya ve Makina Mühendisi Bilirkişi heyetinin 19.06.2025 tarihli raporunu özetle; Davalılardan ---------Ş.’ye trafik ve kasko sigortalı -------- plakalı otomobil sürücüsü davalı --------- %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu -------- plaka nolu araç firari sürücüsünün kusursuz olduğu, cismani zarar yönünden: davacı --------- (3) haftalık geçici işgöremezlik sebebiyle maddi zararının 910,69 TL olduğu, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmış olup; her türlü hukuki niteleme, takdir ve değerlendirme mahkememize ait olmak üzere raporu takdim ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, -------- yolcu olarak bulunduğu ---------- plaka nolu aracın 28.10.2016 tarihinde ---------- sürücülüğünü yaptığı ---------- plaka nolu araç ile kazaya karıştığını, yaşanan bu kazadan müvekkilinin kolunda çıkma, yırtılma ve kırılma meydana geldiğini, kazada davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 28.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsilini, davacı müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle 15.00,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 28.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı --------- tahsilini talep etmiş sunulan beyan dilekçesi ile 500,00 Tl sürekli iş göremezlik ,500,00 TL geçici iş göremezlik talebinde bulunduğunu açıklayarak rapor neticesinde geçici iş göremezlik yönünden talebinin 910,69 TL olarak arttırmıştır. Dosya kapsamında yer alan tescil kayıtlarında ----------- plakalı aracın kaza tarihinden dava dışı ihbar olunan şirket adına tescili olduğu kaza tarihinde sürücüsünün -------- olduğu, davalı --------Ş nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. madde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" hükmünü içermektedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. madde hükmü incelendiğinde, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde hükmün yer aldığı görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde de maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. Atıfta bulunulan 6098 sayılı TBK'nın 49 ve devamı maddelerinde ise haksız fiillerden doğan borç ilişkileri başlığı altında düzenleme yapılmış olup, anılan kanunun 49.madesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile bir başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.Türk Borçlar Kanunu'nun 53. Maddesi ile ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:"1. Cenaze giderleri.,2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" BK 54. maddesi ile düzenlenen bedensel zararlar ise "1. Tedavi giderleri, 2. Kazanç kaybı., 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar , 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklinde düzenlenmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.TBK'nın 61. Maddesine göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.Aynı şekilde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu(KTK)'nıun 88. Maddesine göre de Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.(KTK Madde 97)Sigorta şirketinin sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitlerle sınırlıdır.(KTK Madde:93)Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.(KTK Madde:95/1).Sürücü ve araç maliki, haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş olur.(TBK Madde: 117/2)
3095 sayılı yasanın 2. Maddesine göre; Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için aynı Kanunun 1. maddesinde belirlenen orana göre(yasal faiz) temerrüt faizi ödemeye mecburdur.Yukarıdaki açıklamalar gereğince; davaya konu trafik kazasında -------- plakalı otomobil sürücüsü davalı --------- %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu konumunda olduğu araca çarparak davacıyı yaralaması nedeni ile davalı---------- TBK 49. maddesi kapsamında zarar veren, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın sigortacısı sıfatlarının bulunduğu, davalıların davacının trafik kazası nedeni ile meydana gelen maddi zararından zarar verenin kusuru oranında davacıya karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının trafik kazasından kaynaklanan manevi zararları yönünden ise davalın zarar verenin kusuru oranında sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir.Davacı --------- maluliyet oranının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirmede;--------- ATK Başkanlığı raporunda ile kaza tarihindeki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet durumunun tespit edildiği ve sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.Aktüerya Uzmanı ve Makina Mühendisi bilirkişi heyetinden alınan rapor ile kusur durumu ve maddi zararı hesap edilmiştir.Davacının uğramış olduğu maddi tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirmeye göre; Trafik kazasına ilişkin tarafların kusur durumlarının kazanın oluşumu ile uyumlu olarak tespit dildiği ve dava konusu kaza sırasında davacının yolcu konumunda olduğu ve dava dışı sürücünün kusur atfedilmediği, davacıda meydana gelen maluliyet durumunun tespit edilmesi üzerine trafik kazası nedeni meydana gelen maddi zararlarının hesaplanması için dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişinin raporunda kusur durumu da gözetilerek davacının hesaplanan toplam geçici iş göremezlik zararının 910,69 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ve dava dilekçesindeki talepleri de gözetilerek dava konusu 910,69 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı --------- yönünden kaza tarihi olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ----------Ş yönünden ise ise KTK 99 maddesi gereğince sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğü (kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihi olan 16/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 500,00 TL sürekli iş göremezlik nedenine dayalı tazminat talebinin ise maluliyet tespit edilemediğinden reddine dair kanaate varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının manevi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede ;manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır. Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinin kendisine verdiği takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre kullanıp, ona etkili olan nedenleri objektif bir şekilde değerlendirmeli ve hak sahibine vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Aslolanın insan yaşamı olduğu gözetilerek, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı zararın telafi edilmesinin olanaksızlığı nedeniyle yakınlarında oluşan derin ızdırabı bir nebze olsun dindiren miktarda olmalı, elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar ve eski kalıplardan çıkılarak zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek miktarda caydırıcı olmalıdır. Bundan ayrı manevi tazminatın, maddi tazminatın olmadığı ya da yetersiz kaldığı hallerde tamamlayıcı denkleştirici yönüyle bir sosyal ihtiyacı karşılama işlevi de göz önüne alınmalıdır.İlgili yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının kaza nedeniyle yaralanması nedeni ile duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; davacının yaralanmasının şekli ve niteliği, iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, kaza anında yaşadıkları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının kusur durumu, ------- sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve -------- sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü göz önünde bulundurulduğunda; Mahkememizce davacının yaralanmasının şekli ve niteliği iyileşme süresi, kusur durumu, kaza tarihindeki paranın alım gücü de değerlendirilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile dava konusu 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---------- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının maddi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile,
a-Dava konusu 910,69 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı --------- yönünden kaza tarihi olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı -------.Ş yönünden (kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihi olan 16/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-Dava konusu 500,00 TL sürekli iş göremezlik nedenine dayalı tazminat talebinin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile,
a-Dava konusu 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı -------- alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğinc alınması gerekli olan 335,44 TL'nin başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harç, 20,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 199,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 135,54 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 20,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 379,80 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 9.000,00 TL bilirkişi masrafı, 12,00 TL dosya masrafı, 1.062,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 10.074,00 TL yargılama giderinin , davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 3.014,51 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,( sigorta şirketi yönünden 559,04 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) , arda kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/1-2 maddeleri uyarınca hesaplanan 910,69 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve red sebebi aynı olduğundan, red edilen maddi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/3 maddesi uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/1 maddesi uyarınca hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalı --------- alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı -------- yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/2 maddesi uyarınca 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -------- verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
11-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 852,14 TL'sinin davalı ---------Ş'den alınarak ile 467,86 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ---------- vekilinin ve ihbar olunan --------- vekilini yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda maddi tazminat talepleri yönünden miktar itibariyle kesin , manevi tazminat talebi yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025