T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/417 Esas
KARAR NO : 2025/645
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/04/2018
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; 24.01.2018 tarihinde araç sahibi olan-------- ait aracın sürücüsü ---------sevk ve idaresindeki-------- plakalı araç ile -------- Bulvarını takiben ---------- ikametine seyir eden halinde iken ----------- ayrımına 50 metre kala aracın ön kısımlarıyla önde aynı istikamette seyir halinde giden bisiklet sürücüsü müvekkili --------- üzerinden geçmesi sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin çok ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında düzenlenen trafik tespit tutanağına göre --------- plakalı araç sürücüsü --------- 2918 sayılı KTK'da yer alan 52/1-b kuralını ihlal ettiği kanaatine varıldığını, kazayla ilgili evrakların --------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın --------- sayılı soruşturma numaralı dosyasında bulunduğunu, müvekkilinin kaza sonrası ciddi şekilde yaralandığını, kaldırıldığı hastanede ameliyata alındığını, kafatasında ciddi kemik kayıplarının olduğunu, müvekkilinin tedavisine ilişkin kayıt ve evrakların --------- Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bulunduğunu, kaza sonrası meydana gelen maluliyetlerin tespiti için tüm kayıt ve evrakların celbinden sonra Adli Tıp Kurumu'na sevkini, müvekkilinin "--------- Şti. ---------- şubesinde çalıştığını, davalı sigortaya 02.03.2018 tarihinde iadeli taahhütlü posta yoluyla başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, müvekkili yönünden sigorta şirketine 02.03.2018 tarihinde iadeli taahhütlü posta yoluyla başvuru yapıldığını ancak ilgili sigorta şirketinden herhangi bir tazminat alınamadığını, kazaya karışan ----------- plakalı aracın ZMSS poliçe şirketi davalı ---------- Şirketi olup, sigorta poliçe numarasının ------- olduğunu, poliçenin güvence altına aldığı riskin gerçekleşmediğini, davanın tazminat davası olduğunu, müvekkilinin korumaya değer hukuki menfaatlerinin söz konusu olduğunu, korunmaya değer menfaatlerini teminat altına alınabilmesinin tek yolunun ihtiyati haciz olduğunu, müvekkilinin yargılama süresi içerisinde davalıların maddi durumlarında meydana gelebilecek değişikliklerden etkilenmeyecek ve ileride mahkemece takdir edilecek tazminatın tahsilinin de o derece kolaylaştıracağını, anılan nedenle kazaya karışan davalı şirket -------- Şti.'e ait taşınır ve taşınmazları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczini ve davalı ---------- ait taşınır ve taşınmazları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin sürekli iş gücü kaybından doğan halihazırda ve geleceğe dönük maddi kaybının giderilmesi için şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalı -------- Şirketi'nden teminat limiti üzerniden başvuru tarihine müteakip 8 iş günü bitimi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile dier davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, mutad işgalinden geri kalan ve çalışamayarak geçici iş göremez hale gelen ve çalışamayarak geçici iş göremez hale gelen ve çalışamayarak gelir kaybına uğrayan müvekkili için şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalı --------- Şirketinden teminat limiti üzerinden başvuru tarihini müteakip 8. iş günü bitimi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı --------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; ---------- plakalı aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen, 03/04/2017-2018 vadeli --------- poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağı ve diğer delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, öncelikle davacı yanın iddia ettiği kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkil şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunmayacağını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini. ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini işbu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, sürücünün tali kusurunun tespiti halinde ise TBK md 52 " Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." çerçevesinde davacı yanın kusuru nazara alınarak tazminatın kaldırılmasını, davaya konu edilen kazadan dolayı açılan ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ve zararın da kaza ile illiyetinin tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini, ancak aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, davacıların sosyal ve ekonomik durumları ile hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduklarının sayın mahkemenizce tespit edilmesi gerektiğini, eğer davacılar ---------- ölüm/cenaze masrafı, geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri almış ise, bu sosyal Güvenlik kuruluşlarının kendi özel kanunlarına göre müvekkil şirkete rücu imkanı doğduğunu, müvekkili şirketin davacıların dışında, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının da aynı kazadan dolayı aynı rücu talepleriyle karşı karşıya kalmaması için bu konudaki araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini, bu çerçevede --------- rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesini, davaya konu talebin zamanaşımına uğraması, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı --------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davanın trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararların ödetilmesi istemine ilişkin olduğunu, davacının 24.01.2018 tarihinde meydana gelen davalılardan ---------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı kamyonet ile davacı ----------- sevk ve idaresindeki bisikletin karıştığı trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, sürekli/kalıcı iş gücü kaybının bulunduğunu, mutad iştigalinden geri kaldığı gerekçe ve iddiaları ile toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan tahsilini talep ettiğini, --------- plakalı araç ile müvekkili şirketin tüm taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini istediğini, davacı tarafından müvekkili şirkete husumet yönetilmiş olduğuna göre öncelikle 2918 sayılı KTK hükümlerine göre müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesini, müvekkili şirketin işleten sıfatına haiz olup olmadığının, müvekkili şirketin işleten olduğunun kabulü halinde ise yasanın 86'ncı maddesinde yer alan sorumluluktan kurtulma veya sorumluluğunun azaltılması şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini, müvekkilinin işleten sıfatına haiz olmadığının kabulü halinde kendisine 2918 sayılı KTK çerçevesinde sorumluluk yüklenemeyeceğini, huzurdaki davada kazanın meydana geldiği yer, hava şartları, davacının kullandığı aracın bisiklet olması gibi somut olaya özgü hususların sebebiyle tam ve yerinde bir karar verilebilmesi için kazanın yaşandığı yerde keşif yapılması gerektiğini, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, olay yerinde bulunan iş yeri ve mobese kemare kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişinin kusurunun bulunmaması, araçta kazayı etkileyen herhangi bir arızanın olmaması, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ya da kazanın bir mücbir sebepten meydana gelmiş olması sebebiyle 2918 sayılı KTK 86'ncı maddesi kapsamında müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının dilekçesinde kalıcı/sürekli iş gücü kaybı iddiası ile 500,00 TL geçici iş görememesi nedeniyle gelir kaybı yaşadığı iddiasıyla 500,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, davacının ihtiyati haciz talebi ile amaçlanan hukuki koruma yerinde olmayacağını, bu nedenle davacının ihtiyati haciz taleplerinin reddini, işleten sıfatı bulunmayan müvekkili yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaate ise KTK m.86/1 hükmüne göre müvekkili yönünden davanın reddini, bu hususta mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda 2918 sayılı KTK m.86/2 hükmüne göre hükmedilecek tazminat miktarından indirim yapılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. İhbar olunan vekilinin cevap dilekçesini özetle; ---------- Plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ---------- nolu Genişletilmiş Kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sıralı, genel şartlar çerçevesinde, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın taraflarına ihbar edilmiş olduğundan aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, davanın taraflarına ihbar edilmiş olduğunu aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, davaya konu talebin genişletilmiş kasko poliçesinin teminat dışı olduğundan yapılan hesaplamadan hiçbir türlü müvekkili şirketin sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, ancak 24.01.2018 tarihinde gerçekleşen kazada karşı aracın bisiklet olduğunu, karayolunda kullanım izni bulunmadığını, bu nedenle gerçekleşen kazada müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, belirtilen itirazları saklı olmak kaydıyla sıralı sorumluluk ilkesi gereğince müvekkili şirketin nezdindeki kasko sigortasının zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Poliçesi, Karayolu Motorlu Araçlar Zorunhlu Mali Mesuliyet Poliçesi teminatı limitleri üzerinde kalan zararları karşılamayı amaçladığını, bu nedenle meydana gelen zararların öncelikle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinden karşılanması gerektiğini, bu poliçenin limitinin tamamen tükendiğinde geriye bakiye bir zarar kalır ise müvekkili şirket nezdinde düzenlenen Kasko Sigortasına başvurulması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı var ise kusur oranının --------- Dairesince belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik trafik sigortasının genel şartları ve KTK gereği Trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, Sgk tarafından ödenmesi gerektiğini, izah edilen sebeplerle davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini, izah edilen sebeplerle davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi reddedilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi malul kaldığının sabit olmadığını ve tespit edilmesi gerektiğini, cevap dilekçesi doğrultusunda davanın taraflarına ihbar edilmiş olduğundan ve davada taraf sıfatlarının bulunmadığından müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasını talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekilinin Davalı --------- vekilinin cevap dilekçesine karşı cevaba cevap dilekçesini özetle; Davalı --------- Şti'nin cevap dilekçesindeki iddia ve beyanlarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, 2918 sayılı KTK m 3 de işletenin tanımının yapıldığını, kazaya karışan araç sahibinin davalı-------- Şti olduğunu, bu sebeple işleten sıfatının bulunduğu ve sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiğini, davalı tarafın işleten sıfatıyla davacı müvekkiline vermiş olduğu zarardan dolayı sorumluluğu bulunduğundan cevap dilekçesindeki itirazlarının reddini talep ettiklerini, kazaya işletenin eylemlerinden sorumluğu olduğu kişilerden birinin kusurlu davranışının sebebiyet vermesi halinde işleten verilen zararlardan sorumlu olduğunu, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler kavramına aracın sürücüsü, kullanması için kendilerine araç bırakılan kişiler ve işletenin aile üyelerinin girdiğini, davalı -------- Ştİ.'nin müvekkilinin --------- Şti. ----------Şubesinde çalıştığının şüpheli olduğunu söylediğini, mahkemece yapılacak araştırma neticesinde gerçeğin ortaya çıkacağını, dava ve cevaba cevap dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulünü, delillerinin toplanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekilinin davalı --------- vekilinin cevap dilekçesine karşı cevaba cevap dilekçesini özetle; Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki iddia ve beyanlarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davalının cevap dilekçesinin 1 numaralı bendinde kazaya karışan aracın kendilerince sigortalı olduğunu kabul ettiklerini, dava konusu olayın 24.01.2018 tarihinde meydana geldiğini, söz konusu zamanaşımının mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı iddiasının reddine karar verilmesini, kazaya karışan araç sahibinin davalı -------- Şti. olduğunu, işleten sıfatının bulunduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin kafatasında ciddi kemik kayıpları ve kolunda kırık, vücudunda da yaralanmaların mevcut olduğunu, kaza sonrası kolundaki kırık için -------- Merkezi'nden fizik tedavi hizmeti aldığını, kaza sonrası 2 adet iş göremezlik raporu aldığını, davalı --------- vekilinin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu aleyhe hiçbir beyan ve belgeyi kabul etmediklerini, davanın kabulünü, delillerinin toplanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ---------- vekilinin ikinci cevap dilekçesini özetle; Davacı yan tarafından işleten sıfatına sahip olduğu iddiasını desteklemek amacıyla sunulan, 22.02.2012 tarih, -------E. -------- K. sayılı -------- kararı, kararın içeriğinden de anlaşılacağı üzere, sigorta şirketinin sorumluluğuna ve zarar gören üçüncü kişilerin kusurdan etkilenmeyeceklerine ilişkin bir karar olduğunu, kararın müvekkilin işleten sıfatının bulunduğu ve bu sıfatla sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin olmadığının açık olduğunu, bu nedenle davalı yanın ilgili karardan hukukun yardımcı kaynağı olarak yararlanmasının mümkün olmadığını, davalı yan tarafından cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürülen ikinci ve üçüncü iddiaları, işletilenin sorumlu olduğu veya işletilen aracı kullanan ya da aracın kullanılmasına yardımcı kişilerin kusurlarına dayanarak sorumluluktan kurtulunamayacağı ve bu yönde kurtuluş beyinesi ileri sürmediğine ilişkin olduğunu, cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin işleten sıfatını haiz olduğu kabul edilmemekle birlikte, hiçbir şekilde kazaya karışan ---------- plakalı araç sürücüsü ---------- kazanın, dolayısıyla zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun belirtilmediğini, aksine, her ne kadar olay yeri tutanağında araç sürücüsüne kusur yüklenmişse de aracın yük ve hız durumu gibi nedenlerle, araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bununla birlikte, müvekkilin işleten sıfatını haiz olduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde dahi, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde müvekkile sorumluluk yüklenemeyeceğini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise hükmedilecek tazminat miktarından indirim yapılması gerektiği hususları cevap olarak ileri sürüldüğünü, bu açıklamaları nispetinde davacı yanın, cevaplarına karşılık ve hukukun yardımcı kaynağı olarak, -------E. --------K. ve --------E. --------K. sayılı içtihatlara da dayanmadığını, davacı yan cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü "Müvekkilinin bisiklet kullandığı sırada sağa sola bakmamasının, kontrolsüz bir şekilde ilerlemesinin mümkün olmadığını, öyle olsaydı müvekkilinin bisiklet sürmesinin kendisinden beklenemeyeceğini." iddiasına ilişkin olarak da usul gereği yanıt vermek gerektiğini, davacı yan yukarıdaki şekilde iddiada bulunduğuna göre, kazaya karışan --------- aracının hızını yolun ve hava şartlarına uygun olarak azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğuna ilişkin olay yeri tutanağındaki tespitin* "kazaya karışan ---------- aracının hızını yolun ve hava şartlarına uygun olarak azaltmamış olduğu iddiasının yerinde olmadığını, eğer böyle olsaydı --------- aracı sürmesi kendisinden beklenemezdi" iddiasının da davacı tarafça kabul edilmesini, davacının, zararın oluşumu ile ile ilgili olarak bu şekilde bir savunma ileri sürmüş ise zararın oluşmasına ilişkin -------- yüklenen kusurun da yukarıda izah edilen nedenle yerinde olmadığını davacı tarafından kabul edildiğini, davacı yan vekili, müvekkilinin --------- Şti. --------- şubesinde çalıştığı hususunda ısrarcı olduğunu, bu konuda cevap dilekçesinde yer alan "kazanın meydana geldiği 24.01.2018 tarihinin hafta içi, kaza saatinin çalışma saatleri içinde olması dolayısı ile dava dilekçesindeki bu iddianın şüpheli olduğunu, Sayın Mahkemenin ön inceleme hazırlık tutanağı tensip zaptı 12/b ara kararı ile gerekli araştırmayı yaptığı, bu sebeple araştırma sonuca göre ileride yeniden değerlendirme yapılacağı" beyanlarını tekrarlamakla birlikte, davacı yanın çalışmaya ilişkin ısrarı karşısında ileride hak kaybına uğramamak amacıyla, davacı eğer kazanın meydana geldiği sırada işe gitmekte ise kullanacağı güzergahta yer ve hava şartları da dikkate alınarak, davacının bisiklet kullanmasının mümkün olmadığı kanaatinde olduklarını, bu nedenle bu güzergahta yer ve hava şartları dikkate alınarak, bisiklet ile yolculuğun mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ve keşif ile araştırılması gerektiği kanaatinde olduklarını, çünkü, kazanın meydana geldiği yer dikkate alındığında davacının bisiklet ile seyrinin mümkün olup olmadığı ve mümkün değil ise davacının meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğu gibi iddialarının ispatı, bu araştırma neticesi ile ilişkili olabileceğini, işleten sıfatı bulunmayan müvekkil yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise, 2918 sayılı KTK m.86/1 hükmüne göre müvekkil yönünden davanın reddini, bu hususta da mahkemenin aksi kanaatte olması halinde 2918 sayılı KTK m.86/2 hükmüne göre hükmedilecek tazminat miktarından indirim yapılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekilinin ıslah dilekçesini özetle; Sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 500,00 TL üzerinden 3.824,295,63 TL artırarak 3.824.795,63 TL tazminatın davalılar -------- ve ------- Şirketi yönünden olay tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi(ticari faizi) ile birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (ticari faizi) faizi ile birlikte (kaza tarihindeki poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin 500TL üzerinden 9.661,48 TL artırarak 10.161,48 TL tazminatın davalılar --------- ve -------- Şirketi yönünden olay tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi(ticari faizi) ile birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (ticari faizi) faizi ile birlikte (kaza tarihindeki poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı -------- vekilinin ıslaha karşı beyan dilekçesini özetle; Islaha karşı zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazlarının kabulünü; ıslah edilen kısım zamanaşımına uğradığından reddine karar verilmesini ve her halde davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı --------- vekilinin ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesini özetle; Davacı tarafın ıslah dilekçesi içeriğinde dava konusu taleplerini "13.05.2025 tarihli bilirkişi ek raporunun 1.DURUM : Davacı ----------- % 30 Maluliyetine Göre Maddi Zararları birinci seçenek: Davacı ----------- Kusursuz Olduğu; Davalıların % 100 Kusurlu" başlıklı hesaplamaları uyarınca ıslah ettiklerini beyan ettiklerini, davacı tarafın davacının tam kusursuz olduğu ihtimale göre davasını ıslah ettiğini, ancak müvekkilin kendisinden beklenebilecek tüm özen ve yükümlülüklere uygun davrandığını, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müvekkiline kusur atfedilebilmesi için zararlı sonucun bilinebilir ve öngörülebilir olmasının yeterli olmadığını, öngörülebilirlik ve önlenebilirliğin mevcut olmadığını, ayrıca davacının hesaplanan maluliyet oranlarında kaza ile illiyet bağın olmayan hususlarında dikkate alınmış olması nedeni ile belirlenen maluliyet oranları gerçeği yansıtmadığını, davacının maluliyet oranının belirlendiği iki ayrı yönetmelik de hatalı değerlendirildiğini ve olması gerekenin çok üzerinde oranlar tespit edildiğini, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki faiz talepleri hususunda da değişiklik cihetine gittiğini, ıslah dilekçesi içeriğine, yapılan faiz türü değişikliğine itiraz ettiklerini, zamanaşımı definde bulunduklarnıı, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde ; Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi ile açılan "maddi tazminat" davasıdır. Meydana gelen olayda davalı sürücü ve davacı hakkında kusur tespitleri yapılmış, Trafik kazası davalarında, mahkeme hakiminin kusur tespiti yapma görevi ve yetkisi bulunmaktadır. Bu tespit, özellikle maddi ve manevi tazminat taleplerinin esası açısından hayati öneme sahiptir.Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında, kazanın oluşumunda tarafların kusurluluk durumlarının gerçeğe uygun olarak saptanması gerekir. Dosyada alınan kusur bilirkişileri kusura ilişkin değerlendirmeler yapmış olmakla davalıya ait aracı kullanan sürücünün kullandığı aracın karıştığı kazada araca ait fren izinin olmaması davalının davacının bisikletine çarptığını açıkça göstermekte, davalı sürücü 20 ile gittiğini beyan etmiş ise de bu hızda giden birinin bisiklet düşse bile bisiklete çarpmadan fren yapabileceği açık olup davalı sürücü --------- sevk ve idaresindeki kamyonetle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, önünde gitmekte olan davacı idaresindeki bisikleti güvenli mesafeden takip etmesi ya da güvenli mesafe uzağından geçmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş, arkadan çarpma kural ihlalinde bulunmuş olup belirtilen hatalı hal ve hareketleri ile neden olduğu olayda tamamen kusurludur.Davacı sürücü ---------- sevk ve idaresindeki bisikletle gündüz vakti düz yolda seyri sırasında arkadan gelen davalı idaresindeki aracın çarpması sonucu yaralandığı olayda mevcut şartlarda alacak bir önlemi olmadığından kusuru bulunmamaktadır. Bisiklet sürücülerine kask takma mecburiyeti olmadığından kask takmaması sebebiyle davacı lehine hükmedilen tazminat talebinden indirim yapılmamıştır.Davacının kazaya sebebiyle uğramış olduğu iş güç kaybının hesaplanması amacıyla dosya ve davacının İstanbul Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığına gönderilmiş adli tıp uzmanları tarafından hazırlanan raporda davacının meydana gelen kaza sebebiyle sürekli maluliyetinin % 30 ve 2 ay geçici bakıcıya ihtiyacı olduğu ve 9 ay geçici işgöremezlik belirlenmiş, rapor kapsamı değerlendirildiğinde alınan rapor hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.Kusur hususu ve iş güç kaybı bu şekilde kesinleştirildikten sonra dosya hesap bilirkişisine verilmiş, hesap bilirkişisinin raporu ile davacının maddi tazminat miktarını hesaplanmış, davacının % sürekli 30 maluliyet oranı ve geçici işgörmezlik süresi karşısında yapılan sürekli ve geçici iş görmezlik maddi zarar hesabına göre 3.834.957,11 TL maddi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılar açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi açısından 24.03.2018 (şirkete başvurudan 8 gün sonrası temerrüde düşmekle) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu şeklinde karar vermek gerekmiştir.) Islah, tarafların talep sonucunda yaptıkları usul işlemlerini düzeltme yetkisi verdiğinden, davacının ilk dava dilekçesinde talep ettiği yasal faizi, daha sonra avans faizi olarak düzeltmesi (yani faiz türünü değiştirmesi), hukuken talep sonucunun değiştirilmesi kapsamında değerlendirilebilir. Bu değişikliğin yapılabilmesi için ıslah yoluna başvurulması mümkündür. Bu yönüyle davalı tarafın itirazlarının reddi gerekmiştir. Trafik kazalarından doğan bedensel zararların tazmini davalarında faizin niteliği yargısal uygulamalarda, zarar veren aracın durumuna göre belirlenmektedir. Eğer zarar veren araç ticari bir araç ise ticari faiz talep edilebilir. Davalının kullandığı araç ticari araç olması sebebiyle davacı lehine avans faiz uygulanması talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yaralamalı trafik kazalarında bu durum genellikle "taksirle yaralama suçu"nu (TCK M.89 uyarınca) oluşturur ve Türk Ceza Kanunu (TCK) bu fiil için 8 yıllık dava zamanaşımı öngörmektedir. Davacının maluliyet oranına ilişkin rapor 2020 yılına ait olup zamanaşımı bu tarihten başlamakla ceza zamanaşımı da dikkate alındığında davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN KABULÜ ile; Davacının 3.834.957,11 TL maddi tazminatının davalılar açısından 24.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu- sigorta şirketi açısından faiz başlangıç tarihi 24.03.2018 tarihi olup sakatlık için sigorta limiti 360.000 TL tedavi gideri için poliçe limiti 360.000 TL )
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 261.965,92 TL'nin başlangıçta alınan 35,90 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı, 13.095,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 13.166,80 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 242.799,12 TL'nin davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, (davalı sigorta şirektinin 22.792,34 TL ile sorumlu olmak kaydıyla)
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 35,90 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı, 24.500,00 TL bilirkişi masrafı, 1160,38 TL posta ve tebligat gideri, Adli Tıp Kurumu maluliyet fatura bedeli 6.000,00 TL, 820,00 TL ve 687,00 TL toplamı 7.507,00 TL olmak üzere bakiye toplam 33.239,18 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı sigorta şirketinin 3.120,27 TL ile sorumlu olmak kaydıyla)
4-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 450.796,57 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( davalı sigorta şirketinin 57.600,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla)
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/09/2025