T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/80 Esas
KARAR NO : 2025/568
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 31/01/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı borçlu -------Ş. arasında Ticari Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede, davalı ---------Ş. tarafından yapılacak ödemelerin "euro" para birimi cinsinden belirleneceği ve düzenlenen fatura bedelinin "fatura kesim tarihi itibariyle geçerli olan döviz kuru üzerinden hesaplanarak türk lirası karşılığının" müvekkili şirkete ödeneceği kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede, "fatura düzenleme tarihi ile ödeme tarihi arasında zaman farkı olması halinde de aradaki kur farkının, davalı şirket tarafından ayrıca ödeneceği" kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından; 19.06.2023 tarihli, ---------- sıra no'lu, 13.125,14 Euro bedelli Fatura, 17.05.2023 Tarihli, ----------- Sıra No'lu, 2.171,20 Euro bedelli Fatura, 17.05.2023 Tarihli, ------- Sıra No'lu, 2.351,15 Euro bedelli Fatura, 26.04.2023 Tarihli, --------- Sıra No'lu, 7.467,77 Euro bedelli Fatura düzenlendiğini ve davalı şirkete gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaların, davalı şirket tarafından, aradan zaman geçtikten sonra, taraflar arasındaki sözleşmede belirlendiği şekilde "ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden" değil; fatura düzenleme tarihindeki döviz kuru üzerinden ödeme yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirket yetkilileri arasında e-mail üzerinden yapılan görüşemeler neticesinde, müvekkili şirket tarafından düzenlenen fatura bedellerinin vadesinde ödenmemiş olması nedeniyle arada oluşan kur farkı bedelinin "73.782,31 tl" olduğu konusunda anlaşma sağlandığını, davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptali ile durdurulan icra takibinin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04/04/2024 tarihli cevaba karşı beyan dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, cevap dilekçesinde her ne kadar itirazın kaldırılması davasında yetkili mahkemenin icra hukuk mahkemeleri olduğunu belirtmiş ise de ticari dava niteliğinde olan itirazın iptali davaları, asliye ticaret mahkemelerinde görüldüğünü, davalı tarafın, müvekkili ile aralarında bulunan kur farkı alacağına dair anlaşmanın bulunmadığını ve dolayısıyla da kur farkına dair müvekkili tarafından oluşturulan faturanın kabulünün mümkün olmadığını belirttiğini, ancak, taraflar arasındaki sözleşmede, "fatura düzenleme tarihi ile ödeme tarihi arasında zaman farkı olması halinde de aradaki kur farkının, davalı şirket tarafından ayrıca ödeneceği" kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaların, davalı şirket tarafından, aradan zaman geçtikten sonra, taraflar arasındaki sözleşmede belirlendiği şekilde "ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden" değil; fatura düzenleme tarihindeki döviz kuru üzerinden ödeme yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirket yetkilileri arasında e-mail üzerinden yapılan görüşemeler neticesinde, müvekkili şirket tarafından düzenlenen fatura bedellerinin vadesinde ödenmemiş olması nedeniyle arada oluşan kur farkı bedelinin "73.782,31 tl" olduğu konusunda anlaşma sağlandığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla, davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun beyanlarının reddine, itirazın iptali ile durdurulan icra takibinin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 21/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davacı firmadan aldığı mal ve hizmetlerin bedelini eksiksiz ödediğini, davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, fatura bedellerinin ödendiği davacı yanın da kabulünde olduğunu, bu durumun yapılacak bilirkişi incelemesi ile de tespit edileceğini, davacı yanın, Euro cinsi fatura alacakları açısından kur farkı talebinde bulunduğunu, bu maksatla da fatura düzenlendiğini, müvekkilinin itiraz ettiği ve sorumluluğunda bulunmayan hususun bu kur farkı faturası olduğunu, dava dilekçesinin "1" nolu bendinde geçen taraflar arasında sözleşme bulunduğu iddiası ile "3" nolu bendinde geçen ödeme tarihi ile fatura düzenleme tarihi arasındaki kur farkının ödeneceği iddiası gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin, mal ve hizmet alımına dair faturaları eksiksiz ödediğini, bu ödemelerin davacı yanca itirazı kayıtsız kabul edildiğini, bu sebeple müvekkilinin davacı firmaya bir borcu kalmadığını, müvekkilinin anlaşmasında yer almayan kur farkı iddiasıyla borçlandırılmak istenmesi yasaya aykırı olduğunu, bununla birlikte taraflar arasındaki ticarette de bu güne kadar kur farkı ödemesi söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın, davacı yanın düzenlediği faturalardaki TL meblağlarını eksiksiz olarak ödediğini, davacıya herhangi bir borcunun kalmaması nedeniyle haksız davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:---------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosya Uyap sureti,
--------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21/02/2024 tarihli müzekkere cevabı,
--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 23/02/2024 tarihli müzekkere cevabı,
--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 23/02/2024 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 13/03/2024 tarihli müzekkere cevabı,
----------Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---------- Talimat sayılı dosyası ile Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/10/2024 tarihli bilirkişi raporu,
---------Talimat sayılı dosyası ile Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "1-) Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafın inceleme konusu yapılan 2023 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, kayıtların muhasebe esas ve usullerine uygun tutulduğu,
2-) Taraflar arasındaki cari hesabın davacı kayıtlarına göre Türk Lirası bazında kur farkı faturası hariç sıfırlanmış olduğu,
3-) Davacının döviz(Euro) bazlı düzenlediği 4 adet satış faturasının vadesinden sonra gecikmeli ödenmesi ile oluşan kur farkından kaynaklı davalı taraftan 2.193,56 Euro bakiye alacağının bulunduğu, bu tutarın düzenlenecek kur farkı faturası ile talep edilmesinin ticari teamüle uygun ve muhasebe yönünden gerekli olduğu,
4-)Davacının kur farkından bakiye alacağı olarak tespit edilen 2.193,56 Euro için 11.08.2023 tarihli Euro kuru üzerinden (2.193,56 x 29,68) — 65.104,86 TL * 9620 KDV — 78.125,83 TL fatura düzenlemesi gerekirken KDV dahil 73.782,31 TL tutarında kur farkı faturası düzenleyerek kayıtlarına aldığı ve fatura bedeli olarak takip konusu yaptığı,
5-)Davalı tarafın davacının düzenlediği ve takip konusu yaptığı 73.782,31 TL lik kur farkı faturasını kayıtlarına alıp beyan ettiği ancak aynı ay içerisinde 25.08.2023 tarihi itibariyle aynı tutarda İADE Faturası düzenleyip kayıtlarına alarak Cari Hesap Bakiyesini kapattığı,
6-)Davacı tarafın davalının kur farkı İADE Faturasını kayıtlarına almadığından davalıdan 73.782,31 TL alacaklı göründüğü, döviz bazlı ticari işlemden kaynaklı kur farkı talebinin faturalandırma ve kayıt yönünden ticari teamüle uygun olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
-Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 16/06/2025 tarihli bilirkişi raporu,
Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 16/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "6.1 Davalı tarafından incelemeye sunulan 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
Davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen faturalardan 4 adet toplam
25.115,26 EUR (karşılığı 597.081,81 TL) tutarlı faturanın EURO olarak
düzenlendiği, tarafımızdan görülmüştür.
Faturalar da ödeme tarihlerinin mevcut olduğu, ödeme tarihine kadar kur
farkı talebinin yargıtayca dürüstlük kuralına aykırı görüldüğü, ödeme tarihi ile
faturaların fiili ödenme tarihi arasındaki talep edilebilir kur farkının (561.745,68 TL
- 500.260,10 TL) 61.485,58 TL olduğunun tarafımızdan hesap ve tespit edildiği,
davacı yan tarafından huzurdaki davaya konu kur farkı faturasını KDV hariç
61.485,26 TL olarak düzenlendiği, KDV’nin ilavesi ile huzurdaki davaya konu Kur
farkı alacağının talep edildiği, tarafımızdan yapılan hesap ile davacı yanca talep
arasında davacı lehine 32 kuruşluk (0,32 TL’lik) fark olduğu, küsürat farkı ihmal
edildiğinde davacı yanın davalı yandan talebi ile bağlı 73.782,31 TL alacaklı
olduğu, Davacı yanın 73.782,31 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 12.09.2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; ticari satış ilişkisi kapsamında satış faturalarına istinaden düzenlendiği iddia olunan kur farkı faturasının tahsili amacıyla ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunumadde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıliçinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas Es sayılı dosyasının incelenmesinde; makina satış sözleşmesi uyarınca uyarınca kur farkından doğan alacağa ilişkin düzenlenen faturaya dayalı 73.782,31 TL fatura bedeli , 427,53 Tl işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.209,84 TL olarak davalı aleyhine ilamsız takip başlattığı, davalının yasal sürede ibraz ettiği borca itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu davacı tarafından süresinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında akdedilen sözleşme uyarınca satış bedelinin vadesinde ödenmesi ve ödemeler tamamlandıktan sonra alacaklı tarafça kur farkının hesaplanarak faturalandırılacağının açıkça kararlaştırıldığını ancak kur farkı alacağına istinaden düzenlene faturanın ödenmediğini beyan etmiş olup, davalı taraf aralarında anlaşma olmadığını, ticari ilişkiden kaynaklı borçlu olmadıklarını beyanda bulunmuştur.
Takibin dayanağını “Fatura Alacağı” olduğu, Davacı yan tarafından
davalı yana düzenlenen 11.08.2023 tarihli ---------- no.lu 73.782,31 TL
tutarlı “Kur Farkı” muhteviyatlı faturanın takibe konu edildiği anlaşılmıştır.
TBK 99/2 . maddesi uyarınca kur farkı alacağının talep edilebilmesi için; satış sözleşmesinde satış bedelinin yabancı para cinsinden kararlaştırılması veya faturaya konu malların yabancı para karşılığı satımının yapılmış olması yeterli olup, kur farkında vade farkından farklı olarak sözleşme veya teamül aranmayacak ise de;Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere bu hususun tek istisnası çekle yapılan ödemelerdir. Çek bir ödeme aracı olduğundan, çekle yapılan ödemeler için TBK 99/2 fıkrasına göre kur farkı talep edilemez. Zira çekin üzerine fiili ödeme tarihindeki TL karşılığın yazılması zaten mümkün olduğu gibi çekin döviz cinsinden düzenlenmesi de mümkündür .
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, takibin dayanağını oluşturan kur farkı faturası, bu kur farkı faturasının düzenlenme sebebini teşkil eden TL cinsi satış faturaları, taraf şirketlerin BA-BS formları dosya arasında alınmış, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Davacı yanın ticari defterleri üzerinde talimat
bilirkişisi tarafından yapılan incelemede davacı yanın davalı yandan kendi ticari defterlerine göre
73.782,31 TL alacaklı olduğu, bu alacağın kur farkı faturasından kaynaklandığı,
kur farkı faturasının haklı yere düzenlendiği, düzenlenebileceği tutar 78.125,83 TL
iken davacı yanın talebi ile bağlı alacağının 73.782,31 TL olduğu kanaatine
varıldığı davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ise davalı
yanın kend ticari defterlerine göre, davacı yana, borç yada alacağının olmadığı,
hesabın kapalı bakiyenin sıfır (0) olduğu, takibe konu edilen kur farkı faturasının
davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturadan 14 gün sonra düzenlenen
iade faturası ile huzurdaki davaya konu davacı alacağının kapatıldığı, tespit edilmiştir. Tarafların cari hesap farkının davacı yanın kendi
defterlerine göre davalı yandan 73.782,31 TL alacaklı olduğu, davalı yanın kendi
ticari defterlerin göre borç yada alacağının olmadığı, hesabın kapalı bakiyenin
sıfır (0) olduğu, tarafların ticari defterlerinde gözüken cari hesap farkının davacı
yan tarafından düzenlenen kur farkı faturasının davalı yan defterlerine kaydedilerek yasal süresinden sonra iade
edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf kur farkı sebebiyle düzenlenen faturadan kaynaklanmakta olup kur farkına hak kazandığını iddia eden taraf bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Bilirkişi raporunda davacı tarafından kayıt edilen cari hesap ekstresinde tespit edildiği üzere; davacının, ödeme tarihindeki döviz kurunu esas alarak cari hesabında aynı zamanda döviz cinsinden hesap bakiyesini takip ettiği, kur farkı faturasının bu bakiyeden kaynaklandığı ,davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen faturalardan 4 adet toplam
25.115,26 EUR (karşılığı 597.081,81 TL) tutarlı faturanın EURO olarak
düzenlendiği, faturalar da ödeme tarihlerinin mevcut olduğu, ödeme tarihi ile
faturaların fiili ödenme tarihi arasındaki kur farkının talep edilebileceği , nitekim davacı tarafından
davalı yana düzenlenen 11.08.2023 tarihli ---------- no.lu 73.782,31 TL
tutarlı “Kur Farkı” muhteviyatlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve süresinden sonra iade faturası düzenlenerek hesabın kapatıldığı anlaşılmış olup denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davacının faturaya dayalı olarak kur farkı alacağını talep edebileceği, takipten önce davalının ayrıca temerrüte düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile
1-Davalının --------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 73.782,31 TL fatura alacağı üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Dava konusu kabul edillen asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 14.756,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 5.040,06 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.267,32 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.772,74 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 1.267,32 TL olmak üzere toplam 1.694,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 40,00 TL talimat masrafı, 317,00 TL dosya masrafı, 80,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 7.937,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 7.891,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 427,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre belirlenen 3.102,02 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 17,98 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025