T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/172 Esas
KARAR NO : 2025/499
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin------------ işletmesinden çıkan atık ısının gübre tesisinde kullanılmasına yönelik 05.04.2022 tarihli "--------- " adlı sözleşmeyi imzaladıklarını, işbu Sözleşme kapsamında, teknik şartname, sözleşme ve sözleşme eklerine uygun olarak montajı, devreye alınması ve eğitim verilmesi hususlarını kapsadığını, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 4 ay içerisinde kesin kabulünün yapılarak tamamlanması gereken işin davalı tarafından tamamlanamadığını, bunun üzerine tarafların hak ve yükümlülüklerin değişikliğine ilişkin bir araya gelerek kendi serbest iradeleri ile 05.08.2022 tarihinde Ek Protokol imzaladıklarını, ek Protokol kapsamında, Yüklenici' nin bildirdiği ve müvekkilinin itiraz etmeksizin kabul ettiği, yeni geçici kabul tarihi 05.09.2022 olarak belirlendiği,ek Protokol kapsamında anlaşılan tüm hususların müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirerek kendisine tüm çekleri teslim ettiğini, belirtilen geçici kabul tarihine rağmen davalının teslim yükümlülüğünü yerine getiremediğini ve temerrüde düştüğünü, davalının teslim tarihini yazılı olarak kararlaştırmış olması ve temerrüde düşmüş olmasına rağmen müvekkilinin iyi niyetli şekilde beklediğini ancak davalı nın işini ciddiye almaması sebebiyle 27 Ekim 2022 tarihinde ---------Noterliği ----------- yevmiye numaralı ihtarı ile işin teslimine ilişkin tarih istediğini,bu tebliğe rağmen davalının teslim tarihi belirtmediğini, hak etmediği şekilde ödeme talep ettiğini, müvekkilinin iyi niyetini suistimal yoluna gittiğini,anılan hususlar ışığında davalının Türk Borçlar Kanunu m.112 hükmü uyarınca sözleşmeye aykırı davrandığı, dolayısıyla zararını tazmin yükümlülüğünü bulunduğunu açıklanan nedenlerle k 10.000-Euro maddi zararın ihtarname tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının Euro için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tazminine, davalı yanın sözleşmeye aykırılığı sebebiyle dışarıdan temin edilmek durumunda kalınan --------- aylık alımlarından doğan zarar için şimdilik 10.000-TL'nin alım tarihlerinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, sözleşme uyarınca şimdilik 1.000-Euro gecikme cezasının ihtarname tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının Euro için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak kendilerine ödenmesine, sözleşme uyarınca şimdilik 10.000-Euro cezai şart alacağımızın ihtarname tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının Euro için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: taraflarca imzalanan ana sözleşme sonrası yine tarafların kabul ettiği ve kalan ödemenin kur belirlenerek Türk Lirası ile yapılacağının kararlaştırıldığını, geçici kabul tarihinin de ötelendiği sözleşme akdedildiğini, tüm bunlara rağmen müvekkil karşı taraftan iyi niyetli, basiretli tacir olarak davranmasını beklerken işi sürüncemede bırakmasını, teminat olarak verdiği çekleri iptal etmesi, haksız bedeller talep etmesi, üçüncü kişilere yapılacak ödemeleri müvekkilden yapmasını istemesi, kendi bünyesinde işi bilen mühendislerin işten ayrılması sebebiyle teknik anlamda çok yetersiz olduğunun toplantılardan tespit edilmesi sebebiyle işin bitirilemeyeceğini anlayarak sözleşmeyi fesih ettiğini, fesihe müteakip haksız icra takibine girişmiş, icra takibine müteakip davacı şirket yetkilisi müvekkil şirket hissedarını arayarak cezai şartları ve zararlarımıza ilişkin dava açılmamasını talep ettiğini, bu talebine ilişkin görüşme talep edilmiş, kabul edildiğini ancak sonrasında bu davayı ikame ederek kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, sözleşmeden kaynaklanan cezai şart ve zararları ile fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak, davacı tarafın haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davasının esastan reddini, davacı tarafın haksız olarak başlatmış olduğu takip nedeni ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, ihtiyati tedbir talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: davalının ek protokole yönelik beyanları gerçeği yansıtmadığını, davalının işin tamamlanamamasına yönelik beyanları gerçeği yansıtmadığını, raporda bahsi geçen ve incelemelerde kriter olarak alınan teknik şartname müvekkil firmanın imzasını içermediğini, tamamlanma oranın tespiti ve bu tespite ulaşmada araç olarak kullanılacak kriterler belirsiz olduğunu, kurutma hattında bulunan cıvatalar tam olup karışım odasında bulunan taze hava hattı klapesinde çapraz modülde civatalar tamamlanmış olup sızdırmalığı bu şekilde sağlandığını, sonuç kısmında belirtilen toplam tamamlanma oranı tespiti ve eksik kalan işlerin tamamlanması için belirlenen bedel sürenin hatalı olduğunu, davalı firma dilekçesinde sürekli olarak işin tamamlanamamasındaki sebebi müvekkile bağlamış olsa da söz konusu durum asla gerçeği yansıtmadığını, hak ediş raporlarına uygun olarak düzenlenen faturalar davalı firmaya gönderilmiş davalı firmada bu faturalara itiraz etmediğini, mahkemenin önündeki yargılamanın devamında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkil firmanın alacağı ortaya çıkacağını beyan etmiştir. Davalı vekilin ikinci cevap dilekçesinde özetle: müvekkil şirketin davacının zor durumundan faydalandığı ve ek protokol dayatıldığı iddiaları gerçeklikten tamamen uzak afaki beyanlardan ibaret olduğunu, işi geciktirdiği ve süresinde tamamlayamadığı delil tespiti ile açıklığa kavuştuğunu, müvekkil şirket süreç boyunca iyi niyetini muhafaza ettiğini, davacı yan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Asıl Dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, borçlunun borçlu olduğu kanısma varırsa, borçlunun itirazının iptaline(ve şartları varsa, icra inkâr tazminatına) karar verir .Mahkemenin, kararında (hüküm fıkrasında) icra takip (dosya) numarasını da yazarak borçlunun o icra takibine karşı yapmış olduğu (ödeme emrine) itirazının iptal edildiğini açıkça belirtmesi gerekir. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür.Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi uyarınca; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, iddia edilen vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür
---------Ş. (Davacı - Kök Dosya): Sözleşme yükümlülüklerini %95 oranında yerine getirdiğini, ancak ----------- ödeme yükümlülüklerini gecikmeli ve eksik yerine getirdiğini, ek protokolün, ----------- ödeme yapmaması nedeniyle ekonomik zorlukları fırsat bilerek dayatıldığını , ödemelerin uzun vadeli çeklerle ertelendiğini, hak ediş ödemelerinin yapılmadığını, bu nedenle projeyi tamamlayamadığını, ----------- sözleşmeyi haksız feshettiğini, bu nedenle 677.110 TL alacak talebinde bulunduğunu ,teknik Şartnamenin imzasız olduğunu, dolayısıyla bağlayıcı olmadığını savunmaktadır. Davacı %95 tamamlanma oranını kabul ediyor ancak 19.000 EURO eksik iş bedelini ve süreyi fazla bulmaktadır. ----------- haksız fesih yaptığını, cezai şartlardan sorumlu olmadığını savunmaktadır. ---------Ş. (Davalı - Birleşen Dosya): ----------- sözleşme kapsamındaki işi tamamlamadığını, yalnızca %84.88'lik kısmını bitirdiğini , Ek Protokol ile geçici kabul tarihinin 05.09.2022'ye uzatıldığını, ancak ----------- bu tarihte teslim yapmadığını, temerrüde düştüğünü ,---------- projeyi tamamlamaması nedeniyle 7.481.714,48 TL-------- gazı alımı zararı oluştuğunu, bu zararın tazminini , sözleşmenin 7.1 (gecikme cezası: 34.000 EURO) ve 9.1 (fesih cezası: 102.000 EURO) maddelerine dayanarak toplam 136.000 EURO cezai şart ve Bilirkişi raporunda %95 tamamlanma oranını kabul etmeyerek, %84.88 oranının esas alınması gerektiğini belirtmektedir. --------- %95 tamamlanma oranına itiraz ediyor, %84.88 oranını savunmaktadır. Davalı-birleşen davacının uyuşmazlığa konu olan cezai şart talepleri, 05.04.2022 tarihli "--------- 7.1 ve 9.1 maddelerine dayanmaktadır. Davalı-karşı davacı konumundaki ---------Ş. bu maddelere dayanarak cezai şart talep etmektedir. Bu maddeye göre, tedarikçinin ürünleri talep edilen nitelikte ve eksiksiz olarak teslim etmemesi halinde, hiçbir ön bildirime gerek olmaksızın, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,5 (bindebeş) oranında gecikme cezasına tabi olacağı düzenlenmiştir. Söz konusu gecikme cezalarının toplamı, sözleşme bedelinin %10'u ile sınırlı tutulmuştur, Bu cezai şart türü, Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 179/II'de karşılığını bulan ifa ile birlikte talep edilebilen cezai şart niteliğindedir. Bu hüküm gereği talep edilebilecek cezai şart için alacaklının zarara uğramış olması şartı aranmamaktadır.---------- bu cezai şartı talep etme gerekçesi, yüklenicinin belirlenen sürede edimini eksiksiz yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin 7.1 hükmüne aykırı davrandığı iddiasıdır.Bilirkişi heyeti, işin tamamlanması için hesaplanan 15-20 günlük süre için de hesaplanmak kaydıyla, gecikilen her gün için %0,5 oranında gecikme cezasının hesaplanabileceğini belirtmiştir. Bu hesaplama sonucunda --------- sözleşmenin 7.1 maddesi gereğince 34.000,00 € cezai şarta hak kazandığı tespit edilmiştir.
Bu madde, taraflardan birinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya sözleşmenin herhangi bir hükmünü kısmen ya da tamamen ihlal etmesi halinde, diğer tarafın sözleşmeyi derhal feshetme hakkına sahip olduğunu belirtir. Sözleşmenin bu şekilde feshedilmesi veya haklı bir neden olmaksızın süresinden önce sona erdirilmesi halinde, diğer tarafın uğrayacağı diğer zararların tazmini ile sözleşmeden kaynaklanan diğer cezai şartları talep etme hakları saklı kalmak üzere, toplam sözleşme bedelinin %30'u tutarındaki bedelin, cezai şart olarak sözleşmenin diğer tarafına ödeneceği düzenlenmiştir, Bu cezai şart türü, TBK m. 179/I'den dayanağını almakta olup, kural olarak ifa yerine talep edilebilen niteliktedir. --------- bu cezai şartı talep etme gerekçesi, sözleşmeyi feshetmesi ve sözleşme hükümlerinin ihlal edildiği iddiasıdır. ---------- alımına devam etmek zorunda kalınması sebebiyle uğranılan zarar davalı- birleşen davacı tarafından ispat edilemediğinden bu talebe ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Teknik incelemesi sonucunda, yüklenici firmanın edimini yaklaşık %95 oranında tamamladığı anlaşılmaktadır. Davalı- birleşen davacının fesih ile birlikte ---------- sözleşmenin 9.1 maddesi gereğince 102.000,00 € cezai şarta hak kazandığı anlaşılmaktadır. Cezai şart talepleri sözleşmenin 7.1 (gecikme cezası) ve 9.1 (fesih cezası) maddelerine dayanmaktadır. Her iki cezai şartın talep edilebilir. Sözleşme ile öngörülen cezai şartın fahiş olup olmadığının da ayrıca takdiri gerekmekte olup, TBK'nın 182/3. fıkrasına göre hakim fahiş gördüğü cezai şarttan ve tazminattan re'sen indirim yapabileceğinden %30 indirim yapılarak hüküm kurulmuştur.Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1A-Davacı-birleşen davalının davasının KISMEN KABULÜ; ile A-Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı icra dosyası üzerinden yaptığı itirazın kısmen iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile ödeme günündeki ---------- Bankası euro kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı üzerinden devamına
B-Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine
2A- Harçlar Yasasına göre alınması gereken 126.446,61 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta alınan 22.247,01 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 104.199,60 TL'nin davalı-birleşen davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3A-Yargılama sırasında davacı-birleşen davalı tarafın yapmış olduğu 22.247,01 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 12.000,00 TL bilirkişi masrafı, 357,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 34.783,91 TL'nin davalı-birleşen davacıdan alınarak davacı-birleşen davalıya verilmesine,
4A-Yargılama sırasında davacı-birleşen davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 263.617,73 TL vekalet ücretinin davalı-birleşen davacıdan alınarak davacı-birleşen davalıya verilmesine,
5A-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davalı-birleşen davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
1B- Davalı- birleşen davacının birleşen davada talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 114.200,00 Euro alacağın 27.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile ödeme günündeki --------- Bankası euro kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı üzerinden daacı birleşen dosya dalıdan alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine (cezai şart ve gecikme cezasına %30 indirimli hali )
2B- Harçlar Yasasına göre alınması gereken 202.076,37 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 9.460,63 TL peşin harç ve 118.595,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 128.055,63 den mahsubu ile bakiye kalan 74.020,74 TL'nin davacı-birleşen davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3B-Yargılama sırasında davalı-birleşen davacı tarafın yapmış olduğu 9.460,63 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 118.595,00 ıslah harcı olmak üzere bakiye toplam 128.235,53 TL'nin davacı-birleşen davalıdan alınarak davalı-birleşen davacıya verilmesine,
4B-Yargılama sırasında davalı-birleşen davacı tarafın yapmış olduğu 36.000,00 TL bilirkişi ücreti, 20,00 TL posta ve tebligat giderinin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 26.538,60 TL'sinin davacı-birleşen davalıdan alınarak davalı-birleşen davacıya verilmesine,
5B-Yargılama sırasında davalı-birleşen davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 380.658,03TL vekalet ücretinin davacı-birleşen davalıdan alınarak davalı-birleşen davacıya verilmesine,
6B-Yargılama sırasında davacı-birleşen davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-birleşen davacıdan alınarak davacı-birleşen davalıya verilmesine,
7B-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 2.298,73 TL'sinin davacı- birleşen davalıdan tahsili ile bakiye kalan 821,27 TL'sinin davalı- birleşen davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Asıl ve Birleşen davalarda karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.25/06/2025