T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/319 Esas
KARAR NO : 2025/560
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 06/07/2018
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
--------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dava dosyasının yapılan yargılaması neticesinde;
DAVA:Davacı vekili -------- Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 06/07/2018 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hissedarı olduğu --------Ş.'nin ---------- Şubesi'nde kullandığı kredisinin teminatı olarak mülkiyeti müvekkiline ait olan --------- ili, --------- ilçesi, --------- Mah. --------- pafta, 3292 ada, 171 parsel sayılarında kayıtlı -------- arsa paylı, -------- blok, --------kat, --------- nolu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin daha sonra kredi alan borçlu ---------ş. deki hisselerini diğer ortaklara devrettiğini, kredi borçlusu şirket borcunun tamamını 2015 yılı içerisinde kapattığı halde davalı banka sözlü ve yazılı müracaatına ve ---------- Noterliği--------- yevmiye nolu ve 04.02.2016 tarihli ihtarnameye rağmen müvekkilinin gayrimenkulünün üzerindeki ipotek kaydını terkin etmediğini, bu hususta davalının gönderdiği ---------Noterliği --------- yevmiye nolu ve 15.02.2016 tarihli ihtarnamede belirttikleri gerekçe olarak ise, kredi taksitlerinin çekildiği hesap olan ve borçlu ---------ş.'ye ait banka hesabına zaman zaman borçlu şirketin kardeş firması olan (hissadarları aynıdır) --------- Şti tarafından havale yapıldığını, bankanın --------- şirketine temlik sözleşmesi olup olmadığını sorduğunu, ihtarda borcun --------- tarafından kapatıldığı ifade edildiğini, buna rağmen temlik sözleşmesi sunulması istenerek aksi halde ipoteği fek edeceklerini bildirildiğini, firmanın cevap vermediği halde, yani ortada bir temlik olmadığı halde, davalı kötüniyetle halen ipoteği kaldırmadığını, davacı müvekkilinin gayrimenkulünü sadece söz konusu kredinin teminatı olarak verdiğini ve borcun da kapatılmış olmasına karşın fek talebinin uygulanmaması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, banka kayıtlarından ve sunulan hesap dökümlerinden anlaşılacağı üzere, borcu biten ve bedelsiz kalan ipotek için ------- yetkilisi tarafından borcun bitiş tarihi olan 11.08.2015 tarihinde "kredi borcunun kendileri tarafından ödendiği borcun kapandığı fakat ipoteğin talepleri dışında fek edilmemesi gerektiği" hususunda talimat verildiğini, bu nedenle davalı banka adı geçen firmalarla beraber hareket ederek davacı müvekkilinin gayrimenkulündeki ipoteği kötüniyetli olarak fek etmediğini,-------- ili, -------- ilçesi, -------- Mah. --------- pafta, 3292 ada, 171 parsel sayılarında kayıtlı --------- arsa paylı, -------- blok, -------kat, -------- nolu bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine olan ipoteğin terkinine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10/07/2019 tarihli dahili dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesine dayalı olarak gösterilen ve adi belirtilen -------- Şirketi'nin davaya dahil edilmesini, dahil edilmemesi halinde yargılamanın eksik yapılacağını ve verilecek kararın yanlış olacağının anlaşıldığını, ipotek hakkının temlik edildiği --------- Şirketi'nin davaya dahil edilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 10/09/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin mali olduğu -------- ili --------- İlçesi --------- Mah. --------- pafta, -------- ada, 171 parsel üzerinde bulunan ------- blok kat :------- no:------- bağımsız bölüm üzerinde kurulan ipoteğin, hissedarı olduğu --------- Şirketi'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredinin teminat olarak tesis edildiğini, söz konusu firmanın kredilerinin yapılandırılarak tasfiye edilmesi sebebi ile bankanın alacağının ortadan kalmasına rağmen müvekkilinin gayrimenkul üzerinde ipotek kaydını terkin ettiğini, --------- Esas sayılı dosyası ile ipoteğin kaldırılmasına ilişkin dava olduğunu davalı vekilinin görev itirazının reddine karar verildiğini, davalılar arasında organik bağ mevcut olduğunu, müvekkili --------- hissedarı olduğu --------- ile davalı ----------- arasında akdedilen Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi alacak hakkını, ---------- devir aldığını, banka tarafından ipotek fek edilmesi gerektiğini, ipoteğin kötü niyetli olarak fek edilmediğini, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı --------Ş.vekili 08/08/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın mahkemenin görev alanına girmediğinden, görev itirazında bulunduklarını, itiraz doğrultusunda; davanın görevli asliye ticaret mahkemesine gönderilmesini ettiğini, ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkin davaların, ipotek değeri üzerinden hesaplanacak nispi harca tabi olduğunu, davacı her ne kadar kredi borcunun dava-dışı--------firması tarafından kapatıldığını ileri sürmüş ise de söz konusu ipoteğin kaynağını oluşturan kredi borcu, 3. şahıs durumunda olan -------- tarafından kapatıldığını, dava-dışı ---------Ş' nin ---------Ş.' den kullanmış olduğu Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı ticari kredilerin dava-dışı 3. Şahıs durumunda olan-------- tarafından kapatıldığını, yapılan ödemeler karşısında --------- Noterliği' nin 10.03.2016 tarih ve ---------- yevmiye numaralı Alacağın Devri Sözleşmesi ile dava-dışı ---------Ş. ile müvekkil banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı kredi alacak hakkını ve yine kullandırılan kredilerin teminatını oluşturmak üzere verilen 09.01.2013 tarih ve -------- yevmiye nolu --------Ş lehine tesis edilmiş bulunan ipotek hakkını devir ve temlik aldığı 3.şahısın fek ile ilgili onayı olmadığından ipotek fek edilmediğini ayrıca kredileri kapatan 3.şahısa alacak temliki yapıldığını, temlik sonucunda; müvekkili bankanın, alacak hakkı ve ipotek hakkı ile ilgisi kalmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili Davalı ---------- Şirketi vekili 08/08/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının söz konusu ipoteğin terkininin talep edilmesi için ipoteğin tesis sebebi olan kredi borcunu ödemek zorunda olduğunu, müvekkili tarafından ödenen kredi borcunun kredi borçlusu ödemiş gibi davacının ipoteğin fekkini talep etmesinin hiçbir yasal dayanağının olmadığını, ipotek borcunun müvekkiline ödenmemesi sebebi ile ipoteğin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:--------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 29/02/2024 tarihli müzekkere cevabı,
-Tapu kayıtları ,
-Alacağın Devri Sözleşmesi,
-Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 30/08/2023 tarihli bilirkişi raporu,
Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 30/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 5.1 Mali Yönden Sonuç:
> Tarafımızdan incelenen Dahili davalı--------- Şti.'ye ait 2015-2016-2017 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu,
>Tarafımızdan incelenen Dava Dışı ---------Ş' ye ait 20152016-2017 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu,
>Her ne kadar dahili davalı ve ---------- tarafından incelemeye fiziki olarak ticari defterler getirilmiş olsa da, "muhasebenin değiştiği" "uyuşmazlık konusu hiçbir döküm alınamadığı ve alınamayacağı" tarafımıza beyan edilerek cari hesap yada muavin döküm sunulmadığından, tarafımızdan da uyuşmazlık konusu bir tespit yapılamamıştır. Nihai takdir sayın mahkemenize aittir.5.2 Sonuç olarak davalının dava konusu ipotek tescili üzerinde hak sahibi olmaması sebebiyle işbu dava talebinin yöneltilemeyeceği" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
-Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 13/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporu,
Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sayın Mahkemece dava dosyasına kazandırılan -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 29/02/2024 tarihli yazısı ekinde dava dışı ----------kurucu ortağı ve yetkilisinin ---------- T.C Kimlik numaralı --------olduğu, dava dışı --------- tasfiyeye girdiği ve tasfiye memurunun --------- T.C Kimlik numaralı --------- olduğu tespit edilmiştir.
Sayın Mahkemece verilen görev kapsamında dahili davalı---------- 2015-2016-2017 dönemi ticari defter kayıtları incelenmiş olup; inceleme neticesinde dava dışı -------- hesap hareketlerinin --------- nolu hesaplarda takip edildiği, yapılan incelemede taraflar arasında ticari ilişkinin parasal ilişkiden kaynaklandığı, hesap hareketlerinin detayı incelendiğinde karşılıklı olarak borç alıp verme şeklinde işlemlerin olduğu, tüm bu işlemler neticesinde dahili davalı ----------- 31.12.2017 tarihi itibariyle ---------- nolu Verilen Sipariş Avansları hesabından kaynaklı ---------- 11.238.361,71 TL alacaklı gözüktüğü, aynı şekilde incelenen dava dışı ---------- 2015- 2016-2017 Yevmiye defteri kayıtlarında dahili davalı ----------- alacağının --------- nolu hesaplarda takip edildiği, 2016 yılından devir eden ----------- nolu Alınan Sipariş Avansları (uzun vadeli Y.K) hesabından kaynaklı borcunun 10.174.513,58 TL olduğu, 2017 açılış kaydında bu hesabın 11.929.493,58 TL olduğu tespit edilmiştir.
Sonuç olarak kök raporda detaylıca açıklandığı üzere davalının dava konusu ipotek tesci üzerinde hak sahibi olmaması sebebiyle işbu dava talebinin yöneltilemeyeceği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı tesis edilen --------- ili,--------- Mah.--------- pafta, 3292 ada, 171 parsel sayılarında kayıtlı ---------- arsa paylı,--------- blok, ----------kat, ----------- nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. ----------- sayılı dava dosyası ile yapılan yargılama neticesinde " Tüm dosya kapsamında; dosya içerisine sunulan dilekçeler ve banka yazı cevapları incelenerek ---------- 27.12.2019 tarihinde ---------- Şti'nin bankaya olan ve 2015 yılında gecikmeye giren kredi borçlarının 3. şahıs ---------- tarafından 161.032,00 TL ödeme karşılığı kapatılmış olup bankanın kredi alacakları ile kredilerin teminatındaki ipotek hakkının---------- Şti.'ne noter vasıtasıyla temlik edilmiştir ve ---------- Şti'ye hiçbir ödeme yapılmadığı davalı vekilince verilen dilekçe de belirtilmiştir. Dahili davalı ---------- şirketinin kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi talebi yerinde görülmüş ve yapılan ödeme miktarı itibariyle muvazaa ve organik bağ hususu ispatlanamamış olup taraflar arasında herhangi bir bağlantı tespit edilememiştir. Eğer organik bir bağ bulunsaydı davacının zararına yapmak için böyle bir ipotek ilişkisi değil başka işlemlerin ve yasal yolların kullanılması imkanı bulunmaktadır. Davacı, ---------ş'ye herhangi bir talepte bulunmadığı gibi ipoteğin kaldırılması için herhangi bir teklifi de söz konusu olmamış, her iki şirketin hissedarlarının arasında ne bir hukuki bağlantı, ne bir fiili bağlantı, ne de maddi anlamda bir bağlantı tespit edilememiştir. Bu sebeplerle davanın reddine" karar verilmiş olup --------- sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırma kararı verildiği ve dava dosyasının ---------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.-------- Tapu Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verildiği, 16.07.2018 havale tarihli yazı cevabında; dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin evrakları ve tapu kaydının yazı ekinde gönderildiği dava konusu ---------- ili, -------- Mah. --------- pafta, 3292 ada, 171 parsel sayılarında kayıtlı ---------- arsa paylı, --------- blok, --------kat, ---------- nolu bağımsız bölüm üzerine --------Ş. adına 09.01.2013 tarih ve --------- yevmiye numarası ile 750.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildi görülmüştür. ---------- Noterliği'ne yazılan yazıya cevap verildiği, 29.07.2019 tarihli yazı cevabında; Noterliklerinin 15.02.2016 tarih ve ---------- yevmiye nolu ihtarname ile 15.02.2016 tarih ve--------- yevmiye nolu ihtarnamenin tebliğ şerhlerinin fotokopisinin yazı ekinde gönderildiği görülmüştür. ---------- yazılan yazıya cevap verildiği, 26.07.2019 tarihli yazı cevabında; davaya konu kredi sözleşmesi ve eklerinin yazı ekinde gönderildiği görülmüş olup dava dışı Köprü ---------Ş'nin kullanmış olduğu Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı ticari kredilerin teminatı olarak ----------, ----------, ---------- Mah. --------- Pafta. 3290 Ada, 171 Parsel, --------- nolu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis edildi anlaşılmıştır.Mahkememizce davanın ipoteğin kaldırılması talebine ilişkin olup nispi harca tabi olduğundan, ipotek bedeli üzerinden alınması gereken 12.808,13 TL harcın davacı tarafa tamamlattırıldığı anlaşılmıştır.İpotek tapuya tescil edilerek kurulan bir hak olduğundan dolayı sona ermesi için de tapudan terkin işleminin gerçekleştirilmesi gerekir. Bu nedenle ipoteğin kaldırılması davası tapu kaydının düzeltilmesi davası olarak da anılmaktadır. Gerçekten de ipoteğin kaldırılması davası nitelik bakımından tapu kaydının düzeltilmesi davasının özelliklerini barındırmaktadır. Bu dava ile tapuya tescili yapılmış ipotek hakkının hukuka uygun olmadığı yani yolsuz bir tescil yapıldığı iddia edilmektedir. Davacı mahkemeden bu yolsuz tescilin kaldırılmasını talep etmektedir. Burada talep edilen tescilin yolsuz olduğunun tespitidir. Dolayısıyla dava tespit davası niteliğindedir. Kural olarak mahkemenin bu tespitinin ardından tapuda ipotek hakkına sahip olarak gözüken kişi tapu müdürlüğüne ilgili kaydın terkinine yönelik bir talepte bulunmalıdır. Hak sahibi olarak gözüken kişi terkin talebinde bulunmadığı takdirde malik tarafından terkine zorlama davası açılır. Bir hak yolsuz olarak sicile tescil edilmişse bu hakkın kaldırılması talep edilebilir. TMK m.1024’e göre tescil edilmiş ipotek hakkı bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanıyorsa ya da herhangi bir hukuki sebebe dayanmıyorsa yolsuzdur. Tescil yapıldığı an itibariyle yolsuz olabileceği gibi kuruluş aşamasında hukuka uygun olan bir hak sonradan da yolsuz hale gelebilir. Her iki durumda da bu yolsuz tescilin kaldırılmasına yönelik dava açılabilir. Alacak her ne sebeple olursa olsun sona erdiğinde ipotek de sona erer. Böyle bir durumda ipotek hakkının nasıl terkin edileceği doktrinde tartışmalıdır. Kimi görüşlere göre alacak sona erdiğinde ipotek de sona ereceği için tapudaki kayıt artık kendiliğinden dayanaksız hale gelir ve malik tarafından açıklayıcı bir terkinle sildirilebilir. Kimi görüşlere göre ise malik tek başına terkin işlemini gerçekleştiremeyecektir. Bu görüşe göre malikin ipotek hakkı sahibinden ipoteğin terkinini istemesi eğer ipotekli alacaklı terkin talebinde bulunmazsa bir terkine zorlama davası açması gerekecektir. Tüm dosya kapsamında; dosya içerisine sunulan dilekçeler ve banka yazı cevaplarının incelenmesinde davacı vekili --------Ş.'nin --------- Şubesi'nde kullandığı kredisinin teminatı olarak mülkiyeti davacıya ait olan---------- ili, ---------- ilçesi, ----------- Mah. ----------- pafta, 3292 ada, 171 parsel sayılarında kayıtlı ---------- arsa paylı, --------- blok,--------kat, --------- nolu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis edildiğini, davacının daha sonra kredi alan borçlu ----------ş. deki hisselerini diğer ortaklara devrettiğini, kredi borçlusu şirket borcunun tamamını 2015 yılı içerisinde kapattığı halde davalı banka sözlü ve yazılı müracaatına ve ----------- Noterliği --------- yevmiye nolu ve 04.02.2016 tarihli ihtarnameye rağmen müvekkilinin gayrimenkulünün üzerindeki ipotek kaydını terkin etmediğini beyan etmiş olup --------- 23.07.2018 tarihli yazı cevabı ile dava konusu taşınmaz üzerine konulan ipoteğin borcunun ödendiğini, ödemenin 3. Şahıs tarafından yapıldığından ve kendisinin de fekki için muvafakati bulunmadığının ipoteğin kaldırılmadığının bildirildiği yine 27.12.2019 tarihli yazı cevabı ile ---------- Şirketinin bankalarına olan ve 2015 yılında gecikmeye giren kredi borçlarının --------- Şti tarafından yapılan 161.032,00 TL ödeme karşılığı kapatıldığının, bankalarının kredi alacakları ile kredilerin teminatındaki ipotek hakkının ---------- Noterliği'nin 10.03.2016 tarih ve ---------- yevmiye no ile yaptığı ödeme karşılığı --------- Şti.'ye temlik edildiğinin bildirildiği ve buna ilişkin evrakların yazı ekinde gönderildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, ilgili yıllarda dava dışı şirket ile taraflar arasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığı hususunda ve tüzel kişilik perdesinin aralanması yönünden ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaparak rapor hazırlamasının istenilmiş olup dava dışı ---------Şirketi'nin 2015- 2016-2017 Yevmiye defteri kayıtlarında dahili davalı --------- alacağının -------- nolu hesaplarda takip edildiği, borcunun 10.174.513,58 TL olduğu, 2017 açılış kaydında bu hesabın 11.929.493,58 TL olduğu tespit edilmiştir. --------- Noterliği'nin 10.03.2016 tarih ve --------- yevmiye numaralı Alacağın Devri Sözleşmesi ile dava tarihinden önce dava-dışı ---------Ş. ile davalı banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı kredi alacak hakkını ve yine kullandırılan kredilerin teminatını oluşturmak üzere verilen 09.01.2013 tarih ve ---------- yevmiye nolu ----------Ş lehine tesis edilmiş bulunan ipotek hakkını devir ve temlik ettiği temlik sonucunda davalı bankanın alacak hakkı ve ipotek hakkı ile ilgisi kalmadığı, bu sebeple davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceği, davanın alacak hakkını ve ipotek hakkını devir ve temlik alan şirkete yöneltmesi gerektiği kanaatine varıldığından davalı ---------Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir .Dava dışı -------- Şirketinin ------olan kredi borcunun--------- Şti tarafından yapılan 161.032,00 TL ödeme karşılığı kapatıldığının, bankanın kredi alacakları ile kredilerin teminatındaki ipotek hakkının ------- Noterliği'nin 10.03.2016 tarih ve---------- yevmiye no ile yaptığı ödeme karşılığı ---------- Şti.'ye temlik ettiği, ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 29/02/2024 tarihli yazısı ekinde dava dışı -------- kurucu ortağı ve yetkilisinin --------- T.C Kimlik numaralı ---------- olduğu, dava dışı ----------- tasfiyeye girdiği ve tasfiye memurunun ----------- T.C Kimlik numaralı--------- olduğu tespit edilmiş ise de her iki şirket yetkilisinin ortak olması tek başına alacağın temlik işleminin muvazaalı olduğu anlamına gelmeyeceği nitekim dava dışı şirket --------- Şirketi ile taraflar arasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığı ve tüzel kişilik perdesinin aralanması yönünden yapılan incelemede ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış ve dava dışı --------- Şirketi'nin kendi ticari defterlerine göre de davalı ----------- Şti.'ne borçlu göründüğü anlaşılmış olup ipotek ile teminat altına alınan kredi borcunun dava dışı -------- Şirketi tarafından davalı ------- yada ---------- Şti'ye ödendiğine ilişkin bir delilin dosyada yer almadığı yapılan ödeme miktarı itibariyle muvazaa ve organik bağ hususu ispatlanamamış olup davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın davalı --------Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davanın davalı ----------Şti yönünden REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 170,78 TL peşin harçtan ve 12.637,35 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 12.192,73 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı--------Şirketi taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 7/2 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalı tarafa verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine,
7-Davalı --------- Şirketi tarafından yapılan yargılama gideri olan 55,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ---------- Şirketi'ne verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli, davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025