T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/646 Esas
KARAR NO : 2025/461
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 29/08/2024 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı alacaklı müvekkili şirket çalışma ve faaliyet alanı olan çeşitli fabrikalara kalite kontrol personel destek hizmeti sağlamak amacıyla, davalı borçlu şirkete aralarında bulunan ticari hizmet akdi gereği Kasım 2023 tarihinde kalite kontrol personel hizmeti verdiğini, müvekkili tarafından verilen bu ticari hizmet sonrasında ---------- fatura nolu, 17/11/2023 fatura, düzenleme ve son ödeme tarihli, kalite kontrol hizmeti açıklamalı, KDV dahil toplam 108.348,00 TL bedelli, satış tipi ticari e fatura tanzim edildiğini, ödenmeyen faturanın tahsili için Davalı aleyhinde başlatılan --------- İcra Müd. ---------- Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan takibe davalı tarafından itiraz edilmediğini, davalının fatura borcunu ödediğin ancak vekalet ücreti ve icra masraflarının ödenmediğini beyan ederek --------- İcra Müd. ----------- Esas sayılı ilamsız icra takibinde yalnızca icra vekâlet ücreti ve takip masrafları olan toplam 13.992,25 TL yönünden iptaline, Davalının itirazını açıkça kötü niyetle yapmasından dolayı işbu dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı Vekili 10.10.2024 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafından ikame edilen davada, müvekkili şirketin UETS hesabına gönderilen dava dilekçesi 15.9.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde yaptığımız süre uzatım başvurusu neticesinde "yasal cevap süresinin iki (2) hafta süreyle uzatılmasına" karar verildiğini, Belirtilen nedenlerle uzamış cevap süresi içinde davaya karşı cevaplarımızı, delil ve tanık listemizi ibaz ettiklerini, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, bu davalarda icra takibinden önce ve takipten sonra ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, icra takibinde dayanılmayan bilgi ve belgelerin işbu davada ibraz edilmesine muvafakatlerinin olmadığını, temerrüdün söz konusu olmadığını, icra inkar tazminatının haksız ve yersiz olduğunu, yasal düzenlemeye göre somut olayda avukatlık ücretinin en fazla dörtte üç oranında takdir edileceğini beyan ederek, davaya karşı usul ve esas yönünden cevap ve itirazlarımızın kabulüne, müruruzaman itirazımızın kabulü ile hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden davanın reddine, davacının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine, esasa ilişkin itirazlarımızın kabulü ile haksız ve yersiz davanın reddine, davacı haksız ve kötü niyetli olduğundan takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, HMK'nın 329/2. maddesi uyarınca davacı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava; faturadan kaynaklanan alacak için ---------- İcra Müdürlüğü ------------Esas sayılı dosyasında ödenmeyen icra vekalet ücreti, takip masrafları yönünden itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Celp ve tetkik edilen ---------- İcra Müdürlüğü ------------ Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı itiraz ettiğini dolayısıyla söz konusu takip ile ilgili bir borcu bulunmamakla söz konusu borcun itfa edildiğini beyan ettiği, bunun üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Takipten sonra davadan önce asıl borç ödenmiş olsa da, itiraz ile birlikte takip tamamen durduğundan davacının, asıl alacağın ferileri yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı olduğu kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça asıl alacak miktarı bakımından takip tarihinden sonra ödeme yapıldığından ve ödenen asıl alacak miktarı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığından, asıl alacağın ferilerine ilişkin davacı tarafça iş bu itirazın iptali davasının açılmasında hukuki yararı vardır.Taraflar arasındaki temel ihtilaf davalı tarafından yapılan harici ödemelerin asıl borç dışındaki icra vekalet ücreti ve takip masraflarını karşılamadığı iddiasıyla davacının takipten dolayı ödenmeyen icra vekalet ücreti, takip masrafları yönünden takibin devamı talep edilmiştir
Dosyaya sunular taraf beyanları ve dekontların incelenmesinde davalı tarafça haricen yapılan ödemelerin bir kısmının takipten önce bir kısmının ise takipten sonra davadan önce ödendiği anlaşılmıştır . TBK'nun 100.maddesinde; "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir." şeklinde kısmi ödeme durumunda ödemenin asıl alacaktan mı feriden mi düşeceği düzenlenmiştir.Davalı aleyhine icra takibi 01/12/2023 tarihinde saat 11:10 da başlatılmış olup davalı tarafça 108.348,00 TL fatura bedeli alacağının haricen davacıya 01/12/2013 tarihinde saat 15:49'da ödendiği anlaşılmış olup davanın talebi de yapılan ödeme tarihi de gözetilerek davalı takip borçlusunun--------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin (takibin 108.348,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanan) ferileri, (harç, takip giderleri ve icra vekalet ücreti) yönünden devamına, TBK'nın 100. maddesinin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar vermek gerekmiştir.------------ sayılı ilamında da belirtildiği üzere davalının 108.348,00 TL asıl alacağı icra takibinden sonra ancak davadan önce ödediği görüldüğünden, icra inkar tazminatı koşulları gerçekleşmediğinden, icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur .
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1- Açılan davanın KABULÜ ile; Davalı takip borçlusunun, --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin (takibin 108.348,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanan) ferileri, (harç, takip giderleri ve icra vekalet ücreti) yönünden devamına, TBK'nın 100. maddesinin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına,
2- Asıl alacağın takipten sonra dava açılmadan önce ödenmesi sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 955,81 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 528,21 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 427,60 peşin harç, 427,60 başvurma harcı, 60,80 vekalet harcı, 54,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 970,00 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 13.992,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2025