T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/620 Esas
KARAR NO : 2025/449
DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ : 19/08/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle:Davacı müvekkilinin ----------- davalı şirkette 156.942 adet pay karşılığı 1.569.425,00 TL nominal değerinde pay sahibi olduğunu, davacı müvekkili ile davalı şirketin 470.827,50 adet pay sahibi hissedarları arasında derin bir ailevi husumetin ve uzun yıllardır devam etmekte olan çeşitli hukuki ihtilafları bulunduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu, şirketin 2023 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 11.06.2024 tarihinde gerçekleştirileceğini ilan etmiş ise de, şirkete ait verilerin gereği gibi müvekkili ile paylaşılmadığından ve yine şirketin 2023 yılına ait bilançolarıyla, şirketin içerisinde bulunduğu fiili ekonomik durum ve yönetim kurulunun 2023 yılı faaliyet raporu arasında izaha muhtaç bir kısım uyumsuzluklar olduğu tespit edildiğinden, toplantıda Türk Ticaret kanunu madde 420 ve Anonim Şirketler Genel Kurul Yönetmeliği madde 28/3 uyarınca "bilanço ertelemesi" talep etme zorunluluğu doğduğunu, aynı toplantı da TTK md. 437 uyarınca bilgi isteme hakkı kullanıldığını, Bakanlık temsilcisinin tutanağı bu şekliyle kapattığını, davalı şirketin Genel Kurul'u 18.07.2024 tarihine ertelenmiş ise de, arada geçen bir aylık sürede de, maille talep edilene kadar maalesef bilgi verme yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmeyerek ihlal edildiğini, şirketin finansal tablolarını, bilançosu ve bilgi edinme talebinde istenen diğer evrakların tam anlamıyla karşılanmadığını, birtakım evraklar gönderilmişse de, bilançoda ve diğer şirket kayıtlarında yer alan ve çelişkili ve izaha muhtaç hususlarda yönetimden her hangi bir açıklama alınamadığını, şirketin mali müşaviri tarafından cevaben gönderilen 17 Temmuz 2024 tarihli mailde 18/07/2024 tarihli genel kurulda sunulacağı bildirilen evrakların sunulmadığı gibi yönetim kurulu faaliyet raporuyla çelişen genel geçer ifadelerle genel kurul tutanağına beyanda bulunularak, TTK md. 438 hükmü ihlal edilerek, denetçi tayini talebinin 470.827,50 pay sahibi husumetli hissedarlar tarafından ret edildiğini, davacı müvekkilinin ve yasal mirasçı eşinin yıllardır tüm itiraz ve taleplerine rağmen, 2012 yılından bu yana davalı şirket yönetimini elinden bırakmayan evlilik dışı ilişkiden olan üç kardeşin ve sonradan hisse verdikleri annelerinin; davalı şirketi tamamen kendi menfaat ve ekonomik çıkarları uğruna kullandıklarını, 2014 yılında ------------ Sayılı dosyasından atanmış özel denetçi raporunda da tüm usulsüz iş ve işlemleri rapora bağlandığı halde aynı davranışlarına çekinmeden bu sefer farklı yöntemler izleyerek devam ettiklerini, usulsüz sermaye arttırım kararı alarak müvekkilinin paylarını azaltmaya çalışmışlarsa da ticaret sicilden tescili sağlayamadıkları ve bu durumun ------------ Sayılı dosyasından bir ilama bağlanmış olup, yine ---------- E. Sayılı dosyasından görülen ortaklıktan çıkma davası devam ederken, şirketin en kıymetli mal varlığı olan taşınmazını satmaya kalktıklarının tespit edildiğini ve mahkemeden alınan -satılamaz- tedbir kararı uyarınca bu satışın önü kesilebildiğini, yine bu dava dosyasından alınmış bilirkişi raporunda şirketin 1.500 tonluk press makinesinin satıldığının bilirkişilerce belirlendiğini, şirketin makine ve ekipmanlarını satarak varlık azalttıkları gibi şirketin üretim alanlarını kiraya verip kira bedellerini tahsil edemedikleri için icra takibi başlattıklarını, icra dosyasının da takipsiz bırakıldığını, şirketin bir faaliyet karı elde etmediği (kira pasif geliriyle ancak küçük bir karlılık ortaya çıktığı) halde çeşitli bilanço hileleriyle şirketi karlı gibi gösterdiklerini, hiçbir dönem kar payı dağıtımı yapmadıklarını, iş yerinde iş ve işçi güvenliği önlemlerini gereği gibi almadıklarından sürekli iş kazalarına maruz kalınarak şirket aleyhine yüklü miktarlarda davalar açılmasına sebebiyet verdiklerini, 2023 yılı bilanço kayıtlarına göre şirkette yeteri kadar personel olduğu halde dışarıdan personel kiralamış gibi göstererek yüklü personel kiralama faturaları alarak şirketin nakit kaynaklarını dışarı çıkardıklarını, azınlık paydaş davacı ve annesinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı halde borçlular gibi gösterdiklerini, yine davalı şirketin KDV, kurumlar vergisi, emlak vergisi gibi yasal vergi borçlarını ödemeyerek şirketi zarara soktuklarını, hatta 2023 yılı kasım ayında şirketin taşınmazı üzerine 6183 sayılı kanun kapsamında vergi borçlarından ötürü haciz şerhi işlendiği halde bu hacizleri 2023 yılı defter kayıtlarına almadıkları gibi 2023 yılı yönetim kurulu faaliyet raporlarında da bu vergi haczini bildirmeyerek ortaklardan sakladıklarını, sonradan hisse vererek ortak yaptıkları anneleri ------------ hesabına davalı şirketten aktarılan yüklü miktardaki paraları izahtan kaçındıklarını, keza şirket vergi borçlarını dahi ödeyemezken şirkete araç kiralamaları yaparak husumetli ortaklara bu araçları tahsis etmek suretiyle şirket kaynaklarını kötüye kullandıklarını, hiçbir zaman kar payı dağıtmadıkları gibi 2022 yılı olağan genel kurulundaki kar payı dağıtımı talebinin ----------- işçi tazminatları ödeneceği gerekçesiyle ret ettikleri halde ------------ tazminatlarını ödemediklerini, keza 2023 yılı genel kurulunda da aynı gerekçeyle kar dağıtımı yapmayarak samimiyetten uzak yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini ve şirketin 2023 yılı hesaplarının özel denetimden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyduklarını,07/06/2024 tarihinden itibaren başlayan ve 27/06/2024, 03-2/07/2024, 17/07/2024 tarihli maillerinin ve cevap maillerinde sırasıyla;2023 yılı gider-gelir tablolarının, yönetim kurulu faaliyet raporunun, mizan detay mizan ve vergi dairesine verdiğiniz beyanname suretlerinin, 2023 yılı 12 aylık ham madde, yarı mamul mamul stok, hurda ve demirbaş listelerinin, davalı şirketin 2020-2021-2022-2023 ve 2024 yıllarına ait demirbaş listelerinin ayrı ayrı ilgili yıllar belirtilmek suretiyle gönderilmesi, 2022-2023 ve 2024 yılları hurda stok durumunu gösterir hesap detaylarının ve satış faturalarının gönderilmesi, 2023 yılı kasım ayında şirket taşınmazı üzerine vergi dairesi tarafından konulmuş olan hacze konu borcun izahının yapılmasını ve ilgili takip/ödeme emirlerinin paylaşılması, ayrıca şirketin 2023 bilançolarında görülen ve aşağıda sıralanan hesapların izahının yapılmasını ve ilgili hesap detaylarıyla, faturaların, sözleşmelerin gönderilmesi istenmiş ise de herhangi bir bilgi ve alt hesap bildirimi yapılmadığı gibi,17/07/2024 tarihli saat 09.49 deki bilgi ve belge istemine ilişkin maillerine cevaben şirketin mali müşaviri ------------- saat 11.34 'de " .. yarın görüştüğümüzde gerekeni yaparız..." şeklindeki cevabi mailine rağmen aşağıdaki soruların;"------------ Hesaplarda ------------Ş. 500.000.- TL görünmesi üzerine, teminat mı alındığı ya da bu hesabın kaynağı / sebebi ne olduğu ------------ ile akdedilmiş sözleşmeler, faturaların paylaşılması, 770.04.005 genel yönetim giderlerinde Emlak Vergisi olarak 775.762,49 TL ödeme yapıldığı, bu miktarın tamamı 2023 yılına mı ait olduğu ya da ödenmemiş vadesi geçmiş Emlak Vergisi var olup olmadığı ve miktarı, 730.03.012 dışarıdan personel hesabında 1.372.097,32 TL ödeme görüldüğünü, dışarıdan personel hizmeti mi alındığı, bu hesabın izahının yapılmasını ve ilgili faturaların paylaşılması, 720.01.011 Yol Ücretleri 427.843,74TL muhteviyatı ne olduğu, araç kiralama ise kaç araç ve kimler kullandığı, kiralama sözleşmelerinin paylaşılması, 649.02.004 Makine Kira Gelirleri 256.123,95TL hangi Makinelerin kimin kullanımında olduğu, hesap dökümü, kiralama protokolü, ödeme dekontları, 329.02 Şirket Kredi Kartları toplam 1.808.995,35TL yıl içerisinde harcama görüldüğü kredi kartı ekstreleri, 360.02 Katma Değer Vergisi Borcu 9.181.119,52TL görüldüğünü, ödeme vadesi geçip geçmediği (Yıllık toplam KDV 11.080.607,54 bu tutarın 1.899.488,02TL sı ödenmiş görülüyor) Kaç aylık KDV borcu olduğunu, dönemleri ve ödenmeme sebeplerinin izahı, -------------- Hesabında; ------------ 26.998,32TL -------------- 30.594,50TL borçlu gösterildiğini, müvekkillerimin herhangi bir borcu olmadığı gibi aksine ortaklar carideki alacaklarının icra takip ve davalar suretiyle tahsil edildiği bilginiz dahilinde olduğu halde bu işlemlerin şirket defterlerine yansıtılmamasının ve müvekkillerin borçlu gösterilmesinin sebebinin" Genel kurul toplantısında hazır bulunan şirketin Yönetim Kurulu üyelerine, şirket mali müşavirine tekrardan sorulmuş ise de herhangi bir bilgi ve belge paylaşılmayarak izahattan imtina edildiğini, Genel kurul gündemi gereği yönetim kurulunun faaliyet Raporu'nun okumasına geçildikten sonra, şirketten mail yoluyla istenen evrakların iletilmemesi ve bilançoda yer alan bazı hesaplara ilişkin izahattan kaçınılması, demirbaş listelerinin verilmemesi, stok mamul ve ham madde hesaplarının fiili durumla örtüşmemesi, yönetim kurulu faaliyet raporu ile şirketin bilançosu arasında izaha muhtaç açık uyumsuzluklar bulunması, yönetim organı üyeleri ile yöneticilere sağlanan haklar olduğu halde faaliyet raporunda "herhangi bir ödeme yoktur" şeklinde gerçeğe aykırı rapor tanzim edilmiş olması yine şirket aleyhine 6183 sayılı Kanun kapsamında 2023 yılında yapılmış vergi/amme takibi hakkında, yönetim kurulu faaliyet raporunda herhangi bir bilgi ve kayda yer verilmemiş olması ve bunun gibi eksik hususlar nedeniyle Yönetim kurulu faaliyet raporunun gerçeğe uygun olmadığını, bu konuda dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla raporun reddi ve özel denetçi tayini suretiyle bilanço ve yönetim kurulu faaliyet raporu arasındaki uyumsuzlukların tespiti talep edilmişse de, kötü niyetli 470.827,50 adet pay sahibi ortakların ret oyu ile özel denetçi atanması taleplerinin oy çokluğu ile reddedildiğini, yine bilanço kar zarar hesabının okumasına geçildikten sonra, tutanağa ekledikleri haklı gerekçelerine rağmen özel denetçi tayini taleplerinin aynı şekilde reddedildiğini, denetçi marifetiyle davalı şirketin 2023 yılına ait bilanço ve hesapları ile yönetim kurulu faaliyet raporunun incelenmesine, davalı şirket envanterinde yıllar itibariyle kayıtlı bulunan demirbaş makine ekipmanlar ile 2023 yılı kayıtlarında yer alan makine ekipmanların fiilen varlığı denetlenerek karşılaştırması yapılmak suretiyle davalı şirkette varlık azaltıcı usulsüz, izaha muhtaç iş ve işlemler ile zarar varsa bedelinin belirlenmesini, davalı şirketin 2023 yılı stok, mamul yarı mamul ve hurda kayıtlarının incelenerek 2022 yılı ile karşılaştırılmak suretiyle şüpheli ve /veya kayıt dışı satış yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini, davalı şirketin yıl içerisinde akdettiği sözleşmelerin ve özellikle ------------ şirketi ile olan iş ve cari hareketlerin incelenerek izaha muhtaç iş ve işlemlerin olup olmadığının denetlenmesini, davalı şirketin müşteriden tahsil ettiği KDV bedellerinin aylık yükümlülüğe uygun olarak vergi dairesine ödenip ödenmediğinin, şirket hakkındaki 6183 sayılı AATUK icra işlemlerinin bulunup bulunmadığının tespit ve icra takip sebeplerinin belirlenmesini, bedellerin tespitini, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafın uzun yıllar boyunca şirketin genel kurullarına katıldığı ve dava dilekçesinde de ikrar ettiği üzere onaylanan bilançoların da dahil olmak üzere 11 yılı aşkın süredir genel kurul kararlarının iptaline ilişkin herhangi bir dava açmadıklarını, davacının, ailesel bir takım problemleri ileri sürerek şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini, bu talebi kabul edilmez ise şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, işbu dava, ------------ E.sayılı dosyası üzerinden görüldüğü, bu dava kapsamında, şirketin haklı nedenle feshini gerektirecek bir hususun bulunmadığı ancak ortaklar arasında ailesel sorunlar nedeniyle davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, bu dava çerçevesinde yapılan yargılama kapsamında müvekkili şirketin tüm ticari defter, kayıt ve belgeleri bilirkişilerce defalarca incelendiği ve muhasebesel olarak herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığını, sadece genel kurullarla sınırlı kalmamak üzere, davacı taraf her talep ettiğinde inceleme ve bilgi alma hakkını ilgilendiren soruların etraflıca ve doyurucu bir biçimde yanıtlandığını, bu nedenle özel denetimin koşulları oluşmadığını, davacı taraf, ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin açılan davada alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin 1.500 tonluk press makinesinin satıldığının belirlendiğini iddia ettiğini, müvekkili şirketin tarihinde ticari kayıtlarında hiçbir zaman 1.500 tonluk presi olmadığını, Müvekkili şirketin yıllar önce(2019 yılında) 2.000 tonluk pres makinesini sattığını ve yerine verimliliği artırmak adına başka bir pres makinesi aldığını, bu şekilde de müvekkil şirketin üretim miktarı artırıldığı ve verimli bir çalışma seviyesine ulaşıldığını, söz konusu işlemlerin özel denetçi atanması talebine ilişkin dönemle bir ilgisi de bulunmadığını, bu satışa ilişkin bilançoların onaylanmış ve davacı tarafından bilançonun onaylanmasına ilişkin herhangi bir hukuki girişimde bulunulmadığını, dolayısıyla bu hususun özet denetçi tayin edilmesi talebine konu edilebilmesi de hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın, müvekkil şirketin üretim alanlarının kiraya verildiğini ve bu kira bedellerinin de tahsil edilemediğini, tahsil edilmesi için başlatılan icra takiplerinin de takipsiz bırakıldığını iddia ettiğini, davacının iddia ettiği işbu kira borcunun 2018 yılına ait olup, müvekkili şirketin kiracı olan ------------Şti. kira ödemelerini yapamadığı için icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın, haksız menfaat elde etmek amacıyla 2023 dönemi ile hiçbir ilgisi bulunmayan 2018 yılına ait bir kira borcunu dayanak göstermek suretiyle iddialarda bulunduğunu, söz konusu icra takibine ilişkin tüm hukuki işlemlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, arabuluculuk yolu ile kira sözleşmesinin kefili olan kişiden kira borcu tahsil edildiğini, davacı tarafın, yıllar öncesine ait müvekkili şirketin alacağına ilişkin tamamen gerçeklikten uzak ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak talepte bulunduğunu, dava dilekçesinde, müvekkili şirketin faaliyet karı elde etmediğini, kiranın pasif geliriyle ancak küçük bir karlılığın ortaya çıktığını, bu hususun da bilanço hileleriyle yapıldığı iddia edildiğini, müvekkili şirketin kar payı da dağıtmadığı iddia edildiğini, genel kurulda alınan bu karara rağmen işçilerin tazminatlarının da ödenmediğini iddia ettiğini, müvekkil şirketin tüm ticari kayıtlarının, defterleri, belgeleri, bilançosunun davacı tarafından ikame edilen ortaklıktan çıkma davasında defalarca ve farklı bilirkişiler tarafından incelendiğini, müvekkili şirketin tüm ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, herhangi bir usulsüzlük veya hukuka aykırılığın bulunmadığı bu raporlarla birçok kez tespit edildiğini, bu iddialara ilişkin davacı tarafça bilançonun iptalini, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin tek bir dava dahi açılmadığını, davacı tarafça şirketin feshi talep edildiğini, bilirkişilerce ve Mahkemece fesih şartlarının oluşmadığını, şirketin faal ve karlı bir şirket olduğu tespit edildiği, sadece, davacı ile diğer ortaklar arasındaki ailesel nedenlerden ötürü ortaklıktan çıkarılmaya karar verildiği belirtildiğini, kar payı dağıtımına ilişkin olarak ise, ----------- olarak bilinen yasal düzenleme getirildiğini, bundan yararlanmak isteyen işçilere kıdem tazminatlarının ödenebilmesi için kar payı dağıtılmayarak şirkette tutulmasına karar verildiğini, davacının, bu karara karşı da genel kurul kararlarının iptali davası açmadığını, ayrıca, ------------- kapsamında emekli olan çalışanlara 15.06.2023 tarihinde tazminatları ödendiğini, davacı, müvekkili şirkette sürekli olarak iş kazası yaşandığı ve müvekkili şirket aleyhine yüklü miktarlarda talepler içeren davalar açıldığını iddia ettiğini, müvekkili şirketin ------------ firması ile çalışmakta olup, tüm yasal yükümlülükler çerçevesinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanının uygun aralıklarla müvekkili şirket nezdinde ziyaretlerini ve denetimlerini yaptıklarını, ağır ve tehlikeli iş niteliğinde iş yapan müvekkili şirkette neredeyse iş kazası yaşanmadığını, yalnızca birkaç yıl önce bir işçinin talimatlara aykırı davranarak geçirdiği iş kazası dışında bir kaza yaşanmamış olup bu hususa ilişkin de tek bir dava devam ettiğini, davacının, 2023 yılı bilanço kayıtlarına göre şirkette yeteri kadar personel olduğu halde dışarıdan personel kiralamış gibi göstererek yüklü personel kiralama faturaları alarak şirketin nakit kaynaklarını dışarıya çıkardığını iddia ettiğini, müvekkili şirketin, mevcut üretimlerini gerçekleştirecek yeterli miktarda personel olmadığı için dışarıdan taşeron desteği aldığını, ------------ mevcut ekonomik koşullar nedeniyle tüm firmaların üretim personeli bulmakta zorlanıp taşeron desteği alırken müvekkili şirketin de bu sorunu yaşamasının kaçınılmaz olduğunu, bununla ilgili faturalar ve belgelerin de mevcut olduğunu, azınlık paydaş davacı ve annesinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı halde borçlu gibi gösterildiğinin iddia edildiğinin, davacının iddia ettiği bu borç kaleminin; başka bir firma olan -----------Şti. firmasının 2016 yılında kapatılması nedeniyle firmanın son ödemelerini yapmak için ortaklardan alınan paraların bakiyesi olduğunu, davacı paydaşların açtıkları ortaklardan alacak hesabında bulunan bakiyenin tahsili davasında bu bakiyeyi kabul etmediklerini, mahkeme de bu doğrultuda karar verdiğini, bu durumdan dolayı bakiye oluştuğunu, bu bakiyelerde ortaklardan alacak hesabına aktarımı yapılarak bekletildiğini, müvekkili şirketin KDV, kurumlar vergisi, emlak vergisi gibi yasal vergi borçlarını ödemeyerek şirketi zarara soktukları iddia edildiğini, şirketin bu vergileri ödemede zorlanmasının nedeninin mevcut ekonomik koşullar ve davacı tarafından hukuka aykırı olarak müvekkili şirketin tüm banka hesaplarına ve 3. Kişilerdeki alacaklarına bloke konması nedeniyle oluşan durum olduğunu, ortaklıktan çıkmaya ilişkin karar kapsamında davacı lehine büyük bir meblağın çıkma payı olarak ödenmesine karar verildiğini, ancak, bu kararın kesinleşmeden icra edilememesi karşın, davacı tarafın hukuka aykırı olarak bu kararı icraya koyduğunu ve müvekkili şirketin tüm mali organizasyonunun bu haksız haciz nedeniyle zarar gördüğünü, telafisi imkansız zararların doğduğunu, bu haksız haciz işlemine karşı şikayet yoluna başvurulduğu ve ------------ E. Sayılı dosyası kapsamında kararın kesinleşmeden icra edilemeyeceğine karar verildiği ve takibin iptal edildiğini, 2024 yılında bu vergilerin taksite bağlanmış olduğunu, halen ödemelerin yapıldığını, buna ek olarak, bir kısım şerhlerin gizlendiği iddiasının da tamamen hayal ürünü olduğu, tapudan böyle bir bilgi gelmediği için faaliyet raporunda yazılmadığını, tapu kayıtlarının herkese açık olduğu göz önüne alındığında davacının kolayca öğrenebileceği, davacı, dava dışı ortak ----------- hesabına müvekkili şirketten para aktarımı yapılmasının gerekçesinin belirtilmediğini iddia ettiğini,------------ hesabına yatırılan avansların vergi dairesi hesaplara bloke koyduğu için çalışanların ödemeleri ve şirket giderlerinin ödemelerini yapabilmek için emaneten------------ hesabına gönderildiğini, 4-5 gün sonra ise gönderilen paranın şirkete iade edildiğini, bu konunun 2023 Genel kurul toplantısında---------- de açıklandığını, davacı tarafın, şirketin mali, ticari kayıtlarına ilişkin ortak sıfatıyla talep ettiği bilgi ve belgelerin kendisine verilmediğini iddia ettiğini, 11/06/2024 tarihli ertelenen ve sonrasında 18/07/2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantılarının öncesinde, arasında davacının talep ettiği tüm bilgi ve belgeler mail ve ya telefon yoluyla eksiksiz olarak iletildiğini, davacının verilen bu bilgi ve belgelerden anlamadığı hususlara ilişkin de davacının da ikrar ettiği gibi kendisine genel kurulda ayrıca izah edileceği de belirtildiğini, tüm bu konulara ilişkin davacıya/vekiline tüm bilgi belgelerin elektronik ortamda gönderildiğini, Genel Kurul'da ve öncesinde davacı vekiline tüm izahatların ayrıntılı ve gerekçeli olarak yapıldığını, davanın ve özel denetim talebinin tümüyle reddini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesini özetle; Davalı yan; "Davacı müvekkilin ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğinden bahisle hukuki yarar yokluğundan davanın reddini, aksi halde ortaklıktan çıkma davasının kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmesini" talep ettiğini, davalı yanın bu iddia ve talebi; kendi eylemleriyle çeliştiğini, M.K. 2'nci maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, nitekim davalarının dayanağı olan 2023 yılı genel kurul evrakları incelendiğinde; bizzat davalı şirket yönetiminin, ortak olarak müvekkili genel kurula davet ettiğini, bilanço ertelemesi talepleri gereği genel kurulu ertelediğinin görüldüğünü, yine davalı tarafımıza bir kısım verileri de ilettiğini savunduğunu, hal böyle iken, hukuki yarar yokluğu iddiası abesle iştigal olup talep Anayasal güvence altındaki "hak arama özgürlüğünün" de kısıtlanması niteliğinde olduğunu, TTK 438 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olan "özel denetçi tayini" şirket için ivedi işlerden olup istinaf ve yargıtay yolu açık bulunan ortaklıktan çıkma davasının, huzurdaki davada bekletici mesele yapılması talebi de kanun koyucunun amacına ve yasanın ruhuna aykırılık teşkil ettiğini, reddi gerektiğini, davalının "şirketin tüm ticari kayıt ve defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, her zaman şeffaf bir yönetim anlayışı benimsendiğini" savunmuş ise de delilleri arasında bulunan davalı şirketin 2023 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu, ----------- Sayılı dosyası, ----------- Sayılı dosyası, ---------- E. Sayılı dosyası içeriği, aksinin ispatı niteliğinde olduğunu, bir an için davalı yan savunmasındaki gibi "şirket kayıt ve defterlerini usulune uygun tutup şeffaf yönetim anlayışı sergilemiş" ise neden "özel denetim incelemesinden kaçındığını, bu talebi genel kurulda yerine getirmediğini, şimdi de mahkeme huzurunda bu denetimden kaçınmaya çabaladığını, davalının "Davacı taraf olarak uzun yıllar boyunca şirketin genel kurullarına katıldıklarını ve 11 yılı aşkın süredir genel kurul kararlarının iptaline ilişkin herhangi bir dava açmdıklarını, dolayısıyla şirketin bu bilançolarının hukuka uygun olduğunun hukuken kesinleştiğini" savunmuş ise de davalı şirket aleyhine yıllardır açtıkları icra takip dosyalarını, dava dosyalarını, denetçi tayini davasını, genel kurul iptal davasını göz ardı etmeye çalıştıklarını, ------------ Sayılı dosyasından davalı şirket hakkında düzenlenmiş özel denetim raporunda alenen tespit edilmiş usulsüzlüklerle ilgili davalı şirket yönetime karşı dava açılmaması için müvekkilden özel ricalarda bulunduklarını, iddia edilenin aksine, şirketin azınlık pay sahibi olan resmi nikahlı eş ve kızı müvekkilleri, ilk genel kurulda şirkete sokulmadıkları ve kovulduklarını,, tehdit edildikleri için, hep vekaleten genel kurullara katılım sağlamak durumunda kaldıklarını, eskiden 2 senede bir yapılan genel kurulların zorlamalar ile her yıl düzenli yapılır hale geldiğini, açılan özel denetçi tayini davasında alınan rapor sonrasında usulsüzlükleri bir nebze olsun kontrol altına alınabilmiş ise de gelinen noktada 2023 yılının genel kurulunda tespit edilmiş olan usulsüzlükler ve izaha muhtaç yönetim kurulu faaliyet raporu nedeniyle huzurdaki davanın açılması zarureti doğduğunu davalının, ----------- E.sayılı dosyası üzerinden görülen ortaklıktan çıkma dava dosyasında şirketin tüm ticari defter, kayıt ve belgelerinin bilirkişilerce defalarca incelendiğini ve muhasebesel olarak herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığını" savunmuş ise de bu iddia son derece yersiz ve hukuk dışı olduğunu, davalının "genel kurullarla sınırlı kalmamak üzere, davacı taraf her talep ettiğinde inceleme ve bilgi alma hakkını ilgilendiren sorular etraflıca ve doyurucu bir biçimde yanıtlandığını, bu nedenle özel denetimin koşulları oluşmadığını, özel denetim isteminin “genel, soyut ve afakî” nitelik taşıdığını" savunarak tonajında maddi hata yapıldığı açık olan 2.000 tonluk press makineyi bedelinin çok altında satmış gibi fatura keserek açıktan para alındığı gerçeğini göz ardı ettirmeye çalıştığını, oysaki ----------- ATM dosyasına sunduğumuz emsal tonajdaki presslerin 2'nci el satış fiyatlarına ilişkin satılık ilanlarıyla bu durumun ortaya çıktığını, hatta yönetim kurulu faaliyet raporunda satışın gizlendiği bilirkişiler marifetiyle ticari defter ve kayıtlarda yapılmış tespitlerle belirlendiğini, öyleki makine bilirkişisi bu presse 10 bin TL değer biçerek davalı şirket yönetiminin yanıltıcı işlem yaptığını, farkına varmadan raporla delillendirdiğini, davalını "... Kar payı dağıtımına ilişkin olarak ise, ----------olarak bilinen yasal düzenleme getirilmiş, bundan yararlanmak isteyen işçilere kıdem tazminatlarının ödenebilmesi için kar payı dağıtılmayarak şirkette tutulmasına karar verilmiştir. Ayrıca, ----------- kapsamında emekli olan çalışanlara 15.06.2023 tarihinde tazminatları ödenmiştir." şeklinde bir savunma yaparak kar payı dağıtılmamasının gerekçesini açıklamaya çalıştığını, hr şeyden evvel, kar payı ortaklara ait bir para olup, ortağın alacağı olan bu para ile şirketin pasif giderleri arasında bulunan ve her yıl karşılık ayırılması gereken kıdem tazminatlarının ödenebilmesi hukuken mümkün omadığını, diğer bir ifade ile ------------- tazminatlarının ödenmesi için kar payının dağıtılmamasının haklı bir gerekçe yapılamayacağını, dilekçelerinde davalının hukuka aykırı gerekçesine vurgu yapılmaya çalışıldığını, bir önceki sene ------------ tazminatları ödenecek gerekçesiyle ret edilen kar payı dağıtımı taleplerinin, --------- tazminat ödeme dönemi de son bularak aradan bir yıl geçmiş olmasına rağmen, 2023 yılındaki genel kurulda da, aynı gerekçe ile ret edilmesinin izaha muhtaç ve inandırıcılıktan uzak olduğu vurgulanmaya çalışıldığı halde, davalı yan yine suya yazı yazmaya çalıştığını, adeta hukuki bilgi ve tecrübeyle alay ettiğini, kaldı ki iddia ve beyan edildiği gibi eğer ---------- tazminatları ödenmiş ise bu genel kurulda da neden aynı gerekçe ile kar payı dağıtımı talebi ret edildiğini, iddia edilenin aksine ------------ E. Sayılı dava dosyası 21.02.2024 tarihinde karara çıktığını ve bu karar 2023 yılında değil, 07/03/2024 tarihinde, ---------- icra müdürlüğünün ----------- E. Esas sayılı dosyasından ilamlı icraya konu edildiğini, davalı şirketin taşınmazı üzerine kamu haczinin konulduğu tarihin ise 24/11/2023 olduğunu, yani, haczin konulduğu tarihte ortada vergi dairesinin icra dosyası dışında başkaca bir icra dosyası olmadığını, davalının müşterilerden tahsil ettiği KDV leri yasal yükümlülüğü gereği vergi dairesine ödemeyerek kamu ve şirket zararının oluşmasına sebebiyet verdiğini, akla mantığa, fizik kurallarına uymayan gerekçelerle izah etmeye çalışarak kötü niyetli yaklaşımlarını gözler önüne serdiğini, diğer bir gerçeğe aykırı beyanın; vergi borcunun yapılandırıldığı iddiası olduğunu, zira; vergi dairesi 26.07.2024 tarihli müzekkeresiyle, ---------- ATM'ye "satılamaz şerhinin icraen satışa engel olup olmadığını" sorduğunu, davalı şirketin 2023 yılı bilançoları incelendiğinde 360 KOD/KDV hesabında 11.080.294,76 TL'sı toplam KDV borcu göründüğünü, bunun 1.899.488,02 TL'sinin ödendiğin, bakiye 9.181.199,32TL'sinin ödenmemiş göründüğünü ki davalının 2023 yılında bir vergi borcu yapılandırması yapmışsa bunu faaliyet raporuna ve bilançolarına yansıtmakla yükümlü olduğu halde bildirmeyerek ortaklardan gizlediğini, davalının; Nitekim dosyaya ibraz ettikleri 17.07.2024 tarihli ----------- /SMMM ----------- gelen mail cevabına da bir izahat yapılmayarak eksik evrak sunulduğunun üstünün örtülmeye çalışıldığını, dosyaya dilekçe ekinde sundukları mailler ile de M.K. 6 maddesi uyarınca bu iddialarının ispat edilemediğini, haklı talep ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, TTK m.439 uyarınca davalı şirkete özel denetçi tayinine ilişkindir. Davacı ----------- dava dilekçesindeki temel talebi, davalı ---------- Şirketi'ne Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 438-439 gereğince özel denetçi atanmasıdır Davalı şirket, özel denetimin koşullarının bulunmadığını, davacının bilgi alma taleplerinin eksiksiz karşılandığını, davacının şirketten çıkarılmasına karar verilmiş olması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını ve daha önceki bilirkişi raporlarında herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir, Türk Ticaret Kanununun 438. Maddesi; “(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.” Hükmünü içermektedir. Aynı yasanın genel kurulun reddi başlıklı 439. Maddesi ise;“(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır.” Şeklinde düzenlenmiştir. Özel denetçi atanması genel kurulca reddedilen pay sahipleri, mahkemeden özel denetçi tayinini talep edebilmek için redde ilişkin genel kurul kararına yönelik iptal davası açmalarına gerek olmadan 438. Maddedeki özel düzenleme nedeniyle doğrudan doğruya eldeki davayı açabileceğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığına yönelik savunmaya itibar edilmemiştir. TTK m.438/f.1 uyarınca özel denetçi talebinin ön şartı daha önce bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasıdır. Yukarıda da işaret edildiği gibi, özel denetim istemi TTK’da 438 ve 439. Maddelerde düzenlenmiştir. TTK m.439/f.2 gerekçesinde, “Mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438 inci maddedeki şartların somut olayda var olup olmadıklarını incelemesi yanında, ikinci fıkrada yer alan şartı da araması gerekir. Söz konusu ek şart, kanunun veya esas sözleşmenin ihlâl edilmesi suretiyle şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratılmış olmasıdır. İhlâl anonim şirketler hukukunun yazısız kurallarına aykırılığı da kapsar. Bu ek şartın usul hukuku anlamında muteber delillerle ispatı şart koşulmamış, ikna edici olgularla veya inandırıcı bir şekilde ortaya konulması yeterli görülmüştür. Zarar ile borçlar hukuku anlamında malvarlığı eksilmesi kastedilmiştir.” Hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, somut olaya uygun düşen 439. Maddenin gerekçesi ile lafzına göre özel denetim için, daha önce bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması, genel kurulun azınlığın denetim talebini reddetmesi ve talepte bulunanın “kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde” ortaya koymasına bağlıdır. TTK m.437/f.5 hükmüne göre; “Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; Dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan Kamu Düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar varolmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemenin HMK 115 maddesi gereği dava şartı noksanlığı sebebiyle davayı usulden reddetmesi gerekir.Somut olayda davacı vekilinin müvekkili bakımından ----------- Esas sayılı dosyasında verilen "davalı --------- Şirketi'nin ORTAKLIĞINDAN ÇIKARTILMASINA" kararına karşı istinaf cevap dilekçesinde davalı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine, usul ve yasaya uygun tesis edilmiş ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep ettiği, davacının----------- esas sayılı dosyasında şirketin feshi olmadığı takdirde ortaklıktan çıkarılmasını talep ettiği kararın davacı açısından kesinleştiği anlaşılmakla davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-h, 115/2. maddeleri gereğince davacının özel denetçi atanmasına ilişkin dava açmakta hukuki yararı bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞU SEBEBİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.11/06/2025