T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/626 Esas
KARAR NO : 2025/481
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/08/2024
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 21/08/2024 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilİ ---------, “--------- mah ---------- cad------- ---------” adresinde faaliyet gösteren ----------- Eczanesinin sahibi olduğunu, müvekkilinin 06/05/2024 tarihinde yanında işe giren eczane teknikeri-kalfa -----------, eczanede çalıştığı süre içerisinde --------- ve ---------- Depolarından müvekkilinin bilgi ve onayı olmaksızın yüksek bedelli, genellikle kanser tedavisinde kullanılan çok sayıda ilaç siparişi verdiğini, sipariş verilirken ecza depoları ile kendisi muhatap olan ------------, söz konusu ilaç siparişlerinin sayı ve türleri hakkında müvekkiline bilgi vermediğini, akabinde müvekkili tarafından eczane içinde yapılan inceleme neticesinde; aşağıda isim listesi verilen ilaçların tamamının eczanede olmadığı ve müvekkilinin eczanesine hiç teslim edilmediği alınmadığını, ----------, bu durum ortaya çıktıktan sonra ilaç tahsilatlarının yapılacağı yönünde her gün ayrı bir yalan ile müvekkilini oyaladığını, akabinde bu durumdan kendisinin mesul olduğunu belirten ----------, kendi sorumluluğuna ilişkin müvekkiline bir yazı da verildiğini, daha sonrasında aradan günler geçmesine rağmen; ilaç tahsilatlarının yapılmaması üzerine dolandırıldığını anlayan müvekkil, --------- hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve ----------- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde----------- soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, akabinde yaşanan süreçte ise; ------------ ecza depoları ile birlikte hareket ettiği, müvekkilinden önce çok sayıda eczaneye karşı benzer şekilde eylemi bulunduğu ve hakkında soruşturmalar yürütüldüğü, ecza depolarının da durumdan haberdar olduğu, depolar hakkında da devam eden hukuki süreçler bulunduğu öğrenildiğini, davalı ----------- da müvekkilinden yazılı ya da sözlü talimat olmaksızın yukarıda isim listesi verilen ilaçların müvekkil tarafından siparişi verilmiş gibi göstererek, müvekkili zarara uğratmak ve kendilerine fayda sağlamak adına teslim edilmeyen ilaçlar sebebi ile müvekkilinin borçlu olduğunu ileri sürmüş ve müvekkilinden haksız şekilde 2 adet bono almış bulunduğunu beyan ederek, ---------- değişik iş,---------- karar sayılı ve 15.08.2024 tarihli İhtiyati Tedbir kararının devamı ile dava konusu bonolar hakkında icra takibinin durdurulmasına, nihayetinde ise fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere müvekkilin keşidecisi olduğu, davalı --------- adına düzenlenen 12.06.2024 düzenleme tarihli, 15.08.2024 ödeme tarihli ve 317.896,00 TL bedelli bononun 121.479,00 TL tutarı ile 17.07.2024 düzenleme tarihli, 15.09.2024 ödeme tarihli ve 925.160,00 TL bedelli bononun 879.650,00 TL tutarı yönünden müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalının açıkça haksız ve kötüniyetli olduğu sabit olduğundan dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.
SAVUNMA:Davalı Vekili Mahkememize Sunduğu 11.10.2024 Havale Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle: tarafların tacir olduğunu, bonoda yer alan münhasır yetki şartı uyarınca mahkemeniz yetkisiz olduğunu, ayrıca dava konusu edilen 12.06.2024 düzenleme ve 15.08.2024 keşide tarihli, 317.896,00 TL bedelli bono için---------- Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına karşı davacı yan bonoda yer alan yetki şartının hukuka uygun olmadığını iddia ederek yetki yönünden itiraz ettiğini, itirazı değerlendiren --------- Asliye Ticaret Mahkemesi 08.10.2024 tarihli mürafaa duruşmasında davacının gerçek kişi tacir olduğuna hükmederek bonoda yer alan münhasır yetki şartını hukuka uygun bulmuş ve yetki itirazını ret edildiğini, davacı, müvekkili tarafından teslim edilmediğini iddia ettiği ilaç türü, adedi ve tutarı yönünden somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının, dava dilekçesinde dava dışı ---------- ve davalı müvekkili şirketten ilaçlar alındığını belirtmiş ve bu Ecza Depolarından kendisine teslim edilmeyen ilaçların adet ve bedellerine yer vermiş ise de; bu ilaçlardan kaç tanesinin dava dışı----------Ş. tarafından kaç tanesinin müvekkili şirket tarafından teslim edilmediği ayrıca belirtilmediğini, bununla birlikte davacı, söz konusu ilaçların piyasa satış bedellerine yer vermiş ise de cevap dilekçemiz ekinde sunulan sevk irsaliyeli faturalardan da görüleceği üzere; müvekkili şirket bir ecza deposu olup depocu satış fiyatları iddia edilen fiyatların altında olduğunu, davacının iddiasında eksik ve hatalı bilgiler vermek suretiyle somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini beyan ederek, İhtiyati tedbir şartları oluşmadığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, senetlerde yer alan münhasır yetki kuralı uyarınca ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan yetkisizlik kararı verilmesine, Her halükarda haksız ve ispatlanamayan davanın reddi ile asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Tarafların arasındaki uyuşmazlığın, davacının 317.896,00 TL ve 925.160,00 TL miktarlı iki adet senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu ve davanın menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.HMK'nın 17/1. maddesine göre; Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Yine HMK'nın 18.madesine göre; Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile süresinde yetki itirazında bulunulmuştur. Eczanelerin ticari işletme olduğu hem doktrinde hem de uygulamada kabul edilmektedir. Eczaneler ticari işletme olduğu için, eczaneyi işleten eczacılar da, yukarıda ifade edildiği üzere, TTK md. 12/1 hükmü gereğince “tacir” olmaktadır. Tacir sıfatı, kanun koyucunun bir ticari işletmenin işletilmesi olgusuna bağladığı bir sonuçtur. Buna göre eczacılar gerçek kişi tacirdir. Açıklanan nedenlerle eczacılar tacir olup bononun lehtarı da bir tacir olduğundan yetki sözleşmesi geçerlidir ve------------- Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir .
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin yetkisizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince davacının iki hafta içinde mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili -------- NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca yetkisizlik kararından sonra davaya devam edecek olan----------- NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNCE hükmedilmesine, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,
4-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025