T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/597 Esas
KARAR NO : 2025/423
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/08/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; ----------- Şirketi eski Yönetim Kurulu Başkan Vekili Davalı ...’in görev yaptığı dönemde müvekkili --------- Şirketi hesabından kendi hesabına aktardığı 22.11.2021 tarihli 3.500.000-TL, 27.01.2023 tarihli 689.855,92-TL para alacağı icra takibine konu edildiğini, davalı aleyhine, --------- İcra Dairesi --------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalı-borçlu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının icra takibine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davacı şirket tarafından müvekkili ... aleyhine açılan davada, müvekkil ...’in ---------- Şirketi’nin başlatmış olduğu -------- İcra Dairesi’nin ---------- Esas numaralı dosyasına yapılan itirazın iptali istenildiğini, genel kurul kararı alınmadan anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası ikame edilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, huzurda görülen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu---------- İcra Dairesi’nin ---------- e. sayılı dosyası ile tahsili talep edilen alacaklarınn zamanaşımına uğradığını, davacı ... tarafından davalı müvekkil ... aleyhine başlatılan ------------ İcra Dairesi’nin ----------- Esas sayılı icra takibi ile talep olunan alacaklar 2021 yılına ait olup zamanaşımına uğramış bulunduğunu, davalı müvekkil ..., borcunu adat faizi ile birlikte ödemiş olduğunu, bakiye borcunun kalması halinde her daim ödeme yapmaya da hazır olduğunu belirttiğini, cevap dilekçesi doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddi ile davacı hakkında %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkil tarafından davacı lehine 3.şahıslara ödenen bedellerin takas ve mahsubuna, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesini özetle; Müvekkil şirketin uğradığı zarar nedeni ile icra takibi başlattığını, davalı/borçlu icra takibine itiraz ettiği için yukarıda belirtilen madde gereği işbu davayı açtıklarını, davalı yanın iddia ettiği gibi işbu davanın açılması için Genel Kurul kararı gerekmediğini, görüleceği üzere şirkete ait gayrimenkullerin satışına karar verilmesi halinde yönetim kurulu tarafından gayrimenkulün değerinin mahkeme kararı ile tespit ettirilmesi gerektiğini, mahkeme kararı ile belirlenen gayrimenkul değeri ve satışın bu bedel üzerinden yapılacağının da tüm hissedarlara bildirilmesi gerektiğini, yine satışın geçerlilik koşulu olarak Genel Kurul onayı belirtildiğini, satışın geçerli olabilmesi için alınacak Genel Kurul onayına dair yapılacak toplantıya da tüm hissedarların katılımı ve olumlu yönde oy kullanmaları zorunlu tutulduğunu, davalı tarafından Şirkete ait gayrimenkullerin satışına ilişkin Şirket Ana Sözleşmesinde belirtilen usullere uyulmadığını, davalı, şirkete ait gayrimenkullere dair mahkeme kararı ile tespit ettirilmediğini, gayrimenkullere dair yaptırılan değerleme raporları da hissedarlara bildirilmediğini, hissedarların satışın kime ve ne bedelde yapılacağına dair hiçbir bilgileri bulunmamakta olup satışın geçerlilik koşuluna ilişkin Genel Kurul onayına sunulması da söz konusu olmadığını, davalı, şirket ana sözleşmesine aykırı şekilde yaptığı satış nedeniyle şirketin ve hissedarların zarara uğradığının açık olduğunu, dava ve cevaba cevap dilekçesi doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesini özetle; Davalı tarafından Şirkete ait gayrimenkullerin satışına ilişkin Şirket Ana Sözleşmesinde belirtilen usullere uyulmadığını, davalı, şirkete ait gayrimenkullere dair mahkeme kararı ile tespit ettirilmediğini, gayrimenkullere dair yaptırılan değerleme raporları da hissedarlara bildirilmediğini, hissedarların satışın kime ve ne bedelde yapılacağına dair hiçbir bilgileri bulunmamakta olup satışın geçerlilik koşuluna ilişkin Genel Kurul onayına sunulması da söz konusu olmadığını, davalı, şirket ana sözleşmesine aykırı şekilde yaptığı satış nedeniyle şirketin ve hissedarların zarara uğradığının açık olduğunu, davalının satışlarda tam kusurlu olduğunu, kasten şirket ana sözleşmesine aykırı işlem yaptığını, davalı bu hususta Yönetim Kurulu kararını ileri sürmüş ise de gayrimenkul satışına ilişkin işlem ana sözleşmeye aykırı gerçekleştirilmiş ve Genel Kurul onayına sunulmadığı için de geçerlilik kazanamadığını beyan ettiğini, Öncelikle davacı yan şirket tüzel kişiliği olduğunu, ana sözleşmeye aykırılığın doğrudan şirket tüzel kişiliği tarafından iddia edilmesi mümkün olmadığını, öte yandan, şirket yönetim kurulu başkanı -------- ve mevcut yönetim kurulu başkan vekili ------------ gayrimenkullerin satıldığı dönemde şirket yönetim kurulu üyeleri olduğunu, ------------ murahhas üye olduğu ve dönemin yönetim kurulu üyelerinin aynı zamanda şirketin %98 oranındaki hissedarları olduğu, yönetim kurulu üyesi olmayan tek hissedar olan %2'lik hisse sahibi ----------- de söz konusu satış işlemlerine herhangi bir itirazı olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin ibralarına olumlu oy kullandığını, Davacı şirketin 03.09.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu tarafından hissedarlara sunulan faaliyet raporunda, şirkete finansman yaratmak için şirkete ait konut nitelikli bir gayrimenkulün satıldığını, yapılan satışla ilgili müvekkilin ve yönetim kurulu üyesi olmayan hissedarların ancak genel kurulda haberdar olduklarını, cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde yer alan açıklamaları ve yapılacak incelemeyle davacının davasında haksız olduğunu, müvekkilinin davacı lehine yapmış olduğu ödemeleri mahsup etmediğini, alacağın ihtilaflı olduğunu, müvekkilin cari hesaptan kaynaklanan borcunu faiziyle birlikte ödediğini, müvekkil tarafından fazlaca ödenen bedellerin varlığı halinde işleyecek avans faiziyle birlikte davacıdan istirdadı talebinde bulunma hakkımızı saklı tutarak, huzurda görülen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında ki uyuşmazlığın ----------İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar istemli dava olduğu anlaşılmaktadır. Dava devam ederken anlaşma sağladıklarını beyan etmiş olup, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Dava devam ederken dava konusuz kalmakla ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 62.532,30 TL'nin başlangıçta alınan 615,40 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 61.916,90 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.