T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/404 Esas
KARAR NO : 2025/414
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 08/06/2023 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Davalının davacı şirketin grup şirketlerinde 2010 yılından itibaren çalışmaya başlamış olup, en son 09.09.2020 tarihinde davacı şirkette sigorta girişinin yapılarak “satın alma uzmanı” olarak 09.12.2021 tarihine kadar 3.600,00TL brüt maaş ile çalıştığını, ailevi nedenlerle iş akdini fesih ettiğine dair istifa dilekçesi üzerine iş akdinin sonlandırıldığını, davacı şirketin -------- ve -----------bölgesinde faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetleri kapsamında --------, ----------, ---------- gibi kuruluşlar ile ortaklaşa faaliyet göstererek savunma sanayinde çok büyük projeleri yerine getirdiğini, ayrıca grup şirketler kapsamında tersanecilik alanında da faaliyet gösterildiğini, geniş çaplı yat projelerinde rol aldıklarını, kendi hazırladıkları yazılımları ve projeleri yerine getirdiklerini, taraflar arasında 27.10.2021 tarihinde Gizlilik — Sır Saklama ve Rekabet Yasağı Protokolü imzalandığını, her ne kadar davalı davacı şirketten ailevi nedenlerle iş akdini feshetmiş ise de akabinde ---------- faaliyet gösteren ----------- şirketinde çalışmaya başladığını, yani davalının sözleşmede belirtildiği üzere, her ne şekilde olursa olsun iş sözleşmesi sona erdikten sonra çalışan, aynı iş kolunda/alanında ve --------- Bölgesinde /----------- Bölgesinde faaliyet gösteren şahıs ve/veya şirketler, kurumlar vb. bünyesinde her ne sıfatla olursa olsun, iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren 2 (iki) yıl süre ile çalışamayacağına ilişkin maddeyi ihlal ettiğini, mezkur kanun maddeleri ve Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere işbu fiilin başlı başına sözleşmeye konu rekabet yasağının ihlali anlamına geldiğini, kaldı ki mezkur şirketin davacının ---------- ile geliştirdiği otomasyon sistemi yazılım kalıbını kopyalayarak projelerinde kullanan şirket olduğunu, davacı şirkette çalışanları kendi bünyesinde ve veya kurduğu ayrı şirketmiş gibi gösterdiği şirketlerde çalıştıran bir şirket olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra sözleşmede belirtilen coğrafi sınırlar içinde, münhasır zaman diliminde veya özel faaliyet kolunda işvereni ile rekabet oluşturabilecek her türlü haklı veya haksız tutum ve davranışlardan kaçınmayı üstlendiği bir sözleşme olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin tüm dava ve yasal hakları saklı kalmak kaydıyla davalı işçinin iş akdinin feshinden sonra Gizlilik — Sır Saklama ve Rekabet Yasağı Protokolü hükümlerine aykırı davranmasından kaynaklı olarak, mezkur sözleşmede belirtilen diğer hususlara dair hakları saklı kalmak kaydıyla rekabet yasağı ihlali nedeniyle belirsiz alacak niteliğindeki davanın ileride talep artırma hakları saklı kalmak kaydıyla 43.200TL bedelin faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı Vekilinin 07.09.2023 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalının, davacı şirketin grup şirketlerinde 2007 yılında “Asistan” unvanı ile işe başladığını, çalışma süresi boyunca davacı şirketin ihtiyaçları doğrultusunda her türlü işi kotarmaya çalıştığını, davalının üstün çabaları ile satın alma işini de öğrenerek davacı şirket nezdinde “Satın Alma Uzmanı” görevine terfi ettiğini, davalının unvanının değişmesi ile birlikte yaptığı iş türünün neredeyse hiç değişmediğini “Asistan” unvanı ile şirket içerisinde yazışmalar yürütmesinin yanına yalnızca kendisine şirket bünyesinde ihtiyaç duyulan malzemelerin iletilmesi ile işbu malzemelerin tedarik edilmesi görevinin eklendiğini, bu şekilde davacı nezdinde çalışmalarını sürdüren davalının 2021 yılında ailevi gerekçelerle işten ayrıldığını, davalının işten ayrılmasının en büyük sebebinin 2015 yılında emekli olması ve artık ailesi ile vakit geçirmek istemesi olduğunu, bir süre emeklilik maaşı ile hayatını idame ettirmeye çalışan davalının ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar sebebiyle tekrar iş hayatına geri dönmek zorunda kaldığını, davacının dava dilekçesindeki iddiaların son derece mesnetsiz ve kötü niyetli olup, usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu 27.10.2021 tarihli “Gizlilik-Sır Saklama ve Rekabet Yasağı Protokolü”nün davalının çalışma özgürlüğünü ihlal etmekte olduğunu ve ekonomik geleceğini tekliye düşürdüğünü, rekabet yasağı sözleşmesinin en önemli unsurunun; işverenin haklı menfaatleri ile işçinin Anayasal hakkı olan çalışma hak ve özgürlüğünün hassas bir şekilde dengelenmesi zorunluluğu olduğunu, davalının yaptığı işin yalnızca şirket içinde mail yolu ile kendisine eksik olduğu bildirilen malzemelerin ilgili kişilere iletilerek tedarik edilmesi ve eksikliğin bu şekilde giderilmesinden ibaret olduğunu, davalının tüm iş hayatı boyunca bildiği ve öğrendiği tek işin “Asistanlık ve “Satın Alma” olduğunu, mevcut konumu düşünüldüğünde başkaca bir işte çalışma imkanının bulunmadığının açık olduğunu, dava konusu sözleşme ile davalının mesleğini icra edemediğini ve bu kapsamda çalışma özgürlüğünün alenen bu nedenle sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu, öte yandan dava konusu sözleşme bakımından herhangi bir kısıtlama geti ini, bu bakımdan ilgili sözleşmenin konu bakımından sakat olduğunu, davalının ekonomik geleceğinin ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye girmesini önleyecek şekilde süre, yer ve konu bakımından uygun sınırlar içinde kararlaştırılmayan rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, somut olay bakımından davacı şirketin korunmaya değer haklı menfaati bulunmadığını, bu kapsamda taraflar arasına akdedilen rekabet sözleşmesinin hukuken geçerli olmadığını, davalının ne mühendis, ne tasarımcı, ne de otomasyoncu olmadığını, tek işinin şirket bünyesindeki yazışmaları yürütmek ve eksik malzemeleri gidermek olduğunu, davalının üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı veyahut Müşteri çevresi hakkında bir bilgisi bulunmadığını, dolayısıyla davacının somut olay bakımından korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunmadığını, bu kapsamda dava konusu rekabet sözleşmesinin hukuken geçerli olduğundan bahsedilemeyeceğini gibi sözleşmenin ihlalinin de söz konusu olmadığını beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.27.01.2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; *Davacı firma ile davalının çalışmakta olduğu şirketin aynı sektörde, benzer sistemler ve yazılımlar üstüne çalışmakta olduğu, Davalının, davacı bünyesinde çalıştığı dönemde “Asistan” olarak işe başladığı ardından “Satın Alma Uzmanı” olarak çalışmaya devam ettiği, Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğundan bahsedilebilmesi için işçinin fiil ehliyetine sahip olması, adi yazılı şekilde bir sözleşmenin yapılmış olması ve işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerektiği, somut olayda ilk iki şart bakımından bir sorun olmadığı, ancak davalının davacı şirkette satın alma uzmanı olarak çalıştığı ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalının sipariş işlemleriyle ilgilendiğinin anlaşıldığı, davacının bir mühendislik şirket olduğu göz ünde bulundurulduğunda, teknik bir personel olarak nitelendirilemeyecek ve dosya kapsamından ticari sırlara veya müşteri çevresine vakıf olduğundan bahsedilemeyecek bir işçi ile rekabet yasağı sözleşmesi yapılmasında davacının korunmaya değer bir menfaatinin bulunmayacağı, bu itibarla rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğu, Sayın Mahkemece rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğunun kabul edilmesi halinde rekabet yasağı sözleşmesindeki sınırlamaların yer, zaman ve konu bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davalı ile yapılan rekabet yasağı sözleşmesinin özellikle yer bakımından çok geniş bir coğrafi alanı nüfusu ve ekonomik büyüklüğü kapsadığı, dolayısıyla TBK m. 445/2 uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin şartlarına müdahale edilmesi gerektiği, Ancak dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalının davacı şirketten ayrıldıktan | ay sonra dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, her iki şirketin de benzer konularda faaliyet gösterdiği ve her iki şirketin de aynı il sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Sayın Mahkemece rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatine varılması durumunda davalının rekabet yasağına aykırı davrandığı sonucuna varılabileceği, görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, rekabet etmeme yasağı sözleşmesinin ihlal edildiği iddiası ile cezai şart talebine ilişkindir.Tarafların, "davacı nezdinde bir süre çalıştıktan sonra istifa eden davalının iş sözleşmesindeki rekabet etmeme yasağına karşın benzer faaliyet alanında bulunan başka bir firmada çalışmaya başlayıp başlamadığı, taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, davalının yeni işlerinde farklı bir pozisyonda çalışıp çalışmadığı, davalının davacı nezdindeki çalışması sırasındaki pozisyonunun doğuradan veya dolaylı olarak tüketici veya tedarikçilerle irtibat sağlamaya elverişli olup olmadığı, rekabet etmeme yasağı nedeniyle cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı, " hususlarında uyuşmazlığa düştükleri tespit edilmiştir.Davacının incelenen 2020-2021 yılları ticari defterlerinin kendi adına delil niteliğine haiz olduğu, davalının 20.12.2021 tarihinde istifa dilekçesi vererek davacı şirketten 09.12.2021 tarihinde işten ayrıldığı, taraflar arasında Gizlilik – Sır Saklama ve Rekabet Yasağı Protokolü düzenlendiği, düzenlenen protokol incelendiğinde imza tarihinin davalının 20.10.2021 tarihinde verdiği istifa dilekçesinden sonra 27.10.2021 tarihinde olduğunun görüldüğü, davacı firma ile davalının çalışmakta olduğu şirketin aynı sektörde, benzer sistemler ve yazılımlar üstüne çalışmakta olduğu, davalının, davacı bünyesinde çalıştığı dönemde “Asistan” olarak işe başladığı ardından “Satın Alma Uzmanı” olarak çalışmaya devam ettiği görülmüştür.Somut olayda davalının, bir mühendislik şirketi olduğu anlaşılan davacı şirkette satın alma uzmanı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yer alan e-posta yazışmalarında, davalının siparişlerle ilgili iş ve işlemlerde organizasyona dahil olduğu görülmektedir. Dolayısıyla davalının teknik bir personel olmadığı ve üretim aşamasında yer almadığı anlaşılmıştır. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğundan bahsedilebilmesi için işçinin fiil ehliyetine sahip olması, adi yazılı şekilde bir sözleşmenin yapılmış olması ve işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerektiği, somut olayda ilk iki şart bakımından bir sorun olmadığı, ancak davalının davacı şirkette satın alma uzmanı olarak çalıştığı ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalının sipariş işlemleriyle ilgilendiğinin anlaşıldığı, davacının bir mühendislik şirket olduğu göz önünde bulundurulduğunda, teknik bir personel olarak nitelendirilemeyecek ve dosya kapsamından ticari sırlara veya müşteri çevresine vakıf olduğundan bahsedilemeyecek bir işçi ile rekabet yasağı sözleşmesi yapılmasında davacının korunmaya değer bir menfaatinin bulunmayacağı, bu itibarla rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğu anlaşılmıştır.Rekabet yasağı sözleşmesinin bütün çalışanlarla yapılması mümkün değildir. Kanun koyucu açıkça iş sırlarına veya müşteri çevresine vakıf olabilecek işçilerle rekabet yasağı sözleşmesi yapılabileceğini belirtmiştir. Dolayısıyla bu nitelikte olmayan çalışanlar için rekabet yasağı sözleşmesi yapılması mümkün olmayacaktır. Somut olayda davalının davacı mühendislik şirketinde asistan ve satın alma uzmanı olarak çalıştığı görülmektedir. Davalının konumu itibariyle davacının iş sırlarına veya müşteri çevresine vakıf olması pozisyonu gereği mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında davalının davacı şirket iş sırlarına veya müşteri çevresine vakıf olduğuna dair somut bir veriye de rastlanmamıştır. Bu nedenle davalı ile rekabet yasağı sözleşmesi yapılmasında davacının korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunduğundan bahsedilemeyecek olup, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harcın, davacı tarafça dosyaya yatırılan 737,15 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan bakiye 121,75 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE,
4-Dosyada sarf edilen yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
5-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025