T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1062 Esas
KARAR NO:2025/429
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/09/2018
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin -----numarası'na sahip, ---- ilinde yaşadığını, müvekkilinin iş seyahati ortamında bir şekilde davalı -----tanıştığını, daha sonra biri ----- diğeri ------ olmak üzere iki projede birlikte çalışma kararı verildiğini, bu projelerin ilkine dayanan Sözleşmesel İlişki; müvekkilinin İran'da gerçekleştirmek istediği bir fabrika yatırımının makine ve ekipman teçhizatlarının ----e üretimi işi olduğu, davalı ----- müvekkilinin yabancı olmasını ve işin uzaktan kontrolünün zor olmasını öne sürerek bu işi gerçekleştirmeye kendisinin talip olduğunu, projesi çizilen makine ve teçhizat üretimini kendisi ve hakim hissedarı olduğu Davalı ------ gerçekleştireceğini, bunun için de az bir müşavirlik karı ekleyeceğini söyleyerek makine ve teçhizat üretimi işini aldığını, müvekkiline sunmuş olduğu bu iş teklifinin ardından kendi bulduğu firmalarla çeşitli sözleşmeleri imzalayarak müvekkilinden para alabilmek için birer nüshalarını ibraz ettiğini, davalı -----, bahse konu sözleşmeleri, hakim hissedarı olduğu ----- aracılığıyla yaptığını, müvekkilinin de başlangıç ödemelerini davalı ---- gerçekleştirdiğini, ardından ödemelerin tamamını yaptığını,davalılardan -------- bu kapsamda, ibraz etmiş olduğu belgelere itibar ederek hak ediş mahiyetinde 360.000,00-USD, 158.000,00-EUR para ödemesi yapıldığını ancak üretim için tüm şartlar hazır olmasına ve üzerinden neredeyse 8 yıl geçmesine rağmen bu zamana kadar ne makine ne de teçhizatların teslim edilmediğini, davalının görevi dahilinde olan makine ve ekipmanın üretilip üretilmediği, üretilmiş ise de kendisine teslimi konusundaki bilgilendirmelerin müvekkiline yapılmadığını, Makine ve Teçhizat üretimi projesi devam ederken, davalı ----- kendisinin Maltepe'de bulunan fabrika arazisi üzerindeki mülkte tasarladığı ------ projesini müvekkiline anlatarak, proje sahibi olduğunu söylediği -------- ve kendisine borç vererek projeyi finanse etmesini ve finansman olması karşılığında alınan paranın 18 Ayda tamamen geri ödeneceğini ve bundan sonra da elde edilen kazancın yarısının her ay ödeyeceğini söylerek bir teklifte bulunduğunu, müvekkiline bu projeyi takriben 250.000 euro tutarında makine ve ekipman yatırımlarını birlikte gerçekleştirmek üzere ortaklık teklifinde bulunduğunu, müvekkili ile taraflar arasında basit bir protokol imzalanarak müvekkilinin kendi hissesine düşen 125.000 euro tutarındaki parayı ödeyerek,---- hisse alarak babası ile birlikte-------- hakim ortak ve sözleşmede sayılan makine ve ekipmanların yarı yarıya ortağı olduğunu, müvekkili ile babasının 2008 yılından sonra ---- sebebiyle kurulan fabrikanın ----- şirketi üzerinden eleştirildiğinin bilinmediği ve kendisinden alınan 125.000 euro'nun Davalı -----şirketi tarafından kendisine iade edilmediğini, ayrıca proje karından kendi hiçbir ödemenin olmadığını, ---- yapılan araştırmada müvekkilinin hakim hissedar olduğu ve davalı ----küçük hissedar olduğu ---- şirketinin, davalı ---- tek hissedar olduğu -------tarihinde sahte imza ve sahte ortaklar kurulu kararı ile devredilerek birleştirildiğini, mevcudiyetinin tamamen sona erdirerek kapatıldığını, müvekkilinin bu durumlardan dolayı 125.000 euro yatırım kapsamında nakit ve 600.000 euro tutarında kazanç kaybına uğradığını, bu sebeplerle; --------fabrika kurulumu makine ve teçhizat sözleşmesi kapsamında ödenen 360.000,00 USD, 158.000.00 euro para alacağından şimdilik 500,00 usd ve 500 euro 2008 yılından başlayarak dava tarihine kadar yabancı paralarına uygulanan en yüksek faiz oranı ile hesaplanacak Temerrut Faizi ile birlikte davalı yanlardan tahsil edilmesini, --- Kurulacak Fabrika Üretimi'nin, davalı yanlarca süresinde ve zamanında makine ve teçhizat teslimi gerçekleşmemesi sebebiyle üretime başlayamamasından sebep uğradığı ticari kazanç ve mahrum kaldığının bilirkişilerce hesaplanacak mahrum kardan şimdilik 500,00 USD'nin davalı yanlardan tahsil edilmesini, ---- kurulacak ------meyve kasası üretim tesislerine ilişkin yapılan ---------şirketiyle ilgili anlaşmalar kapsamında davalı yanlara ödenen ve iadesi alınamayan 125.000 euro'dan şimdilik 1.000 euro'nun 2008 yılında başlayarak dava tarihine kadar yabancı paralarına uygulanan en yüksek faiz oranı ile hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilmesini, ------ taahhütlerinden, projeye finansman olunması karşılığında 18 ay içinde geri ödeneceği sözünün verildiği tarihin 18 ay sonrası olan Ekim 2010'dan, dava tarihi olan 2018 Eylül ayına kadar aylık olarak müvekkiline ödenecek 6.000,00- euro'dan oluşan 564.000 euro'luk toplam alacaktan şimdilik 1.000 EUR'nun 2008 yılında başlayarak dava tarihine kadar yabancı paralarına uygulanan en yüksek faiz oranı ile hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilmesini, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ------ yatırım amacı için değil de oturum izni almak için geldiğini, ----- konut satın almak istediklerini ifade ettiklerini, müvekkilinin adına ---- 400.000 TL bedelle konut satın alındığını, sonra müvekkili ile ----ortağı olduğu ------ kurularak söz konusu şirkete devrettiğini, daha sonra müvekkili ile ----- tüm hisselerini davacıya devrettiklerini, -------yatırım projesinin davacı tarafından önerildiğin, bu konuda aralarında yazılı bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin davacı tarafından projelendirilen makinelerin imalatı için firmalar bulduğunu ve bunun için -----çeklerini ve -----kredi kullanıldığını, makine imalatı için verilen siparişlerin davacının bilgisi dahilinde olduğunu, bu işler için ------ dönemin kuru esas alındığında (1,50) toplamda 599.0004-1.000-600.000 USD harcama yapıldığını, ----- kullanıldığını ve geri kalanı ise kendi kaynakları ile ödediğini, müvekkili tarafından davacının hesabına 280.000 usd para yatırıldığını, 600.000 USD maliyetli makinaların 1.000.000 usd lik kısmının ------- tarafından----- firmaya fatura edileceği, ----- sağlayacağı hibe kredi ile bu bedelin ödeneceği, ----- kalan 400.000 usd'den *430 vergi (9020 kurumlar**410 stopaj) düşüldükten sonra kalan tutarın yarı yarıya bölüşüleceğinin davacı tarafından beyan edildiği, davacının imal edilen makinaları istemediğini beyan ettiğini ancak makinaların bedeli ---- tarafından karşılandığı için kendisine zaman verilmesini ve zararı karşılayacağını beyan ettiğini, ------- yatırımı ile ilgili protokole göre yapılacak yatırımın yaklaşık maliyetinin 250.000 euro olduğunu, davacı tarafından bu proje için hiçbir ödemenin yapılmadığını, meyve sebze kasa üretimi yatırımının gerçekleşmediği ve proje aşamasında kalan bu yatırım için herhangi bir para harcanmadığı ve bu sebeplerden dolayı; davacının talebinde 2008 yılında ve 2010 yılında zarara uğradığını iddia etmesine karşılık iş bu davanın süresi içerisinde açılmamış olmasına dayanarak davanın reddine karar verilmesini, zamanaşımı sebebiyle davanın reddinin, davadaki alacak taleplerinin reddinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla yargılama ve ileride tayin edilmesi durumunda temsil edilecek vekile ödenecek ücretin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava ; sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak alacak talebine ilişkindir. Tarafların ana başlıklarıyla " taraflar arasında ----- kurulacak fabrika için herhangi bir anlaşma yapılıp yapılmadığı, bu fabrika için makinelerin -----temin edilip edilmediği, davacı tarafça bu iş için ödemelerde bulunulup bulunulmadığı, sözleşmenin yerine getirilememesinde tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı, ------kurulması planlanan meyve sebze kasa üretimi için sözleşme yapılıp yapılmadığı, bu iş için tarafların bir birine ödemesinin bulunup bulunmadığı, sözleşmenin yerine getirilememesinde tarafların kusuru ve ayrıca her ay 6.000,00 Euro 'nun davacıya ödenmesinin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, bir ödemesi var ise davacının bu ödemeleri geri isteyip isteyemeyeceği" hususlarında uyuşmazlığa düştükleri anlaşılmaktadır.Dava konusu olayda davacı----projelendirdiği makine ve ekipmanların -----ürettirilmesi hususundaki iradelerin uyuştuğu anlaşılmaktadır. İlişkinin dolaylı temsil yoluyla gerçekleştirilen bir vekalet sözleşmesi olarak; komisyon sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. -----Bu tür bir işin alım satım komisyonculuğu sayılmayan işler arasında yer alabileceğini, ancak TBK m. 546/II hükmünün komisyon sözleşmesinin uygulama alanını genişlettiğini ve bu durumun hukuki ilişkinin komisyon sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu ilişki kapsamında, davacının makinelerin üretimi için davalılara gönderdiği iddia edilen bedellerin iadesi talep edilmektedir. Makinelerin üretiminin sağlanmadığı durumlarda, davalıların davacı adına yapılan masraflar mahsup edildikten sonra, bu bedelleri sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya iade etmekle yükümlü bulunmaktadır. ------ davacı ---- ile davalı ------- arasında imzalandığı belirtilen ---- tarihli bir sözleşmeye dayanmaktadır.Davalılar, davacının iddialarının komisyonculuk sözleşmesi, ortaklık ilişkisi veya eser sözleşmesi kapsamında olduğunu zamanaşımı savunmalarında belirtmişlerdir. Ayrıca davacı hem menfi zarar (ödenen bedellerin iadesi) hem de müsbet zarar (kar kaybı) talep ettiğini ve bu iki talebin hukuken bir arada istenemeyeceğini savunmuşlardır. Bilirkişi raporları, bu ticari alacak taleplerini yukarıda belirtilen iki ayrı hukuki ilişki çerçevesinde (komisyon sözleşmesi ve adi ortaklık) değerlendirmiş ve ilgili hukuki sonuçları (sebepsiz zenginleşme, tasfiye) belirtmiştir. Kar mahrumiyeti taleplerinin ise, projelerin gerçekleşmemesi nedeniyle hesaplanamadığı raporlarda yer almıştır.Dava, davacı----- davalı ------ ile tanışmasının ardından iki projede birlikte çalışma kararı almalarına dayanmaktadır. Bu projelerden ilki, davacının ---- kurmayı düşündüğü bir fabrikanın makine ve teçhizatlarının ----- üretilmesi işidir. Davacı, bu işi davalı ----, hakim hissedarı olduğu davalı ---- aracılığıyla üstlendiğini ve ödemelerin tamamını ---- yaptığını iddia etmektedir. Davalıların, makine ve teçhizatları teslim etmediği ileri sürülmektedir.İkinci proje ise, davalı -----fabrika arazisi üzerinde tasarladığı -------projesidir. Davacı, bu projeye 250.000 EUR yatırım yapılması teklif edildiğini ve kendi hissesine düşen 125.000 euro'yu ödeyerek ----hakim hissedarı olduğu ------ ortak olduğunu iddia etmektedir. Davacı, bu yatırım karşılığında ödenen paranın 18 ayda geri ödeneceği ve elde edilen karın yarısının (aylık 7.000,0 euro veya 6.000,00 euro olduğu iddia edilmiştir) her ay kendisine ödeneceği yönünde bir teklif aldığını belirtmiştir. Ancak, davalıların bu şirketi sahte imza ve kararlarla diğer davalı----- şirketine devrederek kapattığını ve kendisine yatırımının iade edilmediğini, ayrıca kar payı ödemesi yapılmadığını iddia etmektedir.------- fabrika makine ve teçhizat sözleşmesi kapsamında ödediğini iddia ettiği 360.000,00 usd ve 158.000,00 euro paranın yabancı para faiziyle birlikte tahsili ile İran'da kurulacak fabrikanın makine tesliminin gerçekleşmemesi nedeniyle uğradığı ticari kazanç kaybı (kar mahrumiyeti) ve munzam zararın hesaplanarak tahsili ve davacı, --------mahkemelerince tespit edilen zararın 682.377,00-USD olduğunu iddia etmiştir. ---- kasa üretim tesisine ilişkin -------- yapılan anlaşma kapsamında ödenen ve iade edilmeyen 125.000 euro'nun yabancı para faiziyle tahsili, -------kasa projesi finansmanı taahhüdünden kaynaklı olarak aylık ödenmesi gereken kar paylarının (aylık 6.000,00-EUR veya 7.000,0 EUR) hesaplanarak tahsili. Davacı, 18 ay sonra geri ödeneceği vaat edilen yatırım bedelinden yola çıkarak da kar mahrumiyeti hesaplanabileceğini iddia etmiştir. Davalı ---- şahsi borçlarından kaynaklı dava dışı ------ varlığına haciz konulmasına ve icrai satışa çıkarılmasına sebep olan 310.000,00-USD senet bedeli alacağı ve maddi tazminat ve davalı ----- kredi borcu nedeniyle dava dışı ------ şirketinin taşınmazına konulan 1.000.000,00-TL ipotekten kaynaklı maddi tazminat talep etmektedir.Davalılar, Davacı taleplerinin, iddia edilen ödeme tarihlerinden (2008) davanın açıldığı tarihe (2018) kadar 5 veya 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolması nedeniyle zamanaşımına uğradığı iddiasıdır. Davalılar, haksız faiz talebinin 2008 yılından itibaren talep edildiğini ve bu tarihin muacceliyet tarihi kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davacının ödeme iddialarını banka dekontu, makbuz gibi yazılı delillerle ispatlayamadığını özellikle elden yapılan ödeme iddialarına ve tarihsiz, açıklamasız, imzasız belgelere (protokol olduğu iddia edilen) dayanılmasına itiraz edilmiştir. Davalı ------- savcılık ifadesinde elden para aldığını söylemediğini beyan etmiştir. Davalıların da makine imalatı ve diğer masraflar için harcama yaptığını ve bu tutarların davacı alacağından düşülmesi gerektiğini iddia etmişlerdir. Davacının -----tarafından 50.000 euro gönderildiği, ---- hesabına ------- yatırıldığı gibi ödemelerin hesaplamalara dahil edilmediğine itiraz edilmiştir. Davalılar, kendileri tarafından yapılan toplam ödemelerin davacının ödemelerinden fazla olduğunu savunmuştur. Davada taraf olmayan ------ şirketinin mali işlemlerinin (ipotek ve senet bedelleri gibi) davacı adına talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, -----ait taşınmazın ipotek edilerek alınan kredinin davalılar tarafından ödenerek kapatıldığı iddia edilmiştir. Davacı tarafından ------- alacaklarını temlik aldığına dair belgenin yargılama sırasında sunulduğu, dava dilekçesinde bahsedilmediği ve hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.------ tarihli raporda davacının ----- fabrika ve -------kasa projelerinden kaynaklı davalılardan herhangi bir alacağının bulunmadığı kanaatine varmıştır. ----- tarihli ek raporda davacı ödemelerine ------ yapılan 10.000 EURO ödemenin eklenebileceği (580.669,95 USD olarak kabul edilebileceği) belirtilmiş olup davalı ----- tarafından dava dışı ----- keşide edilen 29 adet 472.000 TL çekin ödenip ödenmediğinin sorulması ve ödenmesi halinde bu tutarın davalı harcamalarına dahil edilebileceği, ödenmediyse tenzil edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.---- tarihli ek raporda --- dairesi beyanlarında ------- 400.000 TL + KDV (472.000 TL) tutarında alış faturası beyan ettiği tespit edilmiş. Çek tutarlarının beyan edilen fatura bedelleri ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.------ tarihli ek raporda davacı---- tarafından davalı ---- ipotek ve senet dahil edilirse 436.000,00 EURO, 670.000,00 USD ve 1.000.000,00-TL ödeme yapıldığını, dahil edilmezse 436.000,00 EURO ve 360.000,00 USD ödeme kaynaklı alacağı olduğunu tespit etmiştir. Davalıların ------- ödeme yapmış olabileceği belirtilmiştir. İşlemiş faiz hesaplamaları yapılmış ve ipotek/senet dahil edilirse davacının toplamda 731.690,78 -EUR, 410.198,59 -USD ve 1.010.610.00 TL işlemiş faizden kaynaklı tazminat alacağı olabileceği kanaatine ulaşılmıştır. Ancak ----- kasa ve --------fabrika kar mahrumiyeti/munzam zarar hesaplamaları için yeterli bilgi ve belge bulunmadığından yapılamadığı beyan edilmiştir. Davacı vekili bu rapordaki USD toplam alacak hesaplamasında maddi hata olduğunu, doğrusunun 993.103,59 USD olması gerektiğini iddia etmiştir.02.06.2024 tarihli raporda; taraflar arasındaki ilişkinin ------makine projesi için komisyonculuk sözleşmesi, ----------kasa projesi için ise adi ortaklık ilişkisi olarak değerlendirilebileceği mütala edilmiştir. Komisyonculuk kapsamında ödenen bedellerin, davalı adına yapılan masraflar düşüldükten sonra sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi gerektiğini belirtmiştir. Adi ortaklık ilişkisinin amacın imkansız hale gelmesiyle sona erdiği ve tasfiye edilmesi gerektiği, davacının taahhüt ettiği 125.000 Euro'nun katılma payı olarak değerlendirilebileceği ve ödenmişse iadesi gerektiği mütalaa edilmiştir. Ancak her iki proje için kar mahrumiyeti hesaplamasının mümkün olmadığı yinelenmiştir. Davacı tarafından 407.324,73 EURO ve 360.000 USD, ------ tarafından 89.419,00 EURO, 310.000 USD, 1.000.000 TL olmak üzere toplamda 496.743,43 EURO, 670.000 USD ve 1.000.000 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacıya 50.000 Euro ödendiği görülmüştür. Davacı alacak bakiyesi iki seçenekli hesaplanmıştır: 1. Seçenek (Davalı masrafları düşülmeden): 446.743,73 Euro, 670.000 Usd, 1.000.000 TL. 2. Seçenek (Davalı masrafları düşülerek - 3.621,60 Euro, 597.768,11 Usd ve 472.000 TL): 443.122,13 Euro, 72.231,89 Usd, 528.000 TL. Her iki seçenek için ödeme tarihinden dava tarihine kadar işleyen faiz tutarları hesaplanmıştır. Faiz hesaplamasında TL için avans faizi, döviz için ------- 1 yıla kadar vadeli oranları kullanılmıştır.
08.01.2025 tarihli ek raporda tarafların 02.06.2024 tarihli rapora itirazları üzerine hazırlanmış ve dosyaya sunulmuştur. Davacı itirazı üzerine, Davalı ------- ödediği iddia edilen 472.000 TL'nin, davacı alacağından mükerrer düşüldüğü iddiası incelenmiş, -------için verilen 538.489 USD içinde 472.000 TL'nin bulunduğu tespit edildiği belirtilmiştir. Hesaplamalarda maddi hata bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Elden verilen 300.000 EUR'nun 100.000 EUR'sunun iade olduğu iddiası üzerine, bu hususta takdirin mahkemeye ait olmak üzere seçenekli hesaplama yapılacağı belirtilmiştir. ------ tazminat talebi konusunda,---------arsa değerinin 282.000.000.000 Riyal (682.377,00-USD) olarak tespit edildiği rapordan bahsedilmiş, ancak tazminata hükmedilmesi takdirinin mahkemeye ait olduğu yinelenmiştir. Davalı itirazları incelenmiş; "protokol" olarak adlandırılan belgenin taraflarca imzalandığı ve delil niteliğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafından yapılan 50.000 EURO ödemesinin davacı hesabına geçtiği tespit edilmiş, davacının bunu elden alınan paranın iadesi olarak nitelendirdiği ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafından davacının babası ve ---- hesabına yapılan bazı ödemeler tespit edilmiş, ancak --- hesabına dava dışı kişi ------ tarafından yatırılan 100.000 EURO'nun davadışı şirket hesabına davadışı kişi tarafından yatırılmış olması sebebiyle hesaplamalara dahil edilmediği açıklanmıştır. Davalı tarafından ---- ödeme ile ilgili dava dosyasında somut belgeye rastlanılmadığı belirtilmiştir. İpotek ve senet alacaklarının davacı ödemesi sayılıp sayılmayacağı hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu yinelenmiştir. ------ alımı için ödenen 400.000 TL bedelin hesaplamalara dahil edilmemesi itirazı üzerine, bu konuda somut belgeye rastlanılmadığı belirtilmiştir. Nihai alacak hesaplaması ve faiz hesaplaması 02.06.2024 raporundaki gibi iki seçenekli sunulmuştur.Davalılar, ıslah dilekçesine karşı cevap dilekçelerinde ve tahkikat beyanlarında ı zamanaşımı def'inde bulunmuşlardır. Davacının iddia ettiği ödemelerin 2008 yılında muaccel olduğunu ve davanın 2018'de açılmasıyla 5 veya 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmuşlardır. Islahla artırılan taleplerin de ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüştür.Somut olayda ; taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu hukuki ilişkilerden davacıya ait olacak makine ve ekipmanların ------ ürettirilmesi işi ile ilgili olarak taraflar arasındaki sözleşmenin komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklandığı; bu makinelerin üretiminin sağlanmadığı; bu itibarla makinelerin üretimi için ödenmek üzere davacı tarafından gönderilen bedellerin iadesinin, davacı adına yapılan masrafların mahsup edilmesi sonrasında, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca, faizleri ile birlikte davacıya iade edilmesi gerektiği, Taraflar arasında imzalanan protokolde davalı tarafından yapılar masrafların düşülmesi ile davacı alacak bakiyesinin ------- faiz alacağının olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre, dava konusu yapılan ödemeler hususundaki dava açarak ümidini kestiği ve iade yükümlüsünü öğrendiği tarih ile arasında TBK 82 maddesinde belirtilen 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiş olup makinalarının üretiminin beklendiği, davalı Şaban'a yapılan ödeme ile zamanaşımı başlamayacağı bu yönüyle davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın iddia ettiği ödemeler davalı şirketlere yapılmadığından bu davalılara açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının ıslah dilekçesindeki asıl alacak talepleri ve işlemiş faize orantılama usulüyle 86.838,00-EUR asıl alacak ve 10.000,00-EUR faiz alacağının, (fiili ödeme anında kur karşılığı) 50.000,00-USD asıl alacak ve 10.000,00-USD işlemiş faiz alacağının (fiili ödeme anında kur karşılığı , 100.000,00-TL asıl alacak ve 5.610,00-TL işlemiş faiz alacağının davalı Şaban'dan alınmasına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a- Davacının 86.838,00-EUR asıl alacak ve 10.000,00-EUR faiz alacağının, (fiili ödeme anında kur karşılığı)
b- 50.000,00-USD asıl alacak ve 10.000,00-USD işlemiş faiz alacağının (fiili ödeme anında kur karşılığı)
c- 100.000,00-TL asıl alacak ve 5.610,00-TL işlemiş faiz alacağının davalı ----- tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalı şirketler bakımından açılan davanın reddine
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 81.432,00 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 426,94 TL peşin harç, 96.896,24 TL ıslah harcı olmak üzere bakiye toplam 97.323,18 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 15.891,18 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 426,94 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı, 81.432,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 81.894,84 TL'nin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 23.850,00 bilirkişi masrafı, 350,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 24.200,00 TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 23.618,00 TL'nin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 50.000,00 TL bilirkişi masrafı, 487,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 50.487,00 TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 1.214,20 TL'sinin davacıdan alınarak davalı -------verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 178.893,28 TL vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
7-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 29.376,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.28/05/2025