T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/175 Esas
KARAR NO : 2025/417
DAVA : Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/02/2018
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 13/02/2018 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin, --------- bulunan--------, --------- Vergi Dairesine bağlı olarak ----------- ticari unvanı ile ticari faaliyetine devam ederken 12.08.2017 tarihinde işyerinde yangın meydana geldiğini, yangının meydana gelmesinde müvekkiline atfi mümkün bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin işyerinin davalının ------------nolu -----------Sigorta Poliçesi ile 03.01.2017 poliçe başlangıcı ve 03 .01.2018 poliçe bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde yangına karşı sigorta ettirildiğini, yangının sigorta örtüsü devam ederken meydana geldiğini ve yangının önce telefonla sözlü olarak daha sonra yazılı olarak davalıya ihbar edildiğini, Davalı sigorta şirketinde açılan------------ nolu hasar dosyası incelendiğinde, hasar tespitinin çok uzun sürede gerçekleştirildiği ve 45 günlük sürenin çok fazla aşıldığının anlaşıldığını bu gecikmeden müvekkilinin bir kastı, ihmali ve/veya müvekkilinden kaynaklanan bir neden olmadığını, davalının TIK m. 1427/3 hükmüne göre hasar tespitini tamamlayamadığı için müvekkile avans ödemesi yaptığını, hasar ihbarını takip eden 45 günlük süre dolmasına rağmen hasar tazminatına esas eksper raporunun hazırlanamadığını, müvekkilinin yangın nedeniyle ticari faaliyetini durdurmak zorunda kaldığı, bu nedenle müvekkilinin ticari gelir elde edemediği ve ticari faaliyetinden kaynaklanan borçlarını ödeyemediğini, temerrüde düştüğünü, kıymetli evrakının protesto olduğunu, kamu borçlarının yapılandırılmasına dair kazanımlarının tehlikeye girdiğini, Bu nedenle, müvekkilinin borçlarını ödemek için davalının tanzim ettiği eksper raporunda yer alan hasar tazminatı makbuzunu imzalamak zorunda kaldığını, müvekkile davalı tarafından toplamda 2472.910.67 TL hasar ödemesi yapıldığını, müvekkilinin müzayaka halinde olduğu için ödemeyi aldıktan sonra davalıya gönderdiği e-mail ile hasar tazminat bakiyesinin de ödenmesini istediği, ancak davalının bu talebi kabul etmediğini, müvekkilinin iş yerinde çıkan yangın neticesinde özellikle ticari emtia için tam ziya söz konusu olduğu, bu durumun davalı sigorta şirketi tarafından kabul görüp tam ziyanın kabul edildiğini, sadece çok cüzi bir kısım emtianın piyasadan alının teklifler çerçevesinde satışının sağlandığı ve bu tutarın sovtaj olarak değerlendirildiğini, davalı sigorta şirketinin hasar raporunda görüleceği gibi müvekkilin tam ziya olarak kabul edilen emtiasının gerçek bedelini ödemediği, hiçbir dayanağı olmayan bir hesaplama ile emtia bedelini düşük hesap ettiği, poliçe örtüsü altında olmasına rağmen müvekkile hasar bedelini ödemediğini, müvekkil tarafından sigorta ettirilen menfaatin işyerinde tüm emtianın tam ve gerçek değerinin olduğu, işyerindeki tüm emtianın müvekkilinin kayıtları ile sabit olduğunu, sigorta poliçesinde sigorta bedellerinin emtia yangın için 3.400.000.- TL, demirbaş yangın için 70.000.- TL, enkaz kaldırma yangın için 170.000.- TL iş durması yangın için 25.000.- TL, yangın infilak mali mesuliyet için 360.000.- TL olarak belirlendiğini, emtia yangın-demirbaş yangın- enkaz kaldırma sigorta bedellerinin enflasyon koruması altında olduğunu, poliçedeki tüm teminatlar ve sigorta bedelleri dikkate alındığında gerçek zarar tutarını kapsadığını, yapılan ödemenin bu değerin altında kaldığı ve davalının müvekkilin uğradığı gerçek zararı ödemekle yükümlü olmasına rağmen gerçek zararın çok altında ödeme yaptığını, Demirbaş sigorta değeri ikame tutarı 82.172.76 TL olarak hesap edilmiş ise de sigorta değeri hesaplamasının 70.324.34 TL olarak belirlendiğini, eksper raporunda hesaplamalar ve tenzilatlarla demirbaş hasarı ikame tutarı 9.795.64 TL rayiç tutarın 8.378.79 TL olarak hesap edildiği, bir kısım demirbaşın hasar görmediği gerekçesi ile değerleme dışı tutulduğu, servis formları incelendiğinde bahse konu demirbaşların yoğun dumana maruz kalmaktan kullanılamaz durumda olduğunun tespit edilmiş olduğunu, Emtia sigorta değeri ile ilgili olarak emtianın tam ziya düzeyinde hasar gördüğünün belirlenmiş ve sigorta bedelinin enflasyon koruması ile birlikte 3.502.931.51 TL olduğu, ancak hasar hesaplamasının eksik surette 2.530.554.08 TL olarak belirlendiği, eksper raporunda görüleceği gibi işyerinde bulunan emtia, demirbaş ve dekorasyon kıymetlerinin yanmak-islenmek ve ıslanmak suretiyle hasar gördüğünün sabit olduğunu, eksper raporunda emtianın tam ziya düzeyinde hasar gördüğü izah edildiği, ekspertiz sırasında emtia miktar tespiti ile ilgili stok hatası oranı belirlenerek tenzilat uygulamasına gidildiğini, raporda emtianın yanmak-erimek suretiyle ağır düzeyde hasarlı olduğu ve bu nedenle sayım imkanı olmadığı belirtilmesine rağmen çok cüzi sayımı yapılanı ürünlerin stok raporundaki miktarlar ile karşılaştırıldığında » 9.4 oranında hata tespiti yoluna gidildiğini, eksper raporunda birim fiyat tespiti yapılırken de benzer bir yöntem ile müvekkil talebi ile alış faturaları karşılaştırıldığında emtia hasar hesaplaması sonucu 2.530.554.08 TL hasar hesaplaması yapıldığını, bu tutardan 127.118.64 TL sovtaj tenzili yapılarak emtia hasarının 2.403.435.44 TL flarak belirlendiği, bu hesaplama yöntemine itiraz ettiklerini, gerek gerçek miktar tespiti gerekse fiyatfespitinin sadece bir kısım emtia ve bunlara dair faturaların esas alınarak yapılmış olduğunu tamamının dikkate alınmadığı ve emtia hasarı olarak belirlenen birim fiyatlara alış faturalarının KDV leri ve "6 10 kar dahil iken yapılan analizde alış faturalardaki KDV ler hariç tutularak oranlama yapıldığını ve analiz sonucu Vo 69.74 oranına ulaşıldığını, Kiracı mali mesuliyet kalemi ile ilgili olarak eksper raporunda hasar tutarlarının minimize edildiğini, Eksper raporunda yangın hasarında işyerinde yangın alarm sisteminin bulunması nedeniyle oranında tenzili muafiyet uygulanmayacağı belirtilmiş ise de bir kısım hasar hesaplamalarında 6 15 muafiyet uygulandığının görüleceğini, hasar tazminatının düşük hesaplanarak yaklaşık 1.000.000.- TL eksik tazminat ödendiğini, Sigorta şirketinin hasar tespiti ve ödemesini çok geç yaptığı bu nedenle müvekkilinin faaliyetini durdurduğunu ticari ve kamusal ödemelerde temerrüde düştüğünü hem maddi hem manevi zarara uğrayarak ticari itibarini kaybettiğini, belirterek Belirsiz alacak davasının kabulü ------------ İle tespit edilebilir 100.000.- TL hasar tazminatının 28.09.2017 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2 ve devamı hükümleri gereğince ticari işlemlerde uygulanacak en yüksek temerrüt faizi oranı ile birlikte maddi tazminat olarak tespit edilebilen 5.000.- TL nin 3095 sayılı kanunun 2 ve devamı hükümler gereğince ticari işlemlerde uygulanacak en yüksek temerrüt faizi oranı ile birlikte davalı şirketlerin tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı Vekili 02.05.2018 Tarafından Sunulan Cevap Dilekçesinde; Davacı yanca sunulan dava dilekçesinde söz konusu makbuz ve ibraname ile ödemenin müzayaka halindeyken kabul edilmiş olduğunun beyan edildiğini, söz konusu zor durumda kalınması haline bağlı olarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesinin talep edilebilmesi için bir objektif ve bir de sübjektif olmak üzere iki koşulun bulunması gerektiğini, Objektif unsur da edimler arasında açık bir oransızlığın olması gerektiği, sübjektif unsur da söz konusu oransızlığın zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da tecrübesizliğinden yararlanmak suretiyle gerçekleşmiş olmasının gerektiğini, davacı yanca her iki koşulun somut olayda bulunduğunun ispat edilmesi gerektiği ve her iki kriterinde ispat edilememesi halinde kısmi/ eksik ödeme yapıldığı veya ibranın geçerli sonuçlar getirmediğinin iddia edilemeyeceğini, yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere ilk olarak edimler arasında açık bir orantısızlık olduğunun var olduğunun tespitinin gerekeceği, eğer müvekkil şirket tarafından geçerli ve yerinde bir tazminat ödemesi yapılmış olduğu sübuta erecek olursa artık sübjektif unsurun araştırılmasına gerek kalmayacağı, edimler arasında açık bir orantısızlık halinin var olduğunun ispat edilmesi halinde söz konusu sübjektif unsur olan müzayaka halinin ve davacı yanca söz edilen ticari faaliyetin durması, borçların ödenemeyecek duruma gelinmesi ve temerrüt olgularının da davacı tarafça ayrıca ispat edilmesi gerektiğini, bağımsız ve uzman eksper tarafından tanzim edilmiş bulunan ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tazminat tutarının davacı yana ödenmiş olması itibariyle somut olayda istenebilir bir bakiye kalmadığı ve gerçek zarar tutarının karşılanmış olması itibariyle artık edimler arasında nispetsizlik halinden söz edilemeyeceğini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın varılan mutabakat kapsamında kabul etmiş olduğu tazminat tutarının davacı yana ödenmiş olduğunu, serbest irade ile tazminat makbuzu ve ibranamenin tanzim edilmiş olduğu ve anılan mutabakat ve tazminat makbuzu/ibraname metinlerinde yapılan ödemenin kısmi bir ödeme olduğuna ya da fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmakta olduğuna ilişkin bir çekince ya da kayıt yer almadığından borcun sona ermiş olduğunun kabul edilmesi gerekeceğini, müvekkil şirketin gerçek zararı karşılamış olduğu ve dolayısıyla ödenen tazminat ile gerçek zarar tutarı arasında açık bir oransızlık halinin bulunmadığının sübuta erecek olması halinde de artık müzayaka halinin sübjektif koşullarının incelenmesine gerek kalmayacağını, Alanında bağımsız ve uzman bir eksper aracılığı ile ekspertiz çalışması yaptırılmış ve demirbaş, emtia ve kiracı mali mesuliyet hasarlarının ayrı ayrı tespit edilerek hasar tazminat ödemesinin gerçekleşmiş olduğunu, her bir teminat grubu bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılacak olması halinde Emtia hasarı bakımından: ekspertiz raporunda konuya ilişkin tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında gerçek zarar tutarının özellikle iki ayrı nedenden dolayı sigorta bedeli altında hesaplanmış olduğunun görüleceği, ekspertiz raporunun 10.ve 11 sayfalarında sayım kabiliyeti bulunan sigortalı emtialar için depodaki sayım miktarı ile stok raporu arasında doğruluk payının denetlenerek stok doğruluk oranının Ve 91.60 olduğunun tespit edildiğini ve buna bağlı olarak 4 9.4 oranında bir hata bulunduğunu stok raporundaki hata nedeni ile doğal olarak tenzilat uygulanmış olduğunu, gerçek zarar tutarının poliçede belirtilen emtia sigorta bedelinin daha altında hesaplanmış olmasının ikinci nedeninin, hasara uğrayan sigortalı emtianın hasar talep tutarı ile maliyet birim tutarları arasında Ve 69.74 oranında fark bulunduğunun tespit edilmiş olduğu, ekspertiz raporunun A2. ve 16 sayfaları arasında söz konusu tespitlere yer verildiğini, dolayısıyla gerek stok hatası o n tenzili ve gerek talep edilen hasar tutarı ile emtia birim değeri arasındaki fark oranlarının talep edilen 3.961.504,31 11. emtia hasar tazminat tutarına tatbik edilmesi sonucunda 3.961.304.31 TL x Ya 91.60 © 3.628.554.75 TL 3.628.554.75 TL x 4 69.74 — 2.530.554.09 TL Emtia hasar tazminat tutarının tespit edildiği, tam ziya olduğu ifade edilen emtialar için yapılan kıymet tespiti ve değerlendirmelerinde sadece talep doğrultusunda değil, alış faturaları ile de teyit edilebilen ürünler ve bu ürünlerin maliyet birim değerleri esas alınarak hesap ve oranlama yapılması gerektiği, demirbaş hasarları bakımından: Sigorta talep tutarı ile tespit edilen demirbaş hasarları arasındaki farkın bilirkişi raporunda açık bir şekilde tespit edildiği, talep ile tespit arasındaki farkın bir kısım demirbaş ürünlerinde esasen herhangi bir hasarın bulunmadığının ekspertiz incelemesinde görüldüğü, diğer bir kısım demirbaş ürünlerde ise yangına bağlı oluşan hasarların takdiren 4 15 oranında eskime payı tenzil edilmek suretiyle hasar hesaplamasının yapılmış olduğunu, davacı yanca ekspertiz raporunda %15 oranında muafiyet tenzili uygulanmayacağı tespitine rağmen bir kısım demirbaş ürününde %15 tenzilat uygulaması yapıldı denilse de söz konusu 015 tenzilatın muafiyet değil takdiri eskime payı tenzilatı olduğu, nitekim Yangın sigortası genel şartlarının B-5 Tazmin Kıymetlerinin Hesabı üst başlıklı hükmünde konunun açık bir şekilde ifade edildiğini, “Kiracı Mali Mesuliyet teminatında: ekspertiz raporunun 20. ve 21 sahifelerinde talep edilen tutara nazaran neden daha düşük miktarda bir hasar tazmin bedelinin hesaplanmış olduğunun değerlendirildiğini, raporun 22. Sahifesinde global tazminat tutarı üzerinden herhangi bir muafiyet uygulamasının yapılmamış olduğunu, sadece hasarlı emtiaya ilişkin sovtaj bedelinin tenzilat konusu yapıldığının belirtildiği, Müvekkil şirketin ekspertiz çalışmaları sonucuna göre tespit edilen hasar tazminat ödemelerini yasal sürelere uygun şekilde gerçekleştirmiş olduğu, bu nedenle müvekkil şirketin kusur ve temerrüt olgusundan söz edilemeyeceği, ödemenin incelemenin yapılmasını takiben zamanında herhangi bir gecikme olmaksızın yapıldığı, herhangi bir mağduriyet oluşmaması için avans ödemesi de yapıldığını, söz konusu yangın hadisesinin oldukça büyük olduğu, bu nedenle hasar tespit çalışmalarının kapsamlı ve zaman alıcı olduğu, hasar tespit çalışmalarının uzamış olmasının müvekkile atfı kabil bir kusurdan söz edilemeyeceği, yasal hükümlere uygun şekilde ekspertiz çalışmalarının tamamlandığı ve rapor ile tespit edilen hasar tazminat tutarının davacı yana gecikmeksizin ödendiği, müvekkil şirketin söz konusu hasar tazminatının ödenmesi hususunda TBK'nun 49. Maddesi hükmü anlamında tazmin sorumluluğuna neden olabilecek bir kusuru, ihmali ya da kastının olmadığı, davacının dayandığı geç ödeme olgusunun temerrüde bağlı olarak TBK” un 118. Madde hükmü uyarınca talep ediliyor olması halinde hem temerrüt olgusunun hemde temerrüde düşürülmesinde kusurun varlığının şart olduğu, temerrüt olgusu var olsa da bunda kusur bulunmadığı takdirde borçlu yanın herhangi bir giderim borcunun söz konusu olamayacağının, yasal hüküm ile açık şekilde düzenleme altına alınmış olduğunu, tazminatın gecikmeli şekilde ödendiği iddialarına karşı temerrüde düşüldüğünün söylenemeyeceği gibi müvekkilin poliçe kapsamında ödemelerin yapılmış olmasından dolayı bir kusurunun varlığından söz edilemeyeceği, belirtilerek Hasar tazminatı tutarının eksik ödenmiş olduğuna ilişkin talep edilmekte olan istemlerin reddini, hasar tazminat tutarının geç ödendiği bahisle iddia edilen zararlara yönelik tazminat istemlerine ilişkin yasa koşullarının bulunmadığından maddi tazminat taleplerinin reddini, yargılama iderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini vekaleten talep etmiştir.10.07.2024 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; Sigorta Teminatının enflasyonlu ulaştığı bedelin hasar anında ödenecek rakam olarak değerlendirilemeyeceği bu rakamın üst sınır olup defter kayıtları , kalan emtea demirbaşlzarar gören ve görmeyen) ve mahalde yanan emteaya ait görülen iz emare vb. değerlendirmeler sonucu hasar miktarının oluşacağı, Meydana gelen hasardan dolaylı alevli yangın sonucu hadisenin vukuu bulduğu yangına itfaiyenin müdahale ettiği meydana gelen hadisenin taraflar arasında tanzim edilen poliçe teminatları içinde bulunduğu anlaşılıp hasar miktarı hususunda yapılan değerlendirmede; Poliçe teminatlarında bulunan emtia , demirbaş , enkaz kaldırma , iş durması , kiracı mali mesuliyet teminatları içerdiği , poliçede muafiyet bulunup ancak yangın algılama sistemi bulunması nedeni ile Muafiyet içeren bir teminat bulunmadığı , sovtaj konusunda çalışma yapılıp sovtaj ederinin ise 127.118,64 TL olduğunu, davacının davalı sigorta tarafından karşılanmamış bakiye zararının (2.947,900,98.-TL -2.472.910,67>TL) 474.990,31.-TL olduğu, sigorta yönünden Davalı sigortacı sigortalının gerçek zararını tazminle yükümlü olduğu ve dolayısıyla tazminata KDV ilavesiyle davacıya ödenmesi gereken tutar 994.615.13 TL olduğu, ekspertiz yönünden Net hasar tutarı 2.472.910,67 TL olarak hesaplandığı, görüş ve kanaatine varılmıştır. 21.12.2020 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; Uyuşmazlığın değerlendirilmesi başlığı altında (2) sayılı bentte tanıtılan iddia ve savunmanın bağlandığı uyuşmazlık konusuna esas mutabakat belgesi ve ibranamenin gabin altında verilip verilmediğinin yapılan irdelemesinde, heyetimizce hesaplanan tutar ile ibra ile ödenen tutara nazaran, davalının zararı Vo 85,39 oranında tazmin ettiği; buna göre gabinin objektif gerçekleşip kleşmediğini irini ın M it olduğu; ancak heyetimizce stoktaki emtia değerinin alım fiyatlarıyla belirlendiği; poliçe genel şartları uyarınca riziko tarihindeki rayiç değerin bilinmesi gerektiği; heyetimizde bu konuda uzman bulunmadığı Mahkemece ibranamenin gabin altında verildiğinin benimsenmesi halinde/seçeneğinde sonuç (2) sayılı bentte işaret edilen durum saklı kalmak kaydıyla, davacının karşılanmamış bakiye zararını 422.886,30 TL olduğu; bu ihtimalde TTK 1427/2'ye göre temerrüt tarihinin 14.01 2018 olduğu: tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, Bilirkişiliğimizin seçenekli kanaatlerini bildirir işbu Rapor, üç nüsha halinde,
21.02.2023 Tarihli Heyet Bilirkişi Raporunda Özetle; Uyuşmazlığın değerlendirilmesi başlığı altında (2) sayılı bentte tanıtılan iddia ve savunmanın bağlandığı uyuşmazlık konusuna esas mutabakat belgesi ve ibranamenin gabin altında verilip verilmediğinin yapılan irdelemesinde, heyetimizce hesaplanan tutar ile ibra ile ödenen tutara nazaran, davalının zararı %85,39 oranında tazmin ettiği; buna göre gabinin objektif gerçekleşip kesinleşip kesinleşmediğinin mahkemeye ait olduğu, ancak heyetimizce stoktaki emtia değerinin alım fiyatlarıyla belirlendiği; poliçe genel şartları uyarınca riziko tarihindeki rayiç değerin bilinmesi gerektiği; heyetimizde bu konuda uzman bulunmadığı . Sayın Mahkemece ibranamenin gabin altında verildiğinin benimsenmesi halinde sonuç (2) sayılı bentte işaret edilen durum saklı kalmak kaydıyla, davacının karşılanmamış bakiye zararını 422.886,30 TL olduğu; bu ihtimalde TTK 1427/2'ye göre temerrüt tarihinin 14.01 2018 olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 03.09.2021 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; Davacı yandan sadır MÜZAYAKA (Gabin) İTİRAZI ve DEĞERL NDİRMESİ yönünden, davacının bu alanda Kök Rapor'a vaki itirazları hukuki tavsifi gerektirmekle ve bu alan sayın mahkemenin takdirine muntazır olmakla davacının faiz başlangıcı ile alakalı Kök Rapor'a yönelik İTİRAZ ve DEĞERLENDİRMESİ yönünden ise muhasebesel perspektifle Kök Rapor'da yer bulan perspektifin korunmakta olduğu mütalaasına ulaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın md. 282 hükmü itibariyle bilirkişi görüşü takyidi değil, sadece takdiri olduğunu mali ali inceleme sonrasında, hasar bedelinin 2.895.796.97 TL. olarak tespit edildiği ve davalının 2.472.910.67 TL. ödemesi sonrasında davacının karşılanmamış zararının takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere 422.886.30 TL. olarak hesap edildiği, ( 2.895.796.97 — 2472.910.67) yapılan mali inceleme neticesinde Kök Raporumuzu değiştirecek bir hususa rastlanılmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.27.03.2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; Heyete eklenen sayın sektör bilirkişisinin 15.02.2023 tarihinde münferi- den düzenlediği raporun mali kayıtlara göre yukarıda (3) sayılı bentte yapılan irdelemesi ve yine uyuşmazlık yönünden (4) sayılı bentte yapılan değerlendirmesinde açıklanan nedenler ile Yangın Sigortası Genel Şartları'nın B.5.1.1 maddesi birlikte dikkate alındığında, istenen kapsamda inceleme olmaması kanaatimiz nedeniyle sayın sektör bilirkişisi raporu, sayın bilirkişi tarafından müstakilen düzenlendiğinden ve müstakilen düzenlenen Rapor'un yukarı- da yer bulan içerik özeti itibariyle varlığı düşünülen nakısaya ve ayrıca yukarıda yer bulan anlatımlara nazaran, kendi uzmanlıklarımız itibariyle aşağıda imzası olan bilirkişilerce görevlendirme kararında işaret edilen taraf itirazlarının incelenemediği görüş ve kanaatine varılmıştır.
24.10.2024 Tarihli Islah Dilekçesinde Özetle; Başlangıçtaki 105.000,00 TL talebimizin 925.020,84 TL daha artırılarak 1.030.020,84 TL olarak artırılması hususundaki talebimizin kabulü ile 28.09.2017 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sy.lı Kanunun 2 ve devamı hükümleri gereğince ticari işlerde uygulanacak en yüksek temerrüt faizi oranı ile birlikte davalı şirketten tahsiline, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Taraflar arasında; davacıya ait davalıya yeni tüm işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinde 12/08/2017 tarihinde meydana gelen yangın sonucu davalı sigortanın poliçe kapsamında davacıya ödediği 2.172,910,67 TL dışında poliçe kapsamında davacının ödenmediğini iddia ettiği eksik sigorta zararı bedeli olup olmadığı, davalı tarafından yapılan ödeme dışında başka bakiye bir borcu olup olmadığı, davacının ödeme sonrası imzalamış olduğu makbuz ve ibranameye rağmen eksik ödeme iddiasıyla huzurdaki davayı açmakta haklı olup olmadığı hususlarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmıştır.Davalı ----------, oyuncak satış işi ile iştigal eden davacı Sigorta Ettiren / Sigortalısı ----------- adına, ------------- Poliçe no ve 03.01.2017/2018 Vade ile, dava konumuz teminat bakımından, Emtea Yangın: 3.400.000 TL (Enflasyonlu: 3.502.931.51 TL/Hasar Günü) Sigorta Bedeli üzerinden ve ayrıca; Demirbaş / İş Durması / Enkaz Kaldırma / Mesuliyet ek teminatları ile “Yeni Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi” adı altında sigorta himayesi sağlanmıştır. Teminata konu işyerinde 12.08.2017 tarihinde vaki yangın sonucu ortaya çıkan hasar / zarar tespitine yönelik düzenlenen 30.11.2017 tarihli ekspertiz raporunda; 2.472.910.67 TL (300.000 TL kısım sigortalıya ön ödeme ile -27.09.2017- ödenmiş) tazminat belirlenmiş ve kalan tutar 2.172.910.67 TL düzenlenen 21.12.2017 tarihli ibraname ile davacı sigortalıya (havale tarihi görülmemekle) ödenmiştir. Mali Müşavir bilirkişi tarafından sigortalının karşılanmamış (ÜFE/Stok) zararı 474.990.31 TL olarak belirlenmiştir. Ancak kural olarak; sigortacı sigortalısının gerçek zararını tazminle yükümlüdür diğer bir ifadeyle münhasıran emtea ve demirbaş hasar / zararına ilişkin olmak üzere ayrıca KDV’ nin de davacı sigortalıya ödenmesi gerekmektedir.Bu kapsamda davacıya ödenmesi gereken nihai bakiye tazminat; Bakiye hasar/ zarar…. 474.990.31 TL Emtea 2.878.425.75 TL x % 18 KDV si ile 518.116.64 TL ve Demirbaş 8.378.79 TL x % 18 KDV si ile 1.508.18 TL olmak üzere toplamda 994.615.13 TL olduğu 10/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiştir. Sigortacının tazmin borcunun poliçe limitini aşıp aşmadığına bakıldığında bakiye 994.615.13 TL + 2.472.910.67 TL ödenen = 3.467.525.80 TL / Limit (3.502.931.51 TL) aşılmadığı (ayrıca ek teminat limitleri de olduğu) görülmektedir. -------- E., --------- K.06.02.2008 tarihli ilamında “ödenen ile ödenmesi gereken arasında açık nispetsizlik olması halinde ibranamenin makbuz niteliğinde olacağı” na işaret edilmektedir ve somut olayda ulaşılan tazminatta oransızlık yaklaşık % 30 olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan tarihli 10/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının KDV dahil 994.615,13 TL bakiye zararı bulunduğu ve ihbar tarihi 13/08/2017 nin 45 gün sonrası 28/09/2017 tarihinin temerrüt tarihi olduğu ayrıca tarafların tacir olduğu ve eldeki davanın mutlak ticari dava olduğu anlaşılmakla ticari avans faizine hükmetmek gerektiği kanaatine varılarak açılan davanın kısmen kabulü ile 994.615,13 TL tazminatın 28/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; 994.615,13 TL tazminatın 28/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 67.942,16 TL'nin davacı tarafça dosyaya peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 17.590,19 TL'den mahsubu ile eksik kalan bakiye 50.351,97 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça dosyaya yatırılan 1.793,14 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı, 15.797,05 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 17.626,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça dosyada yargılama gideri olarak sarf edilen 5,20 TL vekalet harcı, 15.663,25 TL bilirkişi ücreti, 390,55 TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 16.059,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 15.506,99 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan bakiyenin davacının üzerine bırakılmasına,
5-Kabul edilen dava yönünden AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 151.246,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025