T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/129 Esas
KARAR NO:2025/428
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/02/2022
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkil ile davalı borçlu arasında akdedilen ----- sözleşmeye ilaveten aynı proje için davalı borçlu tarafından yapılması istenen ek işlere ilişkin ödenmeyen fatura ve diğer fatura bakiyelerinin ödenmesi için -------- sayılı dosyası ile açık hesaba dayalı takip başlatıldığını, bu takipte müvekkilin ticari defterlerinde kayıtlı açık hesaptan ------- damga vergisi ve hizmet kesintisi düşülerek alacak tespit edilmiş ve takibe konu 549.778,02TL üzerinden işlem yapılmış olduğunu, Davalı şirkete İcra takibine konu -------gönderildiğini, bu faturaya noter kanalı ile iti kadar esi içinde ve ----- tarihinde onaylanmış olarak görünüyorsa da ------ tarihinde postaya verildiğinin tebligat zarfında görüldüğünü, buradaki işlem ile ilgili olarak ilgili Noterlikten itirazın yasal süresinde yapılıp yapılmadığı kaydının sayın mahkemece sorulması gerektiğini, Müvekkile söz konusu faturaya itiraz ihtarnamesinin 08.12.2021 tarihinde ulaştığını, bu tarihten önce müvekkilin itiraz süresi geçmiş diye düşündüğü fatura hakkında yukarıda dosya nosu yazılı icra takibini başlattığını, İcra dosyasına vaki itiraz ile takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk kapsamında olan alacak için -------başvuru yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk anlaşmama son tutanağı ile itiraz ile duran icra dosyasının devam edebilmesi için iş bu itirazın iptali davasının ikame edildiğini, takibe yönelik alacağa konu işler ile ilgili olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin şantiye alanında müvekkile imzalatıldığını ancak bir suretinin müvekkile daha sonra ulaştırılacağı bildirilmişse de (bu konuda tanık dinletme taleplerinin olduğunu) sözleşmenin müvekkile teslim edilmediğini, daha sonra da gönderilmediğini, icra takibi sonrasında müvekkile karşı tarafın, faturaya itiraz ihtarnamesi dışında ayrıca bir ihtarname daha gönderdiğini, ihtarnamelerde müvekkilin işlerinin eksik yapıldığından bahsedilmişse de herhangi bir eksikliğin olmadığının ihbar edilen--------- yetkilerince ve dahi gösterecekleri tanıklarca doğrulanabileceğini, müvekkilden beklenen işler ve sonrasında davalı yanca ek olarak talep edilen işlerin de tamamının müvekkilce yerine getirildiğini, bu konuda Sayın Mahkemenin uygun görmesi halinde davalı yanca onaylanmış hak edişlerin yanı sıra gerek ek olarak talep edilen işler için davalı yan yetkilileri ile yapılan mailleşmelerin de yazılı çıktılarının dosyaya sunulabileceğini, Gönderilen ikinci ihtarname ile müvekkil ile ---------- konusunda sözleşme olduğundan ve müvekkilin yerine getirmediğinden bahsedildiğini, bu durumun taraflarınca reddedildiğini, zira müvekkil ile davalı borçlu şirket arasında başkaca bir projeye ilişkin sözleşme söz konusu olmadığını, Müvekkilin -------- taahhütlerini ve sonrasında kendisinden bu proje ile ilgili talep edilen sözleşme konusu dışındaki ek talepleri yerine getirmiş olduğunu, karşılığını alamadığını, zarara uğradığını, Müvekkilin davalı şirket yetkililerine ulaşmaya çalıştığını ancak kendisine sürekli “işverenden ödeme alınamaması nedeni” ile ödeme yapamadıklarını ödeme geldiğinde yapılacağının belirtilmesi üzerine iyi niyeti ile uzunca bir zaman bekletildiğini, kendisine geç teslim edilen şantiye alanında tüm personel ve ekipmanı ile tüm mesaisi, malzemesi işçiliği ile süresinde işi teslim edip kendisinden beklenen işi ve fazlasını yerine getirdiği halde ödemelerini alamayan müvekkilin mağdur olduğunu, İcra takip dosyasına sunulduğu üzere davalıya düzenlenen faturalar ile müvekkile ödenen tutarlar arasında takibe konu miktar kadar eksiklik bulunduğunu, Müvekkilin yaptığı işlerin karşılığı olmadığını beyan ediyor olsa da işlerinden oldukça memnun olan ----------yetkililerinin bu konuda tanıklık edebileceğini, ayrıca eksiklik olduğunu iddia eden tarafın da bu hususu ispat ediyor olmasının HMK gereği olduğunu, müvekkilin dava sonunda alacağını alamama olasılığı olduğunu, bu nedenle davalının işveren --------- olan alacağına ve banka/bankalarda bulunan mevduatına dava sonuna kadar İhtiyati Tedbir Konulması taleplerinin olduğunu, teminatsız olarak tedbir taleplerine dair kararın Sayın Mahkemece uygun görülmemesi halinde uygun görülecek bir teminatla da dava sonunda oluşabilecek zararların önlenmesi ve adaletin tecellisinin sağlanmasının mümkün olacağını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirketin taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer alan hükümlere aykırı hareket etmesine rağmen bu durumu kabullenmeyip ekstra iş yaptığı iddiası ile müvekkil şirkete fatura kesmeye devam ettiğini, Müvekkil şirketin sözleşme konusu edimler yerine getirildiğinde tüm ödemeleri yapmış olduğunu, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, Davacı firmanın icra takibine konu ettiği --------- tarihli faturayı müvekkil şirkete gönderdiğini, taraflarınca ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğini, ihtarnamenin faturada yer alan adrese gönderildiğini, ancak ihtarnamenin adres yetersizliği nedeni ile teslim edilemediğini, davacı firmanın ------ yer alan adresine yeniden ihtarname gönderilerek davacı firmaya teslim edildiğini, Davacı taraf kötü niyetli hareket ederek süresi içerisinde itiraz edilmediğini iddia etmişse de cevap dilekçesi ekinde sunulan evraklardan ve dosyaya celbedilecek ---- ihtarnamesinden, faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğinin ortaya çıkacağını, Davacı firma sözleşme konusu edimleri tam ve zamanında yerine getirmemiş olduğu için davacı yana ------ tarihli (dava tarihinden sonra) ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname ile tüm eksik yapılan hususların izah edilerek davacı firmaya bildirildiğini, Davacı firmanın, müvekkil şirketle arasında akdedilen sözleşmenin 19.8 gizlilik hususlarını içeren maddesine aykırı hareket ederek müvekkil şirketin bilgisi dışında işveren ile aleyhe görüşmeler yaparak müvekkil şirketin itibarını işveren nezdinde zedeleyerek maddi kayba uğramasına yol açtığını, Müvekkilin, sözleşmenin genel şartlarında yer alan 18.1 maddesi uyarınca tarafla iyi niyetle müzakere yürütme arzusunu göstererek toplantılar düzenlediğini, görüşmeler yaptığını ancak davacı firma tarafından döneceğiz cevabı verilerek sonlandırılan toplantıların ardından ya asılsız fatura düzenlemesi ya da icra takibi işlemi ile sürecin art niyetle sonuçlandırıldığını, Müvekkil şirketin iyi niyetinin defalarca kez davacı firma tarafından suiistimal edildiğini, Sözleşmenin özel şartlar 3.2 maddesi ve Genel şartlar 14.1.-14.1.1-14.1.2-14.1.3 maddelerine aykırı hareket edilerek “davacı firma fiyat farkı talebi yapılamayacağını bilmesine rağmen, maliyet analizi olmadan, anlaşmaya yanaşmadan, fahiş fiyat farkı talebinde gerçekçi olmayan fatura düzenlemeleri” ile ısrar ederek müvekkilin hiçbir yazılı onayı olmamasına rağmen süreci çarpıtarak alacak taleplerinde bulunulduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte fatura düzenlenmesinin, fatura düzenleyen tarafın hukuki ilişkiden kaynaklı edimini yerine getirdiğini ispatlamayacağını, bir edim sonucu düzenlendiği iddia edilen fatura bedellerinin istenebilmesi için iddia edilen o edimin yerine getirilip getirilmediğinin de ispatının gerektiğini, davacının iddiasını destekler herhangi bir dayanak dosyaya sunmadığını, dolayısıyla davacı iddialarının haksız ve gerçeği yansıtmadığını, taraflarınca yapılan itiraz haklı olup müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için herhangi kanuni sebep bulunmadığını, aksine davacının haksız bir şekilde açtığı icra takibini işbu haksız dava ile sürdürmeye çalıştığı için davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: Davalıya karşı başlatılan icra takibine konu alacak ile ilgili olan uyuşmazlık ile ilgili sözleşmenin müvekkilce ve vekili olarak tarafınca ilk kez ele alınıp incelenebildiğii sözleşmenin bir suretinin taraflarına verilmesinin istendiğini ancak olumlu yanıt alınamadığı! Sayın mahkemenin talebi doğrultusunda davalının sözleşmeyi dosyaya sunduğunu, Sözleşmeyi müvekkile şantiye alanında imzalatıp kendi yetkililerince imzalatılıp bir suretinin verileceği bilgisi verildiği halde sözleşmenin bir suretinin verilmesinin ne yazık ki aralarında meydana gelen hukuki uyuşmazlığa ve dava sürecine kadar bekletildiğini, bu konuda tanıklarının da olduğunu, elinde bir sözleşme olmamasına karşın müvekkilin yine de üzerine düşen tüm sorumlulukları gerekli özen ve ihtimamı göstererek yerine getirmiş ve yeri teslim etmiş olduğunu, Davacı müvekkilin, davalı ile dosyada ihbar edilen olarak yer alan -------- projesinde üstlendiği işlerden sadece ahşap işlerinin yapımı konusunda anlaştığını ancak sözleşmeler incelendiğinde davalının asıl işveren olan ve sözleşmelerde idare olarak bahsi geçen ------- yaptığı sözleşmeleri kopyala yapıştır yöntemi ile müvekkile imzalattığının anlaşıldığını, bu çerçevede bakıldığında ahşap işlerinin imalatı montajı hususlarında müvekkil ile ilgisi olamayacak maddelere yer verildiğinin görüldüğünü, ancak yine de müvekkilin basiretli ve deneyimli bir tacir olarak üstlendiği işi elinde sözleşme olmasa dahi ziyadesi ile sözleşmeye uygun ve hatta bir şekilde yerine getirmiş, ------- yetkililerince de yaptığı işin kalitesi nedeni iye mazhar olduğunu, davalının cevap dilekçesi 1. Maddesinde yer alan cevabına cevap olarak; ihbar olunan idare bilgisi dahilinde ve davalının da her ne kadar bilgisi olmadığını iddia etmesine rağmen bilgisi ve onayıyla bahsi geçen dairelerin haricinde ------- restoran mobilya işleri ve penthaus dairelerde yapılan ek işler ile ayrıca su basan -------dairede süpürgelik ek işleri yaptığını, bu konuda Sayın Mahkemeye taraflar arasında mevcut mailler ve tanık beyanları ile yapılacak keşifte yapılan işler ile iddialarını ispatlayabileceklerini, müvekkilin --------projesi için tüm taahhütlerini ve sonrasında kendisinden bu proje ile ilgili talep edilen sözleşme konusu dışındaki ek talepleri de yerine getirmiş ve ne yazık ki sözleşmeye konu olan siparişler de dahil ve sonrasında talep edilenlerle birlikte imal edip yerine montajı yapılan işlerinin karşılığını alabilmek için iyi niyet çerçevesinde öncelikle uzlaşma saiki ile hareket eden müvekkilin davalı şirket yetkililerine ulaşmaya çalışmış ancak kendisine sürekli “işverenden ödeme alınamaması nedeni” ile ödeme yapamadıklarını ödeme geldiği yapılacağı belirtilerek uzunca bir zaman bekletildiğini, Davalının takibe konu kendilerine gönderilen ek işlerin bedeli olan 479.139,41 TL tutarındaki faturaya itirazları olduğunu, takipte yer alan diğer fatura bedellerinin kalan kısmı kesinleştiği ve ödemedikleri halde bu kısımların da ödenmiş olduğunu iddia ettiklerini, takibin 549.778.70 TL tutarında olduğunu, uyuşmazlık sonrasında taraflar arasında yapılan dosyada mevcut ihtarnameler ile de görüleceği üzere ve sonradan incelenen sözleşmeye de uygun şekilde davalı yan ve ihbar olunan iş sahibinin de istek ve onayı ile yerine getirilen ek imalatların Özel Şartlar ve genel şartlara uygun olarak yerine getirilmiş olduğunu, davalı yan bu ek işler yerine getirilirken hiç bir şekilde engel olmayarak, onaylamadığını da bildirmeyerek yapımını durdurmamış, sürekli müvekkilimden işler talep etmiş yaptığı ek işlere zımni ve açık olarak icazet vermiş olduğunu, asıl işverenin yerinde kontrolörlüğünü de üstlenen davalı firmanın tüm süreçten haberdar olduğunu, Sözleşmenin özel şartlar 3.2 maddesinin fiyat farkı talep edilemeyeceğine ilişkin iken taleplerinin fiyat farkı değil ek işlerin ödemesi olduğunu, bu işlerin genel şartlar 6. Maddesinde yer aldığı şekilde asıl işverenin talep ettiği ve onayladığı ve davalının da gerek yapımına ve Montajını bildiği ve onayı olmadığını bildirmeyerek zımni muvafakati ve gerekse işinyapılmasını organize ederek açık muvafakati olduğunu, yapılan işlerin fiyatlandırmasının daha önce belirlenen tutarlar doğrultusunda maliyet hesabı ile yapıldığını, davalı ------- kendi eksiklerinden dolayı yer tesliminde geciktiğini, buna rağmen sözleşmede geçen işlerin hiç birinden fiyat farkı talebinde bulunulmadığını, uygulama esnasındaki metraj farkı ve yine kendilerinin eksik iş takiplerinden dolayı sök tak işlemleri olduğunu, bunun da ayrıca talep edildiğini, tüm yapılan işlerin hepsinde davalının mimar ve iş takip elemanlarının kontrolünün söz konusu olduğunu ve işveren ----- bu şekilde teslim edildiğini, Sözleşmenin özel şartlar 8.1.1 maddesine ve 7.2 uyulmadığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, ----- verilen puantajlarda davacı firmada çalışanların olduğunu, tüm belgelerin ---- teslim edildiğini, maillerde puantajlar mevcut olduğunu, firma sahibi olarak ------ işin başından sonuna kadar sahada olduğunu ve işi teslim ettiğini, yine sözleşmede yapılan işlere ilişkin günlük, haftalık ve aylık raporların sunulmadığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, ------ sorumlularının her gün raporlarını müvekkilin sahadaki çalışmalarını görerek şirket yetkililerine gerekli raporlamaları yaptığını, Müvekkilin yaptığı işlerin ihbarda bulunulan -------- sunulan hakediş listelerinde mevcut olduğunu ve davalı firma tarafından ödemelerinin alındığını, müvekkile ödemeleri yapmadıklarını, Sayın mahkemeden bu hakedişlerin dosyaya sunulması için ----- müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, Müvekkil aleyhine talep edilen haksız icra tazminatının yerinde bir talep olmadığını, beyan etmiştir.Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle: müvekkil şirket faturaya süresi içerisinde itiraz etmiş olup davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde öne sürdüğü iddiaları asılsız olduğunu, müvekkil şirketin, davacı firmaya karşı hiçbir borcu bulunmamakta olup işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından düzenlendiği iddia edilen faturalar davacının ticari ilişkiden kaynaklı edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini ispatlamadığını, müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi haksız olduğunu, davacı firma aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini talep ve beyan etmiştir. Tüm bu deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasında Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Davanın temel hukuki niteliğinin, bir eser sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebi olduğunu göstermektedir. Davacı yüklenici , davalı iş sahibidir. Taraflar arasında ------- numaralı yerlerin yapılması hususunda sözleşme yapıldığı sabit olmakla davacı tarafından sözleşme uyarınca yapılan işler ve ayrıca davacının iddia ettiği gibi sözleşme dışı ek işler nedeni ile düzenlendiği iddia olunan -------- nolu faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunup bulunmadığı varsa miktarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır.Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür.Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi uyarınca; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, iddia edilen vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda taraflar arasında sözleşme ilişkisi var olduğunda , sözleşme kapsamı tanık dahil her tür delil ile ispatlanabilir. Dosya kapsamındaki ilave işlerin davacı tarafından yazıldığı anlaşılmaktadır. Fazladan yapıldığı ileri sürülen ilave işlere ilişkin bedelin, organizasyon bütünlüğü içinde kalıp, davalı şirket yararına olduğu tespit edilmiş olup bu işlere ilişkin bedelin vekaletsiz iş görme hükümlerine göre bilirkişi aracılığıyla yapılan inceleme sonucu işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa fiyatlarına göre son bilirkişi heyetince hesaplanmıştır. Yargılamanın hızlılığı ilkesi gereğince bilirkişi raporundaki hesaplama hataları resen düzeltilmesine gidilmiştir. Bu yönüyle raporun 11. Sayfasında C-D bloklar için sözleşme farkları : 240.603,60 TL ve --------- sözleşme fark bedelleri :45.321,00 TL tespit edilmişken bu iki tespitin toplamının 285.924,60 TL olması gerekirken maddi hata sonucu 243.699,60 TL yazıldığı görülmüş , maddi hatanın düzeltilmesi neticesinde 285.924,60 TL + %18 KDV ( 51.466,43) = 337.391,03 TL sözleşme harici ilave işler bedeli ve davalı ticari defter bakiyesine göre 82.211,92 TL nin toplamı 419.602,95 TL nin davacı alacağı olduğu anlaşılmaktadır.Takip konusu alacak yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Dosya incelendi. Araştırmayı gerektirir başka husus olmadığı anlaşıldı . Yargılamaya son verildi.
G.D/ Gerekçesi ayrıntılı kararında açıklanacağı üzere;
1-A-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının ------------sayılı dosyasında itirazının kısmen iptali ile takibin 419.602,95 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde talep edilen oranda faiz uygulanmasına,
b-Takip konusu alacak yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 28.663,07 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 6.639,96 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 22.023,11 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 6.639,96 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 6.720,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 56.000,00 TL bilirkişi masrafı, 1.879,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 57.879,50 TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 44.174,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 200,00 TL posta ve tebligat giderinin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 47,35 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 66.940,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 1.190,62 TL'sinin davalıdan tahsili ile bakiye kalan 369,38 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.28/05/2025