T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/628 Esas
KARAR NO:2025/365
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/08/2024
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 21/08/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait----plaka nolu araç için davalı -----tarafından genişletilmiş kasko sigortası yapıldığını, müvekkili şirkete ait aracın 10.11.2021 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve araçta meydana gelen hasar onarıldıktan sonra ilgili fatura ile kasko poliçesi kapsamında davalı ----- başvuru yapılmış ise de, hasar bedelinin ödenmediğini ve reddine karar verdiklerini, hasar bedelinin tahsili için taraflarınca sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapıldığını ve sigorta tahkim komisyonu dosyası ile gereklibilirkişi raporu tanzim edildiğini ve incelemenin tamamlanması sonucunda yeterli belge olmaması sebebiyle bilirkişi raporunda olayın nasıl meydana geldiğine dair ve kasko poliçesi kapsamında kalıp kalmadığına dair tespit yapılamadığı gerekçesi ile başvurunun usulden reddedildiği, davalı ----- kaskı poliçesi kapsamında yaşanan kaza sonrası hasar ödemesi için hiçbir engel bulunmamasına rağmen, tamamen hukuka ve poliçe kapsamına aykırı gerekçe ile hasar faturasının ödenme talebini reddettiklerini, dava konusu kazada araç hareket halindeyken yol ortasındaki beton birikintisine aracın altının sürtmesi ve bu suretle kartel delinmesi sonucu hasar meydana geldiğini, hava şatları nedeniyle araçta çamur izleri oluşması hayatın olağan akışı içerisinde olduğunu, araçta çamur izinin varlığı araçta hasar arasında illiyet bağını kestiği sonucu ortaya çıkarmayacağını, bütün bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davanın kabulü ile 10.11.2021 tarihli kaza nedeniyle müvekkiline ait ----- plaka nolu araçta oluşan hasar nedeniyle ödenen 76.707,87 TL fatura tutarının davalı ---- şirketinin red cevabı verdiği 22.12.2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP: Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak 04/09/2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER :
-Davalı ----- tarihli müzekkere cevabı,
------ tarihli müzekkere cevabı,
------ tarihli müzekkere cevabı,
------ tarihli müzekkere cevabı,
-Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı heyeti tarafından tanzim edilen 09/03/2025 tarihli bilirkişi raporu,
Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı heyeti tarafından tanzim edilen 09/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1- Dosyada dava konusu kazayla ilgili trafik kazası tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, olay yeri fotoğrafları, tanık ifadeleri gibi hiçbir belge ve bilgi mevcut olmadığı,
2-Dosyadaki bu bilgi ve belgeler ile kazanın oluş biçimi ve sürücünün kusur durumunun tespitinin mümkün olmadığı,
3-Davacı tarafa ait ------ marka otomobilin kaza nedeniyle toplam hasar bedelinin 82.428,59-TL olduğu, ancak talep 76.707,87-TL olduğu,
4-Davacı tarafça kaza tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları ile hasar fotoğraflarının ibrazı gerekeceği, ibrazından sonra olayın oluş şeklinin değerlendirilebileceği ve kasko teminatında olup olmayacağının incelenebileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında araç hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları 'nın A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın kural olarak sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır.Sigortanın kapsamını belirleyen “Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları” A.1. maddesinde teminat kapsamında olan haller sayılmış olup, bunlar;
a) Aracın karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlarla müsademesi,
b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar,
c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler,
d) Aracın yanması,
e) Aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte incelenip değerlendirildiğinde;Dosya kapsamında davacı ---- plaka nolu aracın davalı---- tarafından genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, aracın 10.11.2021 tarihinde araç hareket halindeyken yol ortasındaki beton birikintisine aracın altının sürtmesi ve bu suretle kartel delinmesi şeklinde yaşanan tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasında meydana gelen hasarın tazmini talep edildiği anlaşılmıştır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların teminat kapsamında olduğu anlaşılmakta olup davalı tarafın ------ tarihli cevabı ile davacı şirketin başvurusunu meydana gelen hasarın beyan ile uyumlu olmadığı gerekçesiyle olumsuz sonuçlandırıldığı görülmüştür.Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı heyeti tarafından tanzim edilen 09/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda ------- marka otomobilin kaza nedeniyle toplam hasar bedelinin 82.428,59-TL olduğu, davacı tarafça kaza tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları ile hasar fotoğraflarının ibrazı gerekeceği, ibrazından sonra olayın oluş şeklinin değerlendirilebileceği ve kasko teminatında olup olmayacağının incelenebileceği belirtilmiş olup bilirkişi raporuna karşı itirazında davalının yeni bir belge ibraz etmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına ispat yükü kendisinde bulunan davalı tarafından kazanın meydana geliş şekline ilişkin saptamalar dışında tutanak, fotoğraf, tanık beyanı gibi somut bir veri sunulmamıştır. Bu durumda TTK'nın 1409/2.maddesi hükmüne göre rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın davalı sigortacı tarafından kanıtlanmasının gerektiği nitekim ---- Karar sayılı ilamında bu yönde olduğu, somut olayda rizikonun teminat harici olduğu hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı , davalı tarafça rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın somut delillerle kanıtlanamadığı ve hasar bedelinin dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitler gereğince kadri maruf olduğu anlaşılmış olup davanın kabulü ile 76.707,87 TL hasar bedelinin davalı ----- red cevabı verdiği 22.12.2021 tarihi temerrüt tarihi olduğundan 22/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜ ile,
1-Dava konusu 76.707,87 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 22/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 5.239,91 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.309,98 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.929,93 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL ve peşin harç 1.309,98 TL olmak üzere toplam 1.737,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 9.000,00 TL, posta ve tebligat masrafı 475,00 TL, KEP gideri 9,00 TL, dosya masrafı 20,00 TL olmak üzere toplam 9.504,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2025