T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/697 Esas
KARAR NO : 2025/390
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Davacı müvekkil şirketİN ----------Ş.'nin --------- Mah. ---------- Bulvarı, No:---------- -----------de fabrikası bulunduğunu, 29.11.2021 tarihinde müvekkil şirketin fabrikasının bulunduğu bölgede meydana gelen şiddetli fırtına sonucunda; yandaki binanın çatısının müvekkil şirketin fabrikasının çatısına uçması sonucunda, müvekkil şirketin fabrikasının çatı ve cephesinde ciddi hasarlar ve deformasyonlar oluştuğunu, çıkan fırtına sonucunda müvekkil şirketin yukarıda adresi belirtilen fabrikasının çatısında ve cephesinde meydana gelen zararları/hasarları gösterir fotoğrafların dilekçe ekinde sunulduğunu, Davacı müvekkil şirketin; fırtına, yangın, deprem gibi doğa olayları sonucunda fabrikasında meydana gelebilecek hasarlar ve rizikoları bakımından güvence sağlanması ve teminat altına alınması amacıyla, davalı ---------Ş. ile 27.11.2020 (başlangıç)-27.11.2021 (bitiş) tarihli ve --------- poliçe no.lu Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesini aktettiğini, fabrikasını fırtına, deprem yangın gibi doğa olayları sonucu meydana gelecek hasarlara ve rizikolara karşı sigortalamış olduğunu, ayrıca davacı müvekkil şirketin, 27.11.2021 (başlangıç) - 31.12.2021 (bitiş) tarihli ve---------- poliçe nolu Modüler Kurumsal Sigorta Zeyilnamesi Vade Uzama Zeyili ile rizikolara karşı sigorta teminat süresini uzatmış olduğunu, söz konusu zeyilnamenin sunulduğunu, davacı müvekkil şirketin, fırtına sonucu meydana gelen hasarı ve rizikonun gerçekleştiğini davalı sigorta şirketine ihbar ettiğini, davalı sigorta şirketi---------- tarafından ------------- dosya numaralı hasar dosyası açıldığını, davalı sigorta şirketinin, 29.11.2021 tarihinde çıkan fırtına sonucunda hasar gören fabrika çatısının ve cephesinin eski haline getirilmesi (yenilenmesi) için gerekli tüm masrafı ödemesi gerekirken, kısmi ödeme yaptığını ve poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, davalı sigorta şirketi ---------, davacı müvekkiline gerekli ödemeyi yapmadığından, fırtına sonucu fabrikada meydana gelen hasarların, fabrikanın eski haline getirilmesi (yenilenmesi) için gerekli işler ve bu işler için gerekli masrafların ----------- Değişik İş sayılı dosyasındaki delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu ile belirlendiğini, davalı sigorta şirketi delil tespiti ile belirlenen, fabrikanın eski haline getirilmesi (yenilenmesi) için gerekli bedeli davacı müvekkile ödemediğinden ---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı sigorta şirketinin takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve huzurdaki itirazın iptali davasının açılma gerekliliğinin hasıl olduğunu, huzurdaki dava ticari dava olduğundan, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de gerçekleştirildiğini ve olumsuz sonuçlandığını, davacı müvekkil şirketin hasar meydana gelmeden önce davaya konu fabrikasının çatı yüzeyine membran uygulaması yapıldığını, meydana gelen hasar sonucunda membran uygulaması yapılmış çatı yüzeyinin ciddi anlamda zarar gördüğünü, membran çatı yüzeyinin eski haline getirilebilmesi (yenilenmesi) ve eski çatı performansının sağlanması için çatı yüzeyindeki membranın tamamının yenilenmesinin gerektiğinin; müvekkil şirket tarafından delil tespiti için yapılan keşiften önce dava dışı firmalara yaptırılan tespitlerde de----------- D. İş sayılı delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunda da açıkça ortaya konulmuş olduğunu, ancak davalı sigorta şirketi ----------Ş,’nin, noktasal anlamda zarar gören yerlere yama yapılması usulü ile sorunun giderilebileceğini belirterek davacı müvekkil şirkete 701.566,92 TL (ödeme tarihinde 1 USD = 14,70 TL / 47.725,640 USD) kısmi ödeme yaptığını, oysa ------------ SHM'nin ------------- D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketinin teklif ettiği şekilde noktasal yama yapılarak hasarın giderilemeyeceğinin tespit edildiğini,--------- D. İş sayılı delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunda fabrika çatısının ve yan cephesinin eski hale getirilebilmesi için gerekli masrafların toplamda 246.391,50 USD olarak belirlendiğini, söz konusu ---------- D, İş Sayılı Dosyasındaki Mevcut Bilirkişi Raporundaki Tespitlerin aşağıdaki şekilde olduğunu: fabrika çatısında ve cephesinde meydana gelen hasarlara ilişkin tespitler: çatı yüzeyine yapılmış olan membran uygulamasında noktasal anlamda ve saçların uçması neticesinde çokça miktarda çizikler oluşturduğu, noktasal ve çizgisel bu çiziklerin zamanla yırtılacağı ve buralardan aşağıya su alacağının görüldüğü, dava konusu olan fabrika binasının çatı katında poliüretan membranda noktasal anlamda yapılan yama usulü tadilatın tam olarak çözüm olamayacağı, davacı tarafa çatı izolasyonunu yapan firmanın 16.09.2019 tarihinden geçerli olacak 10 yıllık garanti süresinin geçerli olamayacağı, davacı tarafın çatısına uçan ve izolasyonu delen saçlardan dolayı verilen zarar neticesinde garantinin ortadan kalkmış olduğu, çatı yüzeyindeki poliüretan membranın bir bütün olarak değişmesi gerektiği, Membranın altındaki taş yünlerinin yağmur sularından dolayı zarar gördüğü ve hasar gören kısımlarının değişmesi gerektiği, fabrika binasının cephesindeki trapez plakaların sökülerek yeniden montajının yapılması gerektiği, Parapet yüzeylerine membran yapılması gerektiği, Parapet ve hava bacalarında hasar gören aksesuarların değişmesi gerektiği, Hasar gören tonoz sisteminin onarılması gerektiği,görülmüştür. dendiğini, bilirkişi raporunun sonuç kısmında da "eski çatı performansının alınması için mevcut membranın tamamının yenilenmesini en doğru çözümdür" değerlendirmesi yapıldığını, raporda, Fabrikanın hasardan ari bir şekilde eski haline getirilmesi (yenilenmesi) için gerekli masrafların: Çatı membran uygulaması için yapılması gereken işlerin maliyeti: 232.143,00 USD, cephe tadilat işleri için gerekli masraflar: 14.248,50 USD olmak üzere TOPLAM: 246.391,50 USD olarak belirtildiğini, Buna göre davalı sigorta şirketinin 47.725,64 USD kısmi ödemesi yapmış olduğu için ilave ödemesi gereken bedelin 198.633,00 USD (246.391,50 USD - 47.725,64 USD) olduğunu, davaya konu ---------- poliçe nolu Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi 3. Sayfasında; Fırtına sonucu davacı müvekkil şirketin fabrikasında meydana gelen zararın da davalı ----------Ş tarafından teminat altına alındığının görüleceğini, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun, rizikonun meydana gelmesi sonucu oluşan hasarın tamamen giderilmesi, hasar gören kısımların eski haline getirilerek (yenilenerek) gerçek zararın karşılanması, davacı müvekkile ait fabrikadaki hasarların giderilmesi ve eski haline getirilmesi (yenilenmesi) için yapılması gereken işler ve gerekli masrafların karşılanması olduğunu, davalı sigorta şirketi, noktasal olarak yama yapılması için kısmi bir ödeme yapmış ise de noktasal olarak yama yapılmasının fabrikadaki hasarın giderilmesi ve eski hale getirilmesi (yenilenmesi) için uygun çözüm olmayacağı, kalıcı bir çözüm olmayacağı, membran yüzeye yama yapılarak hasar giderilmeye çalışılırsa fabrika binasının çatısından su alacağı, çatıdan beklenen performansı hiç bir zaman gösteremeyeceğinin ----------- D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda açıklanmış olduğunu, davalı sigorta şirketinin ---------D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda belirlenen fabrikanın tüm hasarlardan ari bir şekilde eski haline getirilmesi (yenilenmesi) için gerekli 246.391,50 USD bedeli davacı müvekkil şirkete ödemekle yükümlü olduğunu beyan ederek; Kurumsal Modüler Sigorta Poliçesi uyarınca fabrikanın eski hale getirilmesi için gerekli masrafların ödenmesi bakımından davalı şirketin sorumlu olduğunun kabulüne, davanın kabulü ile davalı yanın---------- İcra Dairesi'nin ----------- E. sayılı icra dosyasındaki takibe haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı yanın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Sigorta, Poliçe teminatına giren hasarlar bakımından ilgili hak sahibi açısından bir zenginleşme aracı olmayıp, amacın Sigortacının somut ve gerçek zararı ödemesi olduğunu, dava konusu hasara yönelik Sigortacılık Kanununa istinaden bağımsız ve alanında uzman bir eksper tarafından yapılan incelemeler neticesinde oluşturulan ekspertiz raporu kapsamında konu hasarın muhteviyatının incelenmiş ve çatının dış cephenin hasarlı kısımlarının onarımı için gerçek zararı ve giderilmesi maliyetini ortaya koyan onarım teklifinin esas alınmış ve bu bedel esas alınarak eskime ve muafiyet de uygulanmak sureti ile tespit edilen 701.566,92 TL hasar bedelinin 17.03.2022 tarihinde davacı sigortalıya ödenmiş olduğunu, İşbu ödeme neticesinde davalı müvekkilin poliçe sorumluluğunu tam olarak yerine getirmiş olduğunu, Ekte sunulan ekspertiz raporundaki değerlendirmelere göre hasarın meydana gelmiş olduğu çatının üzerinde dava konusu hasar öncesinde de kısım kısım değişimler ve onarımlar gerçekleştirilmiş olduğunu; meydana gelen hasarların bu hasar sonrasında da membran kaplamaların aynı şekilde kısmi değişimlerinin yapılabileceği beyan edildiğini, ancak davacı tarafından aslen onarılabilecek mahiyette olan çatının komple yenilenmesinin talep edildiğini, bu talebin sigortanın bir zenginleşme aracı olmaması amacına aykırılık teşkil ettiğini, TTK m.1459 hükmü uyarınca; sigortacının, sigortalının uğramış olduğu gerçek zararı tanzim etmekle mükellef tutulmuş olduğunu, Sigorta sözleşmesinin sigorta ettiren açısından bir zenginleşme vasıtası olmadığını, Sigortada temel amacın zarara maruz kalan sigortalının uğradığı zararı tazmin etmek olduğunu, dava konusu olayımızda da sigortalının uğramış olduğu zararın yapılan incelemeler neticesinde onarım ile giderilebilecek bir zarar olduğunun tespit edilmiş ve işbu onarımın ne kadar tutacağına yönelik --------- firmasından alınan somut zararı en doğru şekilde ortaya koyan teklif doğrultusunda çıkan meblağın sigortalı tarafa ödendiğini, bunun dışında sigortalı tarafın tüm çatının değişmesi talebinin zararın giderilmesinden ziyade, bir bakıma kendi katlanmak zorunda olduğu iyileştirme kapsamında yapılmak istenen işlemler olmakla, teminat kapsamında olmayan işlemlerden olduğunu, davayı ve davacı sigortalının taleplerini asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; dava konusu talep poliçede yer alan teminat şartları uyarınca ve teminat limitlerine uygun olarak değerlendirilmesi, gerçek zararın dikkate alınması, aşkın sigortanın dikkate alınması, poliçede yazılı muafiyet koşulları ile sovtaj, eskime payı gibi hususların tenzilinin uygulanması, sigortalının zararın artmasına sebebiyet verdiği dolayısıyla tazminattan indirim yapılması gereken durum olup olmadığının irdelenmesi ve yapılan ödemenin göz önünde bulundurulması gerektiğini, tüm bu hususlara ek olarak, davacı tarafın riziko adresinde meydana gelen hasarlar sebebi ile talep etmiş olduğu hasar tazminatına ilişkin istemlerinin haklılığı, ödenmesi gereken tutarın tespiti Sayın Mahkemeniz tarafından yapılacak yargılama ve inceleme sonucu sübuta erecek olmakla, davacı tarafından açılan delil tespit neticesinde alınan bilirkişi raporuna itibar edilebilmesinin ve hükme esas alınmasının; yasal düzenlemelere aykırı olarak yokluklarında yapılmış, ilgili ekspertiz raporu ve sigorta poliçesi dikkate alınmadan gerçekleştirilmiş, yapılan itirazlar dikkate alınmadan bir sonuca varılmış olduğundan mümkün olmadığını, aynı zamanda davayı ve karşı tarafın beyanlarını asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı müvekkil şirketin ödeme yapması gerektiğine ilişkin hüküm kurulması halinde ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebilmesinin mümkün olacağını, ayrıca ----------- D. iş dosyasından alınmış olan rapora istinaden yapılmış masrafların da talep konusu edilmiş olduğu görülmekle, sigorta şirketi tarafından yaptırılmış olan bir ekspertiz çalışması var iken kendi talebi doğrultusunda yaptırılmış olan işbu tespit için ödenen masrafların davalı müvekkil şirketten talep edilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Ayrıca söz konusu hasarın, davalı müvekkil tarafından karşılanması gerektiğinden bahisle davacı yanca huzurdaki dava açılmış olduğundan, davacı yanın poliçe teminatı kapsamında olmayan istemlerinin, müvekkil sigortacı şirket tarafından haklı olarak reddedilmiş olduğu hususunun yapılacak yargılama ile sübuta erecek olması halinde, müvekkil şirketin huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediği de ortaya çıkmış olacaktır ki, bu durumda hakkında dava açılmasına sebebiyet vermemiş olan müvekkil sigortacı şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmolunmamasını talep ettiklerini, yukarıda yer verilen usule ve esasa ilişkin itiraz sebepleri baki kalmak ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için müvekkil şirket bakımından yukarıda yer verilen nedenlerle davanın reddi cihetine gidilmeyecek olması halinde de esasa ilişkin olarak davayı ve hasar istemelerini kabul etmediklerini, talep konusu hasarın ve kusur durumlarının yargılamayı ve muhakemeyi gerektirir olduğunu, talep konusu edilen hasar tutarının kadri maruf olup olmadığının bilirkişi incelemesi ile denetlenmesi gerektiğini ve dolayısı ile, esasa ilişkin olarak da tüm haksız istemlerin ve davanın reddini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere de kötü niyet tazminatını talep etmekte olduklarını beyan ederek; davalı müvekkil aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın esastan reddine, Tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacı yana yükletilmesine; asıl alacağın %20'sinde az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu Modüler Kurumsal sigorta poliçesi ve zeyilnamesinin; yangın, sel, fırtına ve poliçede belirtilen diğer rizikolar sonucunda meydana gelecek zararları teminat altına alan bir zarar sigortası/mal sigortası türü olduğunu, zarar sigortalarında asıl gayenin, sigorta ile teminat altına alınan rizikonun gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan gerçek zararı tazmin etmek ve teminat altına alınan şeyi rizikonun gerçekleşmeden hemen önceki haline getirmek olduğunu, ---------- Değişik İş Sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda, davalı yanın iddialarının aksine kısmi bir onarım ve tadilatın (davalı yanın kısmi değişim ile kast ettiği noktasal anlamda yama yapılması usulüdür) zararın giderilmesinde çözüm olmayacağı, çatı yüzeyinin eski haline getirilebilmesi ve eski çatı performansının sağlanabilmesi için çatı yüzeyindeki membran kaplamanın tamamen yenilenmesi gerektiğinin detaylıca izah olunduğunu, davacı müvekkil şirket tarafından yaptırılan çatının 10 yıl garantisi bulunmakta iken ---------- Değişik İş sayılı dosyadaki raporda da izah olunduğu üzere, davalı sigorta şirketinin teklif ettiği şekilde kısmi ve noktasal yama yapılması (davalı yanın kısmi yenileme olarak bahsetmiş olduğu işlem noktasal anlamda yama yapılarak kısmi tadilat ve onarım işlemidir) durumunda davacı müvekkil şirketin fabrika çatısının 10 yıllık garanti kapsamından çıkacağını, çatının riziko tarihinden önceki haline getirilmesi için, yapılacak işlemler sonucunda çatının 10 yıllık garanti süresi kapsamında kalabilmesinin gerektiğini, kısmi tadilat yapılan çatı ve yan cephenin kullanılması için davacı müvekkil şirketin zorlanamayacağını, Yargıtay ve Yüksek yargı kararlarının bu doğrultuda olduğunu, çatının yenilenmesi için gerekli olan bedelden davalı sigorta şirketinin kısmi ödemesi sonucu kalan bakiye 202.000,25 USD 'nin davacı müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, davalı yanın cevap dilekçesinde, davacı müvekkil şirket tarafından poliüretan membran kaplanan çatıda dava konusu hasar öncesinde de kısım kısım değişmeler ve onarımlar gerçekleştirilmiş olduğu, meydana gelen hasarların da aynı şekilde kısmi değişmelerinin yapılabileceği şeklindeki beyan ve iddialarının tamamen gerçeğe aykırı ve mesnetsiz olduğunu, davalı yanın iddia ettiği gibi kısmi tadilatlar ve yama usulü kullanılarak onarımlar yapılmadığını, davalının, muafiyet, eskime payı, tenzil uygulanması gerektiğine ilişkin iddialarının tamamen mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı yanın sigortalı olan davacı müvekkil şirketin zararın artmasına sebebiyet vermesi sebebiyle tazminatta indirim yapılması gerektiği gibi mesnetsiz ve gerçeğe aykırı bir beyanda bulunduğunu, davalı yanın iddialarının aksine, davacı müvekkilin zarar gerçekleştiği anda hasarı davalı sigorta şirketine ihbar ettiğini ve zararın artmaması için gerekli yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı yanın, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğine ilişkin iddialarının da tamamen mesnetsiz olduğunu, davalı yanın gerçek zararın bedelini ödeme borcunun rizikonun gerçekleştiği 29.11.2021 tarihinde muaccel olduğundan ve hasar anında sigorta şirketine ihbar edildiğinden, alacağa ticari temerrüt faizi işlenmesi gerektiğini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafça fırtına günü yürürlükte olan poliçenin 27.11.2021 başlangıç, 31.12.2021 bitiş tarihli Modüler Kurumsal Sigorta Zeyilnamesi olduğu ve işbu zeyilnamede fırtınadan kaynaklı zararlara ilişkin herhangi bir muafiyet tenzili bulunmadığı beyan edilmekle, muafiyete ilişkin iddialara itibar edilmemesi gerektiği ifade edildiğini, ancak sigortacılıkta zeyilnamenin poliçe değişiklikleri için düzenlenmesi gereken bir belge vasfına sahip olup, yeni bir poliçe vasfında olmadığını, Poliçede yapılan değişiklikler, ilaveler, iptal gibi durumlar için zeyilname düzenlendiğini, zeyilnamelerin işbu değişiklikleri kapsamakla birlikte poliçenin orijinal hali olarak kabul edilemeyeceklerini, bahsi geçen zeyilnamenin düzenlenme sebebi incelendiğinde de vade uzama amacı ile yapılmış olduğunun görülmekte olduğunu, bu durumda konu zeyilnamenin yalnızca poliçe vadesini uzatmak gayesi ile yapılmış olup, herhangi bir poliçe şartı değişikliği için yapılmış olmadığını, Konu ile ilgili Yargıtay kararlarının da bu minvalde olduğunu, kısmi tadilat işlemleri sonucu çatının 10 yıllık garanti kapsamından çıkması sebebi ile kısmı tadilat işlemlerinin davacı tarafın gerçek zararını karşılamamakta olduğunun belirtildiğini, cevap dilekçesinde beyan edildiği üzere; ekspertiz raporundaki değerlendirmelere göre hasarın meydana gelmiş olduğu çatının üzerinde dava konusu hasar öncesinde de kısım kısım değişimler ve onarımlar gerçekleştirilmiş olduğunu; sigortalı tarafın tüm çatının değişmesi talebinin, zararın giderilmesinden ziyade, bir bakıma kendi katlanmak zorunda olduğu iyileştirme kapsamında yapılmak istenen işlemler olduğunu, teminat kapsamında olmayan işlemlerden olduğunu, her ne kadar davacı tarafça çatıda daha önce onarım gerçekleştirilmemiş olduğu hususunda beyanda bulunulmuşsa da eksper tarafından gerçekleştirilen fiziki incelemeler ile yapılan görüşmeler sonucu çatıda daha öncesinde birtakım onarımların gerçekleştirilmiş olduğunun sabit olduğunu, bu sebeple davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtların da incelenmesini talep ettiklerini, --------- D. İş dosyasından tanzim ettirmiş olduğu raporun gerekli incelemeler ve değerlendirmeler sonucu tanzim ettirilmemiş olduğunu, konu raporda yalnızca noktasal ve çizgisel oluşan çiziklerin zamanla yırtılacağı varsayılarak çatının komple yenilenmesi gerektiği kanaatine varıldığını, bunun haricinde teknik anlamda bir detaya yer verilmemiş olduğunu, konu hasarın muhteviyatına yönelik gerekli incelemelerin yapılması akabinde konu hasarın tadilat ile giderilip giderilmeyeceği yönünde somut veriler ile inceleme yapılması gerektiğini, konuya ilişkin yargıtay kararları olduğunu, diğer yandan ilgili poliçe incelendiğinde de görüleceği üzere, poliçenin yeni değer sigortası üzerinden tanzim edilmemiş olduğunu bu sebeple de davacının kısmi hasarlar sebebi ile çatının eski haline getirilmesi için yenisi ile temin etme borcu bulunmadığını, ayrıca bu kapsamda zarar gören çatının yıpranma yaşı ve oranı, eskimesi gibi durumların da dikkate alınarak bir hesaplama gerçekleştirilmesinin gerektiğini, dava konusu talep poliçede yer alan teminat şartları uyarınca ve teminat limitlerine uygun olarak değerlendirilmesi, gerçek zararın dikkate alınması, aşkın sigortanın dikkate alınması, poliçede yazılı muafiyet koşulları ile sovtaj, eskime payı gibi hususların tenzilinin uygulanması, sigortalının zararın artmasına sebebiyet verdiği dolayısıyla tazminattan indirim yapılması gereken bir durum olup olmadığının irdelenmesi, yapılmış olan ödemenin göz önünde bulundurulması gerektiğini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini özetle; Rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri doğrultusunda ek rapor alınmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini özetle; Hasarların karşılanmış olması ve ödenmesi gereken başkaca bir tutarın bulunmamasından bahisle teminat dışı kalan istemler sebebi ile davalı müvekkili aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın esastan reddini, aksi kanaatte olunması halinde beyanları ve itirazları dikkate alınmak sureti ile dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdisine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 29.11.2021 tarihinde davacı şirkete ait ---------- Mahallesi ---------- Bulvarı No:-------- ---------- adresinde bulunan fabrikada meydana gelen şiddetli fırtına sonucunda dava dışı 3. Kişiye ait binanın çatısının fabrikanın çatısına uçması sonucunda hasar meydana geldiği, hasar nedeni ile davalı sigorta şirketinin davacıya 17.03.2022 tarihinde 701.566,92 TL hasar tazminatı ödediği sabit olmakla davacının işbu riziko nedeni ile sigortacısı davalıdan talep edebileceği bakiye sigorta tazminat alacağı bulunup bulunmadığı varsa miktarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, borçlunun borçlu olduğu kanısma varırsa, borçlunun itirazının iptaline(ve şartları varsa, icra inkâr tazminatına) karar verir .Mahkemenin, kararında (hüküm fıkrasında) icra takip (dosya) numarasını da yazarak borçlunun o icra takibine karşı yapmış olduğu (ödeme emrine) itirazının iptal edildiğini açıkça belirtmesi gerekir. Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, Kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HMK’ya göre, ikibinbeşyüzlirayı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur. HMK’ya gore, ikrar edilen olguların aksinin ispatı gerekmez. Bu nedenle, eldeki davanın çözümünde tarafların ispatla mükellef olduğu hususların ayrıntılı bir şekilde belirlenerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.Sigorta poliçesinin düzenlenmesi aşamasında, sigorta ettiren tarafından teminat altında alman rizikonun, sigorta tazminatının yahut sigorta bedeli ödeme borcunun kapsamının değerlendirilip belirlenmesi için yapılan haklı ve makul giderlerin, bunlar faydasız kalmış olsa bile sigortacı tarafmdan ödenmesinin zorunlu olduğu TTK’nm 1426/1’inci maddesinde hükme bağlanmıştır. Yine aynı düzenlemede eksik sigortanın söz konusu olduğu hâllerde TTK’nm 1462’nci maddesinin uygulanması yani bu maddede belirlenen oranda giderlerden indirim yapılması gerekeceği de belirlenmiştir. Doktrinde örnek olarak, hasar bedelinin belirlenebilmesi için sigorta ettiren/sigortah tarafmdan alman eksper veya uzman desteği için yapılan makul ve haklı giderler bu kapsamda değerlendirilmektedir.Yangın rizikosu oluştuktan sonra zararın sigortacıdan istenebilmesi için sigorta ettirenin. TTK’nın 1447’inci maddesi uyarınca poliçede öngörülen şekilde hasarın oluştuğunu sigortacıya bildirmesi ve buna ilişkin bilgi ve belgeleri sigortacıya kendisinin sağlaması gerekmektedir. Buna karşı sigortacı da hasarı gidermek istemediği takdirde, sigorta poliçesinde onu sorumluluktan kurtaracak özel ve ayrıksı durumların olayda mevcut bulunduğunu kendisi kanıtlamak zorundadır. Nitekim doktrinde de, sigortacı ile sigortalı arasında hasarın giderilmesi bakımından uyuşmazlık çıktığı takdirde, ana ilkenin sigortalının korunması olduğu kabul edilmektedir. Bu görüşlere nazaran sigorta poliçesindeki şartlar sigortacı tarafindan kaleme alındığından, bu hükümlerde duraksama hâlinde sigortalı lehine yorum yapılması gerekir.Buna karşılık sigortacı da TTK’nın 1459 ve 1460’mcı maddeleri hükümleri uyarınca sigortalının uğradığı gerçek zararı ödemekle yükümlüdür ve gerçek zararın ispatı sigortalıya aittir.Somut olayda uyuşmazlığa konu riziko kapsamında, yama şeklinde izolasyon yenilemek yerine, çatının hasar gören kısımlarının bölgesel olarak (Toplam: 4.354,25 m2) yenilenmesinin yerinde olacağı yenilenen izolasyon, trapez saç ve cephe panellerinin yenilenen bölümü için eskime/yıpranma payı düşülmesi ve sökülen trapez saç cephe panelleri için sovtaj bedeli tenzil edilmesi gerekmektedir. Çatı onarım ve cephe onarımı için bilirkişilerce tespit edilen rakamdan yüzde 10 muafiyet bedel düşüldükten sonra davacının talep edebileceği rakamın 108.398,79 USD olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi son heyet raporunda deliller değerlendirerek hesaplama yapmış, bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplamada bedel hesabı hükümde dikkate alınmış, mahkememizce tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli hesap raporu doğrultusunda açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ; ile A- Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı icra dosyası üzerinden yapılan itirazın iptali ile takibin 108.398,79 USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile ödeme günündeki ---------- Bankası dolar kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı üzerinden devamına
B-Takip konusu alacak yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine
2- Harçlar Yasasına göre alınması gereken 135.580,44 TL'nin başlangıçta alınan 45.698,10 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 89.882,34 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 45.698,10 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 45.778,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 27.250,00 TL bilirkişi masrafı, 203,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 27.453,75 TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 14.725,24 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 100.000,00 TL bilirkişi masrafının davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 46.363,46 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 278.326,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 248.721,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 836,73 TL'sinin davalıdan tahsili ile bakiye kalan 723,27 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.14/05/2025