T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/479 Esas
KARAR NO : 2025/396
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/07/2021
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 14/07/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----------- 27.03.2016 tarihinde,---------- sevk ve idaresindeki ---------- plaka sayılı araç ile ---------- ili ----------- ilçesi istikametine seyir halindeyken bahse konu mevkiiye gelindiğinde yolun ıslak ve kaygan olmasından dolayı sürücü ----------- direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu söz konusu tek taraflı yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin köprücük kemiğinin kırıldığını ve müvekkilinin uzun bir süre tedavi gördüğünü, müvekkilinin hemşire olduğunu, tedavi süresince çalışamadığını ve maaşını tam alamadığını, müvekkilinin çalışmadığı dönemde maaşını eksik alması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin panik atak, stres ve kaygı bozukluğu meydana geldiğini, müvekkilinin psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kullanmak zorunda kaldığını, kaza sonrasında travma nedeniyle iş gücünde maddi kayıp (kazanç kaybı) yaşadığını, müvekkilinin işinde başarılı ve fonksiyonel bir hemşire iken söz konusu trafik kazası nedeniyle iş alanları sınırlandığını, büyük şehirlerde ve geniş çaplı özel hastanelerde de rahatça görev yapabilecek iken, artık panik atağını tetiklemeyen küçük çaplı, yoğun vaka bulundurmayan sağlık kuruluşlarında çalışmak zorunda kaldığını, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi teminatı kapsamında giderilmesi gerektiğini, fazlaya dair dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik toplam 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.03.2016'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07/12/2021 tarihli beyan dilekçesi ile; tazminat taleplerini açıklayarak tedavi gideri, kazanç kazanç kaybı/ geçici iş göremezlik sürekli iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar ve panik atak nedeniyle maddi zarar olmak üzere her bir talebi yönünden ayrı ayrı 20,00 Tl olmak üzere 100,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 07/09/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; KTK madde 97 ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca dava şartı olan müvekkilinin sigorta şirketine yapılması gereken ön başvurunun usulüne uygun şekilde yapılmadığını, işbu başvurunun tazminat istemi bakımından esasa girilmeden usulden reddi gerektiğini, kaza tarihi olan 27.03.2016 itibari ile ölüm ve sakatlanma teminat limiti kişi başı 310.000,00- TL olduğunu, müvekkili şirketin ancak ve ancak sigortalısının kusuru oranında tazminat talebinden sorumlu olacağını, davacının başvurusu sonrasında müvekkili sigorta şirketi nezdinde "------------" numaralı hasar dosyası açıldığını, hasar dosyasında "---------ş." tarafından düzenlenen 14.02.2021 tarihli tıbbi mütalaa ile "zarar görenin 27.03.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması -mevcut belgeler ve yapılan muayenesi göz önüne alındığında- “erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğine” göre zarar görende fonksiyon kaybı haline neden olmamaktadır." şeklinde görüş bildirildiğini, dava konusu kaza nedeni ile davacının sürekli maluliyetinin oluşmadığı tespit edildiğini, yargılama sırasında davacının tüm tedavi evraklarının temini sonrasında ---------- sevk edilerek davacının maluliyetinin olup olmadığı ve varsa maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, dava konusu destekten yoksun kalma nedeni ile oluşan tazminat hesaplamasında trh 2010 yaşam tablosu kullanılması gerektiğini ve progresif rant yöntemi ile değil, %1,8 teknik faiz yöntemi uygulanarak aktüeryal yöntemlerle hesaplama yapılması gerektiğini, davada geçici iş göremezlik talepleri zmss genel şartlar a.5/b maddesi gereğince teminat kapsamında olmadığını, davanın bu talep nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin, davanın açılmasına sebebiyet vermediği gibi başvuru sahibi tarafından mevzuat kapsamında geçerli bir maluliyet raporu sunulmadığını. müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle yargılama gideri, faiz ve vekalet ücretinden müvekkili şirket sorumlu olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sigorta genel şartları çerçevesinde; öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddine ve müvekkili şirketin aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:-Davacıya ait nüfus kayıt örneği Uyap sureti,
----------- Müdürlüğü'nün 03/08/2021 tarihli müzekkere cevabı,
------------ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20/01/2022 tarihli müzekkere cevabı,
------------ Müdürlüğü'nün 25/01/2022 tarihli müzekkere cevabı,
------------- Hastanesi'nin 27/09/2022 tarihli müzekkere cevabı,
----------- Hastanesi'nin 28/03/2023 tarihli müzekkere cevabı,
------------ Hastanesi'nin 16/05/2023 tarihli müzekkere cevabı,
------------- Hastanesi'nin 03/10/2024 tarihli müzekkere cevabı,
--------------Talimat sayılı yazısı ile alınan tanık beyanları,
Davacı Tanığı ----------- beyanında; Ben davacı ------------- arkadaşı olurum. Kaza olduğu zaman birlikte aynı araç içerisinde yer alıyorduk. Kaza tarihi 27.03.2016 tarihinde --------- girişinde meydana geldi. Kaza sırasında arkadaşım olan davacı ------------ Köprücük kemiği kırıldı. Yaklaşık 1 ay kadar bandajda kaldı bu süre içinde işe gelemedi. Sonrasında Panik atak ve stres yaşamaya başladı. Bunun sonucunda kendisi psikolojik tedavi gördü ve kendisine ilaç yazıldı. Bu ilaçları kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Kendisi hemşire olarak görev yapıyor. Birlikte aynı bölümde görev yapıyorduk. Acil serviste görev yapıyorduk. Fazladan nöbet tutuyorduk Merve kaza sonrasında panik atak rahatsızlığının meydana gelmesi sonucunda Acil serviste çalışmak istemedi. 24 saat uzun nöbet tutulan yerlerde çalışamadı. Ve yine aynı kaza sonrasında kendisi sivil araçlara yaşadığı psikolojik rahatsızlıktan dolayı binemedi. İşe gelip giderken toplu taşıma araçları kullanıyordu. Söyleyeceklerim bundan ibarettir" beyanında bulunduğu, ------------ Talimat sayılı yazısı ile alınan tanık beyanları, Davacı Tanığı ---------- beyanında;" Ben davacıyı tanırım, ben ----------- hastanesinde çalışırdım oranın birim sorumlusuydum, ben 2011-2017 Acil servis sorumlusuydum, 2017 yılından beridir palyetif servis sorumlu hemşiresiyim, davacı hemşiredir, davacı 2011-2017 arası acil serviste çalıştı, 2017-2019 arası hastanede farklı servislerde çalıştı ama hangi servislerde çalıştı bilemem, 2019 dan sonra da ----------- merkezinde çalışmaktadır, davaya konu kazanın tarihini tam bilemiyorum, gece 22:30 gibi beni aradılar 1 doktor ve 4 hemşiremizin -----------civarında trafik kazası geçirdiğini söylediler, hastaneye geldiğinde hepsinin genel durumu iyiydi, Davacı ----------- köprücük kemiğinde kırığı vardı, ilk müdahaleleri yapıldı, kazadan önce 5 arkadaş Doktor ----------- arabasına binerek birlikte ------------- kahvaltıya gittikleri orada diğer arkadaşlarla buluşarak dolaştıklarını daha sonrasında dönüşte kaza geçirdiklerini anlattılar, Arabanın takla attığını içinden en son Davacı ------------- çıkabildiğini söylediler yapılan tedavilerinden sonra sabah taburcu işlemleri yapıldı, ------------ köprücük kemiğindeki kırıktan dolayı 1 ay rapor verildi daha sonrasında 1 ay daha uzatıldı, Kazada panik olduğu için kendi arabamla ben ------------ bıraktım, daha sonra raporu bitip döndükten sonra bu panik hali devam etti verimli bir şekilde çalışamadı özellikle kaza ve aciliyeti yüksek olan hastalarda panik hali yaşadı yalnız kalmaktan korktu, 2-3 ay kadar Acil serviste beraber çalışmaya devam ettik, çalışma ortamına uyum sağlayamadığı için daha sonra acil servisten idarenin kararıyla başka servislere gönderildi, kaza sonrası Çalıştığımız kurum olan ----------- hastanesinde tedavisine devam edildi, daha sonra psikolojik destek aldı, sürekli bir davacıyı motive etmeye çalıştık ama başaramadık, kaza sonrasında araç kullanabiliyordu, kazadan sonra araç kullanamadı, diyeceklerim bu kadardır başka diyeceğim bir şey yoktur" beyanında bulunduğu, Davacı Tanığı ------------ Beyanında: " Davacı benim eşim olur, biz eşim ile 2014 yılında tanıştık, 27/03/2016 tarihinde biz sevgiliyken eşim arkadaşının kullandığı araçta arka koltukta seyahat ederken yolun kaygan olması nedeni ile araç yoldan çıkarak şarampole yuvarlanıp yaklaşık 6 takla atmış, bu kazada eşimin köprücük kemiği kırıldı, kaza esnasında emniyet kemerini takıp takmadığını bilmiyorum, bu olay nedeni ile eşimin halen sıkıntı yaşamaktadır iyileşmemiştir, kazadan sonra 1 ay işe gelemedi, sonrasında ise eşimde panik atak başladı bu nedenle uzun süre işe gidemedi, rapor almak zorunda kaldı, kendisi bu kaza nedeni ile yoğun yerlerde çalışamıyor, bu nedenle daha az yoğun olan bir yere tayin istedik, gerede devlet hastanesinde daha az yoğun bir yere verdiler, ancak burada tek başına olduğu için burada da panik atak geçirdi bunun üzerine yeniden yer değişikliği talebinde bulunduk, bu sefer kendisini ------------ merkezine verdiler, kendisi halen burada çalışmaktadır, bu olay sebebi ile çalıştığı yer değiştiği için maaşı düşmüştür, bu nedenle gelir kaybı yaşamıştır, ayrıca panik atak yaşadığı için tanımadığı kişilerin araçlarına binememektedir, toplu taşıma kullanamamaktadır, kendisini işe ben götürüp getirmekteyim, bende bu nedenle işimden ücretsiz izin almak zorunda kalıyorum, bu nedenle maddi olarak zor durumda kalıyoruz, ayrıca eşim kaza olduğu tarihte ev kredisi ödüyordu, geçen sene kasım ayında bitti, bu olay nedeni ile krediyi ödemekte zorlanmıştır, bu olay nedeni ile ben işimi değiştirmek zorunda kaldım, ayrıca önceki aracımız manuel vites ve yüksek ses çıkaran bir araçtı, eşimin rahatsızlığı nedeni ile bunu da değiştirmek zorunda kaldım,Davacı vekilinin talebi ile soruldu: eşim bu kaza nedeni ile normal yaşantısında da sıkıntılar çekmektedir, kaza haberi duyduğunda veyahut yüksek bir ses duyduğunda panik olmaktadır, ayrıca araç ile seyahat ettiğimizde 50 - 60 km hızı geçemiyoruz, yanımızdan büyük araç geçtiğinde ürkmektedir, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulumuştur.Davacı Tanığı --------- Beyanında ;"davacı benim kardeşim olur,olay tarihinde ben yanında yoktum, kendisi arkadaşları ile birlikte araçta şehir içinde seyahat ederken kaza geçirmiştir, o tarihlerde kendisi gerede devlet hastanesi acilde hemşire olarak görev yapıyordu, kaza sonucu davacının köprücük kemiği kırılmıştır, kazadan sonra hastaneye kaldırıldı, omuzdan bele kadar alçıya alındı, ertesi gün taburcu edildi, tedavisi 1 ay boyunca devam etti, kendi öz bakımını yapamayacak vaziyetteydi, kendisine biz yardımcı oluyorduk, 1 ay boyunca işe gidemedi, sonrasında işine geri başladı ancak acil serviste vaka yoğunluğu ve trafik kazaları vakaları da olduğu için bu serviste çalışmaya devam edemedi, kendisinde panik atak başladı, bu sebeple aynı hastanede palyatif servisine geçti, burada da tek başına çalışıyordu, ayrıca hastalar genellikle yaşlı ve son zamanlarını yaşayan hastalar olduğu için burada da çalışmaya devam edemedi, iş hayatı çok sıkıntıya girdi, işi bırakma noktasına geldi ancak o dönem ev kredisi ödeniyordu, maddi sıkıntılarımız vardı, geliri düşeceğini göze alarak dörtdivan toplum sağlığı merkezine geçmiştir, bu nedenle maddi kayıp yaşamıştır, davacı bu olay nedeni ile halen iş hayatında ve sosyal hayatında sıkıntılar yaşamaktadır, birçok kez psikolog ve psikayatri bölümüne tedavi için gitmiştir ancak hala yaşadığı tramvayı atlatamamıştır, pandemi zamanda ambulans ile vakalar için köye gidilmesi gerekiyordu, ancak ambulanslar hızlı gittiği için kendisi ambulansa binmekte zorlanıyordu, ayrıca o dönemde hamile olduğu için ciddi sıkıntı yaşamıştır, bu kaza öncesinde davacı çok aktif olmasa da ara sıra araç kullanıyordu, ehliyeti vardı, kazadan önce davacı yaşadığımız yer olan ------------ çalıştığı yer olan gerede devlet hastanesine toplu taşıma ile gidip gelirdi bazen babam bırakıyordu, ancak kazadan sonra toplu taşıma kullanmaktan korktuğu için sürekli babam bırakıp alıyordu, bizim ev davacının çalıştığı hastaneye yaklaşık 18 km uzaklıktadır, bu olay nedeni ile çoğu zaman nöbetlerini de tutamadı, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulumuştur.
----------- sayılı raporu,
----------- sayılı raporunda sonuç olarak: "1.30/03/2013 tarih ve ------------- sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (YÜZDESIFIR) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (ÜÇ) Aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
-Aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen 12/03/2024 tarihli bilirkişi raporu,
Aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen 12/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ---------- (3) aylık Geçici,
İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı= 3.532,38 TL" sonucuna varıldığı görülmüştür.
-Aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen 12/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
Aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen 12/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "27.03.2016 Tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu cismani olarak zarar gördüğü bildirilen ----------- fiilen hangi tarihler arasında raporlu olduğu için görevini yapamadığının sorulması gerektiği, Davacı ----------- 27.03.2016 tarihli trafik kazasına maruz kalmamış olsa idi, fiilen raporlu olduğu dönemde (normal maaşı dışında) nöbet ücreti dahil ne kadar ek kazanç elde edebileceği; davacının raporlu olduğu dönemde, davacının fiilen görevini yapan davacı emsali bir kişiye ne kadar ek kazanç ödemesi yaptığının sorulması gerektiği,
Davacı ----------- 27.03.2016 tarihli trafik kazasına maruz kalmamış olsa idi, davacı emsallerin 27.03.2016 — 27.06.2016 tarihleri arası (normal maaşları dışında) nöbet ücreti dahil ne kadar ek kazanç ödendiğine ilişkin bilginin sorularak, buna göre değerlendirme yapılması gerektiği,
Kurum tarafından bildirilecek cevaba göre nihai değerlendirme yapılmasının mümkün olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
-Aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen 24/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
Aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen 24/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"1.Durum: Davacı ---------- (3) aylık
Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 1.145,38 TL.
Davacı yanın iddiasının kabulü durumuna göre, davacının Şubat 2016 ayında almış olduğu nöbet ücretinin aynı miktar tutarını, davacının 3 aylık geçici işgöremezlik dönemi olan Nisan, Mayıs ve Haziran 2016 aylarında alabileceğinin kabulü halinde ise bu taktirde davacının maddi zararı :
2.Durum: Davacı ------------ (3) aylık
Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 3.998,07 TL" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
-Davacı vekili 30/04/2025 harç tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; Müvekkilinin çalışamadığı dönemdeki kazancına dair kayıplar nedeniyle daha sonra arttırılmak üzere 20 TL olarak talep ettiği geçici iş görmezlik tazminatı talebini 3.978,07 TL arttırarak, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 3.998,07 TL’nin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; 27/03/2016 tarihli trafik kazasından nedeniyle tedavi gideri, kazanç kazanç kaybı/ geçici iş göremezlik sürekli iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar ve panik atak nedeniyle maddi zararının tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında yer alan tescil kayıtlarında ---------- plakalı otomobil cinsi aracın kaza tarihinde hususi kullanım amacı ile tescilli olduğu, ve davalı ----------Ş nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış olduğu anlaşılmıştır.-----------Müdürlüğü'nün yazı cevabı ile dava konusu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapıldığı ve hizmet dökümü talep edilerek dosya arasına alınmıştır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1 maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. madde,“işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" hükmünü içermektedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. madde hükmü incelendiğinde, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde hükmün yer aldığı görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde de maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. Atıfta bulunulan 6098 sayılı TBK'nın 49 ve devamı maddelerinde ise haksız fiillerden doğan borç ilişkileri başlığı altında düzenleme yapılmış olup, anılan kanunun 49.madesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile bir başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.Türk Borçlar Kanunu'nun 53. Maddesi ile Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:"1. Cenaze giderleri.,2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" TBK 54. maddesi ile düzenlenen Bedensel zararlar ise "1. Tedavi giderleri, 2. Kazanç kaybı., 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar , 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı vekili tarafından 2918 sayılı KTK m. 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru şartının gerçekleştirildiği, davalı şirkete 27/10/2020 tarihinde iletildiği , KTK 99 maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonra 07/11/2020 tarihinde temerrütte düştüğü anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, getirtilen ve ibraz edilen bilgi ve belgeler, aktüerya bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu 27/03/2016 tarihli tek trafik kazasında ----------- plakalı aracın dava dışı ----------- sevk ve idaresinde olduğu ,dava konusu araçta davacının yolcu konumunda bulunduğu, kaza nedeniyle davacının yaralandığı anlaşılmış olup davacı vekili tedavi gideri, kazanç kazanç kaybı/ geçici iş göremezlik sürekli iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar ve panik atak nedeniyle maddi zararının tazmin edilmesini istemiştir. Dava konusu kaza ------------ plakalı aracın yolun ıslak ve kaygan olması nedeniyle sürücünün hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydan geldiği ve yolcu konumunda olan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. ---------- Kurulu tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet oranı tespit edilmiş olup kaza sonucunda kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Buna göre aktüerya uzmanı tarafından mahkememize sunulan raporda ---------- tarafından ve davacı tarafından sunulan belgeler ile bordrolar ve nöbet çizelgesi dikkate alınarak 1.seçenek hesaplamada geçici iş gözemezlik zararının1.145,38 TL. davacının Şubat 2016 ayında almış olduğu nöbet ücretinin aynı miktar tutarını, davacının 3 aylık geçici işgöremezlik dönemi olan Nisan, Mayıs ve Haziran 2016 aylarında alabileceğinin kabulü halinde ise bu taktirde davacının maddi zararı 2. seçenek hesaplamada 3.998,07 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile dava değerini belirtilerek bu tutar üzerinde eksik harcı tamamlamıştır. Dosya kapsamında alınan maluliyet ve bilirkişi raporları, davacı vekilinin beyanları ve ıslah dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 3.998,07 TL geçici işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 07/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden (kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olarak) alınarak davacıya verilmesine, alınarak davacıya verilmesine ,davacının sürekli maluliyetinin bulunmaması ve diğer talepleri olan tedavi gideri, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar ve panik atak nedeniyle maddi zararına ilişkin taleplerinin ispatlanamaması nedeniyle reddine dair kanaate varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Dava konusu 3.998,07 TL geçici işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 07/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden (kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olarak) alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 59,30 TL peşin harç, 68,00 TL tamamlama harcı mahsubu ile bakiye 488,10 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 59,30 TL, mahsup edilen peşin harç 59,30 TL, tamamlama harcı 68,00 TL olmak üzere toplam 186,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 600,40 TL talimat gideri, 3.750,00 TL bilirkişi ücreti, 595,10 TL dosya masrafı, 1,20 TL KEP masrafı ve 290,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.236,70 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 5.133,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 3.998,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 80,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul red oranına göre belirlenen 1.294,10 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 25,90 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) davalının yokluğunda, HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025