T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/216 Esas
KARAR NO: 2025/237
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/03/2023
KARAR TARİHİ: 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; 29.09.2022 tarihinde ----------- nolu Trafik poliçesi ile davalı şirketinde sigortalı bulunan ---------- plakalı otomobil vasıflı aracın, sürücüsü ----------- sevk ve idaresinde ---------- Cad. ----------- istikametine doğru seyir halinde iken ----------- Kavşak civarına geldiği esnada ----------- istikametinden gelen --------- sevk ve idaresindeki bisiklete çarpma neticesinde iki araçlı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak müvekkili ----------- yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, söz konusu kazanın oluşumunda ------------ plakalı otomobil sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin de bu sebeple sorumluluğu söz konusu olduğunu, müvekkili ----------- kaza neticesinde yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını ve tedavi altına alındığını, müvekkilinde tüm vücut fonksiyon kaybı ve buna bağlı olarak meslekte kazanma gücü kaybı gerçekleştiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin uğradığı güç kaybı ve buna bağlı yaşadığı ağrılardan ötürü günlük hayatında bir baba ve eş olarak ailesine karşı sorumluluklarını yerine getiremediğini, evdeki günlük faaliyetleri dışında akşam kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve aile bireylerine karşı yükümlülüklerini yerine getirmesi esnasında daha fazla güç harcadığını, müvekkilinin tedavi süresinde iş göremezlik durumu sebebiyle davalı sigorta şirketi tarafından iyileşme dönemine bağlı tedavi giderlerinin tedavi teminatı kapsamında karşılanması gerektiğini,----------- plakalı aracın ----------- nolu Trafik poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine dava öncesinde başvuru yapıldığını, başvurunun davalı tarafından sonuçsuz bırakılması üzerine dava şartı arabuluculuk kapsamında taraflarınca arabuluculuğa başvurulmuş ancak, davalı şirketin taleplerini karşılamadığını, Trafik kazasında yaralanan ----------- 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesine göre belirlenecek bedeni-cismani zarara ilişkin maddi tazminatının (şimdilik 1.000,00 TL) kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, geçici ödeme ve avansı ödemesi taleplerinin kabulüne, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davala tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ----------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafın müvekkili sigorta şirketine Trafik Sigortası Genel Şartları'nda bildirilen usule aykırı ve Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde başvuru için istenilen zorunlu evraklar olmaksızın başvuruda bulunduğunu; doğrudan dava yoluna başvurduğundan huzurdaki davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 26/04/2016 günlü ---------- yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinin Madde 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.” olarak değiştirildiğini, davacı yanca eksik evrak ile başvuruda bulunulması KTK 97. Maddesindeki dava şartının yerine getirilmeden huzurdaki davanın açılmış olduğu anlamına geldiğini ve bunun da davanın dava şartı sebebi ile reddini gerektirdiğini, mezkur kazanın oluşumunda müvekkil şirketin nezdinde trafik sigortası poliçesi ile sigortalı ----------- plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu hususun bir yansıması olarak müvekkil -----------Ş.’nin davacı yanca iddia ve talep olunan tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, poliçenin varlığı maktu tazminat ödemesi anlamında olmadığını, poliçedeki teminat miktarları hasar halinde ödenecek maktu tazminat olmadığını; meydana gelen gerçek zarar miktarı yönünden teminat dahilinde olması halinde ödenebilecek azami limitleri bildirdiğini, nitekim kaza tespit tutanağında da davacı ------------ 2918 S. KTK'nın 84/H Maddesinde yer alan asli kusurlardan "kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kuralını ihlal ettiğinin sabit olduğunu, trafik ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanakları aksi ispat edilmediği müddetçe maddi durumu resmi olarak belgeleyen delil niteliğinde olduğunu, davacı yanca iddia olunan sürekli iş gücü/gelir kaybının tespiti aşamasında, 20 Şubat 2019 tarihli ve ---------- s. ---------- yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik gereğince davacı yanın uğradığı iddia olunan engel oranının dikkate alınması gerektiğini, Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alındığını, davacı yanın, mezkur kaza neticesi gördüğü tedavi evraklarına bakıldığında; başından ve dizinden yaralandığını iddia ettiğini, bu hususların, bir bisiklet sürücüsünün kullanmaksızın yolculuk yaptığına karine teşkil ettiğini, kendisini korumak için gerekli tedbir ve özeni göstermemiş olduğundan hem neticenin meydana gelmesinde hem de uğradığı iddia olunan zararın artmasında müterafik kusuru bulunmakla birlikte ola ki mahkemece bir tazminat hesabı yapılacak ise de işbu hesapta söz konusu indirimlerin nazara alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesap raporu esas alınarak tazminatın kabulü yönünde bir hüküm kurulacak olması halinde %20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacı yanda bir sakatlık meydana gelmiş ise sürekli sakatlık tazminatı hesaplanması aşamasında Karayolları Motorlu Araçlar Zmms Genel Şartlar ve Ek 3 sürekli sakatlık tazminatı hesaplanması gerektiğini, ve TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınması gerektiğini, bu kapsamda davacı yanın uğradığı iddia olunan zararın hesaplanması aşamasında vergilendirilmiş gelirinin dikkate alınacağını; aksi takdirde asgari ücrete göre hesaplanması gerektiğini, davacının, müvekkili şirket yönünden, olay tarihi olan 29.09.2022 tarihinden itibaren avans faiz taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira varsa müvekkil şirket yönünden sorumluluk temerrüt tarihinden itibaren olacağını, dava konusu taleplerden sorumluluklarının bulunmadığından ve ayrıca davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden dolayı ayrıca davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden dolayı müvekkili şirket yönünden olay tarihinden itibaren faiz ve yine yargılama giderleri ve ücreti vekalet taleplerinin de reddi gerektiğini, sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde dahi sigorta şirketi tüm fer'ilere temerrüt tarihi itibariyle faiz ve limiti nispetince katlandığını, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı için avans faizi talebi de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket nezdinde 30.12.2021-30.12.2022 tarihleri arasında ------------ poliçe numarası ile sigortalı bulunan ------------ plaka sayılı aracın cinsinin otomobil olduğunu ve ruhsatı ile de sabit olduğu üzere hususi kullanıma tahsis edilmiş olduğunu, ticari faaliyet amaçlı kullanılmadığını, davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, esastan da reddine, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER: ---------- müzekkere yazıldığı, müzekkere cevabının dosya içerisine alındığı görüldü. Dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu'nun raporunu tanzim ettiği görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:HMK 150/1 maddesinde, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan tarafların, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği, 150/5 maddesinde ise işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davanın, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağına ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. İş bu davanın HMK 150 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği 31.10.2024 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla HMK 150/5 madde hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İşlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık sürede davanın yenilenmediği ve eksik harcın da yatırılmadığı anlaşılmakla, HMK'nun 150/5 maddesi hükmü gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın H.M.K.'nun 150. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı başlangıçta peşin alınan 179,90 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3120 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince alınması gereken 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle oy birliği ile karar verildi.19/03/2025