T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/349 Esas
KARAR NO: 2025/243
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 28/05/2021
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 28/05/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; 29.11.2020 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki aracıyla ---------- Mah, ---------- Cad, ---------- üzerinde yaya olarak bulunan davacı müvekkile çarptığını, kaza sonrasında müvekkilinin yaralanarak kaza tarihinden sonra -------- Üniversitesi Hastanesi ve ---------- Hastaneleri'nde tedavi gördüğünü, kaza sonucunda müvekkil hem kolundan hem de bacağından yaralanmış , ameliyat edilmiş, uzuvlarına platin ve çivi takılmak suretiyle tedavi edildiğini, Söz konusu kaza sonrasında sürücünün alkol raporunda 0.97 promil alkollü olduğu da tespit edildiği, yine davalı ...'in ehliyeti kazanın olduğu tarihten önce zaten el konulmuş vaziyette olduğunu ve buna rağmen şüpheli alkollü ve ehliyetsiz bir şekilde trafiğe çıkmaya devam ettiğini ve müvekkilin maddi/manevi anlamda zarara uğramasına neden olduğunu ,meydana gelen trafik kazası sonucu ------------ plakalı araç sürücüsü davalı ...'in, müvekkile çarpması nedeniyle KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Kapsamında maddi zarar için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, 03.03.2021 tarihinde davalı ... tarafından taleplerinin reddedildiğini, davalı ... şirketinin cevabında '' mevcut belgelerle kişinin iyileşme süresinin tamamlanmadığı, şubat 2022 tarihinden sonra yerinde görsel ve fiziki muayene ile veya güncel durumu gösterir bilgi ve belgelerin gönderilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılacağı" belirtildiğini, Trafik kazası sonucu işgücü kaybı sebebiyle davacı müvekkili için şimdilik 250 TL geçici iş göremezlik ve 250 TL sürekli(kalıcı) iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda şimdilik 500 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden başvuru tarihinden sonraki 8. İş günü tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile, diğer davalı ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline,10.000 TL manevi tazminatın davalı araç maliki ... ve davalı araç sürücüsü ...'den müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin de davalılardan alınarak tarafımıza ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ...Ş vekili 16/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davası açmada başvuru sahibinin hukuki yararı bulunmadığını, dava talebinin konusunun, trafik kazasından kaynaklanan 6098 sayılı tbk md.54 gereğince geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle (ktk zorunlu mali sorumluluk poliçesine istinaden) maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, 6098 sayılı tbk’nın 50.maddesi hükmü uyarınca, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik mağduriyetinin olduğu ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi zorunlu olduğunu, somut olayda başvuranın, huzurdaki davadan önce ve sonra trafik sigortası genel şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceği açık olduğunu, somut olayda sigortalı araç sürcüsünün kusursuz olması sebebi ile müvekkili şirketin zarardan hiçbir sorumluluğu bulunmayacağını, araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulü mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağı ve ifade tutanakları incelendiğinde davacı ... kaza nedeni ile uğradığı zarara kendi asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiğinin görüleceğini, kaza tespit tutanağına bakıldığında da davacı ...’ün KTK 68. maddesinin b fıkrası “taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır” kuralını ihlal ettiğinden dolayı %100 kusurlu bulunduğunu, kusur oranı ile sorumluluk ilkesi gereğince somut olaydan müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu olmayacağı 21.05.2021 tarihli red müzekkeresi ile davacı tarafa bildirildiğini, hesabın ZMMS sigortası genel şartları a.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza sonucunda savcılık tarafından başlatılan ceza soruşturma dosyasının celp edilmesi ve savcılık tarafından tespit edilen hususlarda değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, eksik evrakların teminine ilişkin davacı tarafa gönderilen yazıya da cevap verilmediğini, başvuru şartı gerçekleştirilmemesi sebebiyle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, ibrazı zorunlu belgelerin sunulmamasından dolayı geçerli bir başvuru olmadığı dikkate alınarak HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddine, başvuranın yönetmelik hükümlerince engelliliğe neden olacak nitelikte bir yaralanması net olarak tespit edilemediğinden haksız ve mesnetsiz başvurunun reddini, davacının iyileşme süreci tamamlanmadığından davanın usulden reddini, kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi davacı ...’ün somut olayda %100 kusurlu olması, sigortalı araç sürüsünün ise kusursuz olması sebebi ile haksız davanın reddini, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmaması nedeni ile bu yöndeki taleplerin reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise somut olaydaki kusur durumlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını ve TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasını, davacı lehine muaccel bir alacak doğmadığı için müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... 02/12/2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağı ile davacı tarafın %100 kusurlu olduğunu, davanın başta hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğine dair temel hukuk ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, 29/11/2020 tarihinde kardeşi diğer davalı ...'in sevk idaresindeki kendisine ait araç ile davacı tarafın belediye otobüsünden inmiş ve otobüsün arkasından karşıya geçmek isterken kaza olduğunu, kazanın oluşumunda kardeşinin kusurunun olmadığını, davacının % 100 kusurlu olduğunu, tam kusurlu olmasına rağmen tarafına yönelttiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin hakkaniyetli olmadığını, belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararının bulunmadığını, alacak kalemlerini kabul etmediklerini, zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine, davacının iyileşme süreci tamamlanmadığından davanın usulden reddine, kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi davacının somut olayda % 100 kusurlu olması, kendisinin kusurunun ve sorumluluğunun olmaması sebebi ile ve hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğine dair temel hukuk ilkelsine aykırılık teşkil ettiğinden davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... 23/11/2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle; 29/11/2020 tarihinde kendisine ait sevk ve idaredeki aracın davacı tarafın otobüsten indiğini ve arka tarafından karşıya geçmek isterken kontrolsüzce yola atladığını ve kaza olduğunu, kazanın oluşumunda kendisinin bir kusurunun olmadığını, davacının % 100 kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı ve ifade tutanakları incelendiğinde davacı ...'ün kaza nedeni ile uğradığı zararda tam ve asli kusurlu olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde iddia ettiği hususların fiili gerçekle uyumlu olmadığını, fiili gerçeğin saptırılmasından ibaret olduğunu, yayanın geldiği yerde hızlı gitmesinin mümkün olmadığını, otobüsten insanlar inerken onlara yavaşlayıp yol verdiğini, durduktan sonra hızının tekrar hareket ettiğinde davacının iddiasının aksine 50 km ye ulaşmasının mümkün olmadığını, alkollü olduğuna dair tespit yapılmış ise de itiraz ettiğini, tespiti kabul etmediğini, eşinin sağlık personeli olduğunu, işe getirip götürdüğünü, sokağa çıkma yasağını ihlal etmesinin mümkün olmadığını, alacak kalemlerini kabul etmemek ile zamanaşımı itirazının mevcut olduğunu, davanın usulden reddine, davacının iyileşme süreci tamamlanmadığından davanın usulden reddine, kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi davacının somut olayda % 100 kusurlu olmasından dolayı kusursuz olması sebebi ile hiç kimsenin kendi kusurun dayanarak hak elde edemeyeceğine dair temel hukuk ilkesine aykırılık teşkil ettiğinden haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:---------- İl Emniyet Müdürlüğü'nün 27/07/2021 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Esas sayılı dosya Uyap sureti,
--------- 30/07/2021 tarihli müzekkere cevabı,
---------- 30/07/2021 tarihli müzekkere cevabı,
--------- 06/08/2021 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Cumhuriyet Başsavcılığı Karar Masası'nın ----------- Soruşturma sayılı müzekkere cevabı,
---------- Ceza Değişik İş Dosya müzekkere cevabı,
----------- Hastanesi müzekkere cevabı,
----------- ESas sayılı dosya Uyap sureti,
---------- 08/02/2022 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Hastanesi 10/04/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Hastanesi 28/04/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Kurulu'nun ----------- Karar sayılı raporu,
---------- Kurulu ----------- Karar sayılı raporunda sonuç olarak: "---------- ve ----------- kızı, ----------- doğumlu ...’ün 29.11.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 20.02.2019 tarihli ve ---------- sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla;
1)Tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu,
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
3)Başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içinde 2 (iki) ay bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
---------- Kurulu'nun ----------- Karar sayılı raporu,
----------- Kurulu ------------ Karar sayılı raporunda sonuç olarak:
"1) Tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu,
2) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz ) aya kadar uzayabileceği,
3) Başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içinde 2 (iki) ay bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği ‘’mütalaasına varıldığına göre,
SONUÇ:Kurulumuzun 22.02.2023 tarihli ve --------- karar sayılı mütalaasının, ------------ Hastanesinin 01.09.2022 tarihli Ortopedi raporu ve aynı tarihli grafileri incelenerek düzenlenmiş olduğu, ancak bu raporun tarihinin, mütalaa düzenlenirken sehven 01.09.2020 olarak kayıt edilmiş olduğu, dosyanı Kurlumuzca yeniden yapılan incelenesinde eklenecek bir husus bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
--------- Makine Mühendisleri heyeti tarafından tanzim edilen 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporu,
--------- Makine Mühendisleri heyeti tarafından tanzim edilen 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1.Davacı yaya ...'ün asli ve tam kusurlu olduğu, 2.Davalı sürücü ...'in kazada kusursuz olduğu görüşüne varılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; 29.11.2020 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde idaresinde olan --------- plakalı araç ile yaya olan davacının karıştığı trafik kazası nedeniyle belirsiz dava olarak şimdilik 250,00 TL sürekli göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
--------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----------- Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde alınan bilirkişi raporunda ...'in kazanın meydana gelmesinde kusursuz olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği , ---------- D.İş sayılı kararı ile takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce yapılan yargılamada kusur hususunun tespiti amacıyla ----------- Makine Mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı yaya ...'ün dava konusu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in kazada kusursuz olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan incelemede kaza tespit tutanağında, ...’ün 2918 sayılı KTK’nun ve aynı adlı yönetmeliğin 138/B madde (Ancak 100 metre kadar mesafede yaya geçidi, okul geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar taşıt trafiği için bir zorluk veya engel yaratmamak şartıyla ve yoldan gelen taşıtların uzaklık v hızını kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa sürede taşıt yolunu geçebilirler) ihlali sebebiyle kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve eki krokide davacı yaya ...’ün kaza mahalli yolda taşıt yolu üzerinde duran kaza dışı otobüsün arkasından yolu kontrol etmeden yolun karşı tarafına geçmek için taşıt yoluna girdiği tespiti ile kazanın anlatıldığı şekilde meydana geldiği , yaya ...’ün yolun karşısına geçerken kendi istikametine göre sağından gelmekte olan ve kendi seyir şeridinde seyretmekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın sol kısımlarına çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, kaza mahalli yaya geçidi olmayan yolda duran otobüsün
arkasından taşıt trafiğini kontrol etmeden kendi can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda taşıt yolunu kullanarak karşıya geçmek istediği esnada, vasıtaya geçiş hakkını bırakmamış olmakla 2918 sayılı KTK madde 68 /b ve yönetmelik madde 138/b ihlali ile olayda asli ve tam kusurlu olduğu görüşüne varılmış olup sürücü ...in yüksek hızla yolda seyrettiğine dair bir
belge ve tespit bulunmadığı, kaza tespit tutanağından aracın çarpışmadan sonra aynı konumda kaldığı yolda fren izi tespit edilmediği, çarpma sonrası sürüklenme ve savrulma
olmadığı anlaşılmakla bu tespitlerden davalı sürücünün meskun mahalde kazaya etken yüksek hızla aracını kullanmadığı kanaatine varılmış olup dosya kapsamında --------- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan kusur raporu, kaza tespit tutanağı ----------- makine mühendislerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporun uyumlu olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin rapor karşı yapmış olduğu itirazın reddine karar verilerek denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak dava konusu kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'in kusursuz olduğu anlaşılmış olup araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan maddi tazminat yönünden 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalı tarafa verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), davalıların yokluğunda maddi tazminat talebinin davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025