T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/761 Esas
KARAR NO: 2025/211
DAVA: Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/07/2018
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davalı 2015 yılında evini su bastığı için sigortaya vermek üzere tutanak yapacağını söyleyerek boş bir A4 kağıdına sağ alt tarafa denk gelecek şekilde müvekkilin imzasını aldığını, müvekkilim dilekçeyi doldurmasını beklediğinde kağıdın üst başlığın sigorta müdürlüğüne şeklinde hitaben cümle yazılı olduğu halde evrakı Sigortanın istediği şekilde dolduracağını söylediğini, müvekkilim bu A4 kağıdın üst yazısının kesilerek herhangi bir işlem yapabileceği süphesinden dolayı ----------- soruşturma nolu dosyasına şikayette bulunduğunu, ---------- karar no ile sadece şüphe durumu söz konusu olduğundan takipsizlik kararı verildiğini, ancak aradan 3 yıl geçtikten sonra, Haziran sonundan itibaren ---------- ilçesinde bazı gayrimeşru işlerle uğraşan insanların akıl vermesiyle matbaada veya bilgisayarda bu sayfanın üstü kesilerek isim ve imza kısmı bir kambiyo evrakı (bono) na dönüştürülerek; müvekkilime 3. Şahıslar aracılığıyla haber göndererek tüm malvarlığının elinden alınacağı yönünde tehdit , şantaj ve dolandırıcılık teşebbüsünde bulunduğunu, davalının matbaada A4 kağıdının üstünü keserek sigortaya verilecek yazılı kısmı keserek senete çevirdiğini tanıklardan duyduğunu, bununda fotokopilerini çekerek müvekkilimin yakınlarına göstererek ellerinde boş senet olduğunu, ------------ kendileriyle 500.000,00 TL verirse uzlaşırsa veya bir daire verirse senedi iade edeceklerini aksi halde tüm mallarını alacaklarını, icra takibi yapacaklarını veya mafyaya vereceklerini söyleyerek dolaylı olarak müvekkilime haber gönderdiklerini, davalının ibrazı veya savcılık tarafından elde edilmesi durumunda evrak üzerinde bilirkişi incelemesi ticari defter varsa ticari kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile müvekkilimin ticari veya borç doğuracak bir alış veriş ilişkisinin olmadığı tespit edileceğini, gerçekte borç olmadığından ne miktar hangi vasıfta bir evrak karşıya çıkacak, veya evrak çıkıp çıkmayacağını bilmediklerini ancak evrakın kambiyo senedi şeklinde düzenlendiğini matbaada yapılan bu evrakın olduğunu tanıklardan bildiklerini bu nedenle davada müddeabih değişirse beyan ve delil bildirme haklarının saklı tuttuklarını, bu aşamada tedbir kararı verilerek icra takibi yapılması durumunda icranın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir verilmesini ve yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile müvekkilinin arkadaş olduğunu aralarında bu kadar yüklü bir senet düzenlenmesi hatta davacının iddiasına göre boş kağıda imza atması bile bunun açık bir göstergesi olduğunu, zira hiçkimse olağan hayatın akışına göre durduk yere herhangi birine 2.000.000,00 Tl senet düzenlemez, boş kağıt imzalayıp vermeyeceğini, müvekkilin davaya konu senedin düzenlenmesinden önce --------- ----------- bulunan akaryakıt istasyonunu satmış ve devrettiğini, bunu öğrenen davacı ---------- ---------- çok değerli bir konumda 10 dönüm arazisinin olduğunu, ancak diğer hissedarlarla sıkıntı yaşadığını bu arsada kendi payına düşen bedelin en az iki milyon lira olduğunu, kabul etmesi halinde kendisine bir buçuk milyona verebileceğini zira acilen bir buçuk milyon liraya ihtiyacı olduğunu söylediğini, hissedarlarla ilgili sıkıntısın en fazla bir birbuçuk yıla çözüleceğini, isterse teminat olarak senet isterse gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapabileceğini söylediğini, davalı müvekkil davacıyı uzun yıllardır tanıdığından sözüne inanmış ve kendisine yalnızca elinde para ödediğine dair bir yazılı evrak olması için davaya konu senedi alarak 1.5000.000,00 Tl elden ödeme yaptığını, senet davacı tarafından yine onun istediği tarih ve miktar üzerinden, arsanın sıkıntısının kesinlikle çözüleceği tahmin edilen tarih sonrasına ve miktar ile düzenlendiğini, Davacı halen dahi hissedarı olduğu arazisi üzerindeki sıkıntılarını çözememiş ve iddia ettiği gibi devredemediğini, Dava dilekçesinde iddia edilen sigorta için boş kağıt imzalanması, daha sonra kağıdın sonradan senede çevrilmiş olması iddiası tamamen hayal ürünü olduğunu, bir anlığına bile haklı olduğu düşünülse bile iddialarını senede karşı senet kuralları çerçevesinde ispatı gerektiğini, dava dilekçesinde iddialar sıralanırken bile hiç bir delile hiç bir ispata yer verilmediğini talep ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde;Dava, İİK.72 mad gereği takipten önce açılan menfi tespit davasıdır. Dava konusu somut olayda menfi tespit davasını açan davacı (borçlu) kambiyo senedindeki imzayı inkar etmemekte, bilakis imzanın kendisinden sadır olduğunu kabul ederek; kambiyo senedinin imza dışındaki unsurlarının sonradan doldurulduğunu, davaya konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığını beyan etmektedir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer .Somut olayda dava konusu senedin üst, alt ve sol kenarlarında perforaj (kesilme) kalıntıları bulunması, forme kesim olmaması; üst, alt ve sol kenarlarında baskı lartefaktları (kalıntılar) mevcut olması; davacı -----------atfen atılmış imza ve üstündeki isim yazısı ile senetteki diğer yazıların kalem ucu kalibresi ve mürekkep renk ve tonu farklı kalemle yazılmış olmaları; imza ve üstündeki isim yazısının konum olarak senette kalan boş kısmı dolduracak şekilde yer alması, diğer yazılarla temasının bulunmaması; ancak, senedin “ÖDEYECEK” kısmında bulunan noktaların (....) imza ile kesiştiği yerlerde imzadaki mürekkebin üzerinde yer almaları tüm olarak değerlendirildiğinde, başka bir belgede mevcut olan “------------” isim yazısı ve imzanın kullanılmak suretiyle senedin bilgisayar ortamında hazırlanarak sonradan basıldığı Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Davaya konu senet sebebiyle soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporunda da benzer tespitler bulunmaktadır. Davalı tarafın iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalının hukuka uygun deliller göstermediği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda yapılan tespitler davacının iddialarını ispatlar mahiyette olup davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davacının menfi tespit davasının KABULÜ ile; Davacının keşideci olduğu 2.000.000,00 TL bedelli 04.08.2017 ödeme tarihli 04.08.2015 keşide tarihli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 136.620,00 TL'nin başlangıçta alınan 170,78 TL peşin harcı ve 33.984,22 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye kalan 102.465,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 170,78 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı, 33.984,22 TL tamamlama harcı, 3.000,00 bilirkişi masrafı, 184,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 37.374,90 TL'nin davalıdan alınarak davacı mirasçılarına verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 280.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı mirasçılarına verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.12/03/2025