T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/482 Esas
KARAR NO: 2025/161
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/04/2018
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 20/04/2018 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında organik olarak nitelenen ürün alım satım ilişkisi olduğunu, davalının satın aldığı ürün bedellerinin toplamda 28.428,92 TL bedelli olduğunu, müvekkilinin davalı tarafa çek ve nakit olarak yaptığı ödeme toplamının 26.772,92TL olduğunu, ayrıca davalı tarafa 29.04.2016 tarih ve ----------- sıra nolu irsaliyeli fatura ile KDV dahil 15.304,68 TL miktarında ürün iadesi yapıldığını, davalı tarafın müvekkiline sattığı malların bedeline mukabil müvekkilim tarafından nakit ve çek ile yapılan ödeme ve mal iadesi ile tenzil olunan miktar hesaplandığında davalıdan icra takip tarihi 18.11.2016 itibarı ile 13.648,68 TL alacağı bulunduğunu, iade faturası alacak ve takip sebebi gösterilerek 18.11.2016 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borcun 1.353,68 TL'lik miktarının kabulü ile bakiye miktara itiraz ettiğini, yetki itirazı üzerine takibe -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası ile devam edildiğini, davalı tarafa gönderilen ödeme emrine itiraz üzerine takibin durduğunu, iade olunan malzeme için itirazı kısmi ödeme yaparak iade mal ve faturayı kabul ettiğini, borca itirazın takip sürecini uzatmak ve borçtan kaçma amacına yönelik olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın icra ödemesi mahsup edildikten sonra kalan 12.292,00 TL asıl alacak bakiyesi miktar ve işlemiş faiz üzerinden iptali ile takibin devamına, borçlunun takip tarihinde mevcut olan 13.648,68TL alacağın % 20 'si oranında icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 19/06/2018 tarihli ve süresinde olmayan davaya cevap ve beyan dilekçemizin sunulması konulu dilekçesinde özetle: davacının dava dilekçesinde belirttiği faturalardan 2014 yılı olan faturaların kendisine ait olmadığını, faturaların --------- --------- adına kesildiğini, kendisi ile ilgisinin bulunmadığını, kendi şirketinin unvanının -------- ---------- olduğunu, şirketinin 01/01/2015 tarihinde faaliyete geçildiğini, davacı ile alım satım ilişkisinin olduğunu, ancak 29/04/2016 tarihli fatura ile bir iade süreci yaşandığını, bu fatura ile alınan mallar arasındaki far olan 1.353,68 TL tutarında olduğunu, bu tutarın icra dosyasına yatırıldığını, davacı şirket ile başkaca bir alım satım ilişkisinin bulunmadığını, davacının önce kendisine 29/04/2016 tarihli ---------- seri ve----------- sıra nolu tarihleri değiştirilmiş fakat paraflanmamış bir fatura tebliğ etmişken, aynı zamanda 27/07/2016 tarih ve-------seri ---------- sıra nolu başka bir fatura daha düzenlediğini, faturaların koçanlarının farklı ve tarihleri üzerinde oynandığını, paraflandığını, faturaların kendilerine tebliğ edilip edilmediğinin belli olmadığını, bu nedenle faiz talebinin yerinde olmadığını, müvekkili tarafından davacı firmaya 2700 adet organik helva verildiğini, bunun karşılığında 21.951,00TL'lik bir fatura düzenlendiğini, devamında tekrar bir iade faturası düzenlenerek 2400 adet iade helva faturası düzenlendiğini, usulsüz düzenlenen ikinci faturanın tebliğ alınmadığını, aradaki iki fatura karşılaştırıldığında 1553 adet fazla helva faturası kesildiğini, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davacının usulsüz işlem yaptığını, ticari defter incelemesi sonucu durumun görüleceğini beyanla haksız davanın reddi ile % 20 'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen 30/01/2020 tarih ve --------- Esas ----------- sayılı kararı ---------- sayılı ilamıyla kaldırıldığı, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak incelendi.
DELİLLER:Celp ve tetkik edilen ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 18/11/2016 tarihli takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna 08/11/2017 tarihinde tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekilince dosyaya sunulan 29/04/2016 tarihli ---------- Sıra ---------- nolu iade faturası incelendiğinde, 15.304,68 TL bedelli ve --------- Mah. --------- Sk. No:-------- --------- adresinde -------- - ---------- adına düzenlendiği ve faturanın teslim alan kısmının ------------ yazılı ve imzalı olduğu anlaşılmıştır.
Uyap üzerinden alınan nüfus aile kaydına göre, ------------ davalı ------- eşi olduğu anlaşılmıştır.İsticvap olunan davalı ---------- 14/11/2019 tarihli duruşmadaki isticvap beyanında; " bana göstermiş olduğunuz 29/04/2016 tarih ve ---------- nolu 15.304,68 TL bedelli faturadaki eksiksiz teslim malın ibaresi altındaki imza bana ya da çalışanlarımdan herhangi birine ya da eşime ait değildir, eşimin imzası bana göstermiş olduğunuz belgedeki imzadan farklıdır, bana göstermiş olduğunuz bu irsaliye fatura tarafımıza tebliğ edilmemiştir, faturada yazılı olan iadeye konu ürünler tarafımıza teslim edilmemiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, inceleme gününde Mahkememize ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mali Müşavir bilirkişi 22/11/2018 havale tarihli raporunda özetle; incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 13.648,68 TL tutarında alacaklı olduğu, alacağın dayanağı 29/04/2016 tarih ve ----------- seri nolu 15.304,68 TL tutarlı bir adet irsaliyeli faturanın oluşturduğu, irsaliyeli faturanın altında teslim alan olarak ---------- isimli şahsın imzasının bulunduğu, bu şahsın davalı ile ilişkisinin dosya kapsamı belgeler ile belirlenemediği, davalı şirketin 2016 Nisan dönemine ilişkin BA formunun ---------- Vergi Dairesinden talep edilmesi durumunda daha net bir sonuca ulaşılabileceği, davacı lehine alacağına hükmedilmesi halinde takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2 maddesine göre faiz talep edilebileceği beyan ve rapor edilmiştir. 26/03/2019 tarihli celsede davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, " davalı vekili 05/05/2019 havale tarihli dilekçesi ile ----------- Noterliği'nin 03/05/2019 tarih ----------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile ticari defterler istenildiğini, henüz ticari defterlerin temin edilemediğinden incelenmek üzere sunulamayacağını, mali Müşavir ------------ müzekkere yazılarak 2014-2015-2016-2017 defterlerinin istenilmesini, bu nedenle mazeretlerinin kabulü ile bilirkişi incelemesi ek süre verilmesini..." talep ettiğinden bahisle inceleme yapılamadığına dair tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.Bilirkişi 05/11/2024 tarihli raporunda özetle; inceleme konusu belgedeki imza ile ----------- ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; mukayese imzalarının sadece huzurda alınan imzalardan oluştuğunu, fotokopi ve çıktı belgelerde tespit edilebilen grafolojik tanı kriterleri dikkate alındığında başlangıç hareketlerinde, bitiş hareketlerinde ve ara gramalarında farklılıklar görüldüğünü, imza boyut ve imza kısımları arasındaki orantı ve doğrultu gibi ıslak imzalı olmayan fotokopi, çıktı gibi belgelerde saptanabilen diğer grafolojik tanı inceleme konusu belgedeki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ---------- eli ürünü olmadığını beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, satım sözlemesi nedeniyle yapılan fazla ödemenin istirdadı istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, faturalar, isticvap, nüfus kaydı, takip dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki satım sözlemesi ilişkisinde, davalının, emtia satılarak teslim ettiği ve davacının ödemede bulunduğu; bir kısım ürünlerin iade edildiği ve bu kısma ilişkin alacak talebine davalının itirazda bulunmadığı sabittir. Uyuşmazlık, takip konusu iade faturasının geçerli olup olmadığı ve davacının iade faturası kapsamındaki ürünleri davalıdan satın alıp almadığı ile bu ürünleri usulüne uygun şekilde davalıya teslim edip etmediği noktasındadır. Davacı 18.11.2016 tarihli takip ile 29.04.2016 tarihli ----------- nolu ve 15.304,68 TL bedelli fatura alacağı ile 889.35 TL işlemiş faizinin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerine dosyanın gönderildiği yetkili ----------- İcra Müdürlüğünce gönderilen ödeme emrine kısmi itirazda bulunularak borcun 1.353,68 TL olduğu kabul edilerek bakiye kısma itiraz edilmiştir. Davacı itiraz edilen miktar üzerinden itirazın iptali davası açmıştır. Davacı münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmamış olup, delil olarak her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesini istemiştir. Mahkemece tarafların ticari defterlerinin ibrazı emredilmiş, ancak davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davacının ticari defterleri incelenerek rapor ibraz edilmiştir. Dava konusu edilen fatura, davacı tarafından satılan ürünlerin davalıya iadesine ilişkin olup, faturada ---------- imzası bulunmaktadır. Davacı, talebinin dayanağını iade faturasına dayandırdığına göre, bu faturanın usulüne uygun şekilde düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini ve bu faturaya konu emtianın da davalıya iade edildiğini kanıtlanması gerekir. Somut olayda, dava konusu ürünlerin teslim edildiği kişinin davalıya ait iş yerinde çalıştığı dosyada ulunan ----------- belgelerinden anlaşılmaktadır. HMK'nın 211.maddesinde isticvap sonrası belgeyi imzalayan kişinin imzalarının araştırılarak belge altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığının belirleneceği kabul edilmiştir. Bu durumda, dava konusu fatura altındaki imzanın davalının yetkilisi olan ---------- ait olup olmadığı hususunda yasada belirlenen şekilde imza incelemesi yapılarak bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi 05/11/2024 tarihli raporunda; inceleme konusu belgedeki imza ile----------- ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; mukayese imzalarının sadece huzurda alınan imzalardan oluştuğunu, fotokopi ve çıktı belgelerde tespit edilebilen grafolojik tanı kriterleri dikkate alındığında başlangıç hareketlerinde, bitiş hareketlerinde ve ara gramalarında farklılıklar görüldüğünü, imza boyut ve imza kısımları arasındaki orantı ve doğrultu gibi ıslak imzalı olmayan fotokopi, çıktı gibi belgelerde saptanabilen diğer grafolojik tanı inceleme konusu belgedeki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ----------- eli ürünü olmadığını beyan ve rapor etmekle bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Başlangıçta peşin olarak alınan 225,11 TL harcın alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 390,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 12.292,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025