T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/761 Esas
KARAR NO: 2025/165
DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/10/2022
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 05/10/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile -------- Şti arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan ve davacının alacaklarına karşılık verilmiş çekler sebebiyle davalı --------- ve ---------- hakkında birçok icra takibi başlatıldığı; derdest icra takiplerinin--------- İcra Müdürlüğü -------- Esas, --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas, ---------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas, ----------- İcra Müdürlüğü---------- Esas sayılı dosyalardan oluştuğu; bu takiplerin tahsil kabiliyetinin bulunmadığı; davalı --------- dava dışı ---------- Şti.'nin içini boşaltmak suretiyle, şirkette ortak değişikliğine gittiği ve 200.000,00 TL değerindeki payını ----------isimli şahsa devrettiği; davacının, ---------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı icra dosyasından davalı ------------ isimli şirkete fiili hacze gittiği; haciz mahallinde diğer davalı ---------- sahibi olduğunu beyan eden --------- "... borçlu -----------, amcam olur" şeklinde beyanda bulunduğu; davalı şirketler ile ----------- arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunması nedeniyle, organik bağın varlığının kabulünün gerektiği; ---------- "... ---------- ise cam bölümünü ayırmak için kurmuş olduğumuz şirkettir. Vergi levhası ve imza sirküsü örneği dosyaya alındı. -------- --------- ---------- ile birlikte kurucularıdır. Fakat faaliyeti yoktur. ---------- dışında burada hiçbir şirketin faaliyeti yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu; ------------ isimli şirketin ilk kuruluş adresinin --------- adresi ile aynı olduğunun --------- ile tespit edildiği; ---------- çalışanlarının ----------- çalışmaya devam ettiğinin de haricen tespit edildiği; ----------- isimli şirketin ----------- isimli şahıstan önceki sahibi ---------- olup aile üyelerinin sürekli ortaklık değişikliğine yahut şirket ismi değişikliğine gittiği; bu pratiğin temelinde ise alacaklılarından mal kaçırma amacının yattığı; --------- --------- durumunda ---------- tabelasında ve şirket merkezinde personeliyle birlikte çalıştığı ve bunu kayıt altına alarak paylaşım yaptığı; ----------, davacı şirket yetkilisi ---------- ile olan iletişiminde "kendisinin ---------- sahibi olduğunu ama bu hususun resmi kanallar ile teyit edilemeyeceğini" belirttiği; ------------ arasında illiyet bağı olduğu, kendilerini aynı avukat ile temsil ettirdiği; --------- isimli şirketin müşteri çevresinin,---------- isimli şirketlerle çalışmaya devam ettiği; bir anlamda müşteri portföyünün yeni şirkete aktarıldığı; davalı ----------, internet sitesinde "21 yıllık tecrübe ve birikimleri ile dış cephe, PVC, otomasyon, fotosel kapı ve cam sektöründe hizmet veren, taahhüt ettiği işleri titizlikle ve büyük bir sorumlulukla yerine getiren ---------- aynı prensipler içerisinde ileri yıllarda da çalışmalarını sürdürecektir." şeklinde ifadelerin yer aldığı; ----------- 2018 yılında, ----------- ise 02.12.2021 tarihinde kurulduğu; dolayısıyla bu şirketlerin bu deneyimi miras aldığı başkaca şirket/şirketlerin bulunduğu; ------------- 14.07.2017 tarihinde kurulduğu; ---------- ------------- ise 2010 tarihinde kurulduğu; dolayısıyla, davalı --------- şirketlerinin 21 yıllık deneyimi devraldığı şirketin ----------- isimli şirket olduğu; ------------- sahibi, ------------- yaşı düşünüldüğünde, 21 yıllık tecrübenin söz konusu dâhi olamayacağı; --------- ticaret geçmişinin incelenmesi gerektiği; davacı şirket ile davalı ---------- ve ----------- arasında halihazırda devam eden dosyaların bulunduğu öne sürülerek, davalılar arası organik bağın tespitini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalılar ----------- Şirketi Ve ---------- Şirketi vekili Mahkememize sunduğu 09/11/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davalı şirketler ile davalı taraflar arasında organik bağ bulunmadığını, ----------- yetkilisinin ------------ olduğunu, ------------- yetkilisinin ise ----------- olduğunu, davalı şirketlerin geçmişten bu yana ortaklık yapıları incelendiğinde --------- şirket ortaklığında bulunmadığını, davacı her ne kadar organik bağın tespiti olarak nitelendirmiş olsa da huzurdaki davanın tüzel kişilik perdesinin aralanması davası olduğunu, bir an için davalı şirketler ile borçlular arasında organik bağın olduğu düşünülse bile, salt organik bağın tespitinin borçlardan bütün davalıların sorumlu olması için yeterli olmadığı; kural olarak borç ilişkisinin dışında bir başka gerçek ya da tüzel kişiye karşı borç ilişkisinden doğan alacak hakkının ileri sürülemeyeceğini, ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için Kıta Avrupası ve ---------- hukuk sistemlerinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi”nin geliştirildiği; tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları sorumlu tutma imkânının getirildiğini, teorinin amacının, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişi perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesi olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi gereği, tüzel kişiliğin borçlarından dolayı gerektiğinde tüzel kişiliği oluşturan üyelerin de sorumlu tutulmasının söz konusu olabileceğini, tüzel kişiliğin kaldırılması teorisinin, istisnai ve sınırlı bir yöntem olduğunu, organik bağ kavramının da kaynağını dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağından aldığını, şirketlerin kuruluş tarihlerinin aynı olması, hissedarların aynı soyadını taşımaları gibi olguların organik bağın varlığını göstermeyeceğini, organik bağın varlığının ve ispat edilmiş olmasının tek başına tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve borçlardan bütün davalıların sorumlu olması için yeterli olmadığını, alacaklı ---------- mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığına dair somut deliller ve verilerin bulunmadığını, davacı yanın fiili haciz yapmış olduğu; bu hacizlerde davalılar tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, İİK 99'a göre takibin talikine karar verildiği ve alacaklıya dava açılması için 7 günlük süre verildiğini, alacaklının zararına yol açan tüzel kişinin veya yetkilisinin sorumluluğuna dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulması gerektiğini, bu sebeple istihkak davası bile açmadan tüzel kişilik perdesinin kaldırılması davası açılmasının hukuki dayanağı bulunmadığını, salt organik bağın tespitinin tüm borçlardan bütün davalıların sorumlu olması için yeterli olmadığı; tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve borçlardan bütün davalıların sorumlu olması için borçluların kötü niyetli olması ve davacının bu iddialarının tamamını kanıtlaması gerektiği öne sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas,--------- esas, --------- esas sayılı dosyaları celp ve tetkik edilmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davacının tacir olup olmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
Vergi dairesinden davacının vergi kaydı bulunup bulunmadığı ile varsa vergi beyannamelerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
Esnaf odasından davacının esnaf kaydı bulunup bulunmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.---------- İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak --------- esas sayılı dosyasında takip talebi ve ödeme emrinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. ---------- İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak --------, -------- ve -------- esas sayılı takip dosyalarında yer alan takip talebi ve ödeme emirlerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalılar ----------, ---------- ve ---------- ticaret sicil dosyasının tümünün (tüm hisse devirleri, adres değişiklikleri ve diğer tüm evraklarla birlikte) mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
Davalı --------- aile nüfus kayıt örneğinin uyap üzerinden çıkarılarak dosya arasına alınmıştır. --------- müzekkere yazılarak davalı ----------, ---------- ve --------- çalışan listesi ve çalışanların iş yeri giriş-çıkış kayıtlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
----------- müzekkere yazılarak ----------, ---------- ve --------- hizmet dökümlerinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine,
---------- Noterliğine müzekkere yazılarak 26/03/2021 tarih ve ---------- yevmiye numaralı evrakın mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
---------- esas sayılı dosyasının uyap üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
---------- İcra müdürlüğüne müzekkere yazılarak ---------- esas sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirket yetkilileri ---------, ---------- kimlik numaralarının mahkememize bildirilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. --------- müzekkere yazılarak ---------- ve ---------- hizmet dökümlerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. ---------- müzekkere yazılarak --------- --------, ----------, ----------, ----------- geçmişe dönük tüm personel listesinin mahkememize bildirilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı ---------- alacağının bulunup bulunmadığı, davalı ---------- ile diğer davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, var ise davalı ----------- borcundan diğer davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler ne oranda sorumlu oldukları uyuşmazlık konularının bunlardan ibaret olduğu anlaşılmaktadır.Organik bağ, hukuki olarak bağımsız tüzel kişiliklere sahip birden fazla şirketin, fiilen bir bütün olarak hareket ettiği durumları ifade etmektedir. Bu bağlamda organik bağ, özellikle iş hukuku davalarında, hizmet tespiti ve işverenin kim olduğunun belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Şirketlerin hukuki bağımsızlığına rağmen, ekonomik ve yönetsel anlamda bir bütünlük içerisinde hareket etmeleri, çalışanlar ve iş ilişkileri bakımından tek bir işverenin varlığına işaret edebilmektedir. Türk Hukuku'nda organik bağ kavramı, özellikle Yargıtay kararları ve doktrinle şekillenmiş ve iş hukuku, ticaret hukuku gibi farklı alanlarda kullanılmaktadır. Bu bağın varlığı, hizmet tespiti davalarında hak düşürücü sürenin hesaplanması ve işverenin kim olduğunun belirlenmesinde kritik bir öneme sahiptir.
Organik bağın varlığını tespit etmek için yargılamalarda çeşitli unsurlar değerlendirilmektedir. Bu unsurlar, yukarıda da belirtilmiş olunduğu üzere Yargıtay kararları ve doktrinde belirli ilkeler etrafında şekillenmiştir. Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı ise yerleşik içtihat uyarınca; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer/aynı olması veya temsilcilerinin aynı olması, aynı faaliyet alanları olması, şirketler arasındaki hisse devirleri, şirketlerin resmi işlemlerinin danışıklı yapması, muvazaalı işlemler olup olmadığı gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilmektedir. Bir başka anlatım ile, organik bağın tespitinde her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme olmalıdır ki bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısının mevcudiyeti kuşkusuz olmalıdır. Şirketlerin aynı veya birbirine çok yakın adreslerde faaliyet göstermesi, organik bağın en açık göstergelerinden biridir. Aynı iş yerinde veya aynı binada faaliyet göstermeleri, şirketler arasında idari ve ekonomik bir bütünlüğe işaret edebilir. Adres benzerliği, sadece fiili iş yeri adresiyle sınırlı kalmayıp, ticaret sicilinde kayıtlı merkez adresleri açısından da dikkate alınmaktadır. Şirketlerin mutlaka aynı binada faaliyet göstermeleri gerekli olmayıp birbirlerine yakın konumlarda faaliyet gösterip göstermedikleri dahi değerlendirilmektedir. Şirketlerin fiziki konumlarının örtüşmesi, operasyonel olarak birbirlerinden bağımsız olmadıklarının bir işareti olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay kararlarında bu unsur, organik bağın en sık başvurulan kriterlerinden biri olarak kabul edilmektedir.Şirketlerin ortaklık yapılarının benzer veya aynı olması da organik bağın önemli bir diğer unsuru olarak değerlendirilmektedir. Aynı kişi ya da kişilerin iki veya daha fazla şirkette pay sahibi olması, bu şirketlerin ekonomik ve yönetimsel anlamda bir bütün oluşturduğunu gösterebilmektedir. Ortakların aynı olması, şirketlerin bağımsız işverenler olarak hareket etmekten çok, tek bir ekonomik bütünlük içinde hareket ettiklerinin bir göstergesi olabilmektedir. Özellikle yönetim kurullarının örtüşmesi, organik bağın kuvvetli bir delili olarak kabul edilir. Şirketlerin ortaklık yapıları belirlenirken özellikle ----------- nezdinde pay sahiplerinin kim olduğunun ve şirket yapılarının ne olduğunun (anonim şirket mi yoksa limited şirket mi olduğu) yanı sıra şirketlerin iç yönergelerinin kurguları dahi değerlendirilmektedir.Şirketlerin aynı sektörde veya birbirini tamamlayan sektörlerde faaliyet göstermesi de organik bağın varlığına dair bir ipucu olmaktadır. Aynı ürün veya hizmeti sunan, aynı müşteri kitlesine hitap eden ya da birbirinin faaliyetini destekleyen şirketlerin ekonomik anlamda bir bütün olarak değerlendirilme ihtimali yüksektir. Şirketlerin faaliyet alanlarının resmi kayıtlar nezdindeki tespitinde ise ---------- kodları değerlendirilmektedir. Şirketlerin üst düzey yönetici kadrolarında yer alan kişilerin aynı olması, organik bağın güçlü bir diğer göstergesidir. Yönetimsel kararların aynı kişiler tarafından alındığı durumlarda şirketlerin fiilen tek bir işveren gibi hareket ettiği kanaatine varılması muhtemeldir. Özellikle genel müdür, yönetim kurulu başkanı gibi üst düzey yönetim pozisyonlarında aynı kişilerin görev alması, şirketlerin birbirinden bağımsız olmadığını ortaya koyabilir. ---------- nezdinde gerçekleşecek olan inceleme neticesinde yönetim/müdürler kurulu yapısının tespiti ise oldukça kolaydır.Şirketler arasındaki mali ilişkiler, örneğin ortak finansal kaynak kullanımı, borçlanma veya yatırım süreçlerinde iç içe geçmiş yapılar, organik bağın varlığına dair güçlü deliller sunmaktadır. Şirketlerin birbirlerine ekonomik destek sağladıkları, ortak sermaye ya da kaynak kullandıkları durumlarda ekonomik bütünlük sağlandığı kanaatine varılabilecektir. Ayrıca şirketler arası sermaye akışları, kredi ilişkileri ve ortak mal varlıklarının paylaşımı gibi ekonomik bağlar da organik bağın ispatında gündeme gelmektedir.Aynı grup içinde yer alan şirketler arasında işçi transferi yapılması veya işçilerin birden fazla şirkette çalıştırılması, organik bağın ispatında önemli bir unsurdur. Çalışanların aynı iş tanımı veya görev ile farklı şirketlerde çalıştırılması, bu şirketler arasında fiili bir bütünlük bulunduğunu gösterebilmektedir. Özellikle işçilerin herhangi bir iş akdi değişikliği olmadan farklı şirketlerde çalıştırılması, işverenin aslında bu şirketlerin bütünü olduğu yönünde bir karine oluşturmaktadır.Şirketler arasında gerçekleştirilen muvazaalı işlemler, yani gerçek durumu gizleyen anlaşmalar, organik bağın varlığını göstermektedir. Bu tür işlemler, şirketlerin bağımsız işverenler olarak ancak fiilen tek bir ekonomik bütünlük içinde hareket ettikleri durumlarda ortaya çıkmaktadır. Örneğin, işçilerin bir şirketten diğerine devredilmesi gibi durumlarda muvazaa iddiası organik bağın tespitinde dikkate alınacaktır.Bilirkişi heyeti 19/11/2024 tarihli raporunda özetle; dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; nihai takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davalıların ortaklık yapıları, faaliyet alanları, faaliyet merkezleri, çalışan işçilerinin aynı olması nedeniyle nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, yönetimsel, ekonomik ve organizasyonel olarak organik bağ karinesi koşullarının oluştuğunu, bu nedenle, mahkeme tarafından davalılar arasında organik bağ oluştuğunun kabulü halinde, --------- İcra Müdi -------- Esas, -------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas, ---------- İcra Müdi ---------- Esas, ----------- İcra Müdürlüğü ------------ Esas sayılı dosyalarından kaynaklanan alacaktan davalıların sorumlu olacağını beyan ve rapor etmekle bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek bu doğrultuda davanın kabulüne, ----------- İcra Müdürli ---------- Esas, ---------- İcra Müdürli -------- Esas, ---------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas ve---------İcra Müdürlüğü ------------ Esas sayılı dosyalarından kaynaklanan alacaktan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
--------- İcra Müdürli ----------- Esas, ----------- İcra Müdürli ----------- Esas, ----------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas ve ---------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyalarından kaynaklanan alacaktan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 15.014,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.834,37 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.180,33 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 35.168,39 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan ve 80,70 TL başvurma harcı, 12.000,00 TL bilirkişi masrafı, 589,25 TL posta ve tebligat giderinden oluşan yargılama gideri ile peşin harç olarak alınan 3.834,37 TL olmak üzere toplam 16.504,32 davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.600,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025