T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/186 Esas
KARAR NO: 2025/189
DAVA: Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 10/02/2022
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 10/02/2022 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı yanın ---------- ilinde yetiştirdiği --------- cinsi domates fidelerini ihraç etmek üzere dava dışı ---------- bulunan ------------ ŞİRKET! ik 14.850,00 USD karşılığında anlaşmaya vardıklarını, yapılan sözleşmenin ifası için, davacı yanın 07.05.2020 tarihinde, davalı ----------Ş. den, ilgili ürünlerin ısı kontrollü olarak ----------- Havalimanı'ndan ------------ havayoluylataşınması içinteklif istendiğini, Davalı --------sadece ------- 4248 derece ısı kontrollü taşıma sağladığını belirttiğini, bunun üzerine davacı yanın, davalı ---------- sunduğu ----------- vasıtasıyla ürünlerin --------- bulunan alıcıya taşınması ve teslimi için, istiflenemez ve ısı kontrollü olacak şekilde taşıma teklifini kabul ettiğini, 19.05.2020 tarihli ve ----------- Havalimanı çıkışlı TK. 6507 sayılı ---------- seferi için rezervasyon yaptıklarını, ---------- sayılı hava taşıma senedinin düzenlendiğini ve 20.05.2020 tarihinde ise nihai faturanın kesildiğini, Davalı yanın --------- ---------- tüm taşımanın 8.800 USD bedelle taahhüt ettiğini, bu bedel dışında, davalı yan tarafindan 27.05.2020 tarihinde 2.272,00 USD tutarlı ek bir fatura düzenlendiğini ve bedelinin ayrıca davacı yan tarafindan 10.07.2020 tarihinde ödendiğini, Dava konusu ürünlerin 20.05 2020 tarihinde --------- ---------- kentindeki havalimanına ulaştığını, fakat faturada yer alan açık taahhüde göre ürünlerin, 21.05.2020 tarihinde --------tesliminin yapılması gerekmesine rağmen, davalı ----------- kontrolünde bulunduğu süre zarfinda, ---------- inişle birlikte hazır edilmiş olması gereken soğutuculu aracın, 25.05.2020 tarihinde temin edikdiğini ve ürünlerin $ gün ısı kontrolsüz ortamda beklemesi nedeniyle tamamen bozulduğunu, Dava konusu ürünlerin 27.05.2020 tarihinde ---------- ulaştığını, fidelerin alıcısı olan dava dışı ----------- adına fideleri inceleyen kalite kontrol şirketi tarafindan, ürünler için -------- ----------- da mührü bulunan 28/05/2020 tarihli tutanak düzenlediğini, zayi olduğu anlaşılan ürünler için 29.05.2020 tarihinde davacı yan e-postası ile davalı yana durumun bildirildiğini, Davacı yan tarafından davalı yana zayi ihbarında bulunulmasının ardından davalı -------- -------- ile iletişime geçtiği yan tarafından istenen evrakların davacı yan tarafindan aynı gün davalı yana iletik 04.12.2020 tarihinde “ambalaj yetersizliğinden kaynaklı ürünlerin istiinin bozulması” gerekçesi ile nakliyeci olarak sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı yanın tazminat talebini reddettiğini, Davalı yana ödenen, toplamda 25.922,00USD (1 1.072,00 USD taşıma bedeli ile 14.850,00 USD ürün bedeli) ve 654,1 TL maddi tazminat bedeli ile birlikte oluşan maddi zararın davacı yana, davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiğini, ayrıca davacı yanın yaşadığı ticari itibar kaybı ve diğer manevi zararları karşılığı olarak 2.000 TL tutarında manevi tazminatın Davalı yandan alınarak davacı yana ödenmesini vekaleten dava ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ----------ş Vekili Tarafından Sunulan 08.04.2022 Tarihli Cevap Dilekçesinde, Özetle; Davacı yanım oluşan hasar yönünden bildirim yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini, hasarın en geç 14 gün içinde yazılı olarak davalı yana ihbar edilmesi gerektiğini, fakat davacının davalı yana süresi içerisinde yapmış olduğu yazılı bir hasar ihbarının bulunmadığını, hasar ihbarının ilk önce ihbar oluna ---------- yapıldığını, davalı yana ihbarın daha sonra yapıldığını ve yapılan inceleme ve ekspertiz raporuna göre hasar dolayısıyla davalı yanın kusunu bulunmadığından ihbarın kabul edilmediğini, dava konusu ürünlere ilişkin uygun bir tutanak bulunmadığı için daa konusu hasamn oluşup oluşmadığını oluştuysa hangi aşamada ve neden oluştuğunun davalı yan tarafindan tam paskalya döneminden dolayı yaşanan gecikme sebebi ile taşıma da, davalı yanın kusuru olmayan gecikmelerin yaşandığını, davalı yanın, domates fidelerinin belirli koşullarda taşınması konusunda gereken özen ve dikkati gösterdiğini, alt taşıyıcılara her türlü gerekli uyarının yazılı olarak bildirdiğini ve konşimentoda da durumu açıkça yazdıklarını ancak davacı yanın davaya konu ürünlerin ambalajlanması konusunda gerekli özeni göstermediğini, Yine de herhâlükârda alt taşıyıcı ---------- taşımada gerekli olan şartlara uyulup uyulmadığını belirtmeden ve hasarın ihbar oluna ----------- kendi hakimiyet alanında oluşması nedeniyle sorumlu olduğunu, davalı yanca kabul etmemekle beraber davalının sorumluluğunun sınırlı olarak özel çekme hakkına uygulanacak her bir kg başına 833 TL ile sınırlı olduğunu, Tacir olarak gerekli özen ve dikkati göstermeyen davacının fidelerini taşıtmada gönderilen ülke koşullarına uygun ambalajlama ve işaretlemeyi yapması ve yüklemeyi de üstlendiğinden davacı yanın sorumluluğunda olduğunu, Doğası gereği risk taşıyan taşımaya ilişkin olarak davalı yana manevi kusur neticesinde tazminat yüklenemeyeceğini, davacı yanın navlun bedelini geri isteyemeyeceğini, Taşıyanın herzaman navluna hak kazanacağını, Davacının taşıma talebinin, emir ve talepleri doğrultusunda tamamıyla onayı içerisinde yerine getirildiğini, bu konu da taraflar arasında herhangi bir itilaf olmadığını, yükleme işleminin davacı sorumluluğunda olması nedeniyle ürün bedelini de talep edemeyeceğini davacının taleplerinin tamamının esas ve usulden reddini ve davanın ---------- ihbarını talep etme zorunluluğunun doğduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İhbar Olunan ---------- Vekili Dilekçesinde, Özetle; Huzurlaki ihtilaf konusu taşımada meydana geldiği iddia olunan hasara hangi tarafin katlandığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taşımanın şeklinin --------- olarak belirlendiğini, --------- taşıma şeklinde navlunu (taşıma masrafini) davacı tarafindan ödemesi gerektiği, ancak davacı yanın malların ziyanı ve hasarı ile ilgili tarafından sunulan 31.01.2023 tarihli cevap sorumluluğunun malların taşıma aracına geçinceye kadar olduğunu, bu noktadan itibaren ziyan ve hasarla ilgili tüm sorumlulukların dava dışı acıya geçtiğini ve dava açma hakkının dava dışı alıcı firmaya ait olduğunu, hasara katlanmamış bulunan davacının dava açma hakkını bulunmadığını, Davalı ----------- tarafından 02.07.2020 tarihinde doldurulan “Kargo Tazminat Başvuru Formu” sonrasında ihbar ----------- tarafından davalıya gönderilen 24.11.2020 tarihli Cevap Yazısında da başvurunun 14 günlük hak içerisinde yapılmaması sebebiyle taleplerin karşılanmasının hukuken mümkün olmadığının iletildiğini, Davalı ---------- tarafindan sunulan eksper raporunda, davacı iddialarının aksine emtiaların ambalaj yetersizliği sebebiyle hasarlandığının tespit ediktiğini, Montreal Konvansiyonu'nun “Kargonun Hasara Uğraması” başlıklı 18. Maddesinin 2. Fıkrası; “Fakat, eğer kargonun tahrip olmasının, kaybolmasının ya da kargoya zarara gelmesinin aşağıda verilen olaylardan birinin ya da daha fazlasının bir sonucu olarak meydana geldiğini ispatlarsa, taşıyıcı ve bu kapsama kadar sorumlu değildir şeklinde olduğunu, Kargonun hatalı veya kusurlu şekilde paketlenmiş olmasından doğan zararlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı hüküm altına alındığını, bu hususta tüm sorumluluğun davacı yanda olduğunu, İhbar olunan ----------- ortaklığı tarafindan emtiaların konşimentolardaki “keep shipment between 15 / 125 degrees”, “kop in cool storage atwarehouse” kayıtları uyarınca uygun sıcaklıkta taşınmış ve muhafaza edildiğini, İhbar olunan --------- Ortaklığın gerek taşıma gerek muhafaza aşamalarında üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, Taraflar arası uyuşmazlıkta davacının, ticari itibarının kayba uğradığına yönelik herhangi bir delil sunamadığını, bununla birlikte, davacının kendi kusurunun olmadığı da ispatlanamamış olduğundan ilgili mevzuat gereği manevi tazminat talebinde bulunamayacağını, yine davacı yan tarafından geriye dönük olarak dava tarihinden itibaren faiz talebinin mümkün olmadığını, ancak karar tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
30.09.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: Davacının, davadışı ----------- müşterisine satmış olduğu domates fidesi cinsi emtianın davalının düzenlediği konişmento tahtında ihbar olunan tarafından fiili havayolu taşıması esnasında, aktarma noktalarında kaba elleçleme ve sabitleme yetersizliği sonucu tamamının fayda görülemeyecek şekilde zavi olduğu, Davacı tarafından hasar ihbarının Montreal Konvansiyonunda öngörülen zaman limit içinde davalı taşıyana yapılmış olduğu, Davacının gerçek zararı 14.850.0USD olarak belirlenmiş olsa da davacının özel fayda beyanında bulunmadığı konişmento ile sabit olduğundan, taşıyıcının tazminat bağlamında sorumlu tutulabileceği azami tutarın (sorumluluk sınırı), Montreal Konvansiyonu 22'nci madde 3.fıkra gereği, 14.740,00 USD ile sınırlı kalacağı, Sayın Mahkemece hüküm tarihinde hesaplanacak olan sorumluluk sınırının USD cinsinden ka çerçek zararın altında kalması durumunda, emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan davacının talep edebileceği tazminat tutarının, sorumluluk sınırı kadar olabileceği, görüş ve kanaatine varılmıştır. 19.01.2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; Davacının, davadışı ----------- müşterisine satmış olduğu domates fidesi cinsi havayolu taşıması esnasında, aktarma noktalarında kaba elleçleme ve sabitleme yetersizliği sonucu tamamının fayda görülemeyecek şekilde zayi olduğu, Davacı tarafından hasar ihbarının Montreal Konvansiyonunda öngörülen zaman limit içinde davalı taşıyana vapılmış olduğu, Davacının gerçek zararı 14.850,0USD olarak belirlenmiş olsa da davacının özel fayda beyanında bulunmadığı konişmento ile sabit olduğundan, taşıyıcının tazminat bağlamında sorumlu tutulabileceği azami tutarın (sorumluluk sınırı), Montreal Konvansiyonu 22'nci madde 3.fıkra gereği, (karar tarihinde geçerli olan ----------- tarafından ilan edilen SDR kuru dikkate alınarak belirlenmesi kaydıyla) 14.740,00SDR ile sınırlı kalacağı, Sayın Mahkemece hüküm tarihinde hesaplanacak olan sorumluluk sınırının USD cinsinden karşılığının, gerçek hak ve menfaat sahibi olan zararın altında kalması durumunda, davacının talep edebileceği tazminat tutarının, sorumluluk sınırı kadar olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, uluslararası havayoluyla taşınan emtianın kısmen hasarlanmasından dolayı davacı sigortacının, sigortalısına yaptığı ödemenin rücuan tahsili amacıyla maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Taraflar arasında emtianın hasarlanıp hasarlanmadığı, hasarlanmış ise miktarı, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sorumluluğu var ise davalıdan talep edilebilecek maddi tazminat miktarı ile manevi tazminat tutarının ne kadar olduğu hususunda ihtilaf bulunduğu tespit edildi.
Dosyaya davalı tarafından sunulan beyan dilekçesi ekinde bulunan davalının sorumluluk sigortacı olduğu anlaşılan ---------Ş’nin ----------- nolu hasar dosyasına, --------- Şti. tarafından hazırlanan, 17.09.2020 tarih, ----------- nolu ekspertiz raporunun evrak üzerinden hazırlandığı, eksper kanaatine göre ambalaj yetersizliği nedeniyle ürünlerin istifinin bozulması hasarın nedeni olarak açıklandığı görülmüştür. Davalı, davanın TTK 855.mad. ne göre zamanaşımına uğradığını öne sürmüştür.
Dava konusu taşıma Montreal Sözleşmesine tabi olmakla zamanaşımı süresi de adı geçen sözleşmeye göre belirlenebilir. Sözleşmenin "Davaların Sınırları" başlıklı 35/1. maddesine göre: "Eğer bir dava varış yerine ulaşma tarihinde ya da hava aracının ulaşmış olması gereken ya da taşımanın durdurulduğu tarihten itibaren hesaplanan 2 yıllık bir süreç içinde açılmazsa hasara dair haklar geçersiz olacaktır."Dava konusu taşıma senedinin tanzim tarihi 18/05/2020 tarihi itibariyle dava açılış süresi (dava tarihi 10/02/2022) gözönüne alındığında talebin ve davanın, zamanaşımına uğramadığı, mahkemenin davanın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.Mahkememizce taraf şirketlerin ticari defterlerinin de incelenmesi ve uyuşmazlık hakkında rapor düzenlenmesi için mali müşavir ve taşıma uzmanı bilirkişilerden 30/09/2023 tarihli rapor ve 19/01/2025 tarihli ek rapor alınmış olup sunulan raporlarda davacının davadışı ---------- müşterisine satmış olduğu domates fidesi cinsi emtianın, davalı tarafından havayolu ile “----------” ---------- Havalimanından ---------- havalimanına taşıma işinin filli taşıyanın acentesi sıfatıyla üstlenildiği, davalı tarafından davacıya navlun faturası düzenlendiği, taşınan emtianın taşıma özelliklerinin (istiflenemez, belli sıcaklık altında taşınması ve geçici depolanması gerektiği) taraflar arasındaki mail yazışmaları ile belirlendiği ve bu özelliklerin konşimentoya kayıtlı olduğu, taşınan ürünlerin varış noktasında, emtianın teslim edildiği şekilden farklı ve hasarlı olarak alıcısına teslim edildiği, emtianın tamamının kullanılamayacak durumda olması nedeniyle zayi olduğu, emtianın havayolu taşıması esnasında, aktarma noktalarında kaba elleçleme ve sabitleme yetersizliği sonucu tamamının fayda görülemeyecek şekilde zayi olduğu, davacı tarafından hasar ihbarının Montreal Konvansiyonunda öngörülen zaman limit içinde davalı taşıyana yapılmış olduğu, davacının gerçek zararı 14.850,0USD olarak belirlenmiş olsa da davacının özel fayda beyanında bulunmadığı konişmento ile sabit olduğundan, taşıyıcının tazminat bağlamında sorumlu tutulabileceği azami tutarın (sorumluluk sınırı), Montreal Konvansiyonu 22’nci madde 3.fıkra gereği, 14.740,00SDR ile sınırlı kalacağı, Mahkemece hüküm tarihinde hesaplanacak olan sorumluluk sınırının USD cinsinden karşılığının, gerçek zararın altında kalması durumunda, emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan davacının talep edebileceği tazminat tutarının, sorumluluk sınırı kadar olabileceği tespit edilmekle dosyaya sunulan rapor ve ek raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu, davacının maddi zararına ilişkin davasını ispatladığı ancak davacı tarafından düzenlenen fatura tutarı emtianın bedeli yanında katlanılan ve ödenen diğer masraf kalemi olarak navlun ve diğer giderleri de kapsayacak şekilde (CFR) 14.850,00USD olarak belirlenmiş olup taşıyıcının sorumlu tutulabileceği gerçek zarar tutarı olarak kabul edilebileceğinden bu tutara navlun ücretinin dahil olduğu açık olup, davacının zaten fatura tutarına dahil olan navlun bedelini tekrar talep edemeyeceği kanaatine varılarak davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 14.850,00 USD nin dava tarihi olan 10/02/2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD para cinsinden açılacak bir yıllık mevduat hesabına uygulanan en yüksek oranı uygulanmak sureti ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Şartların oluşması halinde tüzel kişilerinde manevi tazminat talep etme hakları bulunmaktadır. Manevi tazminat talep edebilmek için, bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz yapılmalı, bir manevi zarar bulunmalı, tecavüz ile zarar arasında illiyet bağı olmalı ve davalının sorumlu olmasını gerektiren veya kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir hali bulunmalıdır. Dava konusu taşıma sırasında hasar meydana gelmesinde davacı şirkete yönelik manevi şahsiyetini zedeleyecek bir durum bulunduğuna ilişkin delil elde edilememiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Davacının kişilik haklarının ihlal edildiğini, zarara uğratıldığına ilişkin davacının iddiasını ispat edemediği yeterli delil ve belge bulunmadığı anlaşılmış olup, gözetilerek manevi tazminatın koşulları oluşmadığı kanaatine varılarak manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 14.850,00 USD nin dava tarihi olan 10/02/2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD para cinsinden açılacak bir yıllık mevduat hesabına uygulanan en yüksek oranı uygulanmak sureti ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin reddine,
3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanuna göre alınması gerekli 13.778,23 TL harcın, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 6.303,82 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 7.474,41 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça dosyada sarf edilen 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 11,50 TL vekalet harcı, 599,00 TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 7.110,50 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranına göre 3.900,05 TL'sinin davalıdan alınarak davcıya verilmesine, bakiye avansın davacının üzerine bırakılmasına,
6-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 6.303,82 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen maddi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 32.272,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Ret edilen maddi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tümü reddedilen manevi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 724,01 TL'sinin davalıdan, 595,99 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilli, davalı vekili ve ihbar olunan ----------- vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025