T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/290 Esas
KARAR NO: 2025/186
DAVA: Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/08/2020
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 11/08/2020 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kişisel bakım ve sağlık alanında yıllardır hizmet verdiğini, ürünlerini geliştirmek için yatırımlar yapan ve dünyaca ünlü ----------- markasının sahibi olan sektörde tanınan öncü firmalardan biri olduğunu, ---------Şti.müvekkiline olan borcundan dolayı çek düzenlendiğini, müvekkilinin lehdarı bulunduğu keşidecisinin -----------Şti.olan çekin müvekkiline teslim edilmek üzere 08/11/2019 tarihinde keşideci tarafından ---------- teslim edildiğini, firmana aracını kullanan personelin polise verdiği ifadede araçta bulunan kargoların 11/11/2019 tarihinde---------- İlinin ---------- İlçesine bağlı --------- Mah.araçtan çalındığını beyan ettiğini, keşideci firmaya 19/11/2019 tarihinde------------ semtinde kargo aracından çalındığını söylediğini, bu hırsızlık olayı nedeni ile 20/11/2019 tarihinde --------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduğunu, çekin henüz ibraz tarihi gelmemiş iken müvekkili tarafından 21/11/2019 tarihinde ---------- Esas sayılı dosyası ile çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini, ilgili bankaya bunun bildirildiğini, müvekkili şirketin dava konusu çekin lehtarı iken müvekkiline teslim edilmek üzere kargo ile gönderilirken müvekkili teslim edilmeden kargo firmasında iken çalındığını, çek üzerinde müvekkilinden sonra imzası olan şirket yetkilileri hakkında evrakta sahtecilik, bedelsiz senedi işleme koyma suçu nedeni ile 11/08/2020 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, keşidecisi -----------Şti.tarafından keşide edilen dava konusu çek, lehtar konumundaki müvekkili şirkete teslim edilmeden kargo firmasında ekin çalındığını ve ardından müvekkili şirketin kaşe ve imzası taklit edilerek sahte ciro ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin telafisi güç zararlara uğramasının önüne geçmek maksadı ile ----------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibinin HMK 209/1 hükmü uyarınca durdurulmasına karar verilmesini, müvekkilinin dava konusu ----------Ş.---------- Şubesine ait ------------ seri nolu, 11/03/2020 keşide tarihli 54.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığına, çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli davalıların %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Dava dilekçesinin davalı ... TK 35 maddesine göre 08/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği görüldü.Davalı ... vekili 18/03/2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Müvekkilinin çeki, ticaret ürünü olarak yaptığı işlere karşılık iktisap ettiğini, iyi niyetli gerçek hamil olduğunu, müvekkilinin çeki cirantasından aldığını, imzaların istiklali prensibi gereği herkes imzasından sorumlu olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilinin bir ticaret ürünü olarak yapmış olduğu işe karşılık bu çeki aldığını, müvekkilinin bir ticaret ürünü olarak yapmış olduğu işe karşılık bu çeki aldığını, müvekkilinin borçluların kötü niyetinden ve borçların ödenmemesinden dolayı büyük zarara uğradığını, çeklerin daha önceki akıbetlerini daha önce ne durumda olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, çek görüntü itibari ile çek vasfını ihtiva eder bir durumda olduğu için ve müvekkilinin de ticaretini çek,senet ve buna benzer evraklarla yapmakta olduğundan çeki aldığını, çekteki görünür ciro silsilesinde TTK 790. maddesi gereğince bir kopukluk olmadığını ve davalı hamil bu nedenle yasal hamil konumunda olduğunu, davalı yandan dava konusu çekte ödeme yasağı bulunması hamilin hakları üzerinde etki edici olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği olaylardan müvekkilinin haberinin olma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin yaptığı iş gereğince piyasa koşullarınca çek ve senet aldığını TTK hükümleri uyarınca da basiretli tacir gibi hareket eden müvekkilinin davacının dilekçesinde belirtilen olaylardan haberinin olma durumu olmadığını, iyi niyetli ve meşru hamil müvekkiline karşı açılan davanın reddine, davacının dava konusu asıl alacağın % 20’ ından aşağı olmamak üzere tazminat ve dava konusu alacağın % 10’ u oranında para cezasına mahkum edilmesini, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesinin diğer davalılara TK 35 maddesine göre tebliğ edildiği cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
BİRLEŞEN DAVADA (---------- sayılı dosyası):
DAVA:Davacı vekili Mahkemesine sunduğu 12/08/2020 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin---------- Mah.-------- nolu Cad. --------- adresinde kişisel bakım ve kozmetik ürünleri satış ve pazarlama işi ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin -----------Ş'ye olan borcundan dolayı ----------Ş ---------- şubesine --------- seri nolu 11/03/2020 keşide tarihli 54.000,00 TL bedelli bir adet çek düzenlediğini, müvekkilinin keşidecisi ---------- Şirketinin ise lehdar olduğu söz konusu çek yaprağı --------- Şirketine gönderilmek üzere 08/11/2019 tarihinde ---------- şubesine teslim edildiğini, ---------- firmasının ----------- plakalı aracını kullanan personeli------------ 11/11/2019 tarihli---------Amirliğin'de verdiği ifadesinde araçta bulunan kargoların 11/11/2019 tarihinde--------- İlinin ------------- İlçesinin ----------- Mahallesinde araçtan çalındığını beyan ettiğini, ----------- firması da müvekkile söz konusu çekin 19/11/2019 tarihinde --------- ---------- semtinde kargo aracından çalındığını söylediğini, müvekkili hırsızlık olayı nedeniyle 20/11/2019 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu, olay hakkında soruşturma açıldığını, çalınan 11/03/2020 keşide tarihli çekin ibraz tarihi henüz gelmediğini, çekin lehdarı olan ----------- Şirketi tarafından 21/11/2019 tarihind-------- Esas sayılı dosyası ile çek iptal davası açıldığını, davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine çalıntı çeke dayanılarak ----------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, çalıntı çek üzerinde tahrifat yapıldığını, sahte kaşe ve imza atıldığını, çalıntı çekin arka yüzündeki kaşe ve imza lehdar ----------- Şirketine ait olmadığını, takibe, borca ve imzaya itiraz ettiğini, takibin durdurulması ve iptali talebinde bulunduğunu, ----------- Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, lehdar ---------- Şirketi tarafından davalılar aleyhine menfi tespit ve istirdat davası ikame edildiğini,---------- Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, müvekkilinin ve lehdar -----------Şirketi'nin ciranta ve hamillerle hiçbir ticari ve hukuki ilişkisi bulunmadığını, müvekkil bu çalıntı çek yerine lehdara 28/11/2019 tarihinde -----------Ş ------------ şubesine ait --------- seri nolu, 11/03/2020 keşide tarihli 54.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, müvekkilin takip konusu çek nedeniyle lehdara karşı da bir borcu kalmadığını, çalınmış ve tahrif edilmiş çeke istinaden başlatılan ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas Sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibinin HMK'nun 209/1 hükmü gözetilerek tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, dava konusu -----------Ş. ----------- şubesine ait ----------- seri nolu, 11/03/2020 keşide tarihli 54.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitini, çekin davalıdan istirdadını ve müvekkile iadesine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli davalıların %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Dava dilekçesi davalılara TK 35 maddesine göre tebliğ edildiği süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER:---------Soruşturma sayılı dosya Uyap sureti,
-...'e ait 09/09/2020 tarihli ıslak imza örnekleri aslı,
--------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosya Uyap sureti,
------- Şirketi'nin 30/12/2020 tarihli müzekkere cevabı,
-------- Şirketi'nin 12/01/2021 tarihli müzekkere cevabı,
-------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/02/2021 tarihli müzekkere cevabı ile ---------- Soruşturma sayılı dosya Uyap sureti,
--------- Şirketi'nin 17/05/2021 tarihli müzekkere cevabı,
-------- sayılı dosyası Uyap sureti ,
---------- Talimat sayılı yazısı ile - --------- Noterliğinin 11/05/2017 tarih --------- yevmiye sayılı imza sirküleri,
--------- Noterliği'nin 28/08/2019 tarih ----------- yevmiye sayılı vekaletname sureti,
---------- Noterliği'nin 24/10/2018 tarihli ----------- yevmiye sayılı imza sirküleri,
----------- Noterliği'nin 11/03/2020 tarihli ---------- yevmiye numaralı vekaletnamesi,
------------- Noterliği'nin 11/03/2020 tarihli ---------- yevmiye numaralı vekaletnamesi,
------------ Vergi Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli müzekkere cevabı ile ...'nin 2020 Ba-Bs formları,
------------- Talimat sayılı dosyası ile gelen------------ Noterliği'nin 17/05/2017 tarih ve ------------ Yevmiye numaralı imza sirküleri aslı
----------- Talimat sayılı yazısı gereği Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 20/11/2021 tarihli bilirkişi raporu,
Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 20/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ---------- Şirketi 01/01/2018 tarihi ile 31/12/2019 yılları yevmiye defteri, defteri kebir ticari defter kayıtları Türk Ticaret Kanunu'na ve ---------- Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu, defter üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve karalamanın bulunmadığı, davacı ticari defterlerini elektronik defter ortamında Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde usulüne uygun tutulduğu, Taraflar arasında ticari işlemlerle ilgili olarak herhangi bir sözleşmenin olmadığı geçmişten bu yana gelen siparişe dayalı ticari ilişki gerçekleştirdikleri,Dava konusu olan -------- şubesine ait --------- seri nolu 54.000,00 TL çekin keşidesici ---------- şirketi tarafından düzenlenerek asıl davacı ----------- Şirketi olan lehdara gönderilmek üzere kargoya verilen çekin kargo ile taşınması sırasında çalındığı, çalınan çek kozmetik mal alımı temel borç ticari ilişkisi ve neticeten oluşan cari hesaba mahsuben verildiği söz konusu çekler davacı ---------- şirketi defter kayıtlarına işlendiği (yer aldığı) tespit edilmiştir. " görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. -Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 04/11/2022 tarihli bilirkişi raporu, Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 04/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ----------Ş.'nin 2018-2019-2020 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbiriniteyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı ---------- Şirketine ait ticari defter ve belgeler -----------Talimat raporu kapsamında incelenmiş ve çalınan çek kozmetik mal) alımı temel borç ticari ilişkisi ve neticede oluşan cari hesaba mahsuben verildiği, söz konusu çekler davacı ----------- şirketi defter kayıtlarına işlendiği (yer aldığı) tespit edilmiştir.Davacı ---------Ş.'nin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı ----------- Şirketi ile ticari ilişkisinin olduğu, Dava konusu çekin kargoya veriliş tarihi olan 08.11.2019 tarihinde Davacı--------- şirketinden 61.131,81 TL alacaklı olduğu ve istirdat davasına konu çekin cari hesap alacağına karşılık diğer davacı şirket tarafından düzenlendiği kanaatinin oluştuğu, Davacı ---------Ş.'nin Davalı (Cirantalar) --------., --------- ve ----------- Şirketleri ile ticari ilişkisinin olmadığı,
Davalı ---------- Şirketinin dosya kapsamına ibraz ettiği ticari defter görüntülerinde çek alım kaydının mevcut olduğu, çek arka suretinde bulunan bütün cirantalarla ticari ilişkisinin mevcut olduğu ancak ticari defterlerin aslının görülmediği ve sunulan ticari defterlerde açılış — kapanış kayıtlarının örtüşmediği ve usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmakla beraber Ticari ETTK 70/6 md. 72/3 fıkraları ve YTTK 64/3 fıkraları gereğince ticari defterler kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı hususunda tespit yapılamamıştır.
Davalı -------- ve — Davalı ----------- şirketlerinin merkez adresinin ------------ olduğu, davalı şirketlere gönderilen tebligatlar T.K 35. Madde gereğince çıkış merci tarafından düzenlenen 6 örnek nolu tebliğ evrakının bir parçası muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği, ancak Davalı şirketlerin önceki tebligatlara dönüş yapmadığı gibi bu tebligata da dönüş sağlamadığı, davalı şirketlerin ticari defterlerinin incelenmesi hususunda mahkemeye başvurmadığı, Davacılar yönünden ----------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası ile takibe konulan ve huzurdaki istirdat davasına da konu olan --------- ---------- numaralı 54.000,00 TL tutarlı çek yönünden istirdat talebinin yerinde olduğu, davacı --------- ve --------- şirketlerinin bu çekten dolayı davalılara borçlu olmadıkları" sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
-Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 26/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 26/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
1-Davacı ----------Ş. ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede Davaya konu 11.03.2020 vade ----------- numaralı 54.000,00 TL tutarlı ---------- çekinin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, Davalı şirketlerle ticari ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir.2-Dava dosyası kapsamında davacı---------- Şti'nin ticari defterleri talimat raporu ile incelenmiştir. Talimat raporu ekinde sunulan muavin dökümlerinde 28.11.2019 tarihinde 54.000 TL tutarındaki çekin her iki davacının ticari defterlerinde borç/alacak olarak kayıtlı olduğu görülmektedir. Davacı tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan çekin ---------- Bankasına ait çek olduğu görülmektedir. Sayın mahkemenizin talebi ile ----------- bankasından 06.02.2023 tarihli müzekkere cevap yazısında ---------- seri numaralı çekin -----------Ş. takas merkezi aracılığı ile takasa 11.03.2020 tarihinde sunulduğu ve aynı tarihte ödendiği bildirilmiştir.3-Davacı ---------- şirketinin ticari defterlerinde istirdat davasına konu ------------ çekinin kargoya verildiği tarihte Davacı ------------ şirketinden 61.131,81 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde bu bakiyenin 28.11.2019 tarihinde Davacı ----------- şti'nden alınan ----------- Bankası ait 54.000,00 TL tutarlı çekle ödendiği görülmüştür.4-İstirdat davasına konu 11.03.2020 vade --------- numaralı 54.000,00 TL tutarlı ---------- çekinin Davacı ----------- Şti ve diğer Davacı ----------- şirketinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamına ibraz edilen kargo hareket formundan çekin 08.11.2019 tarihinde kargoya verildiği, 11.11.2019 tarihinde kuryeden dağıtıma çıkmış durumda çalındığına dair kayıt olduğu dosya kapsamında görülmüştür.Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere, dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller ve davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde;>Davacı ----------- Şirketine ait ticari defter ve belgeler ----------- olması nedeniyle talimat raporu ile incelenmiş olup, davaya konu çekin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak cari hesap dökümlerinde aynı tutarda ve aynı vadede ----------- Bankasına ait çekin kayıtlı olduğu ve ilgili çekin takas yolu ile ödendiği,
>Davacı ---------Ş.'nin ticari defterleri üzerin yapılan incelemede davaya konu -----------Ş.'ne ait çekin ve bu çeke istinaden banka takasına yapılan ödemenin kaydının olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemenin farklı bir çek ile yapıldığı görülmüştür.
>Kök raporumda da izah edildiği üzere davacılar yönünden -----------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile takibe konulan ve huzurdaki istirdat davasına da konu olan --------- ----------- numaralı 54.000,00 TL tutarlı çek yönünden istirdat talebinin yerinde olduğu, Davacı ---------- ve ----------- şirketlerinin bu çekten dolayı Davalılara borçlu olmadıkları sonuç ve kanaatine varılmış olup kök raporumdaki görüşümü değiştirecek bir husus bulunmamaktadır." görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
---------- Başkanlığı'nın 11/0/2024 tarihli ön raporunda özetle ;" Fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğundan; inceleme konusu çekin aslı temin edilerek, mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususunu bildirir rapordur." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Dava konusu çek nedeniyle ----------- sayılı dosyası ile imzaya itiraz davasının yapılan yargılaması neticesinde alınan 02/12/2020 tarihli rapor usul ekonomisi gereğince davalılara tebliğe çıkarılmış olup davalı ... vekili tarafından rapora arşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, asıl dava ----------Ş. ------------ Şubesine ait 11/03/2020 keşide tarihli ---------- seri nolu, 54.000.00 TL bedelli çekin çek lehtarının imzaya itirazı nedeniyle İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve çek istirdatı , birleşen dava çek keşidecisi tarafından lehtar cirosundaki imzanın sahte olmasına dayanılarak lehtar dışındaki cirantalara karşı açılmış İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve çekin davalıdan istirdatı istemlerine ilişkindir.---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davalı ... tarafından davacılar ... , --------- Şirketi ile davalılar ... , ... aleyhine ----------Ş. ----------- Şubesine ait 11/03/2020 keşide tarihli ----------- seri nolu, 54.000.00 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı ve çekin lehtarı ve keşidecisi tarafından menfi tespit ve istirdat davası açıldığı anlaşılmıştır.
---------- sayılı dosyası ile yargılaması yapılan imzaya itiraz davasında ... tarafından açılan asıl dava bakımından ; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı icra dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığı, takip dayanağı çekin ve davacının imza örnekleri alınmış tatbike medar imza örneklerinin bulunduğu belgeler dosya ile birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişinin mahkememizce kabul gören usul ve yasaya uygun raporuna göre imzaların davacı ... şirketi yetkilisi ...'ın mevcut mukayese imzalarına kıyasla eli ürünü olmadığının anlaşıldığı bu nedenle davacı ... bakımından takibin durdurulmasına , arada ciranta olması sebebi ile tazminat talebinin reddine karar verilmiş , birleşen dosya davacısı ------------- Şirketi bakımından ise davacı tarafın çek üzerindeki herhangi bir imzaya itirazda bulunmadığı çekin kargo firmasında seyir halinde iken çalınması sebebi ile yetkisiz kişilerin eline geçtiğini bu nedenle ----------- esas sayılı dosyası üzerinden çek iptali davası açıldığını , çalıntı çek üzerinde sahte kaşe ve imza atıldığını beyan etmiş ise de imzaların istikbali ilkesi gereğince bir başka cirantanın imzaya itiraz etmesi davacı şirketin keşideci olarak sorumlu olmasını engellemeyeceğinden birleşen dosya bakımından açılan davanın reddine karar verilmiş ve söz konusu karar 27/01/2022 tarihinde kesinleşmiştir.----------- sayılı içtihadında;''Dava, bono keşidecisi tarafından lehtar ve 1. ciranta imzasının sahte olmasına dayanılarak hamile karşı açılmış bir menfi tespit davasıdır. Mahkemece lehtar ve 1. ciranta imzasının sahteliği hakkında icra hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna dayanılması yanlış ise de, mahkemenin kendisinin yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile lehtar ve 1.ciranta imzasının sahteliğinin saptanması halinde de bu olgu sonuca etkili değildir. Zira keşideci ciro imzasının sahteliğini senet lehtarına karşı ileri süremez. TTK'nın 677. maddesinde düzenlenen imzaların istiklali prensibine göre çek üzerindeki imzaların geçersizliği diğer imzaların geçerliliğini etkilemez.Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.'' şeklinde tespitler yer almaktadır.------------ sayılı içtihadında;''Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının imzasını inkar etmediği çekin keşidecisi olduğu, dava dışı ----------Şt’nin cirosunun sahte olması halinde sadece bu şirketin borçtan kurtulacağı, davalının çeki şeklen düzgün, ciro silsilesine güvenerek iktisap ettiği, dava dışı--------- cirosunun sahte olup olmadığını bilmediği, bilmesinin de beklenemeyeceği, davacının imzaların istiklali gereğince çekte keşideci olarak attığı imzadan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.'' şeklindeki tespitlere yer verilmiştir.Kıymetli evrak olmasının yanında kambiyo senedi olan çek; Kanun'da öngörülen sıkı şekil şartlarına bağlı olarak düzenlenen, para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir.Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. TTK'nın 792. maddesinde , " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemesi mevcutturTüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Asıl davada dava konusu --------Ş. --------- Şubesine ait 11/03/2020 keşide tarihli ---------- seri nolu, 54.000.00 TL bedelli çekin kargoda çalındığını, lehtara ait olmayan imza ile ciro edildiğini beyanla lehtar tarafından , birleşen davada ise keşideci tarafından menfi tespit ve çekin istirdadı talep edilmiş olup somut olayda, dava konusu çek birleşen dosya davacısı ---------- Şti. tarafından davacı ---------Ş. lehine düzenlendiği, lehtara teslim edilmek üzere kargo firmasına teslim edilen çekin çalındığı, sırasıyla lehtar ... , ... cirolarının bulunduğu, çekin ... tarafından ibraz edildiği ve ödeme yasağı kararı nedeniyle işlem yapılamadığı,icra takibe konu edildiği görülmüş olup Mahkememizce asıl dava yönünden 14/08/2020 tarihli ara karar ile icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin karar verildiği ve 8.100,00 Tl teminatın yatırılmış olduğu anlaşılmıştır.
TTK 818.maddesindeki atıfla çeklerde de uygulanması gereken aynı kanunun 677. maddesinde düzenlemeye göre senet kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların bağımsızlığı olarak ifade edilen bu ilkeye göre, poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Dolayısıyla senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Lehdarın imzasının sahteliği, lehdar tarafından kendisine başvurulduğunda herkese karşı ileri sürebileceği mutlak def'idir. Çekin “mücerretlik” vasfı nedeniyle davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Lehtar imzasının geçersiz, sahte olduğunun ileri sürülmesi keşideci yönünden ciro zincirini koparmaz ise de, davacının dava konusu çekten kaynaklanan sorumluluğundan kurtulabilmesi için çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. İspat yükü üzerinde olan davacı kötüniyet ve ağır kusuru her türlü delil ile ispatlayabilir.
Asıl dava dosyası davacı olan lehtar imzanın sahte olduğu iddiasına dayanmış olup ----------- sayılı dosyası ile yargılaması yapılan imzaya itiraz davasında davacı ... şirketi yetkilisi imza örnekleri alınmış tatbike medar imza örneklerinin bulunduğu belgeler dosya ile birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişinin raporuna göre imzaların davacı ... şirketi yetkilisi ...'ın mevcut mukayese imzalarına kıyasla eli ürünü olmadığının anlaşıldığından takibin durdurulmasına karar verilmiş olup söz konusu karar 27/01/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkememizce imza incelemesi için dosya --------- ATK Başkanlığı'na gönderilmiş ise de 11/0/2024 tarihli ön raporunda inceleme konusu çekin aslı temin edilerek gönderilmesinin gerektiği bildirilmiş olup usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek dava konusu çek nedeniyle imza incelemesi yapılan ----------- sayılı dosyasında alınan 02/12/2020 tarihli rapor usul ekonomisi gereğince davalılara tebliğe çıkarılmış ve söz konusu rapora göre lehtar adına atılan imzanın davacı ... şirketi yetkilisi ...'ın mevcut mukayese imzalarına kıyasla eli ürünü olmadığının anlaşıldığından asıl davada davacı ----------Ş.'nin menfi tespit talebinin kabulü ile; Davacının dava konusu ----------Ş. ---------Şubesine ait 11/03/2020 keşide tarihli -------- seri nolu, 54.000.00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, dosyaya sunulan Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 26/07/2023 tarihli ek raporda davaya konu 11.03.2020 vade ---------- numaralı 54.000,00 TL tutarlı ------------ çekinin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, davacı tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan çekin --------- Bankasına ait çek olduğu ,--------- bankasından 06.02.2023 tarihli yazı cevabında ----------- seri numaralı çekin ----------Ş. takas merkezi aracılığı ile takasa 11.03.2020 tarihinde sunulduğu ve aynı tarihte ödendiği belirtilmiş olup keşideci tarafın çek konusu bedelin başka bir şek ile denmiş olması ve bu hususun tarafların da kabulünde olmuş olması nedeniyle dava tarihi itibariyle bedeli ödenen çek nedeniyle davacı lehtara çek bedelini keşideci tarafından ödenmiş olduğundan çek istirdatı talebinin reddine, İİK 72/5 fıkrası uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu takdir edilmekle (%20) 10.800,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ------------ Şti'den tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.----------- sayılı, tarihli 26.05.2021 kararı aynı yönde olup özetle ; " ilk derece mahkemesince, davalı şirket temsilcisi ve davalı şirket adına UYAP'ta yapılan incelemede benzer mahiyette birçok dosyasının bulunduğu, kargodan çalınan diğer çek ve bonoların da bir şekilde davalı şirkette toplandığı, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, nitekim dava konusu bonoyla birlikte çalınan diğer çeklerin de davalının eline geçtiği ve bu bonolardan dolayıda davalı şirketin ----------- İcra Müdürlüğü'nün --------- ve ---------- nolu dosyalar üzerinden takip başlattığı dolayısıyla bu işin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ----------- çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların davalı şirketin eline geçmesinin tesadüfi kabul edilmediği ve davalı şirketin kötü niyetli olduğu sonucuna varıldığı,.. davanın kabulüne,
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı ---------- Şti. hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği, bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı ---------- Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. ..ONANMASINA" karar verilmiştir.Her ne kadar dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder ve lehtar imzasının geçersiz, sahte olduğunun ileri sürülmesi keşideci yönünden ciro zincirini koparmaz ise de, davacı keşidecinin dava konusu çekten kaynaklanan sorumluluğundan kurtulabilmesi için çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerekir.İspat yükü üzerinde olan davacı kötüniyet ve ağır kusuru her türlü delil ile ispatlayabilir. UYAP üzerinden yapılan inceleme dosya arasına alınan sorgu raporlarından davalı ----------- şirketinin taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı dava dışı çeklerin de benzer ciro silsilesine sahip olarak davalı --------- tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği tespit edilmiştir Davalı ----------- hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması sebebiyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/ firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir .Nitekim ---------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere kargo aşamasında kaybolan ve sahte imza ile piyasaya sürülen çeklerin davalı ---------- şirketi tarafından ibraz edildiği ve icra takibine konulduğu bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehtar cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği ,---------- Sayılı kararı , -------- Esas -------- Kararı ve ve bir çok hukuk dairesi kararının da aynı yönde olduğu kesin olarak verilen kararlardaki saptanan bu olguların eldeki dava yönünden güçlü delil teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.Bu durumda, UYAP ortamından yapılan sorgulama ile görüldüğü üzere , kargo aşamasında çalınan/ kaybolan çeklerin aynı veya benzer ciro zinciriyle davalıya geçmesi, davalı --------- aleyhine benzer yönde birçok dava açılmış olması, ceza dava dosyasında alınan davalı ------------ şirket yetkilisi ---------- de alınan 10/05/2021 tarihli beyanında şirketin bilgisi dışında adına kurulduğunu ve kendi adına yapılan cironun sahte olduğunu beyan etmesi dikkate alındığında çekin davalı ---------- tarafından iyiniyetle iktisabından bahsedilemeyeceğinden birleşen davada ----------- Şti.'nin menfi tespit talebinin kabulü ile ;Davacının dava konusu ----------Ş ----------- Şubesine ait 11/03/2020 keşide tarihli------- seri nolu, 54.000.00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı keşidecinin çek bedelini lehtara ödemiş olması nedeniyle çek istirdatı talebinin kabulü ile , dava konusu ----------Ş ---------- Şubesine ait 11/03/2020 keşide tarihli ------------ seri nolu, 54.000.00 TL bedelli çekin davalı ----------- Şti'den isdirdatı ile davacı ----------- Şti.'ne verilmesine, İİK 72/5 fıkrası uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu takdir edilmekle (%20) 10.800,00 TL kötü niyet tazminatının davalı --------- Şti'den tahsiliyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1- Davacı ----------Ş.'nin menfi tespit talebinin KABULÜ ile; Davacının dava konusu ----------Ş. ----------- Şubesine ait 11/03/2020 keşide tarihli ---------- seri nolu, 54.000.00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının çek bedelinin keşideci tarafından ödenmiş olması nedeniyle çek istirdatı talebinin REDDİNE,
3-İİK 72/5 fıkrası uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu takdir edilmekle (%20) 10.800,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ---------- Şti'den tahsiliyle davacıya verilmesine,
4-Mahkememizce icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin verilen tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, davacı tarafça ihtiyati tedbir kararı için yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı -----------Ş.'ye iadesine,
5-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince karar tarihinde alınması gerekli 3.688,74 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 922,19 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.766,55 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 54,40 TL ve peşin harç 922,19 TL olmak üzere toplam 976,59 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 3,20 TL KEP ücreti, 360,00 TL dosya masrafı, 1.393,00 TL talimat gideri ve 1.121,15 TL posta ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.877,35 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
9- Davalı ----------- yargılama sırasında yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
1-Davacı ---------- Şti.'nin menfi tespit talebinin KABULÜ ile ;Davacının dava konusu ----------Ş ---------- Şubesine ait 11/03/2020 keşide tarihli ---------- seri nolu, 54.000.00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının çek bedelini lehtara ödemiş olması nedeniyle çek istirdatı talebinin KABULÜ ile , dava konusu ---------Ş ----------- Şubesine ait 11/03/2020 keşide tarihli --------- seri nolu, 54.000.00 TL bedelli çekin davalı ---------- Şti'den isdirdatı ile davacı ---------- Şti.'ne verilmesine,
3-İİK 72/5 fıkrası uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu takdir edilmekle (%20) 10.800,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ----------Şti'den tahsiliyle davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince karar tarihinde alınması gerekli 3.688,74 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 922,19 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.766,55 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 54,40 TL ve peşin harç 922,19 TL olmak üzere toplam 976,59 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 2,40 TL KEP masrafı olan yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, asıl ve birleşen davacı vekilinin ve asıl ve birleşen davalı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025