T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/908 Esas
KARAR NO: 2025/187
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/08/2018
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 09/08/2018 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Tarafların 03.06.2010 tarihinde Dava dışı -------- kuruluşunu gerçekleştirdiklerini, her davalının bu şirketin %15 ine ortak olduğunu, ortaklıklarının 16.04.2012 tarihine kadar sürdüğünü, bu dönemi kapsayan Vergi ve --------- borçlarının ödenmediğini, davacı yanın haciz baskısı altında ---------- 275.463,30 TL vergi dairesine ise 130.000,00 TL olmak üzere toplam 405.463,30 TL'nin ödendiğini, her bir davalının sorumlu olduğu tutarın 60.819,49 TL olduğunu, davacı yan tarafından bu tutarın, ----------Noterliği'nin 26.06.2018 tarih ve ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılardan talep ettiğini, davalılar tarafından ihtara cevap verilmediği gibi borcun da ödenmediğini, davalı ...'nın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun gereği hissesi nedeniyle payına düşen 60.819,49 TL'nin, davalı ...'un 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun gereği hissesi nedeniyle payına düşen 60.819,49 TL'nin, davalı ...'ün 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun gereği hissesi nedeniyle payına düşen 60.819,49 TL'nin ilgili kurumlara yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17/10/2018 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemelerde açılmış olduğu iddiası yerinde olmadığını, davanın şirket merkezinin bulunduğu yetkili --------- Mahkemelerinde açıldığını, davalıların davanın görevli mahkemelerde açılmadığını iddia ettiğini esasen davanın Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde açılması gerektiğini beyan ettiklerini, ancak davaya konu olay şirket'in ticari faaliyeti sonucu oluşan kamu borcuna ilişkin olduğunu, ticari niteliği olan işbu davanın asliye hukuk mahkemeleri'nde görülemeyeceğinin açık olduğunu, dava zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını, davalıların zamanaşımı itirazının reddini talep ettiklerini, davanın şirket hissedarlarından ... ve ...'a ihbar edilmesi talebi yerinde olmadığını, şirket ortağı ...'ın sorumlu olduğu amme borcunu ödediğini, ihbarı istenen ...'ın ise şirket ortağı olmaması sebebiyle davalıların talebi anlaşılamadığını, davalılardan ... ve ... 30.06.2011 tarihinde ...'ün ise 12.08.2011 tarihinde noterden onaylı hisse devir sözleşmesi akdetmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığını ancak devir işleminin 16.04.2012 tarihinde ----------- nezdinde tescil edildiğini, davalıların noter onaylı hisse devir sözleşmesi tarihine kadar sorumlu olmaları gerektiğini belirttiğini, davalıların, davaya konu edilen borç tutarının ödenmesini anılan borcun şirketten tamamen veya kısmen tahsil edememesi veya tahsil edemeyeceğinin anlaşılması halinde mümkün olabileceğini belirterek davanın reddini talep ettiğini, ancak anılan borcun şirketten tahsil edilememesi sebebiyle davalılar aleyhine işbu dava açıldığından davalı iddialarının reddi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydı ile davalı iddialarının reddi ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ..., ----------- ve ... vekili 11/09/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkeme ---------- mahkemeleri olduğunu, yetki yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olması gerekirken dava görevsiz mahkeme olan asliye ticaret mahkemesi’nde açıldığını, görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından ödendiği iddia edilen amme alacaklarının tahsili zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğramış bir borcu ödeyen (şayet ödediyse) davacının bu borçtan müvekkillerinin sorumlu tutması hukuken mümkün olmadığını, açılan davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, müvekkillerinden ... ile ...'un 30.06.2011, ... 12.08.2011 tarihinde şirket hisselerinin tamamını devretmek suretiyle şirketten ayrıldığını, noterde yapılan hisse devir sözleşmesi inşai, bu işlemin ticaret sicil gazetesinde ilanı bildirici bir işlem olduğunu, müvekkillerinin dava dışı şirketteki hissedarlıklarının sona erdiğinin sicil gazetesinde ilanı, işlemin hukuken varlık kazanmasına değil, bu hususun üçüncü kişilere açıklanması amacına yönelik olduğunu, dolayısıyla inşai değil, bildirici bir işlem olduğunu, davalı kurumun, hissedarlıkları sona eren müvekkilleri ile dava dışı şirket yönünden 6762 sayılı kanunun 38. ve 39. maddeleri anlamında üçüncü kişi de olmadığını, buna göre, davanın kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla müvekkillerinin amme borçlarından sorumluluğu şirket hisselerini noterde devrettikleri (... ve ... yönünden 30.06.2011, ... yönünden 12.08.2011) tarihine kadar olduğunu, amme borçlarından ötürü hissedarların sorumluluğuna gidilebilmesi için amme borcunun şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceği anlaşılması ile mümkün olduğunu, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekiline cevaba cevap dilekçesi 14/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup ikinci cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:--------- Müdürlüğü'nün 17/08/2018 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Müdürlüğü'nün 27/11/2019 tarihli müzekkere cevabı,
--------- Müdürlüğü'nün 06/12/2019 tarihli müzekkere cevabı,
--------- 12/03/2020 tarihli müzekkere cevabı,
--------- Müdürlüğü'nün 05/03/2020 tarihli müzekkere cevabı,
--------- 04/08/2020 tarihli müzekkere cevabı,
-------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/07/2020 tarihli müzekkere cevabı,
--------Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/06/2021 tarihli müzekkere cevabı,
-------- 01/07/2021 tarihli müzekkere cevabı,
-------- Şirketi'nin 18/05/2022 tarihli müzekkere cevabı ile ...'a ait ---------- hesabına yapılan ödeme işlem ekstreleri,
--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/08/2023 tarihli müzekkere cevabı,
-Mali Müşavir bilirkişisi ----------- tarafından tanzim edilen 14/01/2021 tarihli bilirkişi raporu,
Mali Müşavir bilirkişisi----------- tarafından tanzim edilen 14/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 5.1.Davalıların ---------- yönünden ortaklık payı oranında sorumlu olduğu toplam tutarın 69.022,36 TL olması gerektiği, her davalının ortaklık payı oranında sorumlu olduğu tutarın [69.022,36 TL * % 15] 10.353,35 TL olduğu tarafımızdan hesaplanmıştır.
5.2.Davacı yan ----------- yönünden, her bir davalıdan 10.353,35 TL için 12.07.2018 ödeme tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında yasal faiz talep edebileceği kanaatine tarafımızdan varılmıştır.
5.3.Davalıların Vergi Borcu yönünden ortaklık payı oranında sorumlu olduğu toplam tutarın 400.495,26 TL olması gerektiği, Her bir davalının ortaklık Payı oranında sorumlu olduğu tutarın [(400.495,26 TL) * % 15)] 60.074,29 TL olduğu tarafımızdan hesaplanmıştır.
5.4.Davacı yanın Vergi Ödemeleri yönünden, her bir davalıdan 60.074,29 TL için -----------Noterliği'nin 26.06.2018 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ tarihine, ihtarda belirtilen 3 gün eklenmesi ile hesaplanacak temerrüt tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında yasal faiz talep edebileceği kanaatine tarafımızdan varılmıştır. (İhtarın Tebliğ şerhi tarafımızdan dosyada görülmemiştir.)" sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
-Mali Müşavir ve Vergi Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 10/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Mali Müşavir ve Vergi Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 10/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; A-Limited şirket borçlarının pay devir sözleşmesinin noterce onandığı tarihte mi yoksa hisse devir sözleşmesinin noterce onanmasının ardından tescil ve ilan işlemlerinin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği tarihte mi şirket borçları bakımından sorumlu olacağı hususunda, Yargıtay kararında, paydaşlık sıfatı sona eren eski ortağın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil talebinde bulunması halinde, devam eden bir "şirket müdürü" sıfatı bulunması söz konusu olamayacağından bu talebinin reddedileceğini ve mevcut şirket müdürlerince de bu talep öne sürülmediğine göre paydaşlık sıfatı sona eren eski ortağın tescile icbar davası ile tescil talebinde bulunabileceğine hükmedildiği, eş deyişle davalılar eski ortaklarının hisse devir sonrası şirketle ilgili ticaret sicilinde işlem yapma yetkisi olmadığından noterdeki sözleşme devrinin kurucu etki yaratacağı ve taraflar arasında hüküm ifade edeceğinden noter devri sonrası ve öncesine göre amme alacaklarını hesaplamasının yapılması gerektiği,
B-Davacının Alacak Talebine İlişkin Davalıların Sorumluluklarının Heyetimiz görüşü paralelinde Noterde Düzenlenen Hisse Devir Tarihlerine Kadar Olduğunun Kabul Edilmesi Halinde;
-Davacının davalı ---------- 2.629,37 TL ---------, 24.391,06 TL Vergi olmak üzere 27.020,43 TL tutarında alacağın talep edebileceği,
-Davacının davalı ...'den 4.381,52 TL -----------, 29.344,36 TL Vergi olmak üzere toplam 33.725,87 TL tutarında alacağın talep edebileceği,
-Davacının davalı ...'dan 2.629,37 TL ---------, 24.391,06 TL Vergi olmak üzere toplam 27.020,43 TL tutarında alacağını talep edebileceği,
C-Heyetimiz görüşü aksine Davacının Alacak Talebine İlişkin Davalıların Sorumluluklarının ---------- ilan edildiği 16.04/2012 tarihine kadar olduğunun kabul edilmesi halinde,
-Davacının davalı ...'dan 10.127,03 TL ----------, 60.074,29 TL Vergi olmak üzere toplam 70.201,32 TL tutarında alacağın talep edebileceği, davacının talebinin daha az olması sebebiyle, talebe bağlı kalınarak 60.819,40 TL'lik talebin yerinde olduğu,
-Davacının davalı ...'den 10.127,03 TL -----------, 60.074,29 TL Vergi olmak üzere toplam 70.201,32 TL tutarında alacağını talep edebileceği, davacının talebinin daha az olması sebebi ile, talebe bağlı kalınarak 60.819,40 TL'lik talebin yerinde olduğu,
-Davacının davalı ...'dan 10.127,03 TL -----------, 60.074,29 TL Vergi olmak üzere toplam 70.201,32 TL tutarında alacağını talep edebileceği, davacının talebinin daha az olması sebebiyle, talebe bağlı kalınarak 60.819,40 TL'lik talebin yerinde olduğu,
D-Faiz Talebi Yönünden; davacı vekili tarafından, davalılara ----------Noterliği'nin 26/06/2018 tarih, ---------- yevmiye no'lu ihtarnamesini gönderilerek, davalıların borçlarının davacı tarafından ödendiği, davalıların hisselerine düşen miktarın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi hususunun ihtar edildiği, ihtarnamenin tebliğ belgesinin dosyada bulunmadığı, bu hususta nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, ihtarnamenin tebliğ tarihinden sonraki 4.gün alacağın muaccel hale geleceği, Sayın Mahkeme'nin kısman ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde, bu tarihten itibaren hükmolunan asıl alacağı için 3095 s.k m1/1 kapsamında yasal faiz talebinde bulunabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
-Mali Müşavir ve Vergi Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 30/04/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Mali Müşavir ve Vergi Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 30/04/2024 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda özetle; "A- Tarafların İtirazları Yönünden: Tarafların hukuki itirazlarına ilişkin değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
B- Şirketin vergi borçlarının ne zaman ve kim tarafından ödendiği yönünden: Dava dışı ---------- şirketine ait Vergi borçlarının kim tarafından ödendiğinin makbuzlarda yazmadığı,
Makbuzlarda ödemenin kimin tarafından yapılırsa yapılsın makbuzun üzerinde borçlu mükellefin unvanını yer aldığı, bu durumda makbuz asılları kimde ise ödemeyi yapan kişinin olduğunun karinesi olacağı, davacı ...'ın 27.04.2012 tarihinde şirketteki mevcut hissesinin tamamını ...'a devrederek ortaklıktan ayrılmış olması nedeniyle, ödemelerin yapıldığı tarihte davacı ...'ın dava dışı şirkette hissedar (ortak) olmadığı görülmüş olup, makbuz asıllarının davacıda bulunması nedeniyle, ödemelerin davacı tarafından yapıldığına ilişkin karinenin oluştuğu, aksinin dosya kapsamında bulunmaması nedeniyle, hukuki ve nihai değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, ödemelerin davacı tarafından yapıldığının kabul edilebileceği,
C- Vergi borçlarının ödendiği iddia olunan tarihte şirketin mal varlığının ve kaynaklarının incelenerek ödeme gücünün bulunup bulunmadığı yı hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, gerçek bir tespitin yapılabilmesi için ödemenin yapıldığı günün mali durumunun incelenmesi gerektiği, bu mümkün olmadığından dosyada yer alan --------- Vergi Dairesinden gelen mali tabloların incelenmesinde, 2010-2011-2012 yılı bilanço kalemlerinin karşılaştırılması neticesinde, vergilerin ödenmesinde şirketin likitidesinin (hazır değerlerinin) yeterli olmadığı, duran varlık satışı ya da borçlanma ile vergi borcunun ödenebileceğine ilişkin tespitin yapılamadığı, önceki raporda tespit edildiği şekilde zaten 2012 yılı kayıtlarında dava konusu vergi ödemelerinin işlenmemiş olduğu hususları topluca değerlendirildiğinde ödemelerin şirket kaynaklarından yapıldığının söylenemeyeceği, Sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
-...'a ait nüfus kayıt örneği Uyap sureti,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; dava dışı ---------- Şti'nin ödenen ---------- ve vergi borçlarının eski ortakları olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 29.08.2018 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen ticaret sicili kayıtları incelendiğinde, ---------- Şirketi'nin kayıtlı bulunduğu, şirket adresinin; “---------- Mah., --------- Cad., --------- Sok., No:--------, ----------” adresine kayıtlı olduğu, şirket ana sözleşme tescil tarihinin 03.06.2010 olduğu, halihazırda şirket ortaklarının; ..., ...'tan oluştuğu, her bir ortağın sermaye tutarının 50.000 TL olduğu, şirketin son tescilini 14.08. 2014 tarihinde yapıldığı 03.06.2010-16.04.2012 tarihleri arasında şirket. ortaklarının ...; ..., ..., ..., ---------- oluştuğu, ...'ın %35, ...'nın %15, ...'ün %15, ...'un %15, ----------- ise %20 hisse oranına sahip olduğu anlaşılmıştır. ----------- Noterliği'nin 30.06.2011 tarihli -------- yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile davalı ...'un, dava dışı ---------- Şirketi'nde bulunan 15.000 TL bedelli hissesinin tamamını bütün aktif ve pasifleri ile 15. 000 TL bedel karşılığında ----------- devrettiği, ilgili hisse devir işleminin 16.04.2012 tarihinde ----------- ilan olunduğu anlaşılmıştır.
----------- Noterliği'nin 30.06.2011 tarih ------------ yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile davalı ...'nın, dava dışı ----------- Şirketi'nde bulunan 15.000 TL bedelli hissesinin tamamını bütün aktif ve pasifler ile 15.000 TL bedel karşılığında ------------ devrettiği ilgili hisse devir işleminin 16.04.2012 tarihli ---------- ilan olunduğu |anlaşılmıştır. --------- Noterliği'nin 12.08.2011 tarih ----------- yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile davalı ...'ün dava dışı ---------- Şirketi' nde bulunan 15.000 TL bedelli hissesinin tamamını bütün aktif ve pasifleri ile 15.000 TL bedel karşılığında ...'a devrettiği, ilgili hisse devir işleminin 16.04.2012 İtarihli ---------- ilan edildiği anlaşılmıştır. --------- Merkezi'nin 04.08.2020 tarihli cevabi yazısı ekinde sunulan dökümler incelendiğinde; ---------- nezdinde işlem gören ----------- Şirketi'nin toplamda 268.568,01 TL borcunun bulunduğu, işbu borcun 17. 529,12 TL'sinin 2011/06 dönemine kadar olduğu, 29.410,11 “TL'sinin 2011/08 dönemine kadar olduğu 67.513,51 TL'sinin ise 2012/04 dönemine kadar olduğu, anlaşılmıştır. ---------- 01.07.2021 tarihli yazı cevabı ile dava dışı ----------- şirketinin borçlarından dolayı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna istinaden 03. 06.2010 tarihinden 16.04.2012 tarihine kadar yasal takip yapıldığı ----------- sayılı icra takip dosyasının 07/02/2012 tarihinde , 2012/18729 sayılı icra takip dosyasının 09/02/2012 tarihinde icraya intikal ettiği ve takiplerin 16/07/2018 tarihinde kapandığı bildirilmiştir.----------- Vergi Dairesi'nin 01.07.2020 tarihinde gönderilen vergi ödeme hareketleri tablosuna göre, dava dışı -------- şirketinin 03.06.2010 16.04.2012 tarihleri arasında 294.498,91 TL vergi borcu tahakkuk ettiği, bu borca ayrıca 197.210,51 TL gecikme faizi uygulandığı, böylece dava dışı şirket adına tahakkuk olunan toplam vergi borcu tutarının 401.709,42 TL olduğu, davalıların şirketteki : ortaklıklarının devam ettiği 03.06.2010- 24.02.2011 tarihleri arasında şirket tarafından toplamda 1214,16 TL ödeme yapıldığı, ortaklık döneminde yapılan 1.214,16 TL ödeme mahsup edildiğinde, 03.06.201016.04.2012 tarihleri arasında kalan vergi tahakkukunun 400.495,26 TL; 03.06.2010 - 30.06.2011 tarihleri arasında kalan vergi tahakkukunun 162.607,08 TL, 03.06.2010 - 12.08.2011 tarihleri arasında kalan vergi tahakkukunun 195.629,05 TL olduğu aşılmıştır.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur. Ancak, vergi borcunun temsilciden istenebilmesi için, 6183 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren aciz vesikasının düzenlenmiş olması gereklidir. Kanuni temsilcilerin kim olduğu konusu ise tüzel kişinin türüne göre değişmektedir. Anonim şirketler ve kooperatiflerde kanuni temsilciler yönetim kurulu başkan ve üyeleri limited şirketlerde şirket müdürü, kollektif şirketlerde ise ortakların herbiridir. Fakat limited şirketlerde müdürlerin yanısıra ortaklar da 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre ortaklık payı oranında sorumludurlar. Tüm bu hallerde temsilcilerin, sadece ortak oldukları veya görevde bulundukları dönemde tahakkuk eden kamu alacaklarından sorumlu olacakları, diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde ortaklıktan, anonim şirketlerde ve kooperatiflerde ise yöneticilikten usulünce ayrıldıkları tarihten sonraki kamu alacağından sorumlu olmayacakları tabiidir nitekim ----------- sayılı ilamında da benzer şekilde görüş bildirilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35. maddesi “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur” şeklinde düzenlenmiştir.Limited şirketlerde pay devri usulü ise 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 595. maddesinde düzenlenmiş olup anılan hüküm “(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur” şeklindedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere limited şirketlerde esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanması ile ortaklar genel kurulunun devre onay vermesi şart olup devir bu onayla geçerli olur. Dolayısıyla şirket ortaklığının devri için tescil ve ilan zorunlu mahiyette olmayıp yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Nitekim aynı kanunun 598. maddesinin (3) numaralı fıkrasında “Sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin güveni korunur” şeklinde düzenleme yapılarak pay devrine ilişkin tescil işleminin iyiniyetli kişilerin güvenini korumaya yönelik olduğu vurgulanmış ve tescile kurucu bir nitelik yüklenmemiştir nitekim ----------- sayılı ilamında da benzer şekilde görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; Somut olayda davalılar noter huzurunda limited şirket pay devri sözleşmesi imzalanmış ve dava dışı şirket ortağından ayrılmış olup 6102 sayılı TTK’nın 595. maddesine göre geçerli bir pay devri sözleşmesi mevcuttur. Pay devrinin tescili ve ilanı devrin kurucu unsuru niteliğinde olmayıp açıklayıcı mahiyettedir. Bununla birlikte, 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre limited şirket ortağının, şirketin amme borçlarından dolayı sorumlu olabilmesi için borcun şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerekir. Dosya kapsamında ----------- 01.07.2021 tarihli yazı cevabı ile dava dışı şirket aleyhine başlatılan takibi olduğu belirtilmiş olup ayrıca dava dışı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde hazırlanan ek raporda dava dışı şirketin 2010 yılında 10.114,81 TL zarar ettiği, 2011 yılında 120.021,52 TL ve 2012 yılında 51.708,83 TL kâr ettiği, dava dışı şirketin özkaynaklarının 2010 yılında 14.885,19 TL, 2011 yılında 106.263,14 TL ve 2012yılında 56.093,74 TL olduğu tespit edilmiş olup -------- Vergi Dairesinden gelen mali tabloların incelenmesinde, 2010-2011-2012 yılı bilanço kalemlerinin karşılaştırılması neticesinde, vergilerin ödenmesinde şirketin likitidesinin hazır değerlerinin yeterli olmadığı, aynı zamanda şirketin 2010 ve 2011 yılında elde etmiş olduğu fon kaynağı dönem
karının bu tutarda bir vergi borcunu ödemekten uzak olduğu tespit edilmiş ve ödemelerin şirket kaynaklarından yapıldığının söylenemeyeceği belirtilerek davalıların borç sorumlulukları ayrı ayrı limited şirket pay devri tarihi ve ilan tarihine göre hesaplanmıştır. Limited şirket pay devrine ilişkin tescil işlemi iyiniyetli kişilerin güvenini korumaya yönelik olduğu vurgulanmış ve tescile kurucu bir nitelik yüklenmemiş olduğundan davalı ... yönünden ---------- Noterliği'nin 30.06.2011 tarihli ----------- yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi tarihi , davalı ... yönünden ---------- Noterliği'nin 30.06.2011 tarih ------------ yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi tarihi ve davalı ... yönünden ---------- Noterliği'nin 12.08.2011 tarih ---------- yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi tarihi esas alınarak davalıların pay devir tarihlerine göre hesaplanan sorumluluk tutarlarına gör davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 2.629,37 TL ----------- prim borcu ve 24.391,06 TL vergi borcu olmak üzere toplam 27.020,43 TL'nin davalı ...'dan , dava konusu 2.629,37 TL -------- prim borcu ve 24.391,06 TL vergi borcu olmak üzere toplam 27.020,43 TL'nin davalı ...'tan dava konusu 4.381,52 TL ---------- prim borcu ve 29.344,36 TL vergi borcu olmak üzere toplam 33.725,87 TL'nin davalı ...'den -----------Noterliği'nin 26.06.2018 tarih ve ------------ yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhi dosya ya sunulmamış olduğundan temerrüt tarihi dava tarihi olduğundan dava tarihi olan 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-a-Dava konusu 2.629,37 TL ---------- prim borcu ve 24.391,06 TL vergi borcu olmak üzere toplam 27.020,43 TL'nin dava tarihi olan 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b-Dava konusu 2.629,37 TL ---------- prim borcu ve 24.391,06 TL vergi borcu olmak üzere toplam 27.020,43 TL'nin dava tarihi olan 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
c-Dava konusu 4.381,52 TL ----------- prim borcu ve 29.344,36 TL vergi borcu olmak üzere toplam 33.725,87 TL'nin dava tarihi olan 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 5.995,34 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 3.115,94 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.879,40 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 35,90 TL, mahsup edilen peşin harç 3.115,94 TL olmak üzere toplam 3.151,84 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 27,00 TL dosya masrafı, 3,70 TL KEP masrafı, 459,70 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.490,40 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 2.159,99 TL'nin; 664,98 TL'sinin davalı ...'dan alınarak, 664,98 TL'sinin davalı ...'dan alınarak, 830,03 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan;
-27.020,43 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
- 27.020,43 TL vekalet ücretini davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
- 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı taraflar yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesaplanan;
-30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
-30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
-27.093,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının resen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalılar vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2025