T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/540 Esas
KARAR NO: 2025/100
DAVA: İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/06/2020
KARAR TARİHİ: 31/01/2025
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 29/06/2020 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Borçlu-davalı ... 2014 - 2017 yılları arasında vekaleten müvekkili olan şirketin Einans ve Mali işleriyle ilgilendiğini, taraflar arasında işçi-iş veren ilişkisine bağlı bir hizmet verilmemiş olup -------- ilgili tarihlerde 3. Bir şirkette sigortalı çalışan olduğunu, müvekkili olan şirketin mali ve fınans işlerini yürütmek için yetki gerektiğinden 21.04.2014 Tarihinde --------- adına bir vekaletname çıkartıldığını ve müvekkili olan şirket iş ve işlemleri İi. --------- tarafından bu şekilde yürütülmeye başlandığını, ----------- ile müvekkili olan şirket arasındaki hukuki ilişkinin niteliği vekalet sözleşmesi hükümleri uyarınca yürütülen bir ilişki olduğunu, ---------- ile müvekkili olan şirkette Finans ve Mali işleri yürütürken müvekkili olan şirkete bağımlılık ilişkisi içinde hareket etmediğini, ayrıca müvekkilinin talimatı altında çalışmadığını, bu nedenle taraflar arasında Hizmet Sözleşmesi değil genel anlamda bir Vekalet Sözleşmesi bulunduğunu, ----------- şirketin mali ve finans İşleri İle ilgilendiği için şirket harcamaları yapmaya başladığını, şirket harcamalarının kayıt altına alınması ve şirket tarafından kendisine yapılan ödemelerin belirlenmesi adına müvekkili olan şirket bünyesinde --------- iş avanslarına ilişkin iki adet cari hesap oluşturulduğunu, ödenen iş avansları ve ----------- yaptığı masraflar burada tutulmaya başlandığını, hatta o dönem itibariyle fınans da ---------- sorumluluğunda olduğunu ve tüm bu işlemlerin kendisinin talimat ve izinleri doğrultusunda yapıldığını, vekalet dönemi içerisinde şirketin bankalarla olan iş ve talimatları incelendiğinde tüm bu işlem ve ödemelerin bizzat ----------- talebi ile yapıldığının ortaya çıkacağını, -------------, müvekkili olan ------------ ŞİRKFTİ’nde, vekillikten istifa ettiği 15.12.2017 tarihine kadar Finans İşlerinden sorumlu olarak vekaleten görev yaptığını, ---------- ve ---------- Kodlu müvekkili olan şirketin cari hesaplarında davalı-borçlunun 01.01.2017 tarihine kadar olan açılış 1 işi ve sonrasında 01.01.2017- 27.12.2017 tarihleri arasında yaptığı işlere ilişkin şirket harcamaları ve aldığı İş avansları ve ödemelerin resmi olarak kaydedildiğini, şirketin cari hesapları ve bankadan yapılan ilgili ödemelerin mahkememizce incelendiğinde görüleceğini, borçlu-davalmın iş avansı cari hesabında halen toplam 80.543,54 TL borcu bulunduğunu, görevinden istifa tarihinden sonra ise davalı-borçlunun iş bu cari hesaplarda kaydedilen iş avanslarını müvekkili olan şirkete iade etmediğini, işbu avans ve ödemelere ilişkin cari hesap tablosunun Fk4 ve Ek5'te sunulmuş olup yapılan ödemeler ve verilen avanslar açıkça yazıldığını, takibe konu alacağın likit ve miktarının belirli olduğunu ve şirketin cari hesabını dayandığını, diğer deyişle alacak miktarının Takip borçlusu-davalı tarafından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olduğu aşikâr olduğunu, müvekkili olan şirketin bütün girişimlerinin, bütün taleplerine rağmen; borçlu-davalı iş avanslarını iade etmeyince. Müvekkili olan şirketin son çare olarak icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, borçlu - davalının bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilin alacağı cari hesaba dayandığını, muaccel ve halen ödenmemiş işbu avans bedellerine karşı borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan mahkememizce uygun görülecek teminat karşılığı borca yeter miktarda menkul, gayrimeııkullcri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; borçlunun, dava değeri olan 80.543,54 TL borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, davalının haksız itirazlarının iptaline, itiraz sonucu duran takibin devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalının, likit olan alacağımızın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, ayrıca yargılama giderleri ile ücreti vekâletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA:Davalı Tarafından Mahkememize İbraz Olunan 29/07/2020 Tarihli Cevap Dilekçesi İle Özetle; öncelikle davanın hak düşürücü sürede açılmaması sebebiyle ve işlem yapılmayıp düşen ilamsız icra dosyasındaki alacağın genel hükümlere göre talep edilmesi gerekirken iş bu davanın açılmış olması sebebiyle usulden reddine, mahkememizin aksi kanaatte olması halinde, müvekkili hakkında açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının esastan reddine karar verilmesini, davacı şirketin müvekkilinin vekalet ilişkisi ile şirketin mali işlerini yürüttüğünü iddia ederek müvekkilinin geniş bir sorumluluğu olduğu algısı yaratmaya çalıştığını, bu iddianın gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin, davacı şirket ve dava dışı bir 3. bir şirketin birlikte kullandığı ofisin elektrik su vb. abonelik işlemleri için vekalet aldığını, o dönemde davacı firmanın yetkilisi daha çok şantiyede yani sahada bulunması sebebiyle bu işlemler için müvekkile vekalet verilmiştir. tarafların faaliyet konuları benzer olduğu için bazı iş ve işlemleri birlikte yaptıkları da vakidir. fakat bu davacının bütün mali işlerini müvekkilinin yürüttüğü anlamına gelmediğini, bahsi geçen 2016-2017 yılları arasında davacı firmanın mali işleri ----------- isimli muhasebeci tarafından yürütüldiğini, dolayısıyla şirketin mali kayıtlarının da müvekkili tarafından değil, şirkette hizmet akdiyle çalışan muhasebeci tarafından tutulduğunu, hatta davacı firmanın yetkilisi muhasebecinin kayıtları düzgün tutmadığını bizzat kendisinin müvekkiline söylediğini, dolayısıyla son derece tartışmalı ve düzgün tutulmamış kayıtlar üzerinden müvekkiline yüklü miktarda borç çıkartılmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin gönderdiği ödemeler ve kendi cebinden yaptığı harcamaların iddia edilen cari hesaptan düşülmediğini, davacının "müvekkilin mali işlerle ilgilendiği" iddiasında ısrar etmesinin sebebinin de bundan kaynaklandığını, böylece düzgün tutulmayan kayıtların sorumluluğunun da müvekkiline yükletilerek haksız alacak iddiasının kuvvetlendirilmeye çalışılmakta olduğunu, fakat müvekkilinin davacı firmada muhasebeci, mali müşavir gibi şirketin mali işlerini yürütmediğini, yapılan masraflar için bazen avans alınmış olduğunu, avans olmadığında ise kendi cebinden harcamalar yaptığını, taraflar arasındaki bu ilişki sona erdiğinde davacı firma kötü niyetli olarak cari hesaptan düşürmediği tutarları icra takibine konu ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, şirketin işlerinin iyi gitmemesi ve elde etmek istediği kârı alamayan ve şirketin zarar etmesinden dolayı böyle temelsiz alacak iddiası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, bu durumun açıkça Medeni Kanun’un Dürüst davranma başlıklı 2.Maddesine de aykırıdır. TMK md.2 “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” denmekte olduğunu, sonuç olarak müvekkilinin, gerek yapmış olduğu ödemeler gerek de kendi cebinden yaptığı harcamaların mahsubu ile davacı şirkete bir borcu kalmadığını, yapılacak incelemeyle alacaklı olarak çıkmasının bile kuvvetle ihtimal dahilinde olduğunun ortada olduğunu, fakat davacı tarafın müvekkilinin yaptığı ödemeleri cari hesaptan düşmediğini, ödenen paraları görmezden gelinerek haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açtığını, yukarıda açıklanan nedenlerle işbu haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin aşikar olduğunu, takibin haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.27.02.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacı tarafından incelemeye sunulan 2014-2015-2016-2017 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 03.10.2018 tarihi itibarıyla 80.543,54 TL alacaklı olduğu, Davacı yan 80.543,54 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya istinaden (Md.1) icra takip tarihi olan; 03.10.2018 tarihinden itibaren (talep gibi) yıllık Y 9,00 oranlarda yasal faiz talep edebileceği, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.13.11.2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; İşbu ek raporumuzda, davalı tarafından, davacı şirket çalışanları olduğu tespit edilen ----------- 10.03.2017 tarihinde gönderilen 1.380,00 TL ödeme ile ------------ 30.08.2017 tarihinde gönderilen 1.000,00 TL tutarlı ödeme olmak üzere toplam 2.380,00 TL tutarlı ödemeler davalı lehine değerlendirildiği, Kök raporumuzda davacının talep edebileceği alacak tutarı olarak hesaplanan 5S.642,49 TL'den işbu raporumuzda davalı lehine değerlendirilen 2.380,00 TL ödemenin düşümü yapıldığında, 03.10.2018 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 53.262,49 TL olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. 27.03.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2014-2015- 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Davacı şirketin defterlerinde alacaklı gözüktüğü 80.543,54 TL'lik tutardan, davacı kayıtlarında yer almayan davalı tarafından davacı şirkete ödendiği tespit edilen 11.080,00 TL ve 13.982,72 TL tutarlı ödemelerin düşümü yapıldığında, 03.10.2018 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 55. 642,49 TL olduğu, Faiz: davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığı, ancak, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde; davacı şirketin takip tarihinden itibaren yasal faiz talebinin yerinde olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, takip dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında davacı şirket tarafından davalıya ---------- Noterliğinin --------- yevmiye nolu vekaletnamesi ile görevlendirilmesi sonucu davalının davacı şirketin finans ve muhasebe işlemlerini ve şirketin olağan alım satım işlerini ve vekaletname kapsamındaki tüm işleri 21/04/2014 - 15/12/2017 tarihleri arasında gerçekleştirip gerçekleştirmediği, davacı şirketçe oluşturulan ve dosyaya sunulan iş avanslarına ilişkin cari hesaba göre takip tutarı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda ihtilaf olduğu anlaşılmıştır.Mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 27/03/2024 tarihli kök raporda davacı şirketin 2014-2015-2016 ve 2017 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin defterlerinde alacaklı gözüktüğpü 80.543,54 TL lik tutardan davacı kayıtlarında yer almayan davalı tarafından davacı şirkete ödendiği tespit edilen 11.080,00 TL ve 13.982,72 TL tutarlı ödemelerin düşümü yapıldığında 03/10/2018 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 55.642,49 TL olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi ek raporunda, davalı tarafından, davacı şirket çalışanları olduğu tespit edilen ----------- 10.03.2017 tarihinde gönderilen 1.380,00 TL ödeme ile ----------- 30.08.2017 tarihinde gönderilen 1.000,00 TL tutarlı ödeme olmak üzere toplam 2.380,00 TL tutarlı ödemeler davalı lehine değerlendirildiği, 27/03/2024 tarihli kök raporda davacının talep edebileceği alacak tutarı olarak hesaplanan 5S.642,49 TL'den ek raporda davalı lehine değerlendirilen 2.380,00 TL ödemenin düşümü yapıldığında, 03.10.2018icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 53.262,49 TL olduğu tespit edilmekle 27/03/2024 tarihli kök rapor ve 13/11/2024 tarihli ek raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibine yapılan itirazın 53.262,49 TL asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, hükmolunan asıl alacak 53.262,49 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibine yapılan itirazın 53.262,49 TL asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, hükmolunan asıl alacak 53.262,49 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Asıl alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar kanuna göre alınması gerekli 3.638,36 TL harcın davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.375,49 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.262,87 TL'nin davalıdan tahsisli ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından dosyaya yatırılan 1.375,49 TL peşin harç 54,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.429,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 1.500,00 TL bilirkişi ücreti 250,00 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam 1.750,00 TL masrafın davanın kabul ret oranına göre 1.155,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan bakiye avansın davacının üzerine bırakılmasına,
7-Davalı tarafından dosyada sarf edilen 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 100 TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 9.100,00 TL masrafın davanın kabul ret oranına göre 3.094,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan bakiye avansın davalının üzerine bırakılmasına,
8-Kabul edilen dava yönünden AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretini davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Ret edilen dava yönünden AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 27.281,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 871,20 TL'sinin davalıdan, 448,80 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/01/2025