T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/642 Esas
KARAR NO: 2025/46
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 27/08/2024
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 27/08/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkette 17.08.2024 - 18.08.2024 tarihlerinde müvekkil şirketin merkez adresi olan ---------- Mahallesi ------------ Cad. ----------- Apt. No: ---------- ----------- adresinde dışarıdan temin edilen yardımcılar ile tamirat tadilat işlemleri yapıldığını, müvekkil şirkette yapılan bu işlerden sonra şirket yetkilileri 20.08.2024 tarihinde şirkete geldiklerinde normalde arşivde muhafaza edilen müvekkil şirkete ait 2019 yılına ait envanter, defteri kebir, yevmiye defterlerinin ve tüm muhasebe evraklarının yerinde olmadığı tespit edildiğini, anılan nedenle müvekkil şirkete ait defterlerin zayi olduğunu, şirket merkezinde tadilat yapılırken arşivde muhafaza edilen defterlerin kaybolduğunu veya çalındığını, yapılan tüm aramalara rağmen defterler bulunamadığını, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkil şirkete ait 2019 yılına ait envanter, defteri kebir, yevmiye defterlerinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.Davacı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacıya ait 2019 yılı ticari defterleri ile ilgili vergi incelemesi olup olmadığı, davacı şirket hakkında yürütülen vergi soruşturması olup olmadığı hususlarında bilgi verilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, 6102 sayılı Kanunun 82/7'nci maddesine dayanılarak açılan zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır. (TTK m.82/8).6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 64/4 maddesi uyarınca pay defteri ,yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesi ile ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 82/7. Maddesindeki "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." şeklindeki düzenlenmiştir. Tacirin söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi defter ve belgelerin korunması için dikkat ve özen göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmesi gerekmektedir Hasımsız açılan zayi belgesi iptali davasında, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince Mahkememizce resen araştırma ilkesi çerçevesinde delillerin toplanarak değerlendirilmesi gerekir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talep eden vekili dışarıdan temin edilen yardımcılar ile tamirat tadilat işlemleri yapıldığını, müvekkil şirkette yapılan bu işlerden sonra şirket yetkilileri 20.08.2024 tarihinde şirkete geldiklerinde normalde arşivde muhafaza edilen müvekkil şirkete ait 2019 yılına ait envanter, defteri kebir, yevmiye defterlerinin ve tüm muhasebe evraklarının yerinde olmadığı tespit edildiğini, anılan nedenle müvekkil şirkete ait defterlerin zayi olduğunu, şirket merkezinde tadilat yapılırken arşivde muhafaza edilen defterlerin kaybolduğunu veya çalındığını, yapılan tüm aramalara rağmen defterler bulunamadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin yasal süresinde Mahkememizden zayi belgesi için talepte bulunduğu ve şirket merkezi itibariyle Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış olup 6102 sayılı Kanunun 82/7'nci maddesine dayanılarak açılan zayi belgesi verilmesi için tahdidi olarak sayılmamakla birlikte yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması gerekmekte olup tacirin söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi defter ve belgelerin korunması için dikkat ve özen göstermiş bulunması ve ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmesi gerekmektedir. Somut olayda şirket merkezinde tadilat yapılırken arşivde muhafaza edilen defterlerin kaybolduğunu veya çalındığını beyan edilmiş olup ziya uğramanın davacının iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana geldiği hususunda herhangi bir şikayet yahut başvurusunun olmadığı kanunda tahdidi olarak sayılmamakla birlikte yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sonucu yada bunlara benzer bir sebepten basiretli bir tacirin göstereceği tüm dikkat ve özenin gösterilmesi halinde dahi önlenemeyen bir sebepten ötürü zıyaa uğradığının ispatlanamadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025