T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/538 Esas
KARAR NO: 2025/11
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/12/2022
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Mahkememiz kararı --------- sayılı kararı ile kaldırılmakla, dava mahkememizin esasına kaydı ile yapılan yargılama neticesinde;
DAVA: Müvekkili şirketin ---------- ve dünya genelinde güç aktarım ekipmanlarının veya yedek parçalarının tamiri, satışı, ithalat ve ihracı imalatı pazarlaması esas olmak üzere ithalat, ihracat ve dahili toptan ticaretini yapan, sektöründe öncü firmalardan olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi dava dışı -----------ve davalı ...'ün eski dost olduklarını, 2021 yılında dava dışı ---------- ticari bir ödemesini gerçekleştirmek için davalıdan yardım istediğini, davalının dava dışı ----------- yardımını kabul ettiğini, bunun için çek vereceğini ancak bunun karşılığında 3 adet bonoya imza atmasını, bunun sadece davalının yaptığı iyilik için bir teminat olduğunu, dava dışı ---------- borcunu peyderpey ödemesi ile senetleri kendisine teker teker teslim edeceğini beyan ettiği, dava dışı ---------- müvekkili şirket adına üç (3) adet boş bonoya imza atmış, eski dostunun kendisini aldatacağını düşünemediğini, müvekkili şirket yetkilisine imzalatılan senetlerin tamamını ...'ün doldurduğunu, müvekkilinin davalıdan aldığı borcu peyderpey ödemeye başlamışsa da olay içerisinde davalının dava dışı --------- verdiği taahhütleri aşan bir kontrolsüzlük baş gösterdiğini, dava dışı ----------- davalıya ilk taksitinin ödemelerini yaptığını ve ilk senedi geri istediğini, ancak davalının bunu kesinlikle kabul etmediğini, tüm borcunun ödedikten sonra teslim edeceğini bildirdiğini, bu aşamada müvekkili şirket yetkilisinin davalının şirkete zarar verme maksadını olduğu kuşkusuna kapıldığını, davalıdan senedini geri istediğini, ancak geri alamadığını, davalının senetleri ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyasında takibe koymuş ve müvekkili şirket hesaplarına --------- D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati hacze koyduğunu, müvekkili şirket yetkilisi şirketin bekası adına dava dışı--------- ile anlaşma yoluna gittiğini, 27.08.2021 tarihinde tarafların aralarında borç tasfiye ve ibra sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre tarafların 580.000,00 TL ödeme hususunda sözleşme imzaladıklarını, müvekkili şirketin sözleşmede kararlaştırılan tüm bedeli ifa ettiğini, ... tarafından 20.06.2021 vadeli 250.000 TL'lik senet ve 20.07.2021 vadeli 300.000,00 TL'lik senet ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkilinin banka hesapları ve hesaplarına haciz konulduğunu, tarafların sulh ve ibra protokolü imzaladıklarını ve 580.000,00 TL borcun ödenerek tasfiyesi konusunda anlaştıklarını, öncelikle icra dosyasına yatan paranın 123.469,37 TL olduğunu, müvekkilinin protokolün 3.3.maddesi gereği üstünü yani 26.530,63 TL'yi haricen alacaklıya ödeyerek ilk ödemesini yaptığını, daha sonra kalan 430.000,00 TL ödemesine ise sözleşmeye istinaden yatan para açıklamalı 7 taksit ile alacaklıya ödediğini, 11.04.2022 tarihi itibari ile müvekkilinin borcunun tamamen bittiğini, yapılan ödemelerin ---------- konuşmaları ile sabit olduğunu, taraflarca imzalanan sözleşme gereği müvekkilinin icra dosyasındaki borcu kapatmasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli olarak takibi 173.883,69 TL yönünden devam ettirip kapatmadığını ve sözleşmenin üzerine yüklediği mesuliyeti üstlenmediğini, müvekkilinin mağdur olduğunu beyan ederek, müvekkilinin ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takip konusu senetlerin iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunduğu 20/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Müvekkiline henüz ilk düzenlenen tebligatın TK21/2 uyarınca tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olduğunu, bila tebliğin iade edilmesi durumunda muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim adresine TK 21/2 şerhi düşülmek sureti ile bu adrese tebliğ yapılması gerektiğini, davacının müvekkili ile eski dost olduğu beyanının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile davacı arasında akdedilen protokol gereği 07.09.2022 tarihinde banka hacizlerinin fekki için icra dosyasına talep te gönderildiğini, davacının protokolde belirtilen koşullara uygun olarak ödeme yapmadığından protokolün 3.6 maddesi gereği işlem yapıldığını, davaya konu istemde yer alan ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasına 15.12.2022 tarihinde ödenmiş olan meblağlara ilişkin haricen tahsil bildirimi yapıldığını, kalan meblağ üzerinden haciz işlemlerinin talep edildiğini, müvekkilinin protokole uygun davrandığını, işbu menfi tesit davasında tanık dinletmeye muvaffaklarının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :---------- İcra Dairesinin ------------- Esas sayılı takip dosyası UYAP sureti, ------------ Ticaret Odasının 12/05/2023 tarihli müzekkere cevabı,
------------ Vergi Dairesinin 15/05/2023 tarihli müzekkere cevabı, -Mali Müşavir bilirkişinin 23/10/2023 tarihli raporu, -Mali Müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 23/10/2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Şirketin Menfi Tespit Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Davacı tarafından davalıya teslim edilen 20.06.2021 vadeli 250.000,00 TL'lik, 20.07.2021 vadeli 300.000,00 TL'lik ve 20.08.2021 vadeli 250.000,00 TL'lik senetlerden, 20.06.2021 vadeli 250.000 TL ve 20.07.2021 vadeli 300.000 TL tutarlı senetlerin tahsili amacıyla, davalı tarafından ------------ icra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile kambiyo takiplerine mahsus icra yolu ile takibi başlatılması sonrasında, taraflar arasında imzalanan 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi imzalanarak 580.000,00 TL'lik borç tutarının sözleşmede belirlenen vadelerde ödenmesi sonrasında icra takibinin kapatılacağının kararlaştırılmış olduğu, Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan mezkur protokol tarihinden sonra yapılan ödeme dekontlarının incelenmesinde, davacı şirket ve yetkilisi ---------- tarafından, davalı ve yetkilisi olduğu ---------Şti.'ne 10 (on) farklı tarih / tutarda toplam 456.530,20 TL tutarlı ödeme yapıldığı, bu tutara ilaveten davacı şirket tarafından icra dosyasına 123.469,37 TL tutarında, toplam 579.999,57 TL (123.469,37 + 456.530,20) tutarında ödeme yapılarak taraflar arasında imzalanan 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi belirlenen tutarın ödenmiş olduğu, (0,43 TL kuruş farkı hariç) hukuki ve nihai değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere davacı şirketin davalı şirkete ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı dosyasına konu borcunun bulunmadığı, Davalı Şirket Vekilinin İtirazları Yönünden: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin 3.6.maddesi doğrultusunda yapılan tüm ödemelerin icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirilerek icranın kalan bedel üzerinden devamını talep ettikleri beyanına ve icra inkar tazminatı ile sair hususlara ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu" şeklinde rapor ibraz etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyasına dayalı olarak İİK 72 maddesi gereğince borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.---------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ----------Şti aleyhine bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. İcra takibine konu bonoda keşidecinin ----------- Şti, Lehtarın -----------, cirantanın ... olduğu, Keşide tarihi 16/03/2021 ödeme tarihinin 20/06/2021, bedelinin 250.000,00 TL bedelli bono ve 16/03/2021 tanzim ve 20/07/2021 vade tarihli 300.000,00 TL miktarlı bono olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 776.maddesine göre bono vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; icra takibine konu keşide tarihi 16/03/2021 ödeme tarihi 20/06/2021 olan 250.000,00 TL bedelli bono ve keşide tarihi 16/03/2021 ve 20/07/2021 ödeme tarihli 300.000,00 TL miktarlı bonoya dayalı olarak 550.000,00 Tl asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı olarak 562.982,00 Tl üzerinden takip başlatıldığı, davacı taraf 27.08.2021 tarihinde tarafların aralarında borç tasfiye ve ibra sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre tarafların 580.000,00 TL ödeme hususunda sözleşme imzaladıklarını, sözleşmede kararlaştırılan tüm bedeli ifa ettiğini, öncelikle icra dosyasına 123.469,37 TL yatırıldığını, protokolün 3.3.maddesi gereği üstünü yani 26.530,63 TL'yi haricen alacaklıya ödeyerek ilk ödemesini yaptığını, daha sonra kalan 430.000,00 TL ödemesini ise sözleşmeye istinaden yatan para açıklamalı 7 taksit ile alacaklıya ödediğini, 11.04.2022 tarihi itibari ile borcunun tamamen bittiğini ancak borcun tamamını ödemesi rağmen davalının yükümlülüklerini kasten hiçbir surette yerine getirmemiş olması sebebiyle takibi 173.883,69 TL yönünden devam ettirip kapatmadığını bu nedenle icra dosyasından borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup -----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasına konu toplam alacak miktarının 562.982,00 TL olduğundan davacı vekiline dava dilekçesine HMK 31 md.gereğince açıklaması ve hangi miktar üzerinden borçlu olunmadığının tespitini talep ettiği hususunda açıklama yapması için süre verilmiş olup davacı vekili ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı takip dosyasına konu toplam 562.982,00 TL alacak miktarı üzerinden borçlu olmadığının tespitini talep ederek 6.644,84TL eksik peşin harcı tamamladığı anlaşılmıştır.Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davasının sonucu verilecek kararda, dava lehine sonuçlanan taraf yararına İİK’nun 72. maddesinde gösterilen tazminata da hükmedilme olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle, kendine özgü koşulları ihtiva eden menfi tespit davasının borcun tamamının ödenmesi olgusuna dayalı olarak kısmi dava olarak açılması mümkün değildir. Nitekim yerleşik Yargıtay kararları da bu yöndedir. Bu durumda davacının dava konusu takibin tamamına yönelik borcun bulunmadığı olgusunun ileri sürülmesi sebebiyle davacı tarafından takip konusu senetlerin tümü bakımından menfi tespit isteminde bulunduğunun gözetilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davalı tarafından iadesi öngörülen 3 çekten ikisi iade edilmeyerek kambiyo takibine konu edilmesi üzerine taraflarca 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi imzalanarak 580.000,00 TL'lik borç tutarının sözleşmede belirlenen vadelerde ödenmesi sonrasında icra takibinin kapatılacağının kararlaştırılmış olduğu, protokol içeriği ve imzaların her iki yanın kabulünde olup hata, hile ve ikrah nedenleriyle geçersizliğine yönelik bir iddianın söz konusu olmadığı, tarafların serbest iradesiyle imzaladıkları anlaşma protokolünün davacı ve davalı yanı bağladığı, dava dosyasına sunulan mezkur protokol tarihinden sonra yapılan ödeme dekontlarının incelenmesinde, davacı şirket ve yetkilisi ---------- tarafından, davalı ve yetkilisi olduğu ----------- Şti.'ne farklı tarih tutarda toplam 456.530,20 TL tutarlı ödeme yapıldığı, bu tutara ilaveten davacı şirket tarafından icra dosyasına 123.469,37 TL tutarında olmak üzere toplam 579.999,57 TL (123.469,37 + 456.530,20) tutarında ödeme yapılarak taraflar arasında imzalanan 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi belirlenen tutarın ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin 3.6.maddesi doğrultusunda yapılan tüm ödemelerin icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirilerek icranın kalan bedel üzerinden devamını talep ettikleri beyan ettiği, taraflar arasındaki protokole göre 01/04/2022 tarihine kadar ödemelerin yapılmasını kararlaştırıldığı ve icra dosyasına bildirilen harici ödemelere göre de son ödemenin 01/04/2022 tarihinde yapıldığı her ne kadar davalı vekilinin davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin 3.6.maddesi doğrultusunda takibin devamı talep etmiş ise de sözleşmenin 3.6.maddesi ile ödemelerin herhangi birinin gününde yapılmaması halinde o ana kadar yapılan ödemelerin icra dosyasına bildirileceğinin kararlaştırıldığı, davalının süresinde yapılmadığını beyan ettiği ödemeleri gecikme ile birlikte icra takip dosyasına bildirerek takibin devamını talep etmediği gibi, 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi belirlenen tutarın tamamının ödenmesi için kararlaştırılan 01/04/2022 tarihine kadar yapılan bir ödemelere ve gecikmelere bir itirazının bulunmadığı ,27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi belirlenen tutarın 04/01/2022 tarihi itibariyle ödendiği anlaşılmış olup davalı tarafın harici ödemeleri 13/12/2022 tarihinde icra takip dosyasına bildirerek kalan tutar üzerinden takibin devamını talep etmiş ise de ödemelerin yapıldığı tarihlerde taksitlerin geciktiği hususunda bir itirazda bulunmaksızın tüm ödemeleri kabul ederek protokolde kararlaştırılan tutarı tahsil ettikten sonra protokole uyulmadığı iddiası ile takibin kalan tutar üzerinden devamının talep edilmesinin TMK 2 maddesi gereğince dürüstlük ilkesi ile bağdaşmayacağı nitekim yapılan ödemelerin bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve protokolde kararlaştırılan tutarın ödenmiş olduğu kanaatine varılmış olup 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi belirlenen tutarın 3.3 maddesinde kararlaştırılan 01/04/202 tarihi itibariyle ödenmiş olduğu sözleşmenin 3.7 maddesi gereğince davalının protokol gereği takipteki kalan alacak miktarı talep edemeyeceği kanaatine varılmış olup davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı icra dosyasına konu alacağının taraflar arasında akdedilen 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi doğrultusunda davacı tarafından icra takibinden sonra iş bu dava tarihinden önce yapılan ödemeler ile borcu sona erdiğinden derdest olan icra dosyasına karşı davacının menfi tespit talebinde bulunmakta hukuki yararının bulunduğu dikkate alınarak davacının menfi tespit talebinin kabulüne, davacının ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı icra dosyasına konu alacağının taraflar arasında akdedilen 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi doğrultusunda davacı tarafından icra takibinden sonra iş bu dava tarihinden önce yapılan ödemeler ile borcu sona erdiğinden davacının --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 38.457,30 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 2.969,50 TL peşin harcın ve 6.644,84 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 28.842,96 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 80,70 TL, 2.969,50 TL peşin harç ve 6.644,84 TL tamamlama harcı olmak üzere olmak üzere toplam 9.695,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 1.500,00 TL, 190,00 TL dosya masrafı, 1,25 TL KEP gideri, 360,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.050,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 88.447,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
9-Dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun bulunduğu ve sonuç alınamadığı nazara alınarak, arabuluculuk ücretinin haklılık oranlarına göre taraflardan alınıp hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekiyor ise de arabuluculuk dosyasında sarf kararı bulunmadığından arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından dava ya da takip yolu ile tahsil edilmesinde muhtariyetine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025