T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/58 Esas
KARAR NO: 2025/6
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/01/2024
KARAR TARİHİ: 08/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin şirket iklimlendirme teknolojileri ve soğutma sistemleri üzerinde faaliyet gösteren bir ticari kuruluş olduğunu, göstermiş olduğu faaliyetler çerçevesinde ----------Ş. ile sözleşme akdettiğini, akdedilen sözleşme uyarınca sözleşmede kararlaştırılan binanın soğutma ve iklimlendirme cihazlarını kurup teslimi sonrası makul süre boyunca cihazlara teknik bakım ve düzenli kontrol gerçekleştirileceğini, mevzu bahis cihazların taşınmasına ilişkin müvekkili firma tarafından, klima cihazlarının taşınması için davacı tarafla taşıma hizmeti hususunda anlaşmaya varıldığını, alınan hizmet kapsamında vinç operatörü ---------- idaresinde ---------- plakalı araç ile 08.11.2023 tarihinde gerçekleştirilen taşımada,----------- Stok Kodlu Klima Cihazı 38000 KCAL/H-ÜST (BYÜK KAP) taşıma mapalarından bağlanmadan kaldırılması nedeniyle cihazın düştüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, konuyla ilgili olarak olay yerinde bulunan ----------Ş. personeli -----------, vinç operatörü ---------- ve ----------- yetkilisi eşliğinde 08.11.2023 tarihinde tutanak hazırlanarak imzalandığını, tutanakta olayın "08.11.2023 tarihinde saat 13:45 sularında ----------- firmasının ---------- binasına cihazını vinç firmasına ---------- operatör --------- paletten bağlayarak cihazın taşıma mapalarından bağlamadan kaldırma sonucu düşmüştür. Bu tutanak taraflarca düzenlenerek imza altına alınmıştır." şekilde anlatıldığını, zararın tazmini amacıyla, taraflarınca muhataba 01.12.2023 tarihli ----------Noterliği --------- yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, şifahen görüşmeler sağlandığını, son halde dava şartı arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştiğini ve netice alınamadığından eldeki davayı ikame zorunluluğu doğduğunu, müvekkil şirketin ---------Ş ile yapmış olduğu sözleşmeye ilişkin teslim edilmesi gereken iklimlendirme cihazında meydana gelen zararın davalı tarafın kusurlu eylemleri neticesinde meydana geldiğini, davalı tarafa müvekkil şirketin bahsi geçen iklimlendirme cihazının taşıma işi hususunda anlaşmaya vardığını ancak davalı taraf ile ilgili kanun hükümleri gereği üzerine kendinden beklenen özen ve sorumluluğa uygun hareket etmediğini, acenteler ve taşıma işleri komisyoncuları bu sıfatla yapmış oldukları faaliyet ve işlemlerden taşımacı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapanlar, eşyayı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, eşyanın tamamı ve kısmen kaybından ve vuku bulacak hasarından korunması ve taşınmasından güvenliği ve düzenliliğini sağlamaktan çevre kirliliğini önleme ve insan sağlığını koruma konusundaki kurallara uyumaktan sorumlu olduğunu, 05.07.2024 tarihli bilirkişi raporu ve ilgili kanun hükümleri uyarınca davalı tarafın müvekkil uğramış olduğu zararı tazmin etmesi gerektiğini, müvekkil şirketin birden fazla zarar kalemi mevcut olup zararlarının tazmininin sağlanamadığını, davaya konu "-------- Stok Kodlu Klima Cihazı 38000 KCAL/H-ÜST (BYÜK KAP)" isimli cihazın ----------Ş'ye satış fiyatı 17.450,00 EUR +KDV şeklinde olduğunu, bahsi geçen cihazın zıya olması sebebiyle müvekkil şirket cihazı tekrar üretmek zorunda kaldığını, haklı davanın kabulü, müvekkilinin ileride telafisi mümkün olmayan mağduriyetlerinin doğmasını engellemek amacıyla alacağı için borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede taşınır, taşınmaz malları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikli teminatsız olarak mahkeme aksi takdirde ise mahkemece belirlenecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, davalının kusurlu eylemleri sebebiyle meydana gelen zararın haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Müvekkili Davalı ----------Ş'nin kurulduğu 1965 yılından bugüne büyük ölçekli genel mütcahhitlik projeleri, metro ve raylı sistemleri, köprüler, viyadükler, kat otoparkları, turizm tesisleri, konutlar ve entegre endüstri tesisleri projelerinin yapımı yanında ülkemizde ve yurtdışında bayındırlık hizmetlerinde önemli görevler üstlenerek ve bu görevleri başarı ile tamamlayarak inşaat sektörüne evrensel boyutta katkı sağlamakta olup inşaat sektöründe ciddi bir saygınlığı olan ----------- dergisi tarafından her yıl yayımlanan "Dünyanın En Büyük 250 Müteahhidi" listesinde 1998 yılından beri yer alarak gurur kaynağı olduğunu, davacı ----------- Şirketi (“Davacı”) tarafından müvekkile karşı ikame edilen huzurdaki davada; Davacı ile müvekkil arasında 14.01.2019 tarihinde ----------- numaralı “Alt İşveren Sözleşmesi” imzalandığı ve 17.02.2019 tarihinde de “---------- - ---------- başlandığını, yapılan işler ve müvekkile kiralanan yapılan işler ve müvekkile kiralanan vinçler ile bunların çalışmalarının karşılığı olarak müvekkile birtakım faturaların kesildiğini, İş bitiminde 07.07.2022 tarihinde kesin hesap hak edişi yapıldığını ve eksi (-) 8.945,44-USD'ı çıkan kesin hesap farkı müvekkil tarafından davacıya fatura edildiğini, müvekkil ile toplantı yapıldığı ve şirket yetkililerinin isteği üzerine ---------- davacıya ait tüm kalıp, makine ve malzemeleri 436.000,00 USD'ı karşılığında müvekkile satışı için mutabakata varıldığını ve müvekkile satılan malzemeler karşılığında birtakım faturaların kesildiğini, davacı tarafından müvekkil aleyhine ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve müvekkili tarafından borca itiraz edildiğini, itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiğini, davacının icra takibinin dayanağı faturaya itiraz edilmemesi üzerine icra takibi başlattığını ve ödeme emrine itiraz edilmesi akabinde hukuka aykırı şekilde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu, davasını ispata yarar bir belge sunmadığını, davanın açıklamadan yoksun dava dilekçesi ile ikame edilmiş olduğunu, HMK 119. maddesi uyarınca davacıya açık bir şekilde talep sonucunun açıklattırılması ve bu doğrultuda eksikliklerin tamamlattırılması için bir haftalık kesin süre verilmesi gerektiğini, davacı tarafından ispat edilemeyen davanın usulden reddi gerektiğini, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olmasının alacak hakkı doğurmadığını, karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmayacağını, bu doğrultuda, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması faturaya konu mal veya hizmetin alındığını ortaya koymak adına tek başına yeterli olmadığını, bu nedenle faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle faturaya alacak iddiasını ispat ettiği düşünülemeyeceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davanın açıklamadan yoksun dava dilekçesiyle ikame edilmesi sebebiyle HMK'nın 39. ve 119. maddeleri uyarınca davacıya açık bir şekilde talep sonucunun açıklattırılması ve bu doğrultuda eksikliklerinin tamamlattırılması için bir haftalık kesin süre verilmesini, her halükarda, haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddini, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddini, davacı aleyhine takip tutarının 9620'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesini özetle; Davalı tarafın "talep sonucunun açık bir şekilde" dava dilekçesinde bulunmasının zorunlu unsurlardan biri olduğunu, HMK'nın 119/1'inci maddesinde belirtilen, dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlarda eksiklik olmadığı tespit edilmiş olduğunu, bu bağlamda davalının talep sonucunun açık olmadığına ilişkin iddialarının yersiz olduğunu, davanın ---------- İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ----------- Sayılı dosyası üzerinden başlatımış olan ilamsız icra takibine davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin olduğunu, bu açıdan davalı yanın "takip talebinde ve ödeme emrinde toplam alacak 678.500,00-TL olarak belirtilmesine rağmen, dava kapsamında sunulan dava dilekçesinde harca esas değer 18.067.131,41-TL olarak belirtilmiştir." beyanının kötüniyetli ve kavram kargaşası yaratmaya yönelik olduğunu, talep sonucunun belirsizliği iddiasından yola çıkarak alacağın likit olmadığı gibi bir intiba oluşturulmaya çalışılmakta olduğunu, iddia edildiği gibi toplam alacaklarının 678.500,00 TL'sı olmayıp bu tutar sadece TL'sı alacaklarımıza (TL'sı olarak düzenlenen faturalara) ilişkin olduğunu, bu hususun taleplerinde yeterli açıklıkta belirtildiğini, takip talebinin 8.'inci bendinden, ödeme emrinin 4'üncü bendinden, icra takibinin ekinde sunulan belgelerden, arabuluculuk başvurusundan ve anlaşamama tutanağından ve yine itirazın iptali davası dilekçemiz ile birlikte ekinde sunulan belgelerden anlaşılacağını, başlatılan icra takibinde; yabancı para üzerinden düzenlenen faturalar için bu faturaların değerinin (573.533,94 USD'nın) fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden karşılığı ile birlikte TL'sı üzerinden düzenlenen faturalar için ise 678.500,00 TL'sı yani toplam 573.533,94 USD'ı + 678.500,00 TL'sı alacak ve ferileri talep edildiğini, takip 17.10.2023 tarihinde başlatıldığı için harca esas değerin hesabı için ---------- tarafından belirlenen 16.10.2023 tarihli 1 USD'ı efektif satış kuru olan 27.9283 TL'sı esas alınarak USD'ı alacakları için (573.533,94 USD'ı x 27.9283 TL'sı =) 16.017.827,94 TL'sı harca esas değer belirlendiğini, 16.017.827,94 TL'sı 678.500,00 TL'sı ile toplanması sonucu icra takibinin toplam harca esas değeri 16.696.327,94 TL'sı olarak tespit edilmiş ve peşin harç bu değere göre ödendiğini, faturanın içerikleri davalı tarafça da kabul edildiğini, başka bir deyişle davalının müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturalara bir itirazı bulunmadığını, davalının sadece davanın ispat edilemediğini iddia etmekte ancak icra takip taleplerinin ve dava dilekçemiz ekinde sunulan belgeler alacaklarının varlığını fazlasıyla ve açıkça kanıtlandığını, dava dilekçesinde de açıklandığı üzere takip talebinde yer alan alacaklarının, Müvekkilim şirket -----------Ş. ile davalı yan ----------Ş. arasında 14.01.2019 tarihinde imzalanan ---------- numaralı “Alt İşveren Sözleşmesi” sözleşmesi gereğince müvekkilim tarafından gerçekleştirilen “---------- - ---------” işi nedeniyle düzenlenen hakediş faturalarından, Ağustos 2021 tarihinden itibaren müvekkil şirkete ait vinçlerin davalı yana kiralanması ve çalışmalarının karşılığında düzenlenen faturalardan, Davalı şirket yetkililerinin isteği üzerine --------- müvekkil şirkete ait 2 adet mobil vincin ve tüm kalıp, makine ve malzemelerin 436.000,00 USD’ı (protokole göre faturaların 403.922,62 USD'ı ve 32.077,38 USD'nin karşılığı 575.000,00 TL'sı + KDV olarak düzenleneceği kararlaştırılmıştır) karşılığında davalı yana satışı için varılan mutabakattan ve devir-teslim tutanakları nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklandığını, dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde belirtilen hususlar göz önüne alınarak davanın kabulü ile birlikte davalı borçlunun ---------- İcra Dairesi Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takibe borcun esası yönünden yapmış olduğu itirazın iptalini, takibe kaldığı yerden devam edilmesine, Davalının haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli itirazı sebebiyle İİK'nın 67'nci maddesi uyarınca % 20'den aşağı olmamak kaydıyla esas alacak üzerinden hesaplanacak icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, öncelikle işbu davanın açılması ile birlikte; karşı taraflar dinlenilmeden dosya üzerinden ve teminatsız olarak, davalı yana ait menkul ve gayrımenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafından ikame edilen davada, davaya konu ödeme emrinde belirtilen asıl alacak miktarı ile harca esas değer farklılık arz etmekte, ek olarak icra inkâr tazminatının ödeme emrinde belirtilen takip çıkışı olan 678.500,00-TL üzerinden mi yoksa dava değeri olan belirtilen 18.067.131,41-TL üzerinden mi talep edildiği de anlaşılamadığını, davacı tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde icra takibine ve davaya ilişkin harçların nasıl ödenmiş olduğuna ilişkin birtakım açıklamalar yapılmışsa da, icra inkar tazminatının hangi tutar üzerinden talep edildiğinin belirsiz olduğuna ilişkin itirazımıza bir açıklama getirilmediğini, . Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı tarafından sunulan dava ve cevaba cevap dilekçesinin HMK’nun 119. maddesinde belirtilen ve dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlardan olan “açık bir şekilde talep sonucu” unsurunu karşılamamakta olduğunu, Öte yandan, davacının cevaba cevap dilekçesinde müvekkil tarafından dava konusu faturalara itiraz edilmediğinden bahisle fatura içeriklerinin kabul edildiğine ilişkin beyanlarda bulunulduğunu, cevap dilekçesinde de detaylıca açıklandığı üzere, müvekkil tarafından faturaya itiraz edilmemiş olması fatura konusu mal veya hizmetin sağlandığını ispat açısından yeterli olmadığını, davacının, dava kapsamında talep edilen fatura alacağının ispatına yönelik olarak birtakım belgeler dosya kapsamına sunduysa da, davacı tarafından sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri fatura konusu mal veya hizmetin sağlandığını ispat eder nitelikte değildir. Bu bağlamda, huzurdaki davanın davacı tarafından ispat edilememiş olması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının cevaba cevap dilekçesinde alacağın likit olduğuna ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğine ilişkin itirazları da söz konusu talebin kabulüne karar verilmesi için gerekli şartlar oluşmadığını, huzurdaki yargılama sonucunda icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilebilmesi için alacağın likit olması ve icra takibine yapılan itirazın kötü niyetli olması gerektiğini, haksız ve hukuki mesnetter yoksun şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddini, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava; İİK'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Taraflar arasında 14.01.2019 tarihinde makine alım sözleşmesi ve aynı tarihte kalıp alım sözleşmesi , 26.07.2019 tarihinde zeyilname , 25.02.2022 tarihinde zeyilname imzalandığı , ---------- plakalı ---------- marka ---------- model --------- tipi özel amaçlı mobil vinç ile-------- plakalı --------- marka ---------- marka ---------- model ---------- tipi özel amaçlı vinç monteli kamyon ve detayları bulunan kalıp (aksesuar ve malzemeler Alt İşveren tarafından kesin ihracat kaydı ile davalıya sözleşmeler kapsamında projede kullanılmak üzere bedelsiz satışının yapıldığı ve davalı tarafından --------- ithalatının yapıldığı , tarafların karşılıklı mutabakatı ile halihazırda --------- da bulunan iki mobil vincin davacıdan davalıya resmi devrinin yapılmasına karar verildiği , Bu amaçla davalı tarafından masrafları kendince karşılanmak üzere trafikte devir işlemleri de dahil olmak üzere ---------- “de satışa engel her türlü işlemin tamamlanacağı , işlemlerin tamamlanması akabinde taraflar noterde --------- da sözleşmede belirtilen adresinde faaliyette bulunan davalıya devrini gerçekleştireceği , tarafların karşılık mutabakatı ile halihazırda ----------- “da bulunan işbu kalıp aksesuar ve malzemeler taraflar arasında resmi devrinin yapılmasına karar verildiği bu amaçla ; davacı tarafından masrafları kendince karşılanmak üzere ----------- satışa engel her türlü işlemin tamamlanacağı , davacı tarafından işbu satıştan dolayı kesin ihracat faturası düzenleneceği kararlaştırılmıştır.Tarafların karşılıklı mutabakatı ile iki adet mobil vinç ile kalıp , aksesuar ve malzemeler için davacıya toplam 436.000 USD ödeme yapılacağı ,32.077,38 USD ( 575.000 TL ) * KDV “lik kısım davalı adına fatura edileceği , 403.922,62 USD “lik bakiye ise KDV “siz olarak -------- adresinde faaliyette bulunan davalıya fatura edileceği , tarafların karşılıklı mutabakatı ile davalı tarafından satın alınmayan makine ,ekipman ,kalıp aksesuar ve malzemeler ile ilgili olarak belirtilen sözleşmeler dahilinde taraflar her hangi bir maddi ya da başka nevide bir talepte bulunmamayı taaahüt etmişlerdir. Davacı sorumlusu ----------- ve ---------- Ambar sorumlusu ---------- tarafından imzalanan tutanak ile tüm makine , teçhizat ve malzemelerin davalı şirkete devredildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın temelinde taraflar arasında akdedilen ----------- Birleşik Cumhuriyetinde----------- Arasında Mevcut Metrik Hatta Standart Kesit Demiryolu Hattı İnşaatı ---------- Sanat Yapılarının Yapımı Sözleşmesi ile 02.08.2022 tarihli protokol ve bu işlemlere ait muhtelif ticari kayıtların yer aldığı görülmektedir. Davacı şirket; ticari işlemlerden ötürü kendisine eksik ödeme yapıldığı iddiası ile davalı şirket aleyhine davaya konu takip dosyasıyla icra takibi başlatmış, davalı şirket ise bu icra takibine itiraz ederek anılan icra takibini durdurmuştur. Bunun üzerine davacı şirket tarafından süresi içerinde huzurdaki yargılamaya konu itirazın iptali davası ikame edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından yapılan dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde yapmış oldukları inceleme neticesinde davacı şirketin davalı şirketten 443.762,18 USD ve 129.771,76 USD olmak üzere toplam 573.533,94 USD ile 678.500 TL tutarında alacak bakiyesinin bulunduğu tespit edilmiştir. Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-a-Davanın KABULÜNE, davalının ---------- İcra Müdürlüğü ---------- esas sayılı dosyasında itirazının iptali ile takibin devamına,
b-Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden (3.339.265,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 1.234.165,75 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 225.059,80 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.009.105,95 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 225.059,80 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 40.000,00TL bilirkişi masrafı, 150,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 265.637,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 788.671,31TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/01/2025