T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/886 Esas
KARAR NO: 2025/21
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/12/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 13/12/2023 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili adına, 31.03.2022 tarihinde 50.000,00-TL bedelli alacağın tahsili amacıyla borçluya karşı -------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun taraf kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği ve takibi durdurduğu, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğu, arabuluculuk sürecinde de herhangi bir ödeme yapmayan davalı/borçlu aleyhine işbu davayı ikame etme zorunluluğumuz doğduğu, takibe konu borç müvekkil şirket tarafından (dekont üzerinde müvekkil şirketin eski unvanı yer almaktadır.) borçluya, sunmayı taahhüt etmiş olduğu servis hizmet bedeli olarak ödendiği, ancak davalı/borçlu, taahhüt etmiş olduğu araç bakım'/servis hizmetini sunmadığı, yukarıda açıklanan nedenler ve yargılamada belirecek durumlar karşısında fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile ---------- İcra Müdürlüğü ---------- E. sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı davalının itirazının iptaline, takibin 50.000,00-TL üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, 9620'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tensip zaptının davalıya tebliğ edildiğini ancak davalı tarafça dosyaya süresinde bir cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
05.09.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacının takip dayanağının banka dekontu olduğu, Yargıtay içtihatlarında benimsenen görüşe göre, havalenin bir ödeme aracı olduğu, bir başka deyişle havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olduğu, bu yasal karinenin tersini yani borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığının somutlaştırılması gerektiği, somut olayda davacının gönderdiği ödeme dekontunda açıklama kısmında “SERVİS ÜCRETİ” olarak yazıldığı, açıklamada ön ödeme , avans ,vb. ifadelere ver verilmediği, tüm bu tespitler ışığında; davacının --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E dosyasındaki talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Faiz Talebi Yönünden; Somut olayda; Davacının takip öncesi faiz talebinde bulunmadığı, taleple bağlılık gereği bu yönde bir. değerlendirme yapılmadığı, ancak Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 m. Kapsamında avans faizi talep edebileceği, ancak taleple sıkı sıkıya bağlılık kuralı gereği yıllık adi kanuni faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, ticari hizmet ilişkisi nedeni ile araç bakım servis hizmeti ücreti olarak davacının ödediğini iddia ettiği bedelin hizmetin verilmediği iddiasıyla davalı borçludan tahsili için başlattığı takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların uyuşmazlık konusu 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup dosyaya sunulan 05/09/2024 tarihli raporda, davacının incelenen 2022 dönemi Ocak ayı açılışa ilişkin GİB onaylı Yevmiye ve Büyük defter beratları ile 2022 dönemi Aralık ayı kapanışa ilişkin GİB onaylı Yevmiye ve Büyük defter beratlarını süresinde alınmış olduğu, davacının incelenen 2022 dönemi ticari defterlerinin V.U.K'a ve TTK'ya uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan banka dekontuna göre 21.12.2021 tarihinde “SERVİS ÜCRETİ” açıklamasıyla davalı adına ---------Ş. ---------- iban nolu hesaba 50.000,00 TL ödeme gönderildiği görülmüş olup 21.12.2021 ödeme tarihli dekontun davacının incelenen 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre alacak olarak devretmediği, takip tarihi (31.03.2022) itibariyle davalıdan alacaklı gözükmese de davalıya ödemenin yapılmış olduğunun sabit olduğu, davacının takip dayanağının banka dekontu olduğu, Yargıtay içtihatlarında benimsenen görüşe göre, havalenin bir ödeme aracı olduğu, bir başka deyişle havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olduğu, bu yasal karinenin tersini yani borcun başka bir amaçla yapıldığının somutlaştırılması gerektiği, somut olayda davacının gönderdiği ödeme dekontunda açıklama kısmında “SERVİS ÜCRETİ” olarak yazıldığı; açıklamada ön ödeme, avans, vb. ifadelere yer verilmediği tespit edilmiştir.Yerleşik içtihatlara göre havale, kural olarak bir ödeme vasıtasıdır. Bir başka anlatımla, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı karineten kabul edilir ve bu karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.Günümüzde sıklıkla bankalar aracılığıyla havaleler gerçekleştirilmektedir ve banka havalelerinde havale eden kişi havale evrakına paranın gönderiliş nedenine dair bir açıklama eklenmesini sağlayarak bunun bir borç ödemesi olmadığını vurgulayabilir. Bu niteliği haiz bir açıklamaya rağmen havale eden ile havale alıcısı arasında paranın gönderiliş nedenine ilişkin ihtilaf doğması hâlinde ispat yükünün kimin üzerinde olduğu, her somut olayın özelliğine göre ve bilhassa havale alıcısının açıklamalı gönderi üzerine gerçekleşen hareket şekli de dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenmelidir .Dosyaya sunulan bilirkişi raporu, dekont sureti ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre davalıya ödemede bulunduğunun sabit olduğu ve davalıdan alacaklı gözükmediği, dekont üzerinde herhangi bir açıklama bulunmadığı, bu nedenle ödenen bedelin borcun ödenmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, davalı tarafın servis hizmeti vermediğine dair herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın reddine,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harcın, davacı tarafça dosyaya yatırılan 603,88 TL peşin harçtan mahsubu ile, eksik kalan 11,52 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE,
4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Dosyada sarf edilen yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
6-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.09/01/2025