T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/70 Esas
KARAR NO: 2024/1028
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 29/01/2024
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 29/01/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; --------- plakalı vasıtanın müvekkil şirket nezdinde kasko sigortasının bulunduğunu, 11.10.2022 tarihinde sigortalı araç park halinde iken, ---------- plakalı vasıtanın el freni boşalınca, sigortalı araca çarptığını, sigortalı araçta 120.664,98 TL hasar tespit edildiğini, aracın rayiç değerinin 347.000,00 TL , hasarli değerinin 246.370,00 TL olduğu ve rayiç değerden hasarlı değerin tenzili ile nihai hasarın 100.630,00 TL olarak belirlendiğini, 28.12.2022 tarihinde sigortalıya ödendiğini,ancak sigortalı tarafından bakiye rayiç değer farkı talebi ile ---------- müracaat edildiğini, ---------- 30.500,00 TL bakiye rayiç değer tazminatı ile 1.674,50 TL yargılama gideri ve 9.200 TL vekalet ücreti tahsiline karar verildiğini,sigortalı tarafından ----------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı tahkim kararına dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin icra dosyasına 49.108,52 TL ödeme yaptığını, ----------- plakalı vasıtanın davalı tarafa sigortalı olduğunu, müvekkili tarafından toplam 149.738,52 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin 100.000 TL sinin---------- plakalı aracın trafik sigortacısı -----------Ş den tahsil edildiğini, davalı ----------Ş nin de 30.500 TL ile 630 TL ödeme yaptığını, bakiye 18.608,52 TL nin ise -----------Ş tarafından ödenmediğini ve bu nedenle davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğünün----------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 20/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından tahkim kararı ile hükmedilen 30.500 TL asıl alacak tutarının 26.10.2023 tarihinde ödendiğini ve ayrıca 31.01.2023 tarihinde 630 TL nin davacı tarafa ödendiğini, davacının talep ettiği bakiye tutarın tahkim kararı ile hükmedilen feri alacaklar olduğunu, müvekkil şirketin feri alacaklar için sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmeksizin talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğunu, temerrüde düşülmediğini belirterek davanın reddii talep etmiştir.
DELİLLER:--------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosya Uyap sureti,
-----------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosya Uyap sureti,
---------- 07/02/2024 tarihli müzekkere cevabı,
--------- 12/02/2024 tarihli müzekkere cevabı,
-------- Noterler Birliği'nin 26/02/2024 tarihli müzekkere cevabı ile --------- ve -------- plakalı araçlara ilişkin tescil kayıtları,
-Davacı --------- Şirketi müzekkere cevabı,
---------- 22/05/2024 tarihli müzekkere cevabı ile poliçe ve hasar dosyası,
--------- Noterler Birliği'nin 22/05/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ---------- plakalı araca ilişkin tescil kayıtları,
-Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyeti 30/09/2024 tarihli raporunda sonuç olarak:
"Sürücü -------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin madde 118 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun madde 84/ I kusurunu işleyerek ASLİ ve % 100 kusurlu olduğuna,
•Oluşan hasar nedeni ile aracın ekonomik olarak yapılmasının mümkün olmadığıma,
•Hasar miktarı olarak sigorta eksperinin 100.630,00 TL tespit edilmesi ile hasar bedelinin davacı tarafça sigortalıya ödenmiş olduğu anlaşıldığına, Tahkim kararı ile de 30.500 TL bakiye rayiç değer tazminatının ferileri ile 49.108,52 TL olarak sigortalıya davacı tarafça ödendiği,
•Davalı sigorta şirkti nezdinde ---------- plakalı vasıtanın ihtiyari mali mesuliyet sigortası mevcut bulunduğu,
•Davalı sigorta şirketinin, tahkim kararı ile karar altına alınan ve davacı şirketin sigortalısına ödemek zorunda kaldığı feriler toplamı 18.608,52 TL den davacıya karşı ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında sorumlu olacağı
,• --------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyasında işleyen faiz miktarının 41,30 TL olarak tespit edildiği" sonucuna varıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı şirket nezdinde zorunlu trafik sigortası teminatları ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödemenin halefiyet ilkesi uyarınca, zarar veren sigortacısından rucüen tazmini amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK m. 1472/1 “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir” hükmü gereğince davacı taraf ödediği miktarı talep edebilir.Özel hukukta rücu, başkasına ait olan borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı giderme amacını taşıyan tazminat niteliğindeki talep hakkı olarak tanımlanmaktadır. Rücu, bir üçüncü kişiye karşı yükümlülük altına girerek mal varlığında azalma meydana gelen kişi ile dahili ilişkisi bulunduğu yükümlülüğün gerçek sahibi olan kişi arasında bozulan mali dengenin yeniden sağlanmasına yönelik bir araçtır. Rücu davası da başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin, bu borcun karşılığının, borcu asıl sahibinden tazminat olarak almasını amaçlayan bir dava çeşididir.2918 sayılı KTK’nın 91. maddesinde “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu” hükme bağlanmıştır. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifadeye yer verilmiştir. Bu sigorta, işletenin 3.kişilere verdikleri zararları karşılamaktadır.
Zarar gören üçüncü kişilerin zararları sigorta ettiren tarafından karşılandığı takdirde, ödemeyi yapmakla dava hakkını kazanmış olan sigorta ettirenin, kendi aracının trafik sigortasını akdeden ve zarar gören üçüncü kişiye bir ödeme yapmamış olan davalıya karşı dava açması mümkündür. Sigorta edilen aracın neden olduğu bir trafik kazasında 3.kişinin uğrayacağı sigorta kapsamındaki zarardan dolayı sigorta şirketinin sorumluluğu kusur ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Limitle sorumluluk kuralı sadece kaza nedeniyle gerçekleşen zarar konusuna yönelik olup, yargılama gideri ve feriler limit gözetilmeksizin sigortacıya aittir. Ancak hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde, sigortacı bu masrafları ve ferileri sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder.Öte yandan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının 10-d maddesine göre, sigorta ettiren trafik kazası nedeniyle dava yolu ile tazminat talebi karşısında kaldığı takdirde keyfiyeti sigortacısına bildirmekle yükümlüdür. Keza aynı Genel Şartların 12/b maddesine göre de, sigorta ettiren aleyhine dava açılması halinde sigorta poliçesinde yazılı limitlere kadar davanın takip ve idaresi sigorta şirketine ait olup, davanın kaybedilmesi halinde, dava masrafları ve avukatlık ücretlerini yukarıda anılan ilkeler kapsamında ödemekle sigortacı yükümlüdür.Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde ; Davacı tarafından dava dışı sigortalısına 100.630,00 TL olarak belirlenen hasar bedelinin 28.12.2022 tarihinde ödendiği ancak dava dışı sigortalı tarafından bakiye rayiç değer farkı talebi ile ---------- müracaat edildiği, --------- tarafından 30.500,00 TL bakiye rayiç değer tazminatı ile 1.674,50 TL yargılama gideri ve 9.200 TL vekalet ücreti tahsiline karar verildiğini, dava dışı sigortalı tarafından --------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı tahkim kararına dayalı icra takibi başlatıldığı ,davacı tarafından icra dosyasına 49.108,52 TL ödendiği ve toplamda 149.738,52 TL ödeme yapıldığ, bu ödemenin 100.000 TL'sinin kazaya karışan --------- plakalı aracın trafik sigorta şirketi olan -----------Ş'den tahsil edildiği, davalı ---------Ş'nin ise limiti aşan 630,00 TL ile ---------- tarafından karar verilen 30.500,00 TL bakiye tazminatı ödediği anlaşılmıştır.---------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava, takibin sigorta poliçesi genel şartlarındaki yükümlülüğü yerine getirilmek suretiyle sigorta şirketine ihbar edilmiş ise, ihbardan itibaren davanın takip ve idaresi sigortacıda olup bu olgulara karşılık sigortacı bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş ise sigortacının, kaybedilen dava sebebiyle sigorta kapsamındaki zararlara isabet eden bu tutara yönelik ödemek zorunda kalınan dava masrafı ve yargılama giderlerinden ve temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş faizlerden poliçe limiti dahilinde, eğer hükmolunan tazminat miktarı, poliçe limitini aşmamakta ise isabet eden bu masraf ve ferilerin tamamından sorumlu olduğu kabulü edilmiştir. Eğer davada ve takipte bir ihbar yoksa dava masraflarından sigorta şirketinin sorumluluğu doğmamaktadır. Yine davada bir ihbar olmaması halinde icra dosyası sebebi ile ödenen icra masraflarından sorumluluk ise sigorta şirketine icra dosyası sebebiyle yapılmış bir ihbar varsa buna göre temerrüt tarihi tespit edilerek değerlendirilmelidir. Dava ve icra dosyasının ihbarının söz konusu olmaması halinde ise sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta kapsamındaki zararlara isabet eden tutarın temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faizi ile sınırlıdır Bu nedenle her ne kadar davacı tarafından bakiye 18.608,52 TL ödeme yapılmadığını beyan ederek ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatmış ise de takibe konu alacak kaleminin----------- ilamına konu asıl alacağın ferileri ve icra masraflarına ilişkin olduğu, ---------- ilamına konu asıl alacağın davalı tarafından ödendiği, tahkim yargılamasının davalıya ihbar edilmediği bu nedenle davalının alacağın zamanında ödenmesinden kaynaklı faiz ve diğer ferilerinden sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 20.030,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024