T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/900 Esas
KARAR NO: 2024/1031
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/12/2023
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
DAVA:Davacılar vekili mahkememize sunduğu 18/12/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; 07/07/2023 tarihinde -------- sevk ve idaresindeki ---------- ait davalı şirkette kasko sigortası ile sigortalı bulunan---------- plakalı aracın ---------- ili ------------ ait davalı şirkette kasko sigortası ile sigortalı bulunan ----------- plakalı araç --------- ilinde bariyerlere çarptığını, meydana gelen kazada müvekkillerinin annesi ----------- ağır yaralı olarak ---------- Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındığı, 19/07/2023 tarihinde vefat ettiğini, kasko poliçesi ile ----------- plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, 4 çocuğunun olduğunu, büyük bir acı ve üzüntü yaşattığını, müvekkilleri ... için 150.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 17/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın ---------- plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ---------- nolu 04/04/2023 -04/04/2024 vadeli Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müteveffanın vefat etmesi illiyet bağı kurulduktan ve sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının Mahkeme tarafından tespit edildikten sonra paranın kaza tarihindeki alım gücü ve manevi zararı karşılayacak nitelikte olduğu, sebepsiz zenginleşme teşkil etmeyecek şekilde manevi tazminat tutarının belirlenmesi gerektiğini, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:----------- Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu ----------- Soruşturma sayılı dosya Uyap sureti,
------------ Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 25/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ..., ... ve ...'e ait sosyal ve ekonomik durum araştırması,
-..., ... ve ...'e ait nüfus kayıt örneği Uyap sureti,
------------ Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü Belge Yönetimi ve Koordinasyon Büro Amirliği müzekkere cevabı,
------------ Noterler Birliği'nin 17/01/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ----------plakalı araca ait tescil kayıtları,
------------ Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü ------------ Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 13/02/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ----------- ait tedavi evrakları,
-----------Ş.müzekkere cevabı ile ------------ numaralı hasar dosya sureti,
------------ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------------ Talimat sayılı dosyası ile tanık ... beyanında; "Ben davacıları komşum olması nedeniyle tanırım. Ben kazayı görmedim. Kazadan sonra hastaneye gittim. Davacıların anneleri hastanede kısa bir sonra vefat etti. Sonra cenaze oldu. Ben memlekette olduğumdan katılamadım. Davacılar annelerinin vefat etmesi nedeniyle manen yıpranmış ve üzülmüşlerdir. Uzun süre kendilerini psikolojik olarak toparlayamadılar. Halen de psikolojik olarak yıpranmış durumdadırlar. Kendileri mahalleden tanımam sebebiyle hemen hemen her gün görüşüyoruz. Halen olay dolayısıyla üzüntüleri devam etmektedir..."şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Tanık ... beyanında; " Davacılar kuzenim olur. Vefat eden davacıların annesi benim teyzem olur. Kaza anında yanlarında değildim. Haber alında hastaneye gittik. Teyzem hastanede 1 hafta 10 gün kaldıktan sonra vefat etti. Çocukları da hergün hastanedeydiler. Kaza dolayısıyla ve vefat dolayısıyla yıkılmışlardı. Psikolojileri iyi değildir. Olay dolayısıyla büyük bir yıkım yaşamışlardır. Ben davacılar ile halen görüşüyorum. Kaza ve cenaze dolasıyla davacılar işlerine bir müddet gidemediler. Rapor kullanmak durumunda kaldılar. Halen psikolojik olarak tam olarak toparlanmış değillerdir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Tanık ... beyanında; "Ben davacıları komşum olması nedeniyle tanırım. Ben kazayı görmedim. Kazadan sonra hastaneye gittim. Davacıların anneleri hastanede bir hafta 10 gün yattıktan sonra vefat etti. Sonra cenaze oldu. Ben cenazede bulundum. Davacılar annelerinin vefat etmesi nedeniyle manen yıpranmış ve üzülmüşlerdir. Uzun süre kendilerini psikolojik olarak toparlayamadılar. Halen de psikolojik olarak yıpranmış durumdadırlar. Kendileri mahalleden tanımam sebebiyle görüşüyoruz. Halen olay dolayısıyla üzüntüleri devam etmektedir. Davacı ...'in evlilik durumu vardı. Bu olay nedeniyle evliliği ertelendi. Halen düğün yapmış değillerdir.."şeklinde beyanda bulunmuştur.
------------Soruşturma sayılı dosyasında Adli Trafik Bilirkişisi tarafından tanzim edilen 26/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ----------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı kapalı kasa kamyoneti ile ----------- otoyolu üzerinde seyrederken ----------- otoyoluna katılım şeritlerine dahil olarak en sağ şeridin yanında bulunan ikinci şerit üzerinde seyrettiği sırada önündeki aracı sollamak istediğinde sadece iki şeritten oluşan ----------- yolunda solunda artık şerit olmadığı için koçbaşı diye tabir edilen Çelik bariyer ayrım başına çarptığı, otoyollarda ve şehirlerarası devlet karayollarında sürücülerin kavşaklara ve yol ayrımına gelmeden 150 metre önce girmek istediği şeridi seçerek bu şeritte seyretmesi ve kavşağa kadar şeritten ayrılmaması gerekirken sürücü ----------- henüz yeni başlayan ---------- yol ayrımında önündeki aracı sollamaya çıkarak takip ettiği şeritten ayrılmış ve başka bir şeridi kullanmak istediği esnada fark etmeyerek ----------- otoyolu ayrım çelik bariyer başlangıcına çarptından;
2918 sayılı Karayolları trafik kanunun;
Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Madde 52 - Sürücüler:
a)Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak,
b)Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak
a) Şerit izleme :
1.Sürücülerin; geçme ,dönme,duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları,
2.Kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüzelli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri,yasaktır.
maddesi gereği ----------- asli ve tek kusurlu olduğu, görüş ve kanaatine kaza yeri incelemesi, dosya içerisindeki, doktor raporları, ifadelerin incelenmesi neticesi tarafımca varılmış olup" görüş ve kanaatini içerir rapor ibraz edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan tescil kayıtlarında dava dışı ----------- ait ----------- plaklı aracın ------------ sevk ve idaresin iken dava konusu kazanın meydana geldiği , davalı şirkettenine kaza tarihini kapsayacak şekilde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve manevi tazminat klozunun bulunduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. madde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" hükmünü içermektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde de maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. Atıfta bulunulan 6098 sayılı TBK'nın 49 ve devamı maddelerinde ise haksız fiillerden doğan borç ilişkileri başlığı altında düzenleme yapılmış olup, anılan kanunun 49.madesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile bir başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. Davacıların manevi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede ;manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır.
Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinin kendisine verdiği takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre kullanıp, ona etkili olan nedenleri objektif bir şekilde değerlendirmeli ve hak sahibine vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Aslolanın insan yaşamı olduğu gözetilerek, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı zararın telafi edilmesinin olanaksızlığı nedeniyle yakınlarında oluşan derin ızdırabı bir nebze olsun dindiren miktarda olmalı, elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar ve eski kalıplardan çıkılarak zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek miktarda caydırıcı olmalıdır. Bundan ayrı manevi tazminatın, maddi tazminatın olmadığı ya da yetersiz kaldığı hallerde tamamlayıcı denkleştirici yönüyle bir sosyal ihtiyacı karşılama işlevi de göz önüne alınmalıdırİlgili yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, meydana gelen trafik kazası sonucu dava dışı --------- ait ---------- plaklı aracın --------- sevk ve idaresin iken dava konusu kazanın meydana geldiği ---------Soruşturma sayılı dosyasında adli trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen 26/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü --------- tek taraflı kazada asli ve tek kusurlu olduğu tespit edilmiş olup adli trafik kaza bilirkişisi tarafından düzenlenen kusur raporunun usul ekonomisi ilkesi gereğince davalı şirkete tebliği ile rapora karşı 2 haftalık beyan ve itirazda bulunabileceği hususunun ihtar edilmiştir. Dosyada yer alan nüfus kayıt örneklerine göre ----------- geriye mirasçı olarak eşi --------- ile çocukları ----------, ile davacı olan çocukları ..., ... ve ...'in kaldığı , ----------- plaklı aracın eşi ------------ tarafından kullanıldığı ve oğlu ------------ adına tescilli olduğu , davalı ... nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve manevi tazminat klozu bulunduğundan davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu kaza nedeniyle anneleri ---------- kaybeden davacıların kaza nedeniyle duyulan acı ve eleminin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; olayın meydana geliş şeklinin davalar üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, dava dışı araç sürücüsünün kusur durumu, --------- sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve --------- sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacıların uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü göz önünde bulundurulduğunda davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile dava konusu 100.000,00 TL manevi tazminatın KTK 97 maddesi gereğince davalı tarafa 2023 Eylül ayında başvurulduğu ancak ödeme yapılmadığı , davacılar vekilinin son celse alınan beyanında temerrüt tarihinin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 24/11/2023 tarihinden başlatılarak faiz işletilmesini talep etmiş olduğu gözetilerek taleple bağlılık ilkesi gereğince temerrüt tarihi olan 24/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek kazaya karışan aracın hususi olarak tescilli olması nedeniyle yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olarak) alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, --------- Sayılı ilamı da gözetilerek aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan her bir davacı lehine ayrı ayrı ücretine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a-Dava konusu 100.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlılık ilkesi gereğince temerrüt tarihi olan 24/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olarak) alınarak davacı ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
b-Dava konusu 100.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlılık ilkesi gereğince temerrüt tarihi olan 24/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olarak) alınarak davacı ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
c-Dava konusu 100.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlılık ilkesi gereğince temerrüt tarihi olan 24/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olarak) alınarak davacı ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 20.493,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 7.684,88 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.808,12 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 269,85 TL, mahsup edilen peşin harç 7.684,88 TL olmak üzere toplam 7.954,73 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yargılama sırasında yapılan 56,00 TL dosya masrafı, 460,00 TL talimat gideri, 3,50 TL KEP gideri, 587,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.106,50 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 737,67 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davacılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10. maddesi uyarınca;
a- Davacı ... yönünden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
b- Davacı ... yönünden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
c-Davacı ... yönünden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10. maddesi uyarınca ret edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan ;
a-30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
b-30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
c-30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.200,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre belirlenen 2.133,33 TL'nin davalıdan alınarak, 1.066,67 TL'nin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024