T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/348 Esas
KARAR NO: 2024/1006
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/05/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 16/05/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, her türlü gıda maddelerinin zirai ve sanayi üretimini, toptan ve perakende alımını, satımını, dağıtımını ve depolanmasını, ithalat, ihracatını ve sair konularda ticaret yapan bir şirket olduğunu, bu kapsamda, davalı/borçluya çeşitli gıda malzemeleri sattığını ve sair ticari ilişkilerde bulunduğunu, satılan tüm malzemelerin faturaları ve teslim alındığına dair belgelerin mevcut olduğunu, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına konu borcun taraflar arasında gerçekleşen ticari münasebet sonucu ortaya çıkan cari hesaptan kaynaklandığını, hesap ekstresi incelendiğinde; davalının anapara borcunun 122.978,24 TL olduğunun görüleceğini, davalı tarafın söz konusu borcu ödemekten kaçındığını, davalı şirket tarafından verilen tüm siparişlerin teslim edildiğini, dolayısı ile "borcum yoktur itirazını" kabul etmediklerini, gerek müvekkili şirketin, gerekse davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davalı borçlunun cari hesaptan kaynaklanan işbu borcunu ödemediğinin açıkça ortaya çıkacağını, dolayısıyla davalıya ürün hizmeti müvekkili tarafından sağlandığını, davacı tarafından bu ürünlerin karşılığı olan bakiye borcun ise ödenmediğini, nitekim ekte sunulduğu üzere davalı tarafından verilen tüm siparişlerin, teslim alınmasına rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığının belgelerle sabit olduğunu, dava konusu alacağın likit, muayyen ve davalı şirket tarafından bilindiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre; alacağın likit ve muayyen olmasının, davalı tarafından bilinebilir nitelikte olması halinde İ.İ.K.'nun 67/2. maddesine gereğince icra inkar tazminatına hükmedilebileceğini, davalı tarafın haksız olarak itiraz ederek icra takibini durdurduğunu ve alacağın sürüncemede kalmasına sebep olduğunu, dolayısıyla davalının 122.978,24 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline, işbu miktar üzerinden icra takibinin faizi ile devamına ve alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 07/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili şirketin ticari ilişkileri bulunmakla beraber davacının iddia ettiği gibi cari hesap ekstresinde belirtildiği tutarda borcunun bulunmadığını, davacı şirketin, müvekkili şirkete teslimini ve satışını yapmadığı mallara ait faturalari kesip iş bu faturaları cari hesaba eklediğini, müvekkili şirketin işbu kesilen faturalar gönderildiğinde -------- Noterliğinin ---------- Yevmiye numaralı ve 27.12.2021 Tarihli ihtarname ile söz konusufaturaları kabul etmediğini, kesilen faturaların teslimi yapılmayan mallara ilişkin olduğunu belirtereke faturalara itiraz ettiğini, bu durumun müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu, davacının icra takibini kötü niyetli olarak başlattığını, davacı tarafın teslimi yapılmayan ve ticari ilişki içine dahil olmayan faturaları başkaca firmalara da gönderdiğini ve icra haksız yere icra takibi başlattığının müvekkili şirket yetkililerince piyasa da yapılan araştırma sonucu öğrenildiğini, işbu nedenle davacının kötü niyetli bir şekilde işbu takipleri açtığının belirlenmesi içinde davacı şirketin dava açtığı diğer firmaların tespiti için dava kayıtlarının istenilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 20/09/2023 tarihli cevap dilekçesine karşı beyan dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkilinin herkese haksız takipler başlattığı belirttiğini, müvekkili davacının şirket piyasada aktif bir şekilde ticaret yaptığını, her yıl yüzlerce kişiyle alışverişi olduğunu, ancak bugüne kadar davalık olduğu pek kişi olmadığını, öncelikle bu yöndeki beyanlarını kabul etmek mümkün olmadığını, ticari ilişki içinde olmayan malların takibe konu edildiği ileri sürüldüğünü, ancak bu da doğru olmadığını, müvekkilinin ticari defterleri, sipariş formları, teslim evrakları incelendiğinde davalının bu beyanlarının da doğru olmadığını ve cari hesap ilişkisi nedeniyle borçlu olduğu tespit edileceğini, ---------- İcra Müdürlüğü ---------- E. sayılı dosyası ile başlatıdığını, takibe davalı/borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:---------Noterliği'nin 21/12/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06/06/2023 tarihli müzekkere cevabı ile ...'ne ait 2021-2022 yıllarına ait BA/BS formlarının gönderildiği,
----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 08/06/2023 tarihli müzekkere cevabı ile ...'ne ait 2021-2022 yıllarına ait BA/BS formlarının gönderildiği,
-Mali Müşavir bilirkişinin 14/03/2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "1.Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış onayına sahip olduğu, ancak kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yaptırılmadığı, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,
2.Davalı ticari defterlerini ibraz etmemesi hakkında takdirin Sayın Mahkemenize ait bulunduğu,
3.Davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davacının alacağına dayanak olan faturaların muhasebesel olarak ticari defterlerde ödenmiş gibi kapatıldığı anlaşılmakla; davacının 31.12.2022 tarihi itibarı ile davalı yandan defter kayıtlarına göre alacağının görünmediği tespit edilmiştir.
4.Davacı ve davalı yanın vergi dairesine bildirimini yaptığı Bildirim Alış ve Bildirim Satış formlarının birbiri ile uyumlu olduğu" sonucuna varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; ticari ilişkiden kaynaklı 122.938,24 TL cari hesap alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı tarafından ticari ilişkiden kaynaklı 122.938,24 TL cari hesap alacağın tahsili --------- İcra. Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği ,davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmıştır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için dosya Mali Müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş olup 14/03/2023 tarihli raporda davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış onayına sahip olduğu, ancak kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yaptırılmadığı yine davalı ticari defterlerini ibraz etmediği ve davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davacının alacağına dayanak olan faturaların muhasebesel olarak ticari defterlerde ödenmiş gibi kapatıldığı, davacının 31.12.2022 tarihi itibarı ile davalı yandan defter kayıtlarına göre alacağının görünmediği tespit edilmiştir. Davacı vekil Davacı şirketin 2023 yılı Mart ayında Gaziantep iline taşındığını ve muhasebe kayıtları da bu şekilde -------- bulunan bir muhasebeciye devredildiğini bu taşınma esnasında muhasebecilerinin defterleri temiz devretmek adına kanuna ve usule aykırı olarak muhasebe kayıtlarını kapatmış olduğunu, ancak muhasebecinin devir işlemleri sırasında sehven bu işlemi yaptığını, davalının cari borcunu hiçbir şekilde ödemediğini, şirket kayıtlarının ---------- olması nedeniyle yeniden ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasını talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın 2021-2022 yılına ilişkin cari hesap alacağı olduğu ve tarafların bu yıllara ilişkin defterlerin incelenmesine karar verildiği ve davacı şirket adresinin 2023 yılında değiştirilerek tescil edildiği görüldüğünden davacı vekilinin adres değişikliği nedeni ile yeniden defter incelemesi yapılması yönündeki talebi Mahkememizce kabul edilmemiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu sunulan belgeler ile davalının takibe itirazı ve cevap dilekçesi birlikte incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunun her iki tarafında kabulünde olmakla beraber davalı taraf davacının iddia ettiği gibi cari hesap ekstresinde belirtildiği tutarda borcunun bulunmadığını, davalı şirkete teslimi yapılmayan mallara ait kesilen faturalara --------- Noterliğinin ---------- Yevmiye numaralı ve 27.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edildiğini ve davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmış olup dosyaya sunulan raporda da davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının alacağına dayanak olan faturaların muhasebesel olarak ticari defterlerde ödenmiş gibi kapatıldığının tespit edildiği her ne kadar davacı vekili ödeme yapılmadığı ve muhasebeci tarafından sehven bu işlemin yapıldığı belirtmiş ise de bu hususta herhangi bir şikayet ve başvurunun olmadığı, delil olarak kendi ticari defterlerine dayanmış olmasına karşı cari hesap dökümüne konu 2021-2022 yılına ait ticari defterlerindeki kayıtlar ile davalıdan alacaklı olduğu husunun ispatlanmadığı yine kendi ticari defterlerinde kayıtlı ödemelerin aksi ispat edilmediği gibi davacı tarafça başka bir borç nedeniyle yapıldığı hususu da iddia edilmediğinden davalının davacıya cari hesap dökümünden kaynaklı borçlu olmadığı kanaatine varılarak davacının ispatlanamayan itirazın iptali davasının reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığı ispatlanmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 1.485,28 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.057,68 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024