T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/129 Esas
KARAR NO: 2024/892
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/02/2021
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 26/02/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Davacı yanın, yapı market ve hırdavat ürünleri toptan ve perakende olarak müşterilerine satan bir firma olduğunu, davalı şahıs şirketinin ise oyuncak ve çeşitli malzemeleri perakende olarak satan bir firma olduğunu, davalı yanın, işyerinde kullanmak üzere duvar tipi raf, orta reyon, kasa, aksiyon sepet, plastik alışveriş sepeti ve tel kanca sipariş etmesi üzerine davacı tarafından bu malzemelerin temin edildiğini ve ürünlerin montajınında bizzat davacı firma çalışanları tarafından yapıldığını, söz konusu malzemelerin siparişine dair ---------- yazışmaları, işyerindeki montaj işlemine dair fotoğraflar ve işyerine uygulanacak malzemelerin ölçülerini gösterir uygulamalı krokinin dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, yine ayrıca davaya konu fatura içeriğindeki tüm malzemelerin davalıya teslim edildiğine dair 2 adet sevk irsaliyesini de ibraz ettiklerini, Söz konusu sevk irsaliyeleri bizzat davalının çalışanı ve aynı zamanda akrabası olan --------- teslim edildiğini, görüldüğü üzere söz konusu malzemeler davalı yanca teslim alındığını ve malzemelerin montajlarının yapıldığını, buna rağmen davalı yan tarafından kesilen faturaya noter kanalıyla itiraz edildiğini, davalı yanın fatura borcunu ödememesi üzerine; alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili 07/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu faturaya davalı yanca süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı tarafça davalı yana verilmiş herhangi bir hizmet veya mal bulunmadığını, davalı yanca imza altına alınmış hiçbir fatura veya irsaliyede bulunmadığını, davanın reddine, davacının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER:---------- Vergi Dairesi'nin 10/03/2021 tarihli müzekkere cevabı ile ---------- Şirketi'ne ait 01/01/2020-01/01/2021 tarihleri arası BA/BS formları,
---------- 19/03/2021 tarihli müzekkere cevabı ile ---------- ait kayıtlar,
---------- 02/07/2021 tarihli müzekkere cevabı,
--------- 11/11/2021 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 16/11/2021 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Merkezi'nin 19/11/2021 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Amirliği'nin 20/06/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------Amirliği'nin 20/06/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------- ait nüfus kayıt örneğinin dosya arasına alındığı,
---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 25/10/2022 tarihli müzekkere cevabı,
----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 25/10/2022 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Amirliği'nin 25/03/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 26/01/2024 tarihli müzekkere cevabı,
----------- Amirliği'nin 16/04/2024 tarihli müzekkere cevabı,
-----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasının fiziki sureti,
-Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 19/03/2022 tarihli raporu sonuç olarak:
"Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait ticari defterler ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
1. Davacı yan tarafından incelemeye sunulan ticari 2020 yılı defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
2.Davalı yan tarafından incelemeye sunulan ticari 2020 yılı defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
3.Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 19.09.2020 tarihi itibarıyla 44.000,00 TL alacaklı olduğu,
4.Davacı yanın 44.000,00 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 19.09.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği" sonucuna varıldığı görülmüştür.
-Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 16/07/2022 tarihli ek raporunda sonuç olarak: "Taraflar arasındaki hukuki ihtilaf davacı yanın, 19.09.2020 tarihinde davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile 44.000,00 TL alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunmaktadır.Takibin dayanağının davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 11.09.2020 Tarihli ----------- nolu 73.752,60 TL tutarlı faturadan kalan 44.000,00 TL bakiye alacak tarafımızdan görülmüştür.Davacı yanın ticari defterlerinde; Davacı yan tarafından davalı yana 11.09.2020 tarihli, ----------- no.lu 73.752,60 TL tutarlı bir adet fatura düzenlendiği, (düzenlenen faturanın davacı yanın yevmiye defterinin 197 Sayfasında 20.09.2020 yevmiye tarih ve ----------- yevmiye numarası ile kayıt altına alındığı) taraflar arası bu tek fatura dışında ticari ilişki olmadığı, takibin 44.000,00 TL üzerinde ikame edildiği dikkate alındığında her ne kadar davacı yanın ticari defterlerinde davalı ödemeleri kayıtlı olmasa da, 29.752,60 TL tutarlı davalı ödemesinin davacı yanın kabulünde olduğu, davalı yana ait incelenen 2020 yılı ticari defterlerinde, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, Davacı yan tarafından davalı yana fatura düzenlenmediği, diğer bir ifade ile takibe konu davacı faturasının davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Tarafımızdan incelenen davalı yanın 2020 yılına ait ticari defterlerinde taraflar arası ticari ilişkinin bulunmadığı,Takibe konu fatura ve dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemede; Faturanın; Davacı şirket tarafından davalı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu, Faturanın açık yani bedeli ödenmemiş fatura olduğu, Fatura muhteviyatlarının “Duvara Monte Raf ve Montaj Ekipmanları” olduğu, Faturaların E- Arşiv fatura olduğu, davalı yana elektronik ortamda gönderildiği, fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalı yana 17.08.2020 tarihli ----------- nolu ve 13.08.2020 tarihli ---------nolu irsaliye ile gönderildiği, iki irsaliyede de teslim alan kısımlarının imzalı olduğu, ---------- nolu irsaliyede ---------- isim ve imzasının bulunduğu, Dosyada davalı yanın ---------- dökümlerinin mevcut olduğu, -------- davalı yanın -------- çalışanı olmadığı, faturaya davalı yan tarafından --------- Noterliği'nin 21.09.2020 Tarih ve ----------- yev.no.lu ihtarnamesi ile süresinde itiraz edildiği, fatura muhteviyatının davalı yanın işlettiği anlaşılan (halk arasında bir milyoncu olarak tabir edilen) ---------- raf sisteminin davacı yan tarafından montaj dahil teslim işi olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, İlgili ürün siparişine ilişkin ----------- yazışmaları ve ürünlerin montaj sonrasına ilişkin de dosyada fotoğrafların mevcut olduğu, faturanın usulüne uygun düzenlendiği, takibe konu fatura ve dosya üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; fatura muhteviyatında ürünlerin davacı yan tarafından davalı yana teslim edildiğinin İSPATA MUHTAÇ olduğu, kanaatine tarafımızdan varılmıştır." şeklinde sonuca varıldığı görülmüştür.-Mahkememiz 07/11/2024 tarihli duruşmasında davalı asil ----------- yemin beyanının alındığı, -Davalı asil ---------- yemin beyanında "Davacı ---------- Şti. ile hiçbir ticari ilişkim olmadığına, tarafımca işletilen ------------ davacı firma tarafından herhangi bir ürün gönderimi veya montaj yapılmadığına, dosyaya konu yazışmaların ve irsaliyelerdeki imzaların oğlum ------------ ait olmadığına, faturaya konu mal ve hizmetin verilmediğine, davacı şirkete hiçbir borcum bulunmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde yemin eda etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; 11.09.2020 Tarihli ---------- nolu 73.752,60 TL tutarlı faturaya istinaden bakiye 44.000,00 TL fatura alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dosya kapsamından; davacının 11.09.2020 Tarihli ------------ nolu 73.752,60 TL tutarlı faturaya istinaden bakiye 44.000,00 TL bedelli “Duvara Monte Raf ve Montaj Ekipmanları " açıklamalı e-faturaya dayalı bakiye fatura alacağının tahsili için -----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile 44.000,00 TL bakiye fatura alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.
Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup davalı tarafça davaya cevap dilekçesinde faturaya itiraz edildiği beyan edilerek tüm ticari ilişki inkar edilmektedir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takibe dayanak 73.752,60 TL tutarlı bir adet faturanın davacı ticari defterlerine kaydedildiği, bu tek fatura dışında ticari ilişki olmadığı, davacı yanın ticari defterlerinde davalıya ait ödeme kaydının olmadığı , davalı yana ait incelenen 2020 yılı ticari defterlerinde, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı ve ---------- Noterliği'nin 21.09.2020 Tarih ve ----------- yev.no.lu ihtarnamesi ile süresinde itiraz edildiği tespit edilmiştir. Dava konusu fatura muhteviyatlarının “Duvara Monte Raf ve Montaj Ekipmanları” olduğu, davalı yana elektronik ortamda gönderildiği anlaşılmış olup her ne kadar davacı taraf fatura konusu ürünlerin davalı yana 17.08.2020 tarihli ------------ nolu ve 13.08.2020 tarihli --------- nolu irsaliye ile gönderildiği beyan etmiş ise de iki irsaliyede de teslim alan kısımlarının imzalı olduğu, ------------ nolu irsaliyede ----------- isim ve imzasının bulunduğu, dosyada davalı yanın ---------- dökümlerinin göre ---------- davalı yanın ---------- çalışanı olmadığı ve diğer irsaliyede teslim alan ismin yer almadığı anlaşılmıştır. Dava konusu irsaliyelerden birinin altında ----------- ait imza bulunduğundan tanık davetiyesi çıkartılmış ise de tanık kolluk marifeti ile hazır edilerek beyanı alınmamıştır. Davacı vekiline davaya konusu fatura alacağından ödeme düşürdüğü belirtilen 29.752,60 TL'ye ilişkin beyanda bulunmak ve var ise buna ilişkin delillerini sunmak üzere süre verilmiş olup davacı vekili 17/01/2023 tarihli beyanı ile ticari defterlerde kayıtlı olmayan ödeme ilişkin olarak herhangi bir belge bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkememizce irsaliyelerde isim ve imza hususunda davalıya HMK 169-171. maddesi uyarınca isticvap davetiyesi ile gönderilerek irsaliyede bulunan teslim alan bölümündeki imzanın davalıya ya da çalışanına ait olup olmadığı hususunda beyanda bulunulması istenilmiş sanığın Mernis adresinin boş olması ve bilinen adrese çıkan tebligatın iade gelmesi nedeniyle daha önce usulüne uygun tebligat yapılan adresine TK 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüş ise de usulüne uygun ihtar ile duruşmada bizzat hazır bulunması istenilmemiştir. Ayrıca davalı vekili tarafında da imzaların kabul edilmediğine ilişkin yazılı beyanda bulunulmuştur. Dosyaya sunulan fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalı yana 17.08.2020 tarihli ve 13.08.2020 tarihli irsaliye ile gönderildiğinin belirtilmesine karşın takip konusu faturanın daha sonraki bir tarih olan 11.09.2020 tarihli olması , davalı tarafından yapıldığı belirtilen davacının kabulünde olan 29.752,60 TL'lik ödemenin ticari defterlerde kayıtlı olmaması ve buna ilişkin davacı tarafından bir belge sunulamaması nedeniyle fatura muhteviyatında ürünlerin davacı yan tarafından davalı yana teslim edildiği ispat edilememiş olup yemin deliline dayanan davacıya yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı vekilinin sunmuş olduğu yemin teklifi uyarınca 6100 sayılı HMK'nın 228/1 maddesi gereğince davalıya yemin metni ekli davetiye çıkarılmış ve anılan maddenin 2. fıkrası gereğince yemin metninde yer alan sorular ile birlikte belirlenen gün ve saatte yemin için duruşmada hazır olması ihtar edilmiş ve davalı asil 07/11/2024 tarihli celsede hazır bulunarak davacı --------- Şti. ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığına, iletmiş olduğu ------------ davacı firma tarafından herhangi bir ürün gönderimi veya montaj yapılmadığına, dosyaya konu yazışmaların ve irsaliyelerdeki imzaların oğlum ----------- ait olmadığına, faturaya konu mal ve hizmetin verilmediğine, davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığı hususunda yemin eda etmiş olup fatura muhteviyatında ürünlerin davacı yan tarafından davalı yana teslim edildiği ve davalının borçlu olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 531,41 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 103,81 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7---------- İcra Dairesinin ----------- Esas sayılı icra dosyasının karar kesinleştiğinde merciine iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2024