T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/47 Esas
KARAR NO: 2024/900
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2018
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
----------- sayılı dava dosyasında verilen yetkisizlik kararı Mahkememize gönderilen dava dosyası Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşıldı.
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 28/12/2018 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğünün ------------ sayılı takip dosyası ile icra takibine başlattığını, söz konusu icra takibinin davalı şirketçe dosyaya yapılan yetkiye ve borca itiraz nedeni ile durduğun, davalı tarafça icra dosyasına yapılan itirazın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, huzurdaki davanın para alacağından kaynaklı cari hesap alacağı olduğunu, dilekçe ekinde dosyaya sunmuş oldukları mail yazışmaları ile de sabit olduğu üzere taraflar arasında akdi bir ilişki söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin mağaza ve market ekipmanları (Raf, raf üniteleri, dolap vb.) üretimi ve satış işi ile iştigal ettiğini, davalı şirket tarafından mağazalarında kullanılmak ürere bir kısım ekipmanların imal teslim ve montajı amacıyla müvekkili şirkete elektronik postalar aracılığı ile yazılı talep ve siparişlerde bulunduğunu;kısmi ödeme gerçekleştirildiğini, verilen siparişler doğrultusunda müvekkili şirketçe eksiksiz imalat gerçekleştirilldiğini; ancak sipariş sonucu imal edilen ürünlerin müvekkili şirketçe defalarca yapılan çağrı ve hatırlatmalara rağmen teslim alınmadığını, davalı tarafın vermiş olduğu sipariş bedeline mahsuben müvekkili şirkete 25.000 TL ödeme yaptığını, ancak bakiye kalan 106.160,33 TL bedelin ödenmemesi ve ürünlerin teslim alınmaması ürerine davalı tarafa önce ---------- Noterliğinin 02.02.2010 gün ve --------- sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, söz konusu ihtarname ile sipariş edilen ürünlerin müvekkili şirketten teslim alınması ve bakiye 106.160,33 TL bedelin müvekkili şirket hesaplarına ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin 16.02.2018 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, tebliğ edilen ihtarnameye rağmen davalı tarafça ürünlerin teslim alınmaması ve bakiye bedelin ödenmemesi üzerine dava konusu icra takibi başlatıldığını ve icra takibinin itiraz sonucunda durduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, karşılıklı gerçekleşen elektronik posta yazışma içerikleri ve davalı tarafça yapılan kısmi ödeme taraflar arasında sözleşmesel bir ilişkinin tesis edildiğini gösterdiğini, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmesinden ve tamamlamasından önce davalı tarafın herhangi bir haklı fesih beyanında bulunmadığını, müvekkilinin davalının siparişi üzerine ürettiği ürünlerin özel nitelikte, başka müşteri ve mağazalarda değerlendirme olanağı bulunmayan, siparişe özel üretilmiş ürünler olduğunu, davalı tarafın ürünleri almaması ve bakiye bedeli ödememesi üzerine müvekkilinin menfi ve müspet nitelikte zarara uğradığını, açıklanan nedenlerle, davalı tarafın ----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere hesaplanacak inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesini, yargılama giderleri ile yasal avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekalaeten arz ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili 29/01/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Eser sözleşmesinde uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin --------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir onayı yahut talebi olmaksızın, hazırlanan taslak sözleşme dahi imzalanmadan üretimi gerçekleşen ürünlere ilişkin teslimat adresi sorulduğunu, müvekkili şirketin üretime başlanması yönünde onayı olmadan başlayan üretimin ne aşamada olursa olsun durdurulması yönünde talepte bulunduğunu karşı davalı şirket tarafından üretimin durdurulamayacağı cevabını verdiğini, ----------- Noterliği'nin 02.02.2018 tarih ve ----------- yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkili tarafından davacı-karşı davalı yana elektronik posta aracılığı ile yazılı taleplerde bulunulduğunu, bunun üzerine bir kısım ürünlerin imal edildiğini, ancak defalarca yapılan uyarılara rağmen ürünlerin teslim alınmadığı ve bakiye alacak bedelinin ödenmediği iddia edilerek, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde söz konusu ürünlerin teslim alınması ve bakiye 106.160,33-TL'nin ödenmesi,aksi takdirde ürünlerin depolara kaldırılarak kira bedeli istemli olarak yargı yoluna başvurulacağı ve bu ihtarnamenin müvekkilininde temerrüde düşürülmüş sayılacağının ihtar edildiğini, yapılan çizimlerin müvekkili şirkete sunulup onay alınmaksızın üretime geçilmesinin ve teslim alınması yönünde talepte bulunulması nedeniyle, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini, taraflarınca yapılan ödemenin iadesinin davacı-karşı davalının----------- Noterliği'nin 02.02.2018_tarih ve---------- yevmiye no'lu ihtarnamesine cevaben ihtar edilen ---------- Noterliği'nin 21.02.2018 tarih ve --------- yevmiye no'lu ihtarnamesinde talep edildiğini ancak iadenin gerçekleşmediğini.---------- hukuk sözlüğünde ifade edildiği gibi, avans "Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme;öndelik"olarak tanımlandığını, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, ilişkinin"icap"aşamasında kaldığını, TBK'nın 1.Maddesi uyarınca sözleşmenin tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulacağı yönündeki hükmünün dikkate alındığında, huzurdaki dava bakımından yapılacak olan çizimlerin müvekkili şirket tarafından onaylanması ve üretime geçilmesi yönündeki talimatından sonra "kabul" iradesinin gündeme geleceği ve böylelikle sözleşmenin kurulabileceğini, dolayısıyla da taraflarınca verilmiş olan 25.000,00 TL tutarındaki "avans" ödemesinin "kısmi ödeme" olarak izah edilmeye çalışılmasının tamamen kötü niyetli olduğunu;buna ilişkin delillerin de sunulamamış olunduğunu;işbu bedelin ticari avans faizi ile birlikte iadesi talebinin kabulü ve asıl davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLER :---------- 08/9/2020 tarihli müzekkere cevabı ----------- Şirketi'ne ait ticaret sicil kayıtları,
----------İcra Müdürlüğü'nün------------ Esas sayılı takip dosyası Uyap sureti, ------------- Ticaret Sicil Müdürlüğü 07/09/2020 tarihli müzekkere cevabı ile ---------- Şirketi'ne ait ticaret sicil kayıtları, ----------- Esas sayılı dosya Uyap sureti, ------------Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat gereği davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 25/05/2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "26.04.2018 Başvuru Harç Tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emrinde Davacı Firmanın Davalı Firmadan 24.04.2018 tarihli Ticari İlişkiden Kaynaklı Toplam 106.160,33 TL 'sı tutarındaki alacağını talep ettiği.Davacı-Davalı E-Mail yazışmalarında Avans Ödemesi olarak yapıldığıda beyan edilen 25.000,00 TL 'sı tutarındaki 1 adet çek bedelinin Davacı -----------Ş.'nin Ticari defterlerinde kayıtlı olduğu. 24.04.2018 ve 31.01.2022 tarihi itibariyle Davacı Firmanın Davalı ---------Ş.'ne 25.000,00 TL sı borçlu olduğu görülmüştür.Bununla birlikte Davacı firmanın Envanter Defteri Kayıtları incelendiğinde davalı firmanın siparişi karşılığında 61.282,15 TL tutarında 149 adet ürünü ürettiği görülmüştür. Sayın Makemenin takdirinde olmak üzere İşbu durumda davacı firmanın davallı firmanın sipariş etttiği envanterinde kayıtlı 146 ürünün satışını gerçekleştirememesi sebebiyle Davacı Firmanın siparişinden 36.282,15 TL zarar etmiş olacağı" sonucuna varıldığı görülmüştür. -Mali Müşavir bilirkişi tarafından davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde tanzim edilen 25/12/2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "
1. Davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,
2. Davalı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 31.09.2019 tarihi itibarı ile davacı yandan, Verilen sipariş avansları hesabında kaydi olarak 25.000,00 TL alacaklı göründüğü,
3. Talimatla incelenen davacı yanın ticari defterlerinde davacının, davalıdan defter kayıtlarına göre 31.01.2022 tarihi itibarı ile 25.000,00 TL borçlu göründüğü,
4. Davacının siparişle ürettiğini iddia ettiği mobilya işine ait dosya içerisinde yapılmış herhangi bir tespite rastlanmadığı, davacının yaptığı işe ilişkin bir fatura da tanzim etmediği anlaşıldığından; olası davacı alacağının mali yönden ve belgesel olarak izaha ispata muhtaç göründüğü" sonucuna varılmıştır.
-Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 02/10/2024 tarihli ek raporunda sonuç olarak:
"Davacının kök rapora itirazları yeniden değerlendirilmiş ve malın mülkiyetinin fatura ve malın teslimi ile el değiştireceği, en yaygın yol olan satış sözleşmesiyle el değiştirmenin temel koşulunun malın alıcı tarafından uygunluğunun kabul edilmesi olduğu, bunun için de teslim gerektiği, teslim anında ise yasa gereği sevk irsaliyesi ve faturanın tanzim edilmesinin koşullardan biri olduğu, dosya içinde malın teslimi ile kabulüne veya davacı tarafından gösterir tevsik edici belgeye gönderilmiş ve davalının da bu bildirimin tebellüğ rastlanmadığından davacının bu aşamada alacağının yukarıda açıklanan belgeler yönünden izaha ve ispata muhtaç göründüğü,Davacı itirazlarında gerekçesi raporumuzda açıklandığı üzere kök raporumuzdaki görüşlerimizi değiştirmeye elverir somut yeni bir mali veri olmadığı, bu hususun hukuki yorum ve takdirinin Sayın Mahkemenize ait bulunduğu" sonucuna varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; ticari ilişkiden kaynaklı 106.160,33 TL alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davalı tarafından ödenen bedelin iadesi istemiyle açılan karşı davanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı dava dosyasının incelenmesinde karşı dava yönünden dosyanın tefrik edilerek Mahkememizin --------- Esas--------- Karar sayılı ilamı ile açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmış olduğundan iş bu dava dosyasında sadece asıl dava yönünden yargılamaya devam edilmiştir.Davalı ----------Ş'nin ticaret sicil kaydına göre genel kurul kararı ile kaydını terkin ettiği anlaşıldığından davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş ve -----------sayılı ilamı ile ----------- Şirketi'nin geçici olarak ihyasına ve tasfiye memuru olarak ---------- atanmasına karar verildiği verilen kararın kesinleştiği görüldü.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve duruşma gününün tasfiye memuruna usulüne uygun tebliğ edildiği ve tasfiye memuru asına dosyaya vekaletname sunulduğu görüldü. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı tarafından ticari ilişkiden kaynaklı 106.160,33 TL alacağın tahsili ----------- İcra. Müdürlüğü'nün ----------- E. sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde borca , ferilerine ve yetkiye itiraz ettiği ,davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde----------- sayılı dava dosyasında itirazın iptalini talep ettiği verilen yetkisizlik kararı dava dosyasının Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Mahkememizce davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmış ve Mali Müşavir bilirkişisinin 23/05/2023 tarihli raporunda avans ödemesi olarak yapıldığıda beyan edilen 25.000,00 TL tutarındaki 1 adet çek bedelinin davacı ----------Ş.'nin Ticari defterlerinde kayıtlı olduğu. 24.04.2018 ve 31.01.2022 tarihi itibariyle davacı firmanın davalı ----------Ş.'ne 25.000,00 TL borçlu olduğu görülmüştür. Bununla birlikte davacı firmanın Envanter Defteri Kayıtları incelendiğinde davalı firmanın siparişi karşılığında 61.282,15 TL tutarında 149 adet ürünü ürettiği, davacı firmanın davallı firmanın sipariş etttiği envanterinde kayıtlı 146 ürünün satışını gerçekleştirememesi sebebiyle 36.282,15 TL zarar etmiş olacağı kanaati bildirilmiştir. Davalı tarafın defterlerinin incelenmesi neticesinde tanzim edilen 25/12/2023 tarihli raporda davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, yapılan inceleme neticesinde, 31.09.2019 tarihi itibarı ile davacı yandan, verilen sipariş avansları hesabında kaydi olarak 25.000,00 TL alacaklı göründüğü, davacının siparişle ürettiğini iddia ettiği mobilya işine ait dosya içerisinde yapılmış herhangi bir tespite rastlanmadığı, davacının yaptığı işe ilişkin bir fatura da tanzim etmediği anlaşıldığından alacağının mali yönden ve belgesel olarak izaha ispata muhtaç göründüğü belirtilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve sunulan belgeler birlikte incelendiğinde davacı tarafından takip konusu bakiye alacağına konu ticari iş nedeniyle fatura tanzim edilmediği , söz konusu ürünlerinin sipariş üzerine üretildiğini beyan etmesine karşın dosyada onaylanmış sipariş formunun yer almadığı, söz konusu üretildiği belirtilen ürünlerin davalıya teslimine ilişkin sevk irsaliyesinin bulunmadığı yine dava dilekçesinde davalı tarafın ürünleri almaması ve bakiye bedelin ödememesi üzerine takip başlatıldığı beyan edilmiş olup ürünlerin teslim alınmadığı hususunun davacının da kabulünde olduğu, buna karşı ürünlerin teslimi hususunda tevdi mahali belirlenmesini talep ederek de ürünlerinin teslimini sağladığına ilişkin de bir beyanının olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı davalının siparişi üzerine ürettiği ürünlerin özel nitelikte, başka müşteri ve mağazalarda değerlendirme olanağı bulunmayan, siparişe özel üretilmiş ürünler olduğunu, bakiye bedelin ödenmediği beyan etmiş ise de taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı fatura tanzim edilmediği, teslime ilişkin sevk irsaliyesinin bulunmadığı anlaşılmış olup davacının ticari ilişkisinden kaynaklı alacağını ispat edemediği bu nedenle davalının davacıya borçlu olmadığı kanaatine varılarak davacının ispatlanamayan itirazın iptali davasının reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 1.282,16 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 854,56 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından karşı davaya nedeniyle yapılan yargılama gideri ile ilgili olarak Mahkememizin ---------- Esas------------ Karar sayılı ilamı ile karar verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2024