T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/117 Esas
KARAR NO: 2024/867
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/02/2024
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 14/02/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu aleyhine --------İcra Dairesinin ----------E. sayılı dosyası ile 8.1.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu vekili aracılığıyla icra dosyasına sunduğu 15.1.2024 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize, faiz oranına ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı/borçlunun müvekkili şirket ile arasında mevcut olan cari hesap ilişkisi neticesinde 12.12.2023 tarihi itibariyle 209.836,42-TL olan borcunu ödemediği, davalı/borçluya, ödeme emri; ekindeki takip dayanağı cari hesap ekstresi ile gönderildiği, ödeme emrinde işlemiş faiz ve işleyecek faizin türü, oranı, tutarının açıkça gösterildiği, işletilen faiz türünde, oranında ve işletilen faiz miktarında bir hukuka aykırılık bulunmadığı, açıklamış olduğumuz nedenlerle davalı/borçlu vekilinin müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığı yönündeki beyanları ile takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine karşı yapmış olduğu itirazın kabul edilmeyerek, itirazın reddine ve takibin devamına karar verilmesi gerektiği, davalı/borçlu vekilinin tüm itirazları yukarıda açıkladığımız gibi usul ve yasaya aykırı olup müvekkilini zarara uğratma kastı ile yapılmış kötü niyetli itirazlar olduğu, kötü niyetli davalı/borçlunun takip miktarı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği,dilekçemizde arz ettiğimiz ve resen nazara alınacak nedenlerle, davanın kabulü ile davalı/borçlunun icra takibine ilişkin tüm (takibe, borca, faize, faiz oranına ve takibin tüm ferilerine vs.) haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlunun takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak 03/03/2024 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER:----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ---------- Şirketi'ne ait 2023 yılı BA/BS formlarının gönderildiği, ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ------- Şirketi'ne ait 2023 yılı BA/BS formlarının gönderildiği, -----------Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 04/03/2024 tarihli müzekkere cevabı, ----------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası Uyap sureti, -Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 13/09/2024 tarihli raporu, -Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 13/09/2024 tarihli raporunda sonuç olarak: "A- Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve ---------- Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden;Davacı Yönünden; Verilen yetki ile davacının incelenen 2023-2024 dönemi Envanter defterleri ibraz edilmediği için Vergi Usul Kanunu'nun "Tasdik Zamanı" başlıklı 221. maddesine göre; tasdik bilgilerinin incelenemediği, davacının 2023-2024 döneminde e- defter mükellefi olduğu, Gib onaylı Yevmiye Kebir beratlarını süresinde aldığı görülmüştür.Davalı Yönünden; Davalının Sayın Mahkemece belirlenen inceleme gününde hazır olmaması, ticari defter kayıtlarının incelenmesi ile ilgili yerinde inceleme talebinin bulunmaması nedeniyle davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmemiştir.B- İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup bulunmadığı, ticari defter(ler)deki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönünden; Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunulan aynı zamanda takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların Temel Fatura senaryosu ile düzenlenmiş e- faturalar olduğu, ilgili faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yukarıdaki detayları gösterilen hesap hareketlerinde davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle her ne kadar 389.836,42 TL alacaklı gözükse de dava dilekçesi ekinde sunulan davalıya ait ekstrede davalı lehine alacak kaydedilen toplamda 180.000,00 TL tutarlı tahsilatın ticari defter kayıtlarına işlenmediği, bu tutarın mahsubu ile birlikte takip tarihi (08.01.2024) itibariyle ----------- nolu hesapta (389.836,42180.000,00) = 209.836,42 TL davalıdan alacaklı olduğu,Huzurdaki davanın konusu bakımından davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan fatura içeriği mal teslimini veya hizmeti ifa ettiğini ispat etmesi gerektiği, Somut olayda, Davacı tarafından delil dilekçesi ekinde sunulmuş olan ve davalının 2023 dönemi BA formunda yer alan faturaların e-fatura sistemi üzerinden "Temel Fatura" olarak düzenlendiği ve GİB portalı (elektronik sistem) üzerinden davalı tarafa teslim edildiği, ilgili faturalara karşıda dosya içeriğinde davalı yanca usulüne uygun süresi içinde yapılan iptal/itiraz talebi yada ilgili faturalara karşı düzenlenmiş iade/fiyat farkı faturasına ilişkin belge bilgi bulunmadığı, buna ilişkin belge bilgi sunulmadığı aksi yönde bir beyanda bulunmadığı, davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturalar yönünden teslimin ispatlamış olduğu, davalı yanca da takip konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmaması, ayrıca takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların bazılarında teslime yönelik isim ve imzaların bulunduğu hususları topluca ele alındığında hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile takip konusu yapılan asıl alacağını talep edilebileceği değerlendirilmiştir.Faiz Talebi Yönünden; Somut olayda; Davacının takip öncesi faiz talebinde bulunduğu, ancak davalının temerrüde düşürülmesiyle ilgili dava dosyasına sunulmuş bir sözleşme, ihtarname vb. belge bilgi bulunamaması nedeniyle takip öncesi faiz hesaplanamayacağı, değerlendirilmiş olup; ancak Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 m kapsamında avans faiz talep edebileceği, taleple sıkı sıkıya bağlılık kuralı gereği talebi doğrultusunda yasal faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir." şeklinde rapor ibraz ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; 22/11/2023 tarihli cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından; davacının cari hesap alacağının tahsili için ---------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile 209.836,42 TL asıl alacak , 9.561,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 219.398,35 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların e- faturalar olduğu, ilgili faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle ----------- nolu hesapta 209.836,42 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği ve Mahkememizce belirlenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır. HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı gözüktüğü, tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde ise davacı tarafından düzenlenmiş olan e-arşiv faturaların davalının BA formunda yer aldığı, davalının incelenen BS formunda da davacı adına herhangi bir bilginin bulunmadığı ve BA BS formlarında yer alan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu ve davacının 209.836,42 TL davalıdan alacaklı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı takip öncesi faiz talebinde bulunmuş ise de davalının temerrüde düşürülmesiyle ilgili dava dosyasına sunulmuş bir sözleşme, ihtarname vb. belge sunulmamıştır.TTK m.1530/4 maddesi uyarınca, sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlunun aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır.a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen sürenin, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresinin mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.TTK 1530/4-a maddesinde ödeme günü veya süresi belirlenmeyen durumlarda, faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayıldığını ve alacaklının faize hak kazanacağı belirtilmiş ise de 6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği nitekim --------- sayılı ilamının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmış olup hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, davalının ------------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 209.836,42 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine, dava konusu asıl alaca faturaya dayanmakta olup alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 41.967,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalının--------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 209.836,42 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 41.967,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 14.333,92 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 2.649,79 TL peşin harç, 1.096,99 TL icra peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.587,14 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 2.649,79 TL ve 1.096,99 TL icra peşin harcın olmak üzere toplam 4.174,38 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 12,00 TL dosya masrafı, 2,00 TL KEP masrafı, 50,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.064,00 TL yargılama giderinden 4.843,29 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 33.573,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul oranına göre hesaplanan 3.443,10 TL'sinin davalıdan, 156,90 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2024