T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/606 Esas
KARAR NO: 2024/835
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2023
KARAR TARİHİ: 18/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı Vekili 31.08.2023 Harç Makbuz Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı şirketin ağır araç yedek parçalarının ü i ve ihracı il işyerini ve işyeri içerisinde bulunan ticari emtialarını ----------- poliçe numaralı Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi ile 24.01.2022-24.01.2023 tarihlerini kapsayacak şekilde, yangın, sel/su baskını, dahili sel, fırtına, yer kayması ve diğer bilumum rizikolara karşı davalı şirketçe sigortalandığını, sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu 29.10.2022 tarihinde davacı şirkete ait iş yerinde su baskını i ve davacı şirkete ait toplam değeri 722.597,20 TL'yi bulan yüzlerce ticari emtianın ve kullanılamaz hale geldiğini, su baskını akabinde davacı şirketçe davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden ---------- sayılı hasar dosyasının açıldığını, dosyada eksper raporunun tanzim edildiğini ve eksper raporuna göre davacı şirketin toplam zararının sovtaj tenzilinden sonra 648.488,38TL olduğunun tespit edildiğini, dava konusu su baskını sebebiyle, davacı şirketin uğradığı zarar miktarının ödenmesi maksadıyla davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ise de, davalı sigorta şirketince, sigorta poliçesinin 4. Sayfasında yer alan “açıklamalar (1. Risk)” ve “Yangın” başlığı altında “------------” başlığı altındaki hüküm uyarınca başvurusunun reddedildiğini, davalı sigorta şirketince müveki ete içerisinde bulunan ticari 26,00TL sigorta bedeli ile sigortalandığını ve poliçe ile teminat altına su baskını veya su rizikosunun meydana gelmiş olmasına karşın, sigorta şirketinin yi in söz konusu olabilmesi için meydana gelen zararın 50.000 Euro karşılığı TL miktarına ulaşması şeklindeki muafiyetin ileri sürülmesinin Medeni Kanun'un 2. Maddesi ile düzenlenen iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, her yıl otomatik olarak yenilenen, üzerinde hiçbir şekilde müzakere edilmeyen, davalı sigorta şirketince sadece poliçe primi, teminatlar ve sigorta bedelleri hakkında bilgilendirme yapılan, başka bir deyişle muafiyetler hakkında davacı şirkete herhangi bir şeki ilendirme yapılmayan sigorta poliçesinin 50.000 Euro karşılığı TL'yi geçmeyen zararlarla ilgili ödeme yapmayacağını bilmesinin mümkün olmadığını, aksine söylemenin hayatın olağan akşına uygun düşmeyeceğini, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin poliçe düzenlenmeden önce hakkında hiçbir şekilde bilgilendirme yapmadığı muafiyeti, riziko gerçekleştikten sonra kurallarına ve basiretli bir şirketinin olay sebebiyle binada meydana gelen zararı karşılayıp, emtia zararını karşılamayı reddetmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bilindiği üzere sigortacının, sigorta ettirene karşı “aydınlatma yükümlülüğü” ilişkin tüm bilgileri ve özellikle de sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken bildirmek zorunda olduğunu, söz konusu aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin ispat yükünün sigortacı tarafa ait olduğunu, somut olayda davalı sigorta şirketince, sigorta poliçesinde yer alan muafiyete ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapmadığını, rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte davacı şirketin mağdur edildiğini, bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi halinde ise sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini tek taraflı feshetme ve uğradığı zararın giderilmesini isteme hakkının bulunduğunun da yönetmeliğin 7. Maddesinde açıkça belirtildiğini, somut olayda, yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine uygun şekilde bir bilgilendirme ve aydınlatma yapılmadığını, dolayısıyla davacı şirketin davalı şirketten uğradığı zararın giderilmesini isteme hakkının bulunduğunu beyanla, ile davacı şirketin uğradığı toplam zarar bedeli olan 648.488,38TL'nin olay tarihi olan inden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı Vekili 02.10.2023 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı şirket adına ----------- numaralı ve 24.01.2022 - 24.01.2023 tarihleri arasında geçerli “Modüler Kurumsal Sigorta” bulunduğunu, bu poliçenin dış kapı numarası 15 olan yerin sigortası olduğunu, poliçe yangın ek teminatların (dahili su) kapsamında olup poliçe süresince azami limitin işbu poliçede 5.605.126,00TL olarak belirlendiğin, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçe limitlerinin belirtilmesinin her halükarda bu tutarların ödeneceği anlamına gelmediğini, ayrıca davacı adına düzenlenen başka poliçelerin de mevcut olduğunu, --------- numaralı yerin poliçe numarasının ------------, ---------- numaralı yerin poliçe numarasının ------------, ---------- numaralı yerin poliçe numarasının -----------, ------------ numaralı yerin poliçe numarasının ------------ olduğunu, bu poliçelerden sadece ----------- numaralı yer için düzenlenen ----------- numaralı poliçede emtia teminatının mevcut olduğunu, diğer poliçelerde emtia teminatının olmadığını, emtia teminatı olan poliçede de davalı şirketin sorumluluğunun olmadığını, poliçede muafiyet notu mevcut olup, tenzili muafiyet tutarını aşan hasarlarda davalının sorumluluğunun doğacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, minimum 50.000 Euro tenzil edilerek davalı şirket bakımından ödeme yapılmasını söz konusu olabileceğini, minimum tutar olan 50.000Euro'yu veya emtia sigorta bedelinin %10'unu aşmayan hasar bedellerinde bu hususun doğal sonucu olarak davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davalı şirketçe tanzim edilen poliçenin 4. Sayfasında muafiyete ilişkin detayların yer al riziko yeri ayrımsız emtianın yerden 12 cm yüksekte palet/raffaskı üzerine depolanması gerektiğini, emtia sigorta bedeli enflasyonlu haliyle 6.649.251,78TL olduğunu, 9610%10'u 664.925,178TL olduğunu, ilgili ekspertiz raporu incelendiğinde sigortalı ile hasar noktasında mutabık kalındığının görüldüğünü ve ilgili hasar hesaplamasına dava dilekçesinde de değinildiğini ve hesaplamaya itiraz edilmediğini, yapılan bu hesaplamaya ve 50.000Euro muafiyet klozu doğrultusunda davalı şirketin işbu hasara ilişkin sorumluluğunun bulunmadığının açık olduğunu, ayrıca söz konusu hasarın riziko adresi dışında kaldığını, davalı ile davacı arasında imzalanan poliçenin genel işlem koşullarına uygun olarak hazırlandığını, poliçenin teklif üzerine hazırlandığını, sigortalının basiretli bir tacir olduğu gibi işbu poliçenin yapıldığı acentenin sahibi sigortalının da yönetim kurulu üyesi olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmeseydi dahi on dört gün içinde itiraz edilmediğinden dolayı sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla geçerli olacağını, dava konusu poliçenin yeni bir poliçe olmadığını, 3. Yenileme poliçesi olduğunu, muafiyet notunun her poliçede mevcut olduğunu, hatta sigortalının aynı poliçeden 2020 yılında muafiyet düşülerek ödeme aldığını, dolayısıyla poliçenin muafiyetin ve şartlarının ne olduğunu bildiğinin açık olduğunu, sigortalıya modüler kurumsal sigorta teklifi hazırlanmış olup, tel i, hatta bu dosyada daha da özel bir durum olduğunu, işbu teklifi hazırlayan teknik acente personelinin aynı zamanda davacı sigortalının kendi yönetim kurulu üyesi olan ----------- olduğunu, dolayısıyla yönetim kurulunda acente olan bir yönetici bulunurken, poliçenin şartlarını bilmemekten bahsedilemeyeceğini, hasarın meydana geldiği depoda 2020 yılında yine depo kaynaklı su basması hasarı olduğunu, ancak buna rağmen sigortalının yeterli önlemleri almadığını, yüküm ini yerine getirmediğini, sigortalının müterafik kusurun araştırılması ve uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin faiz ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.24.06.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davalı sigortacı TTK m. 1424-(1) hükmünde davacı sigortalısına imzalı poliçeyi tevdi ettiğine ve/veya TTK m. 1423-(1) hükmünde ( sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce inceleme süresi tanıma şartını yerine getirdiği ) sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri haklarını yazılı olarak bildirdiğine dair dosyada herhangi belge / bilgiye rastlanamadığı, Şayet sigortalının sigorta poliçesi ( sözleşmenin ) şartlarından ( istisna hükümlerinden ) bilgilendirilmediği / aydınlatma yükümlüğünün yerine getirilmediğinin anlaşılması halinde; TTK m. 1423-(3) ve 5684 say. Sigortacılık Kanunu m. 11/3. Yollamasıyla, düzenlemenin ilgili kuralları; Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik (SSBİY) m. 7./ 8.1/ 9.2./ 9.4 hükümleri gereği; davalı sigortacı, davacı sigortalısının vaki hasar sonucu ortaya çıkan 648.488.38 TL zararını tazminle yükümlü olması gerekeceği, Esasen, kural gereği; sigortacı gerçek zararı tazminle yükümlü olması diğer ifadeyle KDV'yi de ödemesi gerekir ise de; davacının talebi nedeninden bu noktaya girilmediği, Bu husus Mahkemenin hukukunda olmakla birlikte; konu, poliçeye dayalı hasar değil zarar tazmini olmasından, temerrüdün dava tarihinden başlayabileceği tespit edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen “Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi” kapsamında 29/10/2022 tarihinde davacının işyerinde meydana gelen su baskını nedeniyle zarar gören emtialara ilişkin poliçeden kaynaklı davalı sigorta şirketinden alacak istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.Dava konusu ----------- nolu “Modüler Kurumsal Sigorta Poliçe” si incelendiğinde, poliçenin 24.01.2022-24.01.2023 dönemini kapsadığı, poliçe süresince limitin 5.605.126.-TL enflasyonlu olarak 7.847.176.40 TL olduğu ve davacı şirketin emtialarını kapsadığı görülmüştür. Bilirkişi raporu ile davalı tarafından tespit edilen poliçe primi net 33.509.90 TL brüt 35.671.34 TL olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde söz konusu prim bedelinin ödendiği tespit edilmiştir. Davacı işyerinde 29.10.2022 tarihinde su baskını meydana gelmiş ve hasar ile ilgili düzenlenen ekspertiz raporunda hasar bedelinin 693.488.38 TL olduğu, 45.000.- TL tutarındaki sovtaj tenzilinden sonra toplam hasarın 648.488.38 TL olduğu belirlenmiştir. Davalı, sigorta poliçesinde 50.000.-Euro muafiyet sınırı bulunduğunu ve hasarın söz konusu muafiyet sınırını aşmadığını belirtmiştir. Mahkememizce alınan 26/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterleri incelendiğinde 29.10.2022 su baskınının meydana geldiği tarihte emtia stoklarının 4.934.103.18 TL olduğu tespit edilmiştir.Davalı Sigorta Şirketi -----------Ş., davacı sigortalısı ---------Ş. adına, ---------- Poliçe No. 24.01.2022/2023 vade ile; dava konumuz teminat bakımından, Yangın Ek Teminat/Dahili Su: 5.105.126 TL Sigorta Bedeli üzerinde “ Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi “ adı altında sigorta himayesi sağlanmış ve dava konumuza ilişkin olarak poliçe Özel Şart'ında “makine, teçhizat, demirbaş ve diğer tesisat gruplarının her biri için ayrı ayrı sigorta bedeli üzerinden *610 tenzili muafiyet uygulanacak olup, toplam minimum 50.000 EUR karşılığı TL ile sınırlı olacaktır.” düzenlemesine yer verilmiştir.Oto Yedek Parça işi ile iştigal eden sigortalının 28.70.2022 tarihinde iş yerinde tesisat sızıntısı sonucu emtia hasarı oluşmuş ve düzenlenen 09.03.2023 tarihli Ekspertiz Raporunda; emtia hasarı 693.488.38 TL - Sovtaj (hurda) Tenzili 45.000.00 TL - 648.488.38 TL / Hasar olarak belirlenmiş ve fakat Emtia (hasar tarihinde) Enflasyonlu Sigorta Bedeli: 6.644.925.78 TL ve poliçe özel Şartı 96 70 oranında tenzili muafiyet karşılığı da 664.925.178 TL olmasından; hasar tutarı muafiyet altı kalmasından sigortalıya hasar tazminatı ödenmemiştir.6102 Sayılı TTK'nın sigortanın kapsamı başlıklı 1409.maddesinde; "(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir."TTK'nın aydınlatma yükümlülüğü başlıklı 1423. maddesinde; " (1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3) Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle ---------- düzenlemesini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler." hükümlerine yer verilmiştir.Aynı şekilde, ----------- 14.02.2020 tarihli ---------- sayılı nüshasında yayımlanan ve yürürlüğe giren Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik m. 5 de “(1) Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü, sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere sözlü ve yazılı şekilde yerine getirilir. Bilgilendirmenin yazılı olarak yapılması esastır.Bilgilendirme yükümlülüğü, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlar ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde devam eder… (4) Sigortacı, dürüstlük ilkeleri çerçevesinde; sigorta ettirene, sigortayla ilgili teknik konularda yardımcı olmak, yapılacak veya yapılmış sigortacılık işleminin özellikleri ve sözleşmeye konu sigorta teminatı ile sigortanın işleyişi hakkında gerekli her türlü bilgiyi sağlamak ve sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hâl ve davranıştan kaçınmak zorundadır. (5) Bilgilendirme yapıldığının ispatı sigortacıya aittir.” denilmektedir. Yasa ve yönetmelikle kendisine aydınlatma yükümlülüğü getirilen davalı sigorta şirketinin bu yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu yönünde ispat edici bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında yer almamaktadır.Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesinin sonuçları ile ilgili olarak yukarıda alıntılanan Yönetmelik m. 7 de “Sigorta sözleşmesinin kurulması ve devamı sırasında; bilgilendirme yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmemiş veya sigortacı hakkında yanıltıcı bilgi verilmiş veya Bilgilendirme Metninde yer alan bilgiler gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmiş ve bu hâllerden herhangi biri sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettiren sigorta sözleşmesini feshedebileceği gibi, varsa uğradığı zararın tazminini de talep edebilir.” denilmektedir. Somut olayda, davacı sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini feshettiğine ilişkin bir bilgi dosya kapsamında bulunmamaktadır. Ancak riziko gerçekleşmiş ve davacı da meydana gelen zararını, sigorta sözleşmesi kurulmadan önce kendisini yeterince bilgilendirmediğini iddia ettiği davalı sigorta şirketinden zararının tazminini talep etmektedir. TTK m. 1423-(2) hükmü ilk: “Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde,” ile son: “Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir” hükümleri ve hükümde bağlanan “verilmemesi halinde 14 günlük itiraz süresi ” 5648 say. Sigortacılık Kanunu m. 11/3 ve dolayısıyla ---------- ilgili hükümleri ile çeliştiği anlaşılmıştır.Davalı sigortacı TTK m. 1424-(1) hükmünde davacı sigortalısına imzalı poliçeyi tevdi ettiğine ve/veya TTK m. 1423-(1) hükmünde ( sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce inceleme süresi tanıma şartını yerine getirdiği ) sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri haklarını yazılı olarak bildirdiğine dair dosyada herhangi belge / bilgiye rastlanamadığı, toplana deliller ve tüm dosya kapsamına göre sigortalının sigorta poliçesi (sözleşmenin) şartlarından (istisna hükümlerinden) bilgilendirilmediği / aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, TTK m. 1423-(3) ve 5684 say. Sigortacılık Kanunu m. 11/3. yollamasıyla, düzenlemenin ilgili kuralları; Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik m. 7./ 8.1/ 9.2./ 9.4 hükümleri gereği; davalı sigortacı, davacı sigortalısının hasar sonucu ortaya çıkan 648.488.38 TL zararını tazminle yükümlü olması gerektiği, kural gereği; sigortacı gerçek zararı tazminle yükümlü olması diğer ifadeyle KDV'yi de ödemesi gerekir ise de; davacının talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmamış ve alınan 26/06/2024 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olması nedeniyle ayrıca tüm dosya kapsamına göre davalı sigorta şirketinin aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair ispat edici nitelikte bir bilgi ve belge bulunmadığından belirlenen tazminat miktarını davalı sigorta şirketinden talep edebileceği kanaatine varılarak açılan davanın kabulü ile 648.488,38 TL tazminatın dava tarihi olan 31/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;)
1-Açılan davanın KABULÜ ile; 648.488,38 TL tazminatın dava tarihi olan 31/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 44.298,24 TL harcın, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 11.047,57 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 33.223,67 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça dosyada sarf edilen 269,85 TL başvurma harcı, 11.074,57 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.083,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 24.466,32 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 101.273,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-56325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2024