T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/268 Esas
KARAR NO: 2024/870
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/04/2023
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 12/04/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı --------- aynı sektörde faaliyet gösterdiği, mermer, granit ve doğal taş alım satımı hususunda ticari ilişki içerisinde oldukları, müvekkili tarafından davalıya farklı tarihlerde ürün satışı yapıldığı, davalı tarafın iş bu fatura bedellerini vadesinde ödemediği, davalı ---------- taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle mevcut borcunu ifa etmemiş olup aleyhinde --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, davalı borçlunun, borca haksız olarak itiraz ettiği, yapılan itiraz neticesinde arabulucuya başvurulduğu, müzakereler neticesinde anlaşmaya varılamadığı, yukarıda arz ve izah etmiş olduğu sebepler, gerekse Mahkemenizce re'sen yapılacak inceleme neticesinde; haklı davanın kabulü ile davalı/borçlunun --------- İcra Müdürlüğü ---------- E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafça haksız ve kötü niyetle yapılmış olan itiraza karşılık alacak miktarının %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03/05/2023 tarihli müzekkere cevabı ile davacı ---------- Şirketi'ne ait 2022-2023 yılı Ba-Bs formlarının gönderildiği,
------------ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/05/2023 tarihli müzekkere cevabı ile davalı ---------- ait 2022-2023 yılı Ba-Bs formlarının gönderildiği,
----------- Vergi Dairesi'nin 28/04/2023 tarihli müzekkere cevabı,
------------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/04/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ait 10/05/2023 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Vergi Dairesi'nin 05/07/2023 tarihli müzekkere cevabı,
----------Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat ile alınan 15/02/2024 tarihli ön raporu ile;
"Davalının ticari defterlerinin muhasebecisinde olduğunu beyan etmesine karşın tarafımca muhasebecisi ile iletişime geçilmiş ve 2022 yılı ticari defterlerinin kendisinde değil davalıda olduğunu beyan etmiştir. Davalıdan 2022 yılı ticari defterlerini ibraz etmesini talep ettiğimde getireceğini bildirip getirmemiş olduğundan ticari defterler incelenememiştir." şeklinde rapor ibraz etmiştir.-Mali Müşavir bilirkişisinin 05/09/2024 tarihli raporu ile "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmem neticesinde;
A-Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve ------------ Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden;
Davacı Yönünden; Verilen yetki ile davacının incelenen 2022-2023 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun "Tasdik Zamanı" başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2022-2023 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2022-2023 dönemi Gib onaylı Ocak ayı açılış ve Aralık ayı kapanış Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacının incelenen 2022-2023 dönemi ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür
Davalı Yönünden; Davalı tarafın Sayın Mahkemece talimatla inceletildiği, hazırlanan bilirkişi raporunda davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi üzerine ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür
B- İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup bulunmadığı, ticari defter(ler)deki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönünden; Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunulan aynı zamanda takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların ticari fatura senaryosu ile oluşturan e- faturalar olduğu, ilgili faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yukarıda detayları gösterilen hesap hareketlerinde davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (15.02.2023) itibariyle 120.01.03.0547 hesapta 48.243,50 TL alacaklı gözüktüğü,
Huzurdaki davanın konusu bakımından davacının takip dayanağı açık hesabı oluşturan fatura içeriği mal teslimini veya hizmeti ifa ettiğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta yukarıda yapılan incelemeler doğrultusunda; davacı tarafından davalı adına ticari fatura senaryosu ile 2022 döneminde 12, 2023 döneminde 1 adet olmak üzere toplamda 13 adet e-fatura düzenlendiği, 2022 yılına ilişkin düzenlenen e-faturaların tamamının davalının BA formunda yer almasıyla birlikte bu faturaların davalı yanca usulüne uygun süresi içerisinde iptal itiraz işlemine konu edilmediği sonucunu ortaya koyduğu, ilgili faturalara karşıda düzenlenmiş herhangi bir iade/fiyat farkı faturasının dosya içeriğine sunulmadığı, harici yollarla da itiraz edildiğine dair dosya içeriğine herhangi bir belge bilgi sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde davacının açık hesap bakiyesini oluşturan fatura içeriği malları davalıya teslimine yönelik karinelerin oluştuğu bu yönüyle dosyadaki delil durumuna göre davacının 40.785,68 TL'lik alacak bakiyesini talep edilebileceği,
Davacı tarafından davalı adına 2023 döneminde takip öncesi düzenlenen 06.01.2023 tarihli ----------- seri numaralı KDV hariç 6.320,19 TL (KDV dahil 7.457,82 TL) tutarlı faturanın davalının incelenen 2023 dönemi BA formunda yer almadığı, ilgili faturanın BA analiz formunda yer almamasının sebebinin ----------- yayınlanan e-Fatura Uygulaması İptal, İhtar/İtiraz Bildirim Kılavuzu'nda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafından düzenlenmiş e-Fatura için gelen itiraz talebinin reddedilmesi durumunda; ilgili faturanın alıcının sanal BA formunda yer almayacağı, buna karşın talebi reddeden satıcının sanal BS formunda yeralacağı, bir diğer husus ise e-Faturanın düzenleyicisi tarafından faturanın ait olduğu ayı izleyen ayın 20'nci günü sonuna kadar işlem yapılmaması durumunda fatura, alıcısının sanal BA formunda yer almayacak olup, bununla birlikte itiraz talebini süresinde onaylamayan satıcının sanal BS formunda yer alacağı bu bilgiler ışığında davalının BA formunda yer almayan e- faturanın davalı yanca itiraz işlemine konu edildiği sonucunu ortaya çıkardığı, bu bağlamda davacının açık hesap bakiyesini oluşturan fatura içeriği malları davalıya teslimine yönelik karinelerin oluşmadığı, bu yönüyle dosyadaki delil durumuna göre davacının fatura içeriği ürünlerin tesliminin ispat yükü altında olduğu, Davacının 06.01.2023 tarihli ------------ seri numaralı KDV hariç 6.320,19 TL (KDV dahil 7.457,82 TL) tutarlı fatura içeriği ürünlerin teslimini başkaca somut belgelerle ( sevk irsaliyesi, e-faturanın sorunsuz iletildiğine dair bilgi, teslim formu, sipariş formu vb..) ispat etmesi gerektiği, eş deyişle ilgili fatura yönünden davacı alacağının ispata muhtaç kaldığı değerlendirilmiştir.Faiz Yönünden; Somut olayda; tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da takip öncesinde TTK m.1530/7 hükmü kapsamında faiz talep etmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu açık hesap alacağı yönünde hüküm kurulması halinde, ifası ispatlanan faturaların defter kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren alacağın muaccel olduğundan az yukarıda hesaplandığı şekilde 2.327,87 TL tutarında faiz hesaplanmıştır.Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 m. Kapsamında faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir." sonucunu içerir rapor ibraz edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından; davacının cari hesap alacağının tahsili için ---------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile 48.243,50 TL asıl alacak , 2.945,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.189,18 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların e- faturalar olduğu, ilgili faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle ---------- hesapta 48.243,50 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği ve ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davalının ticari defterlerinin incelenmesi için belirlenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı ve defterlerini sunmadığından ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır. HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı gözüktüğü, tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen 2022 yılı BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde ise davacı tarafından düzenlenmiş olan e-arşiv faturaların davalının BA formunda yer aldığı, davalının incelenen BS formunda da davacı adına herhangi bir bilginin bulunmadığı ve BA BS formlarında yer alan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu, 2023 yılı BA-BS formlarının incelenmesinde davacının BS formunda yer alan 06.01.2023 tarihli -----------seri numaralı KDV hariç 6.320,19 TL (KDV dahil 7.457,82 TL) tutarlı faturanın davalı BA formunda yer almadığı tespit edilmiş ise de davalının ihtarlı tebliğe rağmen defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle HMK 222/3 maddesi gereğince davacının usulüne uygun tutulan ticari defterinde kayıt alına alınan faturaya dayalı olarak alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı takip öncesi faiz talebinde bulunmuş ise de davalının temerrüde düşürülmesiyle ilgili dava dosyasına sunulmuş bir sözleşme, ihtarname vb. belge sunulmamıştır.TTK m.1530/4 maddesi uyarınca, sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlunun aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır.
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen sürenin, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresinin mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.TTK 1530/4-a maddesinde ödeme günü veya süresi belirlenmeyen durumlarda, faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayıldığını ve alacaklının faize hak kazanacağı belirtilmiş ise de 6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisinin mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği nitekim ----------- sayılı ilamının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmış olup kısmen hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, davalının -----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 48.243,50 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine, dava konusu asıl alaca faturaya dayanmakta olup alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 9.648,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalının ----------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 48.243,50 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 9.648,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 3.295,51 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 618,24 TL peşin harç, 255,95 TL icra peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.421,32 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 179,90 TL, 618,24 peşin harç ve 255,95 icra peşin harcın olmak üzere toplam 1.054,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 179,00 TL dosya masrafı, 6,25 TL KEP ücreti, 722,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 426,00 TL talimat dosya masrafı olmak üzere toplam 4.333,25 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 4.083,89 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin kabul red oranına göre belirlenen 2.940,45 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 179,54 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/10/2024