T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/436 Esas
KARAR NO : 2026/262
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2020
KARAR TARİHİ : 26/03/2026
DAVA:Davacılar vekilinin mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmaların --------- adı altında yüklenicisi olduğu -------- Müdürlüğü tarafından 34.825.000,00 TL bedelle ihale edilen --------- yolu ve --------- İl Yolunda Muhtelif Kesimlerde Sel Tahribatlarının Onarımı Yapım İşine 2018 yılı temmuz ayında başlanıldığını, 2018 yılı Temmuz-Ekim ayları arasında müvekkil firma tarafından 259 metre uzunluğunda istinat duvarının örüldüğünü, Bu aşamaya kadar yapılan imalat değerinin 2.500.000,00 TL civarında olduğunu, Söz konusu ihalenin yapım işine başlanılmadan önce müvekkil firmalar adi ortaklık adına davalı sigorta şirketi ile yapmış oldukları sözleşme ile işi sigorta ettirdiklerini, Sigorta sözleşmesinin hazırlanmasında ---------Ş. Acentesi aracılık yaptığını, İşbu İnşaat Bütün Riskler Sigorta Sözleşmesi ile yağış, sel ve seylap riskleri de sigorta kapsamına alındığını, 2018 yılı Kasım ayı sonlarında bölgede meydana gelen şiddetli yağışlar nedeniyle firmalarınca yapılan 259 metrelik istinat duvarının tamamının hasar görüp yıkıldığını, Firma yetkilileri tarafından sigorta şirketine yapılan başvurunun olumsuz karşılandığını, Bu nedenle 2018 yılı Temmuz-Ekim ayları fiyat farkı ortalaması %60 bandında olduğunu, Ayrıca %18’lik KDV ile birlikte müvekkil firmaların yüksek miktarda zararı mevcut olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de davalı tarafın ödeme yapmayı kabul etmediğini, Müvekkil firmaların kendileri yüklenen yükümlülüğü (prim ödeme) eksiksiz yerine getirdiklerini, Sigortacının sorumluluğunun doğması için zararın, aynı zamanda, “önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple” meydana gelmiş olmasının da gerekli olduğunu, Müvekkil firmaca işi yapıldığı yerde iş yapımı sırasında meydana gelen yapış miktarı son yılların yağış miktarının çok üzerinde olduğunu, Müvekkil firmaya 34.825.000,00 TL bedelle ihale edilen yapım işinde sel olayının meydana gelme aşamasına kadar müvekkil tarafından yapılan imalat değeri 2.500.000,00 TL civarında olduğunu, Ancak net miktar yargılama aşamasında yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, Bunun yanında ---------- Müdürlüğü tarafından 34.825.000,00 TL bedelle ihale edilen -------- yolu ve ------- İl Yolunda Muhtelif Kesimlerde Sel Tahribatlarının Onarımı Yapım İşine ait sözleşmenin 14. Maddesinde fiyat farkı ödemesi ve hesaplanması şartlarına yer verildiğini, 2018 yılı Kasım-Aralık aylarında meydana gelen sel nedeniyle müvekkil firmalar tarafından yapılan işin imalat değerinin tespit edilmesini, Bilirkişi incelemesi yaptırılarak uygulanması gereken fiyat farkı ve %18 oranında KDV ile birlikte müvekkil firmaların toplam zararının tespit edilmesini, Tespit edilen toplam zararın sigorta sözleşmesinin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 01.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı Vekili --------- Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı şirketler ---------- Ortaklığı'nın yüklenicisi olduğu --------- Müdürlüğü tarafından ihale edilen --------- Yolu ve --------- İl Yolunda Muhtelif Kesimlerde Sel Tahribatlarının Onarımı Yapım İşine devam ettikleri 2018 yılı kasım ayı sonlarında bölgede meydana gelen yağışlar sebebiyle davalı firmalarca yapılan istinat duvarının uğradığı hasarın müvekkil sigorta şirketince karşılanması istemi huzurdaki davanın konusunu oluşturduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'muzun 114. Maddesi (c) maddesinde davanın görevli mahkemede açılmasının dava şartı olduğunu ve maddenin gerekçesinde ise burada sözü edilen dava şartlarından maksatın, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca da noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülebilen hâller olduğunun düzenlendiğini, Tüketici mahkemesinin ise görevli mahkeme olarak bir davaya bakabilmesi için 6502 sayılı Kanunu’nun amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında (tüketici ile satıcı veya sağlayıcı vb. arasında) mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerektiğini, Huzurdaki davanın ihtilaf konusu ise davacı müvekkil ile davalılar arasında kurulan İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi'nden kaynaklandığını, huzurdaki dava bakımından Tüketici Mahkemeleri görevli olduğunu, Davanın görevli mahkemede açılmamış olmasına bağlanan sonuçlar göz önüne alındığında açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Genel Yetkili Mahkemenin ---------- Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davaya konu alacak zamanaşımına uğradığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, Hasar tarihinin davacı tarafından bildirilmesine ve Sayın Mahkemece tespitine göre iki yıllık sürenin dolmuş olması söz konusu ise davanın esasına girilmeden zamanaşımı yönünden usulden reddinin gerektiğini, eksik harç ikmal edilmeden davaya bu aşamada devam edilmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davanın, esasa girilmeksizin usulden reddini talep ettiklerini, Poliçede sigortalı olarak -------- Müdürlüğü’nün, sigorta ettiren olarak ise davalıların kayıtlı olduğunu bu nedenle huzurdaki davanın öncelikle husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davalılar tarafından sigorta şirketine "ihbar yükümlülüğünün" yerine getirilmediğini, İhbar yükümlülüğünün genel şartlarda düzenlenen "5 günlük süre içerisinde" yerine getirilip getirilmediği hususu davacı tarafından aydınlatılması gerektiğini, sigortalı-davacı sigorta şirketine hasar bildiriminde bulunmayarak riziko gerçekleşmesine rağmen müvekkilin tazminatın kapsamını belirlemesine ve inceleme yapmasına imkan tanımadığını, davacı açıkça yükümlülüklerine aykırı davrandığını, tam zayi olmasına davacının iddialarına göre meydana gelen yağışların sebebiyet verdiğinin davacı tarafından ispatlanmasının gerektiğini, davanın usulden reddini, haksız davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
07.02.2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; yıkılmış buna bağlı olarak yukarıdakı tabloda hesaplandığı gıbı; genel toplam (toplam tutar +fiyat farkı +kdv) = 1.736.602,33 TL maddi hasar olarak hesaplanması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, Sigorta yönünden yapılan değerlendirmede: Dava dosyasına sunulan belgeler ve heyet olarak hasar oluşuna ilişkin alternatif değerlendirmeler sonucunda hasarın su yüksekliğinin barbakanları içine alacak şekilde yükselmesi duvar arkasında su birikmesine ve arka dolguların dinamik yükünün artmasına yol açmış akabinde duvarların patlamasına sebebiyet vermiş olabileceği, — hasarın Bakım Devre: sırasında meydana geldiği, Sigorta poliçesi Genişletilmiş Bakım Devresi Klozu Teminat Dışı Hallerden olan b) Her türlü doğal afet sonucu olan hasarların poliçe Özel şartı gereği teminat dışı olduğu kanaatine varılmıştır.
13.01.2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; davacının ---------- Müdürlüğünden yapımını üstlendiği taş istinat duvarının Birim Fiyat * 9 60 Fiyat Farkı ile aldığı, 07.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme fiyatları kullanılarak hesaplama yapılmış olmasına rağmen hesaplamaya fiyat farkının ilave edilmediği, Fiyat farkı imalat yapılacak bölgedeki iş güçlüğü ve çalışma zorlukları nedeni ile teklif birim fiyatlarına ilave edilmesi işveren idareler tarafından kabul edilen fark olup, ihale aşamasında da bu fiyat farkını işveren İdare tarafından da uygun görülerek, onaylandığı, O halde muhtelif kesimler sel tahribatlarının sebep olduğu 259 metre uzunluğundaki istinat taş duvarın 205,60 metresinin yıkılmış olması nedeni ile meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli olan tutarın; KDV dahil 2.749.207,78 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
24.02.2026 Tarihli Dava Değeri Arttırım Dilekçesinde Özetle; davamızın kabulüne, 2.748.207,78'nin temerrüt tarihi olan 01.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalından tahsiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Taraflar arasında, davacıların yapımını üstlendiği ---------- Müdürlüğü tarafından ihale edilen yeni köprü------- Yolu ve -------- İl Yolunda muhtelif kesimlerde sel tahribatının onarım yapım işine istinaden davacıların yapmış olduğu istinat duvarının yoğun yağışlar sonrası yıkılması nedeniyle davacıların uğramış olduğunu iddia ettiği zararı yapım işini sigortalayan davalılardan poliçe kapsamında talep edip edemeyeceği hususunda ihtilaf olduğu anlaşılmıştır.---------Ş. tarafından düzenlenmiş bulunan ---------- poliçe numaralı İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesinde; 19.07.2017-21.12.2019 başlama ve bitiş tarihli, Sigortalının --------- Müdürlüğü, sigorta ettirenin ise --------Ş. Adi Ortaklığı olduğu, işin adının ---------- Yolu ve ---------- İl Yolunda Muhtelif kesimler sel tahribatlarının onarımı yapım işi olduğu, işin yapılma yerinin --------- Yolu ve --------- İl Yolunda Muhtelif kesimler olduğu görülmüştür.
Poliçede teminatın kapsamı; “İnşaat Sigortaları Genel Şartları ... ve iş bu sigorta ve zeyilnamelerinde yazılı hüküm ve özel şartlara tabi olmak kaydıyla iş bu sigorta, konusu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, inşaat süresinde bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple her hangi bir ziya ve hasara uğramayan halini temin eder.” Şeklindedir. Yağış, sel ve seylap riskleri de sigorta kapsamına alınmıştır. Bu nedenle hasarın poliçe kapsamına dahil olduğu kanaatine varılmıştır. “Her türlü doğal afet” Teminat dışı hallerden kabul edilmiştir. Ancak, bu hasarın doğal afetten olduğu tartışmalıdır.Mahkememizce talimat keşfi ile alınan 07/02/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda hasara ilişkin yapılan hesaplama sonucu 1.736.602,33 TL tazminat hesaplanmış ve hasarın su yüksekliğinin barbakanları içine alacak şekilde yükselmesi duvar arkasında su birikmesine ve arka dolguların dinamik yükünün artmasına yol açmış akabinde duvarların patlamasına sebebiyet vermiş olabileceği, hasarın Bakım Devresi sırasında meydana geldiği, Sigorta poliçesi Genişletilmiş Bakım Devresi Klozu Teminat Dışı Hallerden olan b) Her türlü doğal afet sonucu olan hasarların poliçe özel şartı gereği teminat dışı olduğu belirtilmiştir.Mahkememizce alınan 13/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 1. Ve 2. Ek raporlar ile; --------- sayılı dosyasında düzenlenmiş bulunan 07.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda; 259 metre uzunluğunda istinat taş duvarın 205,60 metresinin yıkıldığının tespit edildiği, sel nedeni ile meydana gelen hasar miktar ve tutarının konunun uzmanı olan bilirkişilerce mahallinde yapılan keşif ve incelemeler neticesinde tespit edilmiş olduğu ve istinat taş duvarının 205,60 metresinin yıkılmış olması nedeni ile muhtelif kesimlerde sel tahribatlarının sebep olduğu hasarın giderilmesi için gerekli olan imalat miktarı ve tutarlarının (İmalat *Fiyat Farkı * KDV) — 1.736.602,33 TL olarak hesap ve tespit edildiği, bu tutarın bilirkişi heyetince de kadri maruf bulunduğu, ancak davacının --------- Bölge Müdürlüğünden yapımını üstlendiği taş istinat duvarının Birim Fiyat + % 60 Fiyat Farkı ile aldığı, 07.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme fiyatları kullanılarak hesaplama yapılmış olmasına rağmen hesaplamaya fiyat farkının ilave edilmediği, fiyat farkı imalat yapılacak bölgedeki iş güçlüğü ve çalışma zorlukları nedeni ile teklif birim fiyatlarına ilave edilmesi işveren idareler tarafından kabul edilen fark olup, ihale aşamasında da bu fiyat farkını işveren idare tarafından da uygun görülerek, onaylandığı, bu nedenle muhtelif kesimler sel tahribatlarının sebep olduğu 259 metre uzunluğundaki istinat taş duvarın 205,60 metresinin yıkılmış olması nedeni ile meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli olan tutarın; 2.749.207,78 TL olması gerektiği, inşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesinde yağış, sel ve seylap riskleri de sigorta kapsamına alındığı için hasarın poliçe kapsamına dahil olduğu tespit edilmiştir. Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile 2.749.207,78 TL'nin dava tarihi olan 09.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2.749.207,78 TL'nin dava tarihi olan 09.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 187.798,39 TL harcın davacı tarafından dosyaya yatırılan 54,40 TL peşin harç, 46.950,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 47.004,4 TL'den mahsubu ile eksik kalan bakiye 140.793,99 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 46.950,00 TL tamamlama harcı, 54,40 TL peşin harç, 571,90 TL keşif harcı, 39.100,00 TL bilirkişi ücreti, 1.799,35 TL posta tebligat masrafı, 54,40 TL başvurma harcı, 7,8 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 88.537,85 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 399.397,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.360,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2026 Full & Egal Universal Law Academy