T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/820 Esas
KARAR NO : 2026/407
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/10/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 30/10/2024 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin sınai ve tıbbi gazlar ile sınai ve tıbbi cihazların satış ve dağıtımı alanında faaliyet gösterdiğini ve davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin, davalıya sınai ve tıbbi gaz ile cihaz ürünleri satışı gerçekleştirdiğini, söz konusu satış işlemine ilişkin fatura da düzenlendiğini, söz konusu ürün satışlarına ilişkin olarak, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Davalı ile yapılan görüşmeler olumsuz sonuçlanınca, davalı hakkında, alacağın tahsili amacıyla, söz konusu faturalar,-------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyasıyla icra takibine konulduğunu, Davalı taraf, borca itirazda bulunarak takibi durdurulduğunu, Davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini sağlamak için mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğduğunu, Davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesi vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: Davacı tarafın diğer taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkillerin dava dilekçesinin içeriğinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçları bulunmadığını, takibe konu alacağa ilişkin sunulduğu belirtilen ancak tarafımıza tebliğ edilmediğinden incelenemeyen faturaların içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkillerimizin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcu mevcut olmadığını, alacağın tayini taraf defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ve alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemenin takdirinde bulunmakta olup dava konusu alacak bu itibarla likit ve belirlenebilir olmadığını, davacı taraf alacağı ispat etmek zorundadır. Takip dayanağının tarafların cari kayıtlarına ve ticari defterlerine işlenip işlenmediği belirlenmeksizin karar verilmesi hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, takibe konu faturalar veya herhangi bir somut delil niteliğinde belge taraflarına dava dilekçesi ile tebliğ edilmediğini, Davacı tarafça iddia edilen borcu oluşturacak alım satım ya da herhangi bir şekilde borç doğurabilecek bir ilişki tespit edilmediğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte; faturalar müvekkile sunulmadığını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, davanın açılmasına sebebiyet veren davacı şirket aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi vekaleten talep etmiştir. 25.04.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: Davacı taraf taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamındaki 12.169,93 TL asıl alacağı için 11.01.2023 tarihinde--------- İcra Müdürlüğü---------- Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlatmış ve takibe yapılan itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davası açıldığını, davalı taraf takibe konu faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini beyan ederek borca itiraz ettiğini, Davacının dava konusu 2023 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, e defte beratlarının GİB E yasal süresinde gönderildikleri, takibe konu faturaların ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davacı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 15.919,93 TL asıl alacağının olduğu, davacının takibe konu ettiği asıl alacak tutarının 12.169,93 TL olduğu anlaşıldığını, İki taraf vergi dairesi yazılarındaki BA BS formlarındaki davacının davalıya kestiği fatura adet ve tutarları aynıdır. Sonuç olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler ile davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan asıl alacak tutarının 15.919,93 TL olduğu, davacının takibe konu ettiği asıl alacak tutarının 12.169.93 TL olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili için --------- İcra Dairesi’nin ---------- sayılı dosyası ile 12.169,93-TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından takip dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle 15.919,93-TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının belirtilen tutarın 12.169,93-TL'lik kısmını takibe konu ettiği, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için belirlenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı ve defterlerini sunmadığından ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirket, ticari defterlerini usulüne uygun yapılan ihtarat ve tebligatlara rağmen talimat mahkemesine sunmamıştır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir .
Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu
kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi
için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve
münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya
hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır.
6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır .
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı, buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu raporda davacının usulüne uygun tutulan kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturalardan ve cari hesaptan kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan 15.919,93-TL alacaklı göründüğü, davalı yanın faturalara 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada bilgi ve belge olmadığı, faturanın usulüne uygun olduğu, tarafların BA-BS formlarının birbiriyle örtüştüğü anlaşılmış, bu haliyle faturalarda "yüksek saflıkta hidrojen gazı" "tip kira bedeli" açıklamalı malların ve hizmetlerin davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin karine oluştuğu, davalı tarafça anılan malları teslim alınmadığına yada ayıplı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı ve sözügeçen karinen aksinin ispatlanamadığı görülmüştür.
Yine, davalı şirket, ticari defterlerini yapılan usulüne uygun ihtarat ve tebligatlara rağmen mahkememize sunmamıştır. Davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları ile buna dayanak faturalar ve cari hesabın davacı lehine delil vasfında olduğu, dava konusu faturalar nedeniyle davacının davalı taraftan takip tarihi itibariyle 15.919,93-TL alacaklı olduğu, faturada yazılı malın ve hizmetin davalı tarafa teslim edilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile, davalının-------- İcra Dairesi’nin----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına, dava konusu asıl alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan kabul edilen asıl alacak olan 12.169,93-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 2.433,98-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalı takip borçlusunun --------- İcra Dairesi’nin ----------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ İLE; takibin aynen devamına,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı likit olduğundan asıl alacak miktarı 12.169,93 TL'nin % 20’si olan 2.433,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 831,33 TL harcın davacı tarafından dosyaya 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 403,73 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 5,000 TL bilirkişi ücreti, 212,50 TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.067,7 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 12.169,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesinee,
Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2026