T.C.İstanbul Anadolu6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/891 Esas
KARAR NO:2025/403
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/11/2024
KARAR TARİHİ: 27/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirketin sözleşmesel alacağının ve sözleşmeden doğan cezai şartların tahsili ile birlikte, davalı şirketin temerrüdünden kaynaklı olarak müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların tazmini için huzurdaki davayı açtıklarını, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 Rus Rublesinin muacceliyet tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; müvekkilinin husumet sıfatı bulunmadığından davanın usulden reddine, aksi halde müvekkili ile ------dava arkadaşlığı bulduğundan davanın usulden reddine, aksi halde ise ---- davaya dahil edilmesine, MÖHUK'un kanunlar ihtilafı kuralları uyarınca ----yetkili olduğundan mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesine, davanın ispatlanamadığından reddine, her halükarda işbu davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Davacı şirketin dava dışı ----- adlı şirket ile ürün tedariği ile ilgili sözleşme akdetmiş olup olmadığı, davacı şirketin dava dışı ------ adlı şirkete ürünler teslim edip buna mukabil alamadığı alacak olup olmadığı, davalı şirket olan ----şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, ---- sayılı dosyası kapsamında ---- isimli şirketin doğrudan davalı şirkete bağlı olduğuna ilişkin tespitlerin mahkememize yönünden bağlayıcılığının ne olduğu, 10.000 Rus Rublesinin davalıdan tahsili gerekip gerekmediği hususundadır. Davacı taraf tüzel kişilik perdesinin nazara alınması gerektiğini ileri sürmüştür. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile ise genel olarak, şirketin sorumlu olduğu bir borç veya yükümlülükten ortakların da sorumlu olması yahut ortakların sorumlu olduğu bir borç veya yükümlülükten şirketin de sorumlu olması amaçlanır. Ancak kişiler hukukunun temel prensiplerinden olan ayrılık ilkesinin kural olup, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ise oldukça istisnai bir yoldur. Yine belirtilmelidir ki, sınırlı sorumluluk ilkesi gereğince alacaklıların öncelikle tüzel kişiye başvurma zorunluluğu vardır. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak, ortakların veya şirketin sorumluluğuna gidilmesi istisnai bir hal olduğundan, ancak tüzel kişiden tahsil edilemeyen alacaklar için Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorinin uygulanması mümkündür. ----Somut olayda ise, davacının ------ şirketinden kesinleşmiş ve tahsil edilememiş alacağı bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Dolayısıyla davacının dava dışı yabancı şirketlerden alacaklı olup olmadığı hususunun onların taraf olmadığı eldeki davada değerlendirilmesine olanak bulunmadığından tüzel kişilik perdesinin kaldırılması hususunun nazara alınması iddiası dinlenebilir olmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.391,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/03/2025