T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2023/336
KARAR NO: 2024/495
DAVA: ÇEK İSTİRDAT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/09/2014
KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ÇEK İSTİRDAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen 09/10/2020 tarih ve 2014/1115 E. 2020/404 K.sayılı kararın İstinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 27/04/2023 tarih ve 2021/432 E. 2022/690 K.sayılı kararı ile hükmün kaldırılarak dosyanın iadesi üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı firma için kesilmiş olan keşidecisi ... Tic. Ltd Şti olan A...Şubesinin ... no.lu çek ile, keşidecisi ...Tic. A.Ş. olan ...bank/...Şubesinin ... no.lu çekin 22.09.2013 tarihinde, ...'de, fabrika binası merkezinde, kimliği belirsiz hırsızlarca kasanın açılması suretiyle çalındığını, hırsızlardan bir kısmının yakalanarak davasının ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile halen devam ettiğini, işbu çek ve çalınan diğer çeklerin iptali için ... 4. ATM ...Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, Basın İlan Kurumunda ilanları yaptırılmışken davalı (temlik eden)... A.Ş'nin bu iki çek için davaya müdahale talebinde bulunduğunu, ... 4. ATM tarafından kendilerine işbu çeklerin için istirdat davası açmaları yönünden süre verildiğini, bu nedenle iş bu davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu, dava konusu her iki çekin (23/03/2015 tarihli celse beyanında iddia somutlaştırılıp) keşideci imzası, lehdar ismi, keşide tarihi, miktar kısımlarında tahrifat yapılmak suretiyle tedavüle sürülmüş olduğunu belirterek, dava konusu iki çekin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 6361 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine göre BDDK ve Hazine Müsteşarlığı denetiminde faaliyet gösteren bir faktoring şirketi olduğunu, müvekkilinin temlik aldığı alacakların, müşterisi olan şirketlerin mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak alacakları olup cari hesaplarına kayıtlı ve faturalandırılan alacakları olduğunu, müvekkili şirket ile faktoring müşterisi... arasında imzalanan faktoring sözleşmesine istinaden faktoring müşterisinin fatura alacaklarının temlik alındığı ve söz konusu temlik işlemine istinaden dava konusu çeklerin müvekkili şirkete verildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu çeklerin bankaya ibraz edildiğini, ancak dava konusu çekler hakkında ödeme yasağı kararlarının verilmiş olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu çeklerin yetkili ve iyiniyetli hamili olduğunu, TTK md 677, 790 ve 792. Maddeler gereği müvekkilinin çekleri davacının zararına bilerek/kasten ve kötüniyetli iktisap ettiğini davacının ispatlaması gerektiğini, davacının hırsızlık/sahtecilik iddialarının kabulü halinde dahi bu iddiaların ve davacının zararının müvekkili hamil şirkete karşı değil sahtecilik yapanlara karşı ileri sürülebileceğini belirterek, dava konusu çekler hakkında istirdat istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; uyuşmazlığa konu iki adet çekin haksız yere elinden çıktığı (çalındığı) iddiasına dayalı olarak, davalı faktoring şirketinin bu çekleri ağır kusurlu ve kötü niyetli olarak iktisap (TTK.nun 792.maddesi) iddiasına dayanan Çek İstirdat davasıdır.
Yapılan yargılama sonunda mahkememizin 09/10/2020 tarih ve 2014/1115 E. 2020/404 K.sayılı kararı ile "...Davacı şirketin işyerinde hırsızlık gerçekleştiği hususu sabit olsa da, çeklerin ciro zincirinde davacı şirketin yer almadığı, çeklerin lehdarı olduğu ileri sürülse de lehdar kısmında tahrifat olmadığının ATK raporuyla tespit edilmiş olduğu, ciro zinciri arasında çeklere hamil olduğuna dair bir iddianın da bulunmadığı, sonuç itibariyle davada dayanılan deliller kapsamında davacının gerçek yetkili hamil olduğu iddiasını ispatlayamamış olduğu, kambiyo evrakının illiyetten mücerretlik ilkesi uyarınca davacı yetkili hamil olduğunu ispatlamış sayılsa bile, çeklerin istirdadını talep edebilmesi için aynı zamanda TTK md 790 uyarınca davalı hamilin çekleri kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini ayrıca ispatlaması gerektiği, bu hususun da toplanan deliller kapsamında ispatlanamamış durumda olduğu..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün İstinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 27/04/2023 tarih ve 2021/432 E. 2022/690 K.sayılı kararı ile "...mahkemece davacının dava konusu çekler üzerinde imzasının veya cirosunun bulunmadığı belirtilerek yetkili hamil olmadığı kabul edilmiş ise de; 6100 Sayılı HMK'nun 222/1 fıkrası uyarınca mahkemece, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden karar verilebileceği, dava konusu çeklerin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda, defter ibrazı sağlanarak inceleme yapılmaksızın, davacının çeklerin yetkili hamili olmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine davalının ... Şirketi olması nedeniyle, çeklerin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı araştırılırken 6361 Sayılı Kanunun 9/2 fıkrası da nazara alınarak, davalı şirketin kendi müşterisinin beyanı ile yetinip yetinmediği, çeklere dayanak gösterilen ticari ilişkinin gerçekliği hususunda herhangi bir istihbari araştırma yapıp yapmadığı, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için gerekli tedbirleri alıp almadığı hususlarında, gerekli görülmesi halinde davalı müşterisinin dayanak faturalarına ilişkin BA-BS formları getirtilip, davalı şirketin ve müşterisinin ticari defter ve kayıtları da incelerek, ortaya çıkacak sonuca göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, yalnızca dosyaya sunulan faktoring sözleşmesi ve faturalara dayalı sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22017/2425 Esas, 22017/7242 Karar Sayılı, 2019/1215 Esas, 2019/2720 Karar sayılı ilamları). Son olarak, davacının yetkili hamili olduğunu iddia ettiği çeklerin rızası hilafına elinde çıktığı iddiası bakımından, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında devam eden ceza yargılamasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediğinin, TBK’nun 74. maddesi çerçevesinde değerlendirilmemesi yerinde olmamıştır (bkz. Yargıtay 11 HD. nin 2019/4611 Esas, 2020/3330 Karar sayılı, 2019/4107 Esas, 2020/1903 Karar sayılı ilamları).
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davacı vekilinin çekin yetkili hamili olduğuna, davalının çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair iddiaları bakımından eksik araştırma yapıldığı yönündeki istinaf sebepleri yerinde bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine ..." gerekçesi ile hükmün kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmiştir.
İade kararı üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
Dava İstanbul (Kapatılan) 49 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Dosyasında açılmış "Çek İstirdat" davasıdır. Mahkemenin kapanması üzerine mahkememizin 2014/1115 E.sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmiştir.
Dava konusu çeklerden keşidecisi ... Ltd Şti olan ... Şubesinin ... no.lu 4.400,00 TL bedelli çekin ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E takip dosyasında, keşidecisi ...Tic. A.Ş. olan ...bank/Yeni ... Şubesinin ... no.lu 7.000,00 TL bedelli çekin ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...E takip dosyasında davalı tarafından takip konusu yapıldığı anlaşılmış, dosyalar celbedilmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmış, dava konusu çek asılları, takip dosyaları, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası, ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinde ... E. sayılı dosyası Uyap kayıtları, factoring sözleşmesi ve ekleri, muhatap banka ve ... 1.Noterliği yazışma cevapları incelenmiş, davaya konu çeklerin lehdar ve keşideci imzası kısımlarında tahrifat olup olmadığı hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığından iki kez rapor alınmıştır.
Adli Tıp Kurumundan alınan 12/09/2018 tarihli ilk raporda, çeklerin keşide tarihi ve miktar kısımlarında tahrifat yapıldığını gösterir bulgu bulunmadığı bildirilmiş, raporda istenen hususlardaki eksiklik nedeniyle çekler ve dosya tekrar ATK'ya tevdi edilmiş, alınan 31/10/2019 tarihli ikinci raporda da çeklerin imza ve lehdar bölümlerinde kazıntı, silinti, sürşarj vasıtasıyla tahrifat yapıldığını gösterir bir bulgu saptanamadığı tespit edilerek bildirilmiştir.
... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celbedilen Uyap kaydında, zayi nedeniyle çek iptali davasında çeklere ödemeden men tedbir kararı verildiği, davalının çeklerin elinde olduğunu bildirdiği, bunun üzerine davacıya çek istirdat davası açması için süre verildiği görülmüş, ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında da davacının işyerinden hırsızlık yaptıkları tespit edilerek yakalanan kişilerle ilgili hırsızlık suçundan yapılan yargılamaya ilişkin olduğu görülmüştür.
Yargılama sırasında dava konusu çek asılları taraflarca bildirilen takip ve dava dosyalarında bulunamadığından, tahrifat iddialarının değerlendirilmesi bakımından, yaklaşık 4 yıl boyunca çek asıllarının bulunması için yazışma yapılmış ve dosyaya intikali sağlanabilmiştir.
Muhatap bankalara yazılan yazılara verilen cevaplarda, keşideci şirketlerin aynı seriden başka çeklerinin ibraz edilerek ödenmiş olduğunu, ancak dava konusu çeklerdeki keşideci imzalarının ödenen diğer çek imzalarıyla aynı olmadığı bildirilmiştir.
Dava konusu çeklerin ön ve arka yüz incelemesinde, çeklerin gerçek lehdarı olan davacının çeklerin lehdar kısmında veya ciro zincirinde yer almadığı, çek ciro zincirlerinde kopukluk bulunmadığı, çeklerde gözle tespit edilir bir tahrifat-değişiklik bulunmadığı, davalının factoring sözleşmesi akdettiği ve kredi kullandırdığı son cirantadan çekleri (temlik aldığı fatura alacağına istinaden) tevdi bordrosuyla temlik alan yetkili hamil göründüğü tespit edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 27/04/2023 tarih ve 2021/432 E. 2022/690 K.sayılı iade kararı üzerine BA/BS formları getirtilerek dava konusu çeklerin davacının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı temlik eden faktoring şirketinin sorumluluğu yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
24.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda;
Davacı şirketin 2013 -2014 yıllarına ait ticari defterlerinin (Mülga 6762 sayılı ETTK 66.maddesi) 6102 Sayılı Yeni Ticaret Kanunun 64.maddesi ve 213 sayılı VUK.nun ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulduğu, defterlerin TTK.nun 69 ve 213 sayılı kanunun 216.md gereğince açılış tasdikleri süresinde yapıldığı, ticari defterlerin VUK 228-226 md gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulup kazıntı ve silintiye rastlanmadığı, ETTK.nun 70/6 ve 72/3.maddeleri ile YTTK 64/3.maddesi gereğince ticari defterlerin süresinde kapanış tasdiklerinin yapıldığı, ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit ettiği bilirkişi tarafından tespit edildiğinden defterlerin TTK.nun 85 ve HMK.nun 222. maddesi gereğince davacı lehine delil niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davaya konu çeklerin kayıtlı olmadığı tespit edilmiş, bilirkişi tarafından davacı şirketten bu çeklerin davacı şirket edinimine dayanak tahsilat makbuzu gibi teslim evrakı talep edildiğinde ise teslime dayanak evrak olmadığı yönünde sözlü olarak bilirkişiye beyan edildiği rapordan anlaşılmaktadır. Yine bilirkişi yaptığı görüşmede ... banka ait 4.400,00 TL tutarlı çekin boş hali ile çalındığı ve sonrasında çek lehtar ve cirantaları doldurularak faktöringe konu edildiği bilgisinin verildiğini, bu çekin keşidecisi olan firmalar... ...ve kp dokunmamış hijyenik ürünleri şirketleri ile Davacı Palazlı Makine şirketinin (ortaklık yapıları aynı) merkez adreslerinin aynı olduğu ve çek keşidecisi şirketler nezdinde bulunan çeklerin çalındığının beyan edildiği. dolayısı ile çek suretlerinde de iptal edilmiş ciranta durumunda dahi davacı Palazlı makinenin taraf olmadığının tespit edildiği rapor edilmiştir.
Dava konusu çekler davacının defterlerinde kayıtlı olmadığından ve hangi mal alım/satımı ve dolayısıyla fatura karşılığı alındığı da belli olmadığından BA/BS formları üzerinde değerlendirme yapılması olanaklı görülmemiştir.
Faktoring şirketinin sorumluluğu yönünden ise; Davaya konu faktoring işlemlerine konu çekin ödeme araçları alacak bildirim formunun dosyada görülmediği, davalı şirketin davaya konu ödeme araçlarını temlik aldığı, ancak dava dışı faktoring şirketinin ticari defterleri üzerinde inceleme yetkileri bulunmadığı, dava dışı ... faktoring tarafından alınan çekin faktoring mevzuatına uygun olarak alınıp alınmadığı hususlarının incelenmesi için davalı faktoring şirketinden 25.03.2024 tarihinde faktoring işlemine konu evrakların talep edildiği ancak gelen cevap yazısında evrakların faktoring şirketinden talep edildiği ve incelememize sunulması için henüz dönüş beklediklerini bildirdikleri, rapor tarihi itibari ile faktoring işlemine konu çeklerle ilgili henüz; faktoring işlem sonrasında ... şirketine yapılan ödemenin dekontu, faktoring işleminin çek tevdi bordrosu, davaya konu çekleri faktöringe konu eden .... şirketinin kendinden önceki ciranta ... şirketine düzenlenen fatura ve bu fatura içeriği ürün/hizmetin gerçekleştirdiğine dair evrak, faktoring işlemine konu faturaların üzerinde "alacağın tamamen veya kısmen temlik edildiğine dair" ibare mevcut olmadığı, zorunlu uygulama çerçevesinde bu ibarenin yer aldığı bir etiketin (sticker) alacağı kısmen veya tamamen temlik edilen fatura üzerinde mevcut olup olmadığı hususunda inceleme, 6361 sayılı yasanın 38. maddesi, Faktöring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi ve BDDK’nın 8.7.2010 ve 4.1.2011 tarihli genelgelerinde yer alan faktoring şirketlerinin alacakların devralınmasında uyulması gereken yükümlülüklerinin tam olarak yerine getirmediği ve faktoring işleminde şirketin alacağın temlik edildiği faturaya konu bulunan mal tesliminin son ciranta muhatabına gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konusunda gerekli araştırmayı yapma zorunluluğunun tam olarak yerine getirilip getirilmediğine dayanak evrak belge ibraz edilmesi durumunda tespit yapılabileceği bildirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Davacı taraf söz konusu çekleri aldıktan sonra ticari defterlerine kaydetmemiş, yetkili hamil olduğunu belgeleyen hiç bir evrak düzenlememiştir. Söz konusu çekler ile davacı arasında hiç bir bağ kurulamamaktadır. Bu nedenle davanın reddi gerekmiştir.
Davacı ile dava konusu çekler arasında illiyet bağı kuruladığından ve yetkili hamil olduğu ispatlanamadığından, 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek, faktoring şirketinin sorumluluğu yönünde ayrıntılı araştırma yaparak ek rapor alınmasına ve gerek görülmemiştir.
Aynı şekilde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 13. Hukuk Dairesinin 27/04/2023 tarih ve 2021/432 E. 2022/690 K.sayılı kararında işaret edilen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında devam eden ceza yargılamasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiği yönünden ise; ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.03.2017 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararının beraatle sonuçlandığı ve 04.04.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından bu husus değerlendirme dışı bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 194,70-TL harçtan mahsubu ile eksik 232,90-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 11.400,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.01/07/2024
KATİP
HAKİM