T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2019/636
KARAR NO: 2024/590
DAVA: ALACAK (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/11/2019
KARAR TARİHİ: 23/09/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalılardan ... firmasının ...'de bulunan dava dışı ... isimli şirketin temsilcisi (Türkiye mümessili) gibi hareket ederek, müvekkilini ... şirketinden yüklü miktarda bir mal (iplik) alımına teşvik ettiğini, müvekkilinin adı geçen ... firma ile iplik alımı için 11.02.2013 tarihinde anlaşmaya vardığını, iplik tedarik sözleşmesine istinaden ... firmasına toplam 1.766.571,12.-USD ödeme yapıldığını, ancak anlaşmanın yapıldığı 2013 yılında sadece 868.892,40.-USD” lik mal teslimi yapıldığını, ... yetkilileri ilc defalarca görüşülmesine ve tüm ihtarlara rağmen 2016 ve 2018 yıllarında yapıları 158.545 USD” lik ek teslimatın dışında kalan 739,133.,72 USD karşılığı teslimatın bugüne kadar yerine getirilmediğini, bu süreçte ... firması ile görüşüldüğünü, ticari iş birliği içinde olmadıklarını iddia ederek muhatabın ... şirketi olduğu yönünde yanıt verildiğini, oysa ki müvekkili şirketin tüm bu süreçte ...' de bulunan şirket ile hiçbir şekilde iletişim kurmadıklarını, yurt dışında herhangi bir kimse ile görüşmediklerini, tüm sürecin ... tarafından yönetildiğini, ... şirkete ait olduğu iddia edilen telefenlara hiçbir şekilde ulaşılamadığını, zira; ... şirketinin davalılar ... ve ... şirketleri tarafından ticari faaliyetleri kapsamında kullanılan bir paravan şirket olduğunu, teslimatı yapılmayan malların akreditif ödemelerinin alınması için ... tarafından ibraz edilen CMR taşımacılık belgelerinde kaşe ve imzası bulunan .... Ltd. Şti.' ne müvekkil şirketçe gönderilen ihtarnameye verilen cevapta, mezkur nakliye şirketi belgelerin sahte olduğunu, İmzaların kendilerine ait olmadığını, bu hususta yasal yollara başvuracaklarını beyan ve iddia ettiklerini, bu hususta ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın ... sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, piyasada faaliyet gösteren diğer tekstil firmalarının da adı geçen şirket ile benzer sorunlar yaşadığı yönünde duyumlar aldıklarını ve teslimatların hiçbir zaman yapılmayacağını, 739.133,72 USD'lik bakiyenin de ödenmeyeceğini anladıklarını, yapılan araştırmalar neticesinde; ...'de bulunan ... şirketinin sahibi ile ... Tekstil'in ortaklarının aymı kişiler olduğu, bu şahısların hukuki ve cezai sorumluluktan kaçmak adına ...' de bulunan şirketleri üzerinden anlaşmalar ve satışlar vaparak, nakliye şirketleri ile de iş birliği içinde hareket ederek haksız kazançlar elde ettiklerini, intemet üzerinden Google arama sayfasına ... şirketinin unvanı yazılarak arama yapıldığı takdirde doğrudan ... A.Ş. ismine ve ... A.Ş. ile ilgili sonuçlara ulaşıldığını, açılan sayfalara girildiği takdirde, iş ve çalışan bulma amaçlı olarak kullanılan ... ve ... isimli sitelerde ... adına verilen iş ilanlarında ve ... sayfasında ... 'in isminin ve logosunun bulunduğunun açıkça görüldüğünü, ...' nin ... kantonunda mukim ... firmasının bağlı bulunduğu ... sicil müdürlüğüne ait olan internet adresinden ... şirketinin adı yazılmak suretiyle yapılan aramada şirket kayıtlarına ve şirketin ana sözleşmesine ulaşıldığını, şirketin sermayesi ile ilgili olan başlık altında ... 'in ortağı olan ...ile ... A.Ş.nin adının görüldüğünü, ...'nın ortağı olan... Tic, A.Ş.' nin ortakları ..., ..., ... ve ... A.Ş.'ve faaliyet adresinin de ... olduğunu, ...'ın ortağı olan, tüm bu süreçte müvekkili ... şirketi ile ticaret yapmaya yönlendiren ve tüm görüşmeleri gerçekleşliren ... A.Ş.nin ortaklarının da; ..., ..., ....ve .... olduğunu, ... firmasının adresinin de ... ile aynı olup şirket ... adresinde faaliyet gösterdiğini, tüm bu husuşların ticaret sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ... şirketine ait olan internet sitesinin Türkiye' de kayıtlı alduğu ve sitenin Türkiye' den yönetildiğinin açıkça görüldüğünü, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalılar ....A.Ş., ... A.Ş. ve dava dışı ... şirketlerinin aslında aynı şahıslara ait olan ayrı şirketler olduğunu, şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, ... şirketinin diğer iki Türk şirketi taralından paravan bir şirket olarak kullanıldığını, Türk Ilukuku' nda ve Yargıtay kararlarında da kabul edilerek benimsenen “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması” teorisine istinaden mezkur şirketler arasındaki organik ve hukuki bağ göz önünde bulundurularak müvekkilin alacağından tüm şirketlerin sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, somut olayda da davalı şirketler ... Tekstil ve ... dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak borçlarını ödememek adına ... şirketi arkasına sığınarak alacaklıların alacaklarını tahsil etmesinin önüne geçtiklerini, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkil şirketin toplam 4.213.062 TL - 739.133,72 USD'lik alacağının şimdilik 100,000 TL'sinin işlemiş ve işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte şirketler arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisine istinaden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alım-satım sözleşmesinin tarafının ... firması olup müvekkili ... şirketinin dava dışı ... firmasının Türkiye tekstil temsilcisi olup husumet konusu malların alım-satımına aracılık ettiğini, ... ve ... arasında 18.01.2000 tarihinde imzalanan "Acentelik" sözleşmesi ile görüleceği üzere müvekkili ... şirketinin acente olarak hizmet verdiğini, bu nedenle husumet konusu mallar ile ilgili herhangi bir sorumluluk izafe edilmesinin mümkün olmadığını, zira bir çok yabancı şirketin alım-satım işlerine aracılık edildiğini, Müvekkil şirket ... açısından ise ; şirketin 12/10/2001 yılında ..., ...,..., ... ve ... tarafından kurulduğunu, şirket hisselerinin 16/05/2011 tarihinde ... ve müvekkil şirket ..A.Ş. ile ... ve ... tarafından alındığını, paravan şirket durumunun olmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini, dava dışı ... ile arasında akdedilen sözleşmede ortaya çıkan uyuşmazlıklarda ... Kanunlarının uygulanacağı ve ... Mahkemelerinin yetkili olduğunun düzenlendiğini, organik bir bağ iddiaların hiç bir mesnedi ve haklı tarafı olmadığını, dava dışı ... tarafından müvekkili şirket ...'nın ...'e ait bir takım hisselerinin satın alındığını, iddia edildiği gibi müvekkil şirket...nın ...'nın ortağı olmadığını belirterek, öncelikle davanın husumet nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde davanın ulusal yetki nedeniyle usulden reddine, olmadığı takdirde davanı esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari alım satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, organik bağ nedeniyle tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır.
Taraflar arasında, davacı ile dava dışı ... arasındaki ticari ilişkiye davalı ... firmasının aracılık ettiği üzerinde tartışma yoktur.
Çözümlenmesi gereken sorun, dava dışı ... firması ile davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, tüzel kişilik perdesinin davalılar tarafından kullanılarak davacının alacağını elde etmesine engel olunup olunmadığı, öyle ise ve varsa alacağın miktarı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davalı şirketlerden ... Tic. A.Ş.'nin ... Ticaret Odası ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden dosyaya gelen dökümlerdeki kayıtlarının incelendiğinde ... sicil numarası ile 20.11.2001 tarihinde ..., faaliyet konusunun ev tekstil Ürünleri olduğu ve şirket Ortaklarının olan ..., ..., ... oldukları görülmüştür.
Yine Ticaret Sicil Kayıtlarının incelenmesinde; ... Sicil numarasında kayıtlı, 16.04.1998 tarihinde tescili yapılan ... A.Ş.'nin ortaklarının da aynı kişilerden oluştuğu, faaliyet konusunun Toptan Dış Ticaret olduğu ve her İki şirketinde adreslerinin aynı adres olduğu, şirket yetkilisinin ...olduğu görülmüştür.
Talimat yoluyla alınan 6.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler talimat yoluyla incelendiğinde, ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi tarafından, davacı ... Tic. A.Ş. tarafından dava dosyası ekinde sunulan dava dışı ... firmasına yapılan ödemeler ve alış faturaları, cari hesap ekstresi ile incelemeye ibraz edilen Davacı ... Tic. A.Ş.“nin ticari defterleri incelenmiş, defterleri ile cari hesap ekstresi karşılaştırılmış; Davacı ... Tic. A.Ş. firmasının, dava dışı ... (...) firmasından 2012- 2013- 2016 ve 2018 yıllarında, Toplam 11 adet Gümrük Giriş Beyannamesi ile 1.027.437,40.-USD ithalat yaptığı ve mal aldığı, 2012-2013 yıllarında ise 8 adet ve toplamda 1.766.571,12 USD tutarında Mal Bedeli transferi yaptığı, davacının 1.766.571,12.-USD ödediği, 1.027.437,40.-USD İthalat Mal Bedeli karşılığında Dava Dışı ... (...) firmasından Toplam 739.133,72 USD (Fazla Ödemeden Kaynaklı) alacaklı olduğunun ticari defter ve kayıtlardan tespit edildiği, dava tarihi (20.11.2019) itibariyle USD TCMB döviz alış kuru 5.6964 TL olarak kabul edilmesi durumunda 739.133,72.-USD karşılığı TL Tutarı 5,6964 x 739.133,72.-USD = 4.210.401,32.-TL davacının dava dışı ... firmasından alacaklı olduğu ticari defter ve kayıtlardan tespit edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalıların defter ve belgelerinin incelenmesi ve Tüzel Kişilik Perdesinin aralanması yönünden alınan 09.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı her iki şirketi ticari defter kayıt ve belgelerinin incelenmesinde özetle; Davalı tarafların her ikisine ait 2012 Yılı Ticari Defterlerinin incelemeye sunulmadığı, raporda tablo halinde belirtildiği üzere bazı yıllara ait defter ve belgelerin ibraz edilemediği ve bazı yıllara ait ticari defterlerin yazılmadığı ve yine bazı yıllara ait defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmadığının görüldüğü, davalı şirketlerin defterlerinin bazılarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak kayıtlarının usulüne uygun yapıldığı, 213 sayılı V.U.K.’nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra nolu VUK Genel Tebliği ve 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış tasdiklerinin yapıldığı ancak kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapılmadığı, İncelemeye sunulan defter kayıtlarında İ... Firması ile davalı şirketlerin ticari ilişkilerinin eski yıllara dayanarak 2019 yılına kadar ticari ilişkilerinin ve borç alacak hesaplarının kayıtlarda görüldüğü, Davalı şirket ... Tekstil A.Ş.’nin mümessil şirket olduğu defter tasdiklerinde belirtildiği saptanmıştır.
Davalı ... Tic. A.Ş.’nin defter kayıtlarına göre; ... kapanış 31.12.2019 tarihli yevmiye kaydında 120. Alıcılar Hesabında 650.903,69TL ve 159. Alınan avanslar hesabında 19.434,12TL borçlu olduğu görüldüğü bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalı ... Şirketinin ise 2017 yılı kapanış kaydında ... 1.844.952,03TL borçlu gözüktüğü yine bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davacı ... A.Ş.’nin Vergi Dairesinden Dosyaya Gelen BA Formlarının İncelenmesinde; 2012 Yılı Nisan ayında 122.474,00TL, 2013 Yılı Mayıs ayında 738.012,00TL, 701.628,00TL, 2018 Yılı Ağustos ayında 398.662,00TL tutarlarda mal alımlarının olduğu ve bu alımlarının BA Formlarında bağlı bulunulan vergi dairesine bildirildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması / Organik Bağ Yönünden;
Tüzel kişilik perdenin kaldırılması teorisi, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının önemli bir istisnasını teşkil etmektedir.
İş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Yargıtay, iki tüzel kişi arasında perdenin çapraz kaldırılması durumunda organik bağ kavramını kullanmaktadır. Şirket ortak ve yöneticilerinin aynı veya ilişkili kişiler olması gibi akrabalık ilişkileri, şirketlerin ticaret unvanlarının, adreslerinin ya da faaliyet alanlarının aynı veya benzer olması gibi kriterler dikkate alınmaktadır.
Organik bağ ile perdenin kaldırılması teorisi arasında benzerlikler ve farklılıklar vardır. Organik bağ kavramı özellikle perdenin çapraz kaldırılması ile benzerlik göstermektedir. Perdenin çapraz kaldırılması yoluna gidilebilmesi için iki şirket arasında ekonomik bütünlük şartı aranırken organik bağın varlığı açısından böyle bir şart aranmamaktadır.
Raporda da atıf yapıldığı gibi, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, bazı şartların varlığı halinde, tüzel kişilik dikkate alınmadan, mezkûr kişiliğin arkasına saklanan kimsenin borçtan sorumlu tutulması veya çiğnediği yasağın sonuçlarına katlanmasıdır. Perdenin kaldırılması kavramı Türk Hukukunda düzenlenmemiştir. Böyle bir düzenleme yabancı hukuklarda da yoktur. Kavram esasen mahkeme kararları (case law) ve öğretinin ürünüdür (Poroy, Reha/ Tekinalp, Ünal/Çamoğlu, Ersin: Ortaklıklar Hukuku I, İstanbul 2019, s. 106).
Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması doktrinde türlere tabi tutulmaktadır.
1.Tüzel Kişilik Perdesinin Düz Kaldırılması; Tüzel kişilik perdesinin düz kaldırılması, tüzel kişiliğin sorumluluk alanının ortaklarını da kapsayacak şekilde genişletilmesidir. Böylelikle tüzel kişi ile üçüncü kişi arasında yapılmış olan bir hukuki işlem nedeniyle, üçüncü kişi ile doğrudan her hangi bir hukuki ilişkiyi girmeyen ortaklar da sorumlu kılınmaktadır. Ortaklar tüzel kişi ile beraber borçtan müteselsilen sorumlu olmaktadır. Tüzel kişilik perdesinin arkasındaki kişi veya kişiler gerçek kişi ya da tüzel kişi olabilir. Uygulamada genellikle bu kişi bir hâkim şirket olmaktadır.
2. Tüzel Kişilik Perdesinin Ters Kaldırılması; Tüzel kişinin ortaklarının şahsi alacaklıları, alacaklarını ortağın payının haczi suretiyle tüzel kişiliğin malvarlığından dolaylı olarak tahsil edebilir. Tüzel kişilik perdesinin ters kaldırılması durumunda, ortakların şahsi borçlarından ötürü doğrudan tüzel kişiliğin malvarlığına müracaat edilebilmektedir.
3. Tüzel Kişilik Perdesinin Çapraz Kaldırılması; Tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması çoğunlukla şirketler topluluğu halinde oluşmaktadır. Hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte şirketler topluluğunu oluşturmaktadır (TTK m.195/4). Bu durumda şirketler topluluğunu oluşturan hâkim şirket ile, bağlı şirketler arasındaki perdenin kaldırılması söz konusudur. Perdenin çapraz kaldırılması sırası ile tüzel kişilik perdesinin önce ‘ters kaldırılması’ daha sonra da ‘düz kaldırılması’ ile gerçekleşmektedir (Şirketlerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi ile Organik Bağ Kavramının İş Uyuşmazlıkları Hakkında Verilen Kararlardan Hareketle Karşılaştırılması, ..., ...). Bilirkişi raporunda bu durumun kardeş şirketler arasında yaşandığına işaret edilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporunda, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gelen ... tarih ve ... sayılı yazı ve ekindeki CD ve belgelerin incelenmesinde, ... A.Ş ile ... Tic. A.Ş. nin ortaklarının gerçek kişiler açısından aynı olduğu (...- ...- ..., ...); şirket adreslerinin aynı olduğu; şirket yetkililerin aynı kişi olduğu (...); (04.11.2019 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağından tespit edildiği üzere) davalılardan ... Tekstil San. ve Ticaret AŞ’nin diğer davalı ...Tic. AŞ’nin de pay sahibi olduğu ve toplantıda ... tarafından temsil edildiği, bu bağlamda her iki firma arasında organik bağ bulunduğu ancak, Davalı tarafından sunulan belgede dava dışı ... nın 18.01.2000 tarihinde ...’de kurulduğu, tekstil işi yaptığı, yöneticisinin Lozan’da oturan ... olduğu görülmekte olup, belgenin geçerliliğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, dosyadaki belgelerden dava dışı ... ile davalılar arasında organik bağ kurulmasına yeterli veri bulunmadığı, yetkili bir bilirkişi tarafından davacının ileri sürdüğü internet bilgileri incelendiğinde sonucun değişişebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bunun üzerine bilgisayar yazılım mühendisi bir bir bilirkişi heyete dahil edilerek ek rapor alınmış, verilen 14.11.2023 tarihli ek raporda; Bilgisayar mühendisi teknik bilirkişi yaptığı incelemelerde dava dışı ....firmasının web sayfası görünümünü görsel olarak rapora eklemiştir. Firmanın web adresi "..." dur. Web sayfasının renksiz.net adında Türkiye'den bir firmanın yaptırıldığı tespit edilmiştir. İletişim numaraları ... ülkesine aittir. ... üzerinde ... adıyla aratıldığında, Kariyer.net üzerinde dava dışı ... için veirlen iş ilanlarının çıktığı, ancak, Web arşivinde yapılan araştırmada, 5 Mayıs 2018 tarihinde verilen ilanda, Davalı ... firmasının da ilanda logosunun olduğu görülmüş, bu görsellerde rapora eklenmiştir.
Dava dışı ... (...), davalı ... firması (....com.tr) ve diğer davalı ... firması (...) web sitelerinin alan adı kaydı karşılaştırmasında ise tüm alan adlarının ... den alındığı, Tüm alan adlarının (domainlerin) dnx 1.... adresine yönlendirildiği tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, ..., .... ve ... alan adlarının hepsinin ...' den alındığı, üç web sitesinin de domain yönlendirmelerinin dnx1.... adresine yapıldığı, ...'de kurulan bir firmanın, ... firmasını bilip buradan alan adı alması yada ... yönlendirmesinin ...'a yapmasının, Dünya da çok daha tanınmış...firmalar varken, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, alan adları ile ilgili ... kuruluşu olan ...'e müzekkere yazılarak web sitesi sahiplik bilgilerinin öğrenilebileceği, ... firmasının, 5 Mayıs 2018 tarihinde ... üzerinden verilen ilanda, davalı ... firmasının da ilanda logosunun da görüldüğü, ... firmasının web sayfasını renksiz.net adında bir web sayfasını yöneten biri tarafından yapıldığı, tüm Alan adlarının aynı yerden kayıt edildiği, Tüm web sayfalarının aynı ... kayıtlarına yönlendirmiş olmasının bir rastlantı olmayacağının göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek kesin bir kanaat verilememiştir.
Eksiklik kalmaması bakımından raporda işaret edilmesi ve tarafların talebi dikkate alınarak, 11.12.2023 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile "..., ....com.tr ve ... alan adlarının ...kuruluşu olan ...'e müzekkere yazılarak web sitesi sahiplik bilgisinin sorulmasına" karar verilmiş, verilen cevabi yazıda:
...
Alan adı sahibi: ..., e-posta: ...., oluşturulma tarihi; 03.01.2023, yenileme tarihi 28.02.2024, sonraki fatura tarihi; 23.02.2204
....com.tr
Alan adı sahibi: ... Tic. A.Ş., e-posta: ..., oluşturulma tarihi; 20.03.2020, yenileme tarihi 13.08.2024, sonraki fatura tarihi; 08.08.204,
...
Alan adı sahibi: ..., e-posta: ..., oluşturulma tarihi; 04.09.2022, yenileme tarihi 26.09.2024, sonraki fatura tarihi; 21.09.2204
Olarak bildirilmiştir.
Yazı cevabından da anlaşıldığı kadarıyla alan adları ve oluşturulması, faturalandırmalar Türkiye'deki firma üzerinden yapılmaktadır.
Teknik bilirkişinin de haklı olarak işaret ettiği ve mahkememizce de kabul edildiği üzere, merkezi ... ülkesinde bulunan dava dışı ...firmasının, Avrupa ve Dünya'da bu işin çok daha uzmanı olan, daha profesyonel, daha tanınmış global firmalar dururken, Türkiye'deki ... firmasını tercih ederek buradan alan adı alması yada ... yönlendirmesinin ...'a yapmasını hayatın olağan akışına, günlük yaşam tecrübelerine ve iş hayatının gereklerine aykırı bulunmuştur. Yine aynı şekilde dava dışı ....firmasının web sayfası renksiz.net adında Türkiye'den bir firmaya yaptırılmıştır. ... üzerinde... adıyla aratıldığında, ... üzerinde dava dışı... için veirlen iş ilanlarının çıkmaktadır. Web arşivinde yapılan araştırmada, 5 Mayıs 2018 tarihinde verilen ilanda, Davalı ... firmasının da ilanda logosunun olduğu görülmüştür.
Davalı ... ...A.Ş.nin ana sözleşmesinin 16.04.1998 tarihinde tescil edildiği, Ticaret Sicil Gazetesi'nin ... tarih ve ... sayılı nüshasında ilan edildiği, yine ... Ticaret Sicil kayıtlarına göre dava dışı ... firması 13.01.2000 tarihinde kurulduğu, 5 gün sonra 18.01.2000 tarihinde acentalık sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır. Yeni kurulan bir şirketin, kuruluşundan 5 gün sonra Türkiye'de mukim ve yeni kurulmuş (1,5 yaşında) bir şirket tarafından, üstelik bir başka ülkedeki şirketin tespit edilerek ve çok kısa süre içerisinde sözleşme imzalanmış olması iş yaşamının gereklerine ve hayatın olağan akışına uygun bulunmamış, tesadüf olarak kabul edilmemiştir. Bütün bunlar bir arada değerlendirildiğinde dava dışı firma ile davalı ... firması arasında organik bağ olduğu kabul edilmiştir.
Yine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gelen ...tarih ve ... sayılı yazı ve ekindeki CD ve belgelerin incelenmesinde, ... Tic. A.Ş ile ... Tic. A.Ş. nin ortaklarının gerçek kişiler açısından aynı olduğu (...- ...- ..., ...); şirket adreslerinin aynı olduğu; şirket yetkililerin aynı kişi olduğu (...); (04.11.2019 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağından tespit edildiği üzere) davalılardan ... AŞ’nin diğer davalı ... AŞ’nin de pay sahibi olduğu ve toplantıda ... tarafından temsil edildiği anlaşıldığından, bu bağlamda her iki firma arasında organik bağ bulunduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi heyeti de aynı görüştedir.
Davalı tarafların her ikisine ait 2012 Yılı Ticari Defterlerinin incelemeye sunulmamıştır. Davalı ... Tic. A.Ş.'nin 2016-2017-2019 Yılına ait Yevmiye defterinin kapanış kaydı yoktur. 2013 yılına ait Envanter defteri ve Yevmiye defteri sunulmuş ancak yevmiye defterinin kapanış kaydının olmadığı görülmüş, diğer defterler sunulmamıştır. Yine 2018 yıllarına ait defterler hiç sunulmamıştır.
Davalı ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş.'nin 2013 ve 2019 yıllarına ait yevmiye defterinin kapanış kaydı yoktur. 2015 yılına ait defterlerin ise daha önceden mahkemeye bilgi verilmesi gerekirken, inceleme gününde ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğundan ibraz edilemediği bilgisi verilmiştir.
Davalıların defterlerinin düzenli tutulmadığı, kayıtların sağlıklı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı tarafın usulüne uygun olarak tutultuş, TTK hükümlerine göre delil niteliğini haiz defter kayıtlarına itibar etmek gerekmiştir. Zira defter kayıtlarına göre yapılan ödemeler ve gümrük beyannamelerine göre alınan mallar belli olup, defter kayıtları ile davacının iddiasının doğrulandığı davacının dava dışı ... firmasından 739.133,72.-USD alacaklı olduğu, bu firma ile davalılar arasında organik bağ olduğu sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-100.000,00-TL alacağın dava tarihi olan 20/11/2019 tarihinden geçerli ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin hakların SAKLI TUTULMASINA,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 6.831,00-TL olup, peşin alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 390,30-TL, bilirkişi ücreti 13.170,00-TL'den oluşan 13.560,30-TL yargılama gideri ile 44,40-TL başvuru harcı, 1.707,75-TL peşin harç toplamı 15.312,45-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.23/09/2024
KATİP
HAKİM