T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2021/746
KARAR NO: 2024/669
DAVA: TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/11/2021
KARAR TARİHİ: 14/10/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ekinde yer alan tespit tutanakları fotokopilerinden de anlaşılacağı üzere 25.02.2021 tarihinde ... adresinde, davalı ... A.Ş tarafından elekirik kablolarının döşenmesi esnasında içme suyu hattına hasar verildiğinin tespit edildiği, ilgili adreslerde meydana gelen hasarın kamu hizmetinin aksamaması için davacı kurumun teknik ekiplerince giderildiğini, davalıya hasar bedelini ödemeleri için gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla; 9.110,61 -TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet nedeniyle reddi gerektiğini, zira söz konusu adreste müvekkilinin çalışması olmadığını, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenmiş tutanakları kabul etmediklerini, arada illiyet bağı bulunmadığını (Emsal; Yargıtay HGK.nun E:...; K:... sayılı 03.02.2010 tarihli, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 23/09/2013 tarihli ve ...E. ... K.ile aynı dairenin 16.03.2016 tarihli, ... E. Ve ... K.), davacıya ait kabloların hiçbir koruma tedbiri alınmadan, teknik şartnameye açıkça uymadan döşendiğinden, emniyet mesafelerine uymadan müvekkil şirketin iletim ve dağıtım tesisine olması gerekenden daha yakın olması nedeniyle ve çoğunlukla davacı kurumun ağır kusuruyla hasar meydana geldiğini, TBK m.69’a göre yapı eserlerinin malikinin;“bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlü” olduğundan sorumluluğun davacıya ait olduğunu,...tarafından içme suyu hattının "İçme ve Kullanma Suyu Temini ve Dağıtım Sistemleri Hakkında Yönetmelik" ile ilgili mevzuata uygun döşenip döşenmediğinin tespiti gerektiğini, yine hasara uğrayan hatta...tarafından gerekli bakım çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, hattın yıpranma, eskime durumu olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, hasar olayı nedeni ile davacı tarafın zararını giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri genel idare giderleri arasında olup olmadığı, dava konusu hasar olayı gerçekleşmiş olmasaydı dahi talep ettiği bu kalemlere ilişkin giderleri zaten yapıp yapmayacağının tespiti gerektiğini (Emsal; Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin... Esas, ... K. sayılı 24.01.2012 tarihli ilamı), kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen alacağa ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, hem temerrüt faizi hem avans faizi birlikte istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; haksız fiil nedenine bağlı olarak uğranılan zararın, sorumlu olarak görülen davalıdan tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de hasar tarihinin 25.02.2021, dava tarihinin ise 15/11/2021 olması nedeniyle TBK.nun 72.maddesinde belirtilen 2 yıllık dava zamanaşımı süresi dolmadan dava açıldığından, davacı vekilinin itirası yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, dava konusu olaya konu çalışmanın bulunduğu yerdeki hasarın kim tarafından verildiği, kusur oranı ve zararın miktarı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacı kurum çalışanları tarafından 25.02.2021 tarihli tutanak ile ... sonu adresinde ihbar üzerine yapılan kontrolde, ... yetkililerince yapılan elektirik direği çalışması esnasındaki kazı sonucu 150'lik içme suyu hattına zarar verildiğinin görüldüğü, ekipleri tarafından tamiratın yapıldığı açıklaması ile Hasar Tespit Tutanağı düzenlenmiştir.
Davalı taraf tutanağı kabl etmediğinden, tutanak düzenleyici görevliler tanık olarak dinlenmiştir.
Tutanak tanığı ... beyanında; "Ben ...'de arıza bölümünde çalışıyorum, halen orada görevliyim, olay gününü hatırlıyorum, bizim bölge sorumlumuz var, bize adresi verdi, an itibariyle adrese gittiğimizde ... elektrik kurumunun çalıştığını gördük, elektrik direğini dikerken bizim çelik su borusuna zarar verdiğini gördük, borudan su boşalıyordu, hemen tamiratını yaptık, oradan ayrıldık, sorumlu arkadaş tutanağı düzenlemiş bizi de görgü tanığı olarak tutanağa ekledi, biz de imzaladık", demiş, beyanların tutanak içeriği ile uyumlu olduğu görülmüş, dava dilekçesine ekli tutanak tanığa gösterildiğinde de imzanın kendisine ait olduğunu söylemiştir.
Davalı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda ise "ben kazanın meydana geldiği ânı tabi ki görmedim, olaydan sonra hasar mahalline gittik ve tespitimizi yaptık, ortalama 40 dakika kadar sonra olay yerine gittik." demiştir.
Tutanak tanığı... beyanında; "Ben ...'de kepçe operatörü olarak çalışıyordum, şu anda emekliyim, çalışmıyorum, biz olay bölgesine su arıza ekibinde çalıştığımız için bizim kontrol amirimiz ...haber verdi, arıza olduğunu söyledi, 45 dakika 1 saat sonrasında olay yerindeydik, oraya gittiğimizde...'ın elektrik direği için yer kazıyorlardı, kazı sırasında 100'lük boruya zarar verdiklerini gördük, sular akıyordu, ...bölgedeki suyu kesmişti, biz de tamiratı yaptık, biz borunun patlatıldığı anı görmedik." demiş, beyanların tutanak içeriği ile uyumlu olduğu görülmüş, dava dilekçesine ekli tutanak tanığa gösterildiğinde de imzanın kendisine ait olduğunu söylemiştir.
Tutanak tanığı ... beyanında;. "Ben olay tarihinde ve halen ...'de temiz su kontrol biriminde teknik serviste çalışırım, olayı hatırlıyorum, ben bölgede 20 senedir görev yapıyorum, su borularının geçtiği mahalde elektrik direği daha önce yoktu, bu yüzden iyi biliyorum, buraya elektrik direği diktiler, zaten su borusu da elektrik direğinin çok yakınındadır, direk dikilirken 150'lik içme su borusuna zarar verdiğini gördük, arızayı ben tamir ettirdim, biz olay yerine ihbar nedeniyle gitmiştik." demiş, beyanların tutanak içeriği ile uyumlu olduğu görülmüş, dava dilekçesine ekli tutanak tanığa gösterildiğinde de imzanın kendisine ait olduğunu söylemiştir.
... belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü'nün ...tarih ve... sayılı cevabi yazılarında hasara konu adreste kazı izni verilen bir kurum veya kuruluş bulunmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 11.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı kurum tam kusurlu bulunarak, talep edilen 9.110,61.-TL hasar bedelinin rayiçlere uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesi içeriğinden, dava konusu hasarın kendi çalışanları tarafından tamir edilerek giderildiği belirtilmektedir. Davalı vekili de cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itirazında ısrarla bu duruma işaret ederek, hasar bedelinin gerçek zarar miktarı olup olmadığının araştırılmasını istemektedir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez (Emsal; Yargıtay 4.HD.nin 29/03/2017 tarih ve... E. ... K.ile aynı dairenin 10/11/201 tarih ve... E. ... K. İle Yargıtay 7.HD.nin 11.07.2013 tarih ve ... E. ... K.ile aynı dairenin 27.06.2013 tarih ve ... E.... K.). Bu nedenle bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin bir açıklama bulunmadığı gözlendiğinden, davalı vekilinin itirazları kabul edilerek, bilirkişi heyetinden ek rapor istenmiştir.
Mahkememizce alınan 13.08.2024 tarihli ek raporda;
Hasarın giderilmesi için 144,70.-TL + 26,04.-TL KDV = 170,74.-TL değerinde ... Plaka malzeme ile 3 adet DF Boru (Debi:190,93) 7.406,17.-TL + 592,49.-TL KDV = 7.998,66.-TL olmak üzere toplamda 8.169,40.-TL tutarında malzeme kullanıldığı, işçilik bedelinin ise 94,21.-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Raporda belirtilen miktarların rayiç değerlere uygun olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek veya yeni bir heyetten rapor almaya gerek duyulmamıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
25.02.2021 tarihinde ... adresinde, davalı ... A.Ş tarafından kazı izni alınmaksızın elekirik direği dikilmesi esnasında içme suyu hattına zarar verildiği, durumun davacı kuruma ihbarı üzerine olay yerine giden ve tanık olarak dinlenen davacı tanıklarının durumu görerek tespit ettikleri ve tutanak düzenledikleri anlaşılmaktadır. Davalı taraf iddiaları reddederek, söz konusu adreste davalı kurumun çalışması olmadığını, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenmiş tutanakları kabul etmediklerini, arada illiyet bağı bulunmadığını savunmakta ise de davacı kurum tanıklarının bizzat çalışma yapılırken olay yerine geldikleri yönündeki beyanları dikkate alındığında bu savunmaya itibar edilmemiştir. Anlatımları duyuma değil, bizzat görgüye dayalıdır. Asıl olan tanıkların doğruyu söyledikleridir. Haklarında yalan tanıklık yaptıkları yönünde bir iddia ve ceza soruşturması/kovuşturması yoktur. Davacı kurumda çalışmaları ve bu nedenle taraflı ifade verebilecekleri, bu nedenle ifadelerine itibar edilmemesi gerektiği yönündeki itirazlar da açıklanan nedenlerle kabul edilmemiş, olayın sübut bulduğu, verilen hasar miktarının bilirkişi raporuna göre rayiç değerlere uygun olduğu kabul edilmiştir.
Zarar miktarı olarak davacı tarafça 941,021.-TL işçilik ve 8.169,40.-TL malzeme bedeli olmak üzere toplamda 9.110,61.-TL talep edilmiş ise de yukarıda belirtilen emsal Yargıtay içtihatları ve uygulamada da kabul edildiği üzere, işçiliğin dışarıdan başka bir firmaya ücret ödenerek satın alındığı ispatlanamadığından, zaten asli işi bu olan ücretli çalışanlar tarafından tamirat yapıldığından işçilik ücretlerine yönelik talep kabul edilmemiştir.
Buna göre 8.169,40.-TL hasar bedelinin haksız fiil tarihi olan 25.02.2021 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-8.169,00-TL haksız fiil tazminatının 25/02/2021 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 558,02-TL olup, peşin alınan 155,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 402,43-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 1.333,75-TL, bilirkişi ücreti 9.000,00-TL toplamı 10.333,75-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 9.265,72-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 214,89-TL'nin toplamı 9.480,61-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 8.169,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 941,61-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
7-Davalı tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 15,50-TL yargılama giderinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 1.183,57-TL'sinin davalıdan, 136,43-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.14/10/2024
KATİP
HAKİM