T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2023/256
KARAR NO: 2024/25
DAVA: TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/04/2023
KARAR TARİHİ: 15/01/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.06.2016 tarihinde müvekkilinin motorsikleti ile seyir halinde iken sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucunda yaşanan yaralanmalı trafik kazası neticesinde maluliyete uğradığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ... soruşturma no.lu Daimi Arama Kararı ekte sunduklarını, maluliyetin tespiti amacıyla 2.000,00 TL masraf yapıldığını, bu masraftan davalının yargılama giderleri kapsamında sorumluluğunda olduğunu, maluliyet tazminatı için kaza tarihinde kazaya sebep olan sürücü ve plaka tespit edilemediğinden ve kusurlu olduğundan 14.03.2022 tarihinde ... Hesabı'na başvuru yapıldığını ancak davalının bu talep karşısında sessiz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; maddi tazminat talepleri yönünden HMK 107. Maddesince ileride talep arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2.000,00 TL hastane masrafının da davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihi itibariyle davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, nitekim Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verildiğini, KTK madde 97 ve 99 gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, zira ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediği gibi müvekkili kuruma başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu da sunulmadığını, ayrıca davacının davadan önceki başvuruda, kazaya tespit edilemeyen aracın kusuru ile neden olduğunu ispatlamış olması gerektiğini, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu, olayda müvekkili kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgu bulunmadığını (Emsal; (Yargıtay 17. HD. E.2017/3197, K.2019/9519 T. 16.10.2019, İstanbul BAM 40. HD. E.2019/2145, K.2021/658 T. 22.04.2021, Yargıtay 4. HD. Esas No : 2021/12889 Karar No : 2022/6589 T. 31.03.2022), kusur tespiti konusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan en az %20 müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, koruyucu ekipman kullanmaması, ayrıca sürücü belgesinin bulunduğunun ispatlanamaması nedeniyle takdiri indirim sebeplerinin varlığının araştırılması gerektiğini, davacının kaza anında 18 yaşının altında olduğundan ehliyetinin olmadığını, sürücü belgesi olmadan trafiğe çıkması nedeniyle davacının müterafik kusuru bulunduğunu, tedavi gideri zararından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, avans faizi istenemeyeceğini, temerrüdün gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; söz konusu kaza vakıasının varlığı ile kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, davacının ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Zamanaşımı Def'i;
Davalı vekili tarafından, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı iddia edilerek, zamanaşımı def'inde bulunulmuştur.
Dava dilekçesi davalı tarafa 17.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi 20.04.2023 tarihinde yasal süresi içerisinde verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/1-2. Maddesi gereğince; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Kaza tarihinin 26.06.2016 olduğu, 05.04.2022 tarihinde hakeme başvurulduğu, zamanaşımının TBK.nun 154.maddesi gereğince kesildiği, dava tarihinin 10/04/2023 olduğu, 5237 sayılı TCK.nun Taksirle yaralama suçlarının düzenlendiği 89.maddesinde yer alan ceza miktarına göre dava zamanaşımı süresinin aynı yasanın 66/1-e maddesinde 8 yıllık bir süre öngörüldüğü anlaşıldığından, davalı vekilinin itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden;
Davacı taraf, 26.06.2016 tarihinde motorsikleti ile seyir halinde iken sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın kendisine çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında yaralandığını söylemektedir. Kaza nedeniyle şikayetçi olmuş, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma no.lu dosyasında soruşturma başlatılmış, fail bulunamadığından evrak daimi araya alınmıştır.
Soruşturma evrakında ifade alınan davacı ile babası (davacı o tarihte 18 yaşından küçük olduğundan) şöyle beyanda bulunmuşlardır.
... mağdur sıfatıyla verdiği ifadesinde;
"Yukarıdaki kimlik bilgileri doğrudur ve bana aittir. Ben halen belirttiğim adreste ikamet ederim. Olayla ilgili olarak 26.06.2016 günü saat 17.30 sıralarında ben ... köyünde bulunan ... evimize doğru giderken ... yolu mevkiinden gelen ve plakasını göremediğim fakat beyaz renkli pikap benzeri bir araç benin kullanmış olduğum plakasız ama faturalı olan motosiklete çarptı. Çarpmanın etkisiyle ben yolun sağında hbulunan hendeğe yuvarlandım. Daha sonrasını hatırlamıyorum. Kendime hastanede geldim. Kazadan dolayı vücudumun çeşitli yerlerinden yaralandım. Olayla ilgili olarak kazaya ve benim yaralanmama neden olan araç sürücüsünden şikâyetçi ve davacıyım. Olayla ilgili diyeceklerim bunlardan ibarettir." Demiştir.
... müşteki sıfatıyla verdiği ifadesinde;
"Yukarıdaki kimlik bilgileri doğrudur ve bana aittir. Ben halen betirttiğim adreste ikamet ederim. Olayla ilgili olarak 26.06.2016 günü saat 17.30 sıralarında oğlum olan ... in kaza yaptığını öğrendim. Kazayı köylüler bana bildirdi. Daha sonra olay yerine gittim. Oğlum ... Devlet Hastanesine kaldırılmış. Oğlum diğer oğluma ait olan plakası olmayan fakat faturası bulunan motosiklet ile kaza yapmış. Kazanın oluşumunda başka bir aracın oğlumun kullandığı motosiklete çarpmak suretiyle meydana geldiğini öğrendim. Oğluma çarpıp kaza yerinden kaçan kişi ve kişilerin bulunmasını istiyorum. Oğluma çarpıp kazaya sebebiyet veren kişi ve kişilerden şikâyetçi ve davacıyım. Uzlaşma talebim yoktur. Olayla ilgili diyeceklerim bunlardan ibarettir." Demiştir.
30.06.2016 tarihli araştırma tutanağına göre kamera kayıtları tespit edilememiştir.
Kazanın meydana gelmesinden 45 dakika sonra olay yerine giden kolluk ekibi, görgü ve tespit tutanağında kazaya ilişkin hiçbir bulgu ve delile rastlanmadığı, kazaya karışan araçlar ya da kişilerin olay yerinde bulunmadığını tespit etmişlerdir.
Olaydan sonra davacı taraf Uyuşmazlık Hakem heyetine başvurmuş, hakem heyeti ... tarih ve ... K.sayılı kararı ile "...Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda “tek taraflı iddiadan ibaret olan beyan doğrultusunda kusur değerlendirmesi yapılması ve plakası tespit edilemeyen araca kusur atfedilmesinin doğru ve hakkaniyete uygun olmayacağı” kanaati belirtildiğinden, başvuru yapılan Kurum tarafından sigorta teminatları üstlenilen aracın başvuruya konu kazada kusurunun bulunduğu ispat edilememekle, başvuranın sigorta kuruluşundan tazminat iddiasında bulunamayacağı ve ispatlanamayan başvurunun reddi kanaatine varılmıştır..." gerekçesi ile başvurunun reddine karar vermiştir.
Karara karşı itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti ... tarih ve ... K.sayılı kararında "...Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ve davacının itiraz dilekçesinde belirttiği hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu edilen hasarın nasıl meydana geldiği hususunun belirlenemediği, bu hususun aydınlatılması için keşif incelemesi ve tanık dinlenmesinin daha adil olacağı, sigorta tahkim yargılaması için öngörülen süreler dikkate alındığında keşif ve tanık dinleme imkanlarının bulunmadığı ..." gerekçesi ile Sigorta Uyuşmazlık Hakem heyeti tarafından verilen ... tarih ve... sayılı kararın kaldırılmasına, başvuru sahibinin talebi ile ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına, dosyadan el çekilmesine, başvuru sahibinin ait olduğu mahkemede dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Ön inceleme duruşmasının 5 nolu ara kararıyla taraflara tanıklarını bildirmesi için süre verilmiş, taraflar tanık bildirmemişlerdir.
Davacının kazanın oluşumu ile ilgili beyanlarını destekleyen hiç bir delil yoktur. Sadece kendisinin tek taraflı beyan ve iddiaları vardır. Trafik kazasının olduğu bile meçhuldür. Davacının iddiasındaki gibi bir olay nedeniyle yaralanmış olmasının mümkün olduğu kadar, kazanın tek taraflı meydana gelmiş olması da mümkündür. Kusur tespiti yapmak mümkün değildir. Bu nedenle davacının davasını ispatlayamadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile 247,70-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/01/2024
KATİP
HAKİM